- 23 Şubat 2023 Perşembe 09:38

Çevik “Zonguldak karstik yapıya sahip”

A
A
A
Çevik “Zonguldak karstik yapıya sahip”

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde uzun yıllar inşaat mühendisliği yapan Mustafa Çevik; “Deprem yönetmeliğimiz çok iyi düzeyde.

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde uzun yıllar inşaat mühendisliği yapan Mustafa Çevik; “Deprem yönetmeliğimiz çok iyi düzeyde. Önemli olan binaların yönetmeliğe uygun yapılmasıdır” dedi. Zonguldak’ın yapısına da dikkat çeken Çevik, şehrin jeolojik olarak karstik bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.


Kdz. Ereğli’de İnşaat Mühendisliği yapan Mustafa Çevik, Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerin ardından açıklamalarda bulundu. Merkez üssü Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesi olan 7.7, Elbistan ilçesi olan 7.6 ve Hatay’ın Defne ilçesi olan 6.4 büyüklüklerindeki depremlerle topumda deprem bilincinin olmadığının net bir şekilde görüldüğünü ifade eden Çevik; “Bizim artık teknik personelden yapım ustasına kadar şuurlanmamız ve yönetmelik neyse onu uygulamamız gerekir” dedi.


Toplumda deprem bilincinin yerleşmesi gerektiğini vurgulayan Çevik, şunları kaydetti:


“Yapı stoklarımızı, mevcut depremlere göre gözden geçirmemiz gerekiyor. Bunun için de uzman ve teknik personelin desteğine ihtiyaç var. Bunun için her il ve ilçelerde bu ekiplerin kurulması, buna da kamu kurumlarının öncülük etmesi ve desteklemesi gerekiyor. Şahsi olarak da yapabileceklerimiz var. Öncelikle insanların kendi oturdukları binalarla ilgili şüpheleri varsa, teknik bir destek alarak bu konularda teknik açıdan binalarının uygun olup olmadığını teknik personel tarafından gözden geçirilmesi gerekiyor. Zonguldak olarak biz Kuzey Anadolu fay hattının kenarında bir iliz. Orada olacak tüm depremden tabii ki etkileneceğiz ama direkt fay hattının üzerinde değiliz. O yüzden 7.2 yaşamayacağız belki ama 7.2’nin yansımalarını Zonguldak genelinde yaşayacağız. Belki Düzce’de olacak 7.2’lik bir deprem 11 şiddetinde olup, bize 8 yansıyacak ama bizim buna da hazırlıklı olmamız gerekiyor. Zonguldak’ın altındaki maden işletmeleri yüzyıllardır işleyen ocaklar ama üzerindeki büyük kitleyi düşünürsek ve kullanılan madenlerin daha sonra betonlandığını ve önlerinin kapatıldığını biliyoruz. Oradan çok büyük bir sıkıntı çıkacağını düşünmüyorum ama benim asıl dikkat çekmek istediğim Zonguldak’ın karstik yapısı. Zonguldak, jeolojik olarak karstik bir yapıya sahip. Doğal boşlukları olan bir zemin. O zeminlerde depreme bile gerek yok; zaten görüyorsunuz oturmalar, çöküntüler oluşabiliyor. Binanız çok sağlam olabilir ama zemininiz o seviyede zemin değilse, binanız bu sefer ya sıvılaşmadan ya da farklı oturmadan dolayı zarar görecektir. Bu sadece Zonguldak için değil, tüm Türkiye’de hatta dünyada zemine göre bina inşa edilmesi gerekiyor. Eğer zemininiz sağlam değil ise veya zemininizde iyileştirme yapılmadıysa veya zemine göre bir temel yapısı çözülmemişse tabii ki zarar görecektir. Özellikle dere kenarları, ovalar ve tarım alanları gibi zeminler alüvyon zeminlerdir. Alüvyon zeminlerde de zemin sıvılaşmasına dikkat etmek lazım. Dalgalanmaya bağlı şiddet daha fazla olduğu için, daha fazla yüke ve ivmeye maruz kalıyor. Şimdi lokasyon olarak tek tek buralarda deprem olacak demek biraz uzun olur ama dere kenarları riskli zeminler. Ereğli için Kavaklık bölgesindeki binaların zeminleri incelenmeli. Özellikle 1999’dan önce yapılan yapılar kontrol edilmeli."



"Kolon, kirişlerde tahribat var mı diye bakılmalı"


Eski binaların deprem yönetmeliğine göre yapılmış olsa bile sonradan kullanım maksatlı binalara verilen zararlar olabileceğini ifade eden Çevik, "Her şeyi uygun olabilir ama sonradan kullanım maksatlı binaya verilen hasarlar var. Kolon kesmek gibi veya tesisat yaparken kiriş ve kolonda tahribat oluşturmak gibi. Bunun için de şuurlu toplum olarak bizlerin her şeyi devletten beklemeyip, kendimizin de böyle binamızda sonrada yapılan gördüğümüz şeyler varsa bunu da teknik bir personelle araştırıp, binaya ne kadar zararı var, binaya ne ölçüde zarar veriyor bunları da araştırmak lazım. Son deprem yönetmeliğimiz çok iyi düzeyde bir yönetmelik diyebiliriz. Önemli olan yönetmeliğin değil, uygulamanın da yönetmeliğe uygun olmasıdır. 1975 yılında yapılan yapıların bile hiç zarar görmediğini gördük ama 1999-2008 yönetmeliğine göre daha yeni yapılıp da çöken binaları gördük. Bu bize gösteriyor ki bizim artık teknik personelden yapım ustasına kadar şuurlanmamız ve neyse onu uygulamamız gerekir. Özellikle betonun döküldükten sonra sulanması çok önemli ama maalesef biz inşaatlarda şunlara şahit olduk. Betonu daha iyi yerleştirmek için betona su kattıklarını ki bu çok tehlikeli. Betona yüzde 10 su katıldığında, o betonun dayanma gücü yüzde 30 azalıyor; yüzde 20 su kattığınızda ise yüzde 50 azalıyor" dedi.



"Çekiçleme etkisini kontrol etmek gerekiyor"


Bitişik nizam binalarda teknik açıdan gerekli dilatasyon boşluklarının bırakılmaması durumunda çekiçleme yaşanabileceğini belirten Çevik, "Eğer bırakılmadıysa ve binaların birbirine olan süneklik düzeyleri farklıysa, bir binada yumuşak kat var diğerinde yoksa binaların periyotları farklı olduğunda birbirlerine çekiçleme etkisi yapabiliyorlar. Bunun da mutlaka teknik bir personel tarafından bakılarak çekiçleme etkisinin olup olmadığı, aradaki dilatasyonun yeterli olup olmadığı kontrol edilmeli. İki binanın kat seviyesi birbirinden farklıysa, ikisinin salımı farklı olacağı için ve diğerinin kat seviyesi diğer binanın kolonunu ortadan çekiçleyeceği için göçme sebebi olabiliyor. Beton numuneleri, uzman personel tarafından binaya en az zarar verecek şekilde alınır. Uzman teknik personel, bunun hangi bölgelerden alınacağını bilir. Teknik ve uzman bir kadro tarafından yapıldığı zaman, minimum tahribatla bu iş yapılacaktır. Ehil eller tarafından yapılmazsa zararı var. Bu konuda yetkili, sertifikalı firmalar var. Bakanlıkça onaylı yapı denetim laboratuvarları var. Onlar tarafından yapılmalı. Bir binanın depreme dayanıklı olup olmadığı işlemine betonla başlanır, beton çürükse zaten diğer şeylere bakmaya gerek yok. Sismik izolatörler, yoğun olarak kullanılacak okul, hastane gibi kamu binalarına mutlaka bina yapılmadan önce konulması gerekir. Eğer mevcut binalarda teknik olarak mümkün ve müsaitse onlara da konulabiliyor. Bu teknoloji var ama her binaya olmuyor. Önceden o binanın analiz edilip, teknik açıdan bakılıp ondan sonra uygunsa konulabilir. Faydalarını gördük. Sismik olarak gelen dalgaları izole ettiği için, darbeyi emdiği için üst yapıya o yükü vermiyor. Vermediği için, bina normalde 7.5 şiddetindeki depreme maruz kalacağına 5 şiddetindeki deprem gibi hissediyor. Yapısal olarak bir zarara uğramıyor. Maliyetlerini bilmiyorum ama hiçbir canın parayla değeri yoktur. Bu sistemin, bir binanın maliyetinin yüzde 15’ni geçeceğini sanmıyorum. Sismik izolatör hizmeti verecek devlet destekli şirketler kurulup, bu hizmet yaygınlaştırılırsa çok daha uyguna mal edilebilir. Can ve mal kaybına yönelik oldukça faydalı olan bu sistemin, ekonomik anlamda da bize dönüşü olur" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Miting ve açılışların unutulmaz ismi Seyfi Usta’nın heykeli açıldı Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde yıllarca miting, düğün, şenlik ve toplumsal etkinliklerin aranan ismi olan zurna sanatçısı Seyfullah Çetin’in heykeli açıldı. 1972 yılında Iğdır’dan Çaycuma’ya gelerek burada yaşam kuran ve "Seyfi Usta" adıyla tanınan sanatçı, 18 Mart 2024 tarihinde hayatını kaybetmişti. Çaycuma Belediyesi tarafından, Seyfi Usta’nın yaşadığı eve yakın bir noktada hizmete açılan Halk Lokantası’nın önüne yaptırılan heykelin açılışı bugün gerçekleştirildi. Çaycuma’nın kültürel yaşamına uzun yıllar renk katan Seyfi Usta; düğünlerden festivallere, 1 Mayıs kutlamalarından çeşitli toplumsal etkinliklere kadar birçok organizasyonda zurnasıyla yer aldı. Çaycuma,’nın hafızasında önemli bir yer edinen sanatçı, mütevazı kişiliği ve emek mücadelesine verdiği destekle de tanındı. Eğitim Sen Çaycuma Temsilcisi İsmet Akyol, yaptığı açıklamada Seyfi Usta’nın Çaycuma için önemli bir değer olduğunu belirterek, "Seyfi Usta’nın hatırası Çaycuma’da yaşamaya devam ediyor" dedi. Akyol, Bülent Kantarcı’nın 29 Mart 2024 tarihinde Eğitim Sen Çaycuma Temsilciliği’ni ziyaretinde, Seyfi Usta’nın isminin yaşatılması yönündeki taleplerini ilettiklerini ifade etti. Çaycuma Belediyesi tarafından yaptırılan heykelin, Seyfi Usta’nın kent yaşamındaki izini ve halk nezdindeki değerini gelecek kuşaklara taşıyacağı belirtildi.
İstanbul AK Parti, İstanbul’da yeni nesil teşkilat modeli ’Her Site Bir Teşkilat’nı tanıttı AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, ’Her Site Bir Teşkilat’ programında yeni nesil teşkilat modelini tanıttı. Özdemir, "İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" dedi. AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda "Her Site Bir Teşkilat" programı gerçekleştirildi. Programa AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir, AK Parti İstanbul milletvekilleri, ilçe başkanları, belediye başkanları ve teşkilat üyeleri katıldı. AK Parti’nin İstanbul’da hayata geçirdiği yeni nesil teşkilat modelinin detaylarının anlatıldığı programda, pilot ilçe Başakşehir’de yürütülen çalışmalar ele alındı. İlçedeki 659 sitenin 181’ine site temsilcisi atanırken, teşkilatlanma sürecine ilişkin yönerge ve eğitim materyalleri de tamamlandı. Site yönetim kurullarının oluşturulmasına devam edilen modelde, seçim işleri, teşkilat yapısı, sosyal faaliyetler ve idari süreçlere ilişkin görev dağılımları netleştirildi. "İstanbul yeni bir şehir sosyolojisinin merkezine dönüşüyor" Nüfusunun yüzde 70’inin sitelerde yaşadığı Başakşehir’in planlı şehirleşme yapısı ve genç nüfus profiliyle İstanbul genelindeki 8 bin 674 siteye örnek teşkil edecek modelin merkezi olarak seçildiği belirtildi. Programda yaptığı konuşmada İstanbul’un yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir olmadığını belirten AK Parti İl Başkanı Abdullah Özdemir, "İstanbul, bugün yalnızca fiziki olarak büyüyen bir şehir değildir. Aynı zamanda yeni bir şehir sosyolojisinin merkezi haline gelmiştir. Yükselen her yeni siteyle birlikte şehirlerin silueti kadar insanların birbirine temas etme biçimi, komşuluk anlayışı ve toplumsal hayatın ritmi de değişiyor. Mahalle kültürüyle büyüyen nesillerin yerini ekranların içine sıkışan, dijital yalnızlık içerisinde büyüyen yeni kuşaklar almaya başladı. Oysa bizim medeniyetimizde komşuluk vardır. Selam vardır. Kapı çalma vardır. Birbirinin derdiyle dertlenmek vardır. ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir anlayışın mensupları olarak; bu gidişata kayıtsız kalamayız. İşte ‘Her Site Bir Teşkilat’ çalışması tam da bu ihtiyaçtan doğmuştur" ifadelerini kullandı. Pilot bölge Başakşehir Pilot uygulamanın Başakşehir’de başlatıldığını açıklayan Özdemir, "Metrokent Sitesi 20 dönüm arazi üzerinde, 8 bin 300 vatandaşımızın ikamet ettiği ve 15 seçim sandığı ile birlikte başlı başına değerli bir mahallemizdir aslında. Amacımız, yaşayan, temas eden, takip eden güçlü bir organizasyon modeli kurmaktır. Her 15 günde bir yapılacak toplantılarla sitelerde yalnızