EĞİTİM - 03 Kasım 2025 Pazartesi 11:39

Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi’nde ustalaşan öğrenciler istihdama katkı sağlıyor

A
A
A
Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi’nde ustalaşan öğrenciler istihdama katkı sağlıyor

Yozgat’ta Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi’nde eğitim alan öğrenciler hem lise diploması alıyor hem de ustalık belgesiyle mezun oluyor. Mezun olan öğrenciler, piyasadaki alanında yetişmiş personel açığını kapatıyor.


Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi, kayıtlı 831 öğrenciye farklı dallarda eğitim veriyor. Motorlu Taşıtlar Teknolojisi, Tesisat, Elektrik ve Mobilya Teknolojileri ve diğer alanlarda eğitim gören öğrenciler, haftanın 4 günü staj yapıyor. Alanında yetişmiş personel açığını kapatılması için uygulamalı eğitim gören öğrenciler, mezun olduklarında hem lise diplomasına hem de iş yeri açma belgesine sahip oluyor.



"Öğrencilerimiz 11’inci sınıfta kalfalık, 12’nci sınıfta ustalık belgesi alıyor"


Sorgun MESEM Müdür Yardımcısı Ersagun Söylemez, öğrencilerin genel sağlık sigortası ve meslek hastalığına karşı sigortalarının okul tarafından yapıldığını belirtti. Söylemez, "9, 10, 11’inci sınıf öğrencilerine asgari ücretin yüzde 30’u kadar ücret verilmekte, 12’nci sınıf öğrencilerine de yüzde 50’si kadar ücret verilmektedir. Öğrencilerimiz işletmelerde gördükleri eğitimlerin sonucunda 11’inci sınıfta kalfalık, 12’nci sınıfta ustalık belgesi almakta aynı zamanda mezun olunca da mesleki eğitim diploması alıp teknisyen unvanı kazanmaktadır. Aldıkları ustalık belgesiyle de iş yeri açma yeterliliğine sahip olmaktadırlar" dedi.



"2016 yılında işletmelere devlet katkısı geldi"


Öğrencilerin, iş yerlerinde de denetlendiğini ifade eden Söylemez, "Öğrencilerimiz o iş yerinde bize kayıt olduğu alanla ilgili eğitim görüyor mu, farklı bir alana yönlendiriliyor mu, belirlenen mesai saatleri içerisinde eğitim görüyor ve ücretini alıyor mu, bunun kontrolünü sağlamaktayız. 2016 Aralık ayında mevzuatta yapılan değişiklikle okulumuz ortaöğretim kurumları zorunlu eğitim kapsamına alınmıştır. O tarihten sonra lise diploması vermeye başladıktan sonra okulumuza rağbet artmıştır. 1977 yılında kurulan çıraklık okulları 2016 yılına kadar sadece kalfa ve ustalık belgesi veriyordu. 2016’dan sonra diploma ve işletmelere devlet katkısı geldi" ifadelerine yer verdi.



"Önce anlatıp sonra uygulayarak gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz"


Mobilya ustası Kemal Şahbaz, "MESEM’den gelen öğrencilerimiz var. Yardımcı oluyorlar bize, biz de onları yetiştirmeye, alıştırmaya çalışıyoruz. Çocukların geleceğiyle alakalı bilgiler sunuyoruz. Önce anlatıp sonra uygulayarak gençleri yetiştirmeye çalışıyoruz" dedi.



"Bu yaşta işimi elime aldım"


Babasının yanında meslek öğrendiğini söyleyen Kaan Şahbaz, "Günümüzde usta olmak zor bir iş. Okula üniversiteye gidip de puan alamayıp boş kalanlar var. Ben bu yaşta işimi elime aldım. İleride kendi işimizi kuracağız. Belli bir yaştan sonra üniversiteden çıkıp bu işe girmek biraz geç kalır. Biz erken başladık. Bu iş altın bilezik" diye konuştu.



"Memleketimizi nitelikli insan gücüne kavuşturmak istiyoruz"


Pastacılık üzerine işletmesi bulunan Kenan Doğan ise, "Bulunduğumuz coğrafya nitelikli insan gücünün bulunmadığı bir coğrafya. MESEM’le birlikte yaptığımız programlarda öğrencileri nitelikli meslek edindirmekle ilgili güzel projelerimiz var. Kendi oğlum da MESEM’den okulunu bitirdi, mesleğini eline aldı. Kendisi usta olarak işletmemizde çalışıyor. Şu an MESEM’den 9 tane öğrenci çalıştırmaktayız. İnşallah bu 9 öğrenciyi de nitelikli insan gücüne kavuşturabilirsek memlekette nitelikli iş gücü sağlamış olacağız. İl dışından usta getirmek zorunda kalıyoruz. Memleketteki insanlara bu işi öğretirsek memleket adına çok değerli şeyler yapmış olacağız" diye konuştu.



Sorgun Mesleki Eğitim Merkezi’nde ustalaşan öğrenciler istihdama katkı sağlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Uzmandan uyarı: "Çocukların beyin gelişimi anne rahminde başlar" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin sağlığını korumanın önemine dikkat çekerek, "Çocukların beyin sağlığını korumak, anne karnından başlayıp, yetiştiği ortam ile devam eder. Ev içerisindeki her eylem geleceğin bireyini yetiştiriyor" dedi. Kahramanmaraş’ta yaşanan saldırının ardından çocukların maruz kaldığı şiddet ortamı ve görüntüler, uzmanların gündemine geldi. Özellikle erken yaşta şiddetle karşılaşmanın çocukların psikolojik ve nörolojik gelişimini olumsuz etkileyebileceği belirtilirken, ailelerin bu süreçte daha bilinçli davranması gerektiği vurgulandı. Uzmanlar, çocukların sadece fiziksel değil, zihinsel ve duygusal sağlığının da korunmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekti. "Çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen, çocukların beyin gelişiminin çok erken dönemde başladığını belirterek, "Çocukların beyin sağlığını koruma anne rahminden itibaren başlar. Annenin hamileyken beslenmesi ve aldığı destekler, çocuğun hem zihinsel hem bedensel sağlığını belirler. Ancak süreç doğumla bitmez, çocuk yetiştiği ortamla şekillenir" dedi. "Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapar" Çocukların en büyük öğrenme biçiminin taklit olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Şen, "Çocuk istediğiniz kadar ‘şunu yapma, bunu yapma’ deyin, aslında sizi örnek alır. Gözünü açtığı andan itibaren anne ve babayı tanır ve onları kopyalar. Ev içinde konuşulan her söz, yapılan her davranış geleceğin bireyini oluşturur. Eğer evde saygı ve sevgi yoksa çocuğa dışarıdan ne kadar olumlu içerik verilirse verilsin bunun etkisi sınırlı kalır" diye konuştu. "Şiddet görüntüleri çocuğun zihninde kalıcı iz bırakır" Şiddet içeriklerinin çocuklar üzerindeki etkisine dikkat çeken Şen, "Çocuk yanınızdayken onu yok sayıp şiddet içerikli diziler izlerseniz, farkında olmadan o çocuk da izler ve gördüğünü kopyalar. Bu sadece ekranla sınırlı değil; arkadaş çevresi ve dış ortam da etkili. Kahramanmaraş’taki gibi olayların görüntüleri de çocukların zihninde ciddi izler bırakabilir. Bu nedenle aileler çok daha dikkatli olmalı" ifadelerini kullandı. "Toplum olarak sorumluluk almalıyız" Ailelere ve topluma çağrıda bulunan Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Şen, "Anne babalık fedakarlık gerektirir. Televizyonlarda şiddet ve olumsuz içeriklerin azaltılması gerekiyor. Önce herkes kendine bakmalı. Çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesi için toplumun her kesimi sorumluluk almalı. Daha nazik, daha saygılı, daha bilinçli bir ortam oluşturursak çocukların beyin gelişimini de koruyabiliriz" dedi.
Balıkesir Ayvalık’ta Çamlık’ı yaban domuzları bastı Balıkesir’in Ayvalık ilçesinin en güzel muhitlerinden biri olarak nitelendirilen Sefa-Çamlık Mahallesi’ni yaban domuzları bastı. İmar alanlarının zeytinlik ve ormanlık alanlara kadar uzandığı Ayvalık’ta, yapılaşma sonucunda yaban hayvanlarının yaşam alanlarına kadar giren binalar nedeniyle doğanın dengesi iyice bozulmaya başladı. Yaban hayatının iyice daralması sonucunda yiyecek bulamayan yaban hayvanları ilçenin mahalle ve sokaklarında sık sık görülmeye başladı. Son zamanlarda özellikle yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için ilçe merkezinde mahalle ve sokakların yanı sıra evlerin bahçesine girmeleri nedeniyle, vatandaşlar korku dolu anlar yaşıyor. Ayvalık’ta kırsal bölgelerde sıklıkla görülmesine adeta alışılan yaban domuzları; Küçükköy Mahallesi’nin Sarımsaklı mevkii ile Sahilkent Mahallesi’nin ardından şimdi de Sefa-Çamlık Mahallesi’nde de adeta cirit atıyor. Çamlık’ta; bazı evlerin bahçesine kadar giren yaban domuzları mahalle sakinlerine endişeli anlar yaşatıyor. Yaklaşık bir haftadır ciddi bir sorun olarak öne çıkan yaban domuzları nedeniyle Sefa-Çamlık Mahalle sakinlerinden gelen yoğun talepler karşısında mahalle muhtarı da çaresiz kaldı. Muhtar Erdoğan çaresiz Kış şartları nedeniyle aç kalan yaban domuzlarının yiyecek bulabilmek için mahalledeki evlerin bahçesine kadar girdikleri ve mahalle sakinlerine korkulu anlar yaşattıklarını kaydeden Muhtar Aziz Erdoğan, konuyu Doğa Koruma Milli Parklar Bölge Şefliği yetkililere ilettiğini ancak çözüm bulunamadığını söyledi. Mahalle sakinlerinin yaban domuzları için sürek avı yapılması yönünde gelen talebin, yetkililer tarafından mahallenin "Meskûn Mahal" konumunda olması nedeniyle olumsuz karşılandığını belirten Muhtar Erdoğan, meseleyi Ayvalık Kaymakamı Hasan Yaman ile görüşüp, sorunun çözümü noktasında kendisinden destek isteyeceklerini belirtti. Vatandaşlar Doğa Koruma Milli Parklar yetkililerini göreve davet etti Öte yandan, aç kalan yaban hayvanlarının sık sık ilçe merkezinde görülmesi ve vatandaşları huzursuz etmesine tepki gösteren vatandaşlar, Doğa Koruma Milli Parklar Şube yetkililerini göreve davet ederek, bu hayvanların kent merkezlerine girmelerinin; yaşadıkları doğal alanlara yiyecek ve su dökülerek sağlanabileceğini vurguladı. Doğadaki ekolojik dengenin korunabilmesi adına yaban hayatının da sürmesi gerektiğinin altını çizen vatandaşlar, gerekirse bu hayvanların yaşadıkları alanlara yiyecek sağlanması konusunda kendilerinin de ekiplere yardımcı olmaya çalışabileceklerinin de altını çizdi.
İstanbul İstanbul merkezli 3 ilde kara para operasyonu: 11 gözaltı, 1.4 milyar liralık finansal hareketlilik tespit edildi İstanbul merkezli 3 ilde düzenlenen operasyonda, alkol kaçakçılığı üzerinden elde edilen geliri üçüncü şahıslar ve çeşitli şirketler aracılığıyla akladıları iddia edilen 11 şüpheli yakalandı. 1,4 milyar lira tutarında finansal hareketliliğin tespit edildiği soruşturmada, 7 taşınmaz, 8 taşınır mal varlığı ile 12 şahsa ait banka hesapları ve 2 şirkete ait hisselere el konulduğu öğrenildi. İstanbul Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen kara para soruşturması doğrultusunda yeni bir suç ağını ortaya çıkardı. Paranın izini üçüncü kişiler üzerinden kaybettirmeye çalıştılar "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu ile ilgili yürütülen çalışmalarda şüphelilerin örgütlü şekilde alkol kaçakçılığı yaparak haksız kazanç elde ettikleri ve suçtan kaynaklanan gelirleri ise üçüncü şahıslar ve çeşitli şirketler aracılığıyla kendi hesaplarına aktararak aklamaya çalıştıkları saptandı. Şebeke üyelerinin, bu yöntemle suç gelirlerinin kaynağını gizlemeye ve meşru göstermeye çalıştıkları tespit edildi. Kara para trafiğinde 1,4 milyar liralık hareketlilik Yapılan mali incelemelerde şahıslara ait hesaplarda yaklaşık 1,4 milyar lira tutarında finansal hareketlilik bulunduğu anlaşıldı. Soruşturma çerçevesinde yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyon için düğmeye basıldı. İstanbul merkezli olmak üzere Kırıkkale ve Kocaeli’ini de kapsayan toplam 3 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. 11 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda, mali tedbirler kapsamında 7 taşınmaz, 8 taşınır mal varlığıyla 12 şahsa ait banka hesapları ile 2 şirkete ait hisse ve hesaplara da el konulduğu duyuruldu. Gözaltına alınan şüpheliler ifadeleri alınmak üzere İstanbul Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şubesine götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemlerinin çok yönlü olarak devam ettiği kaydedildi.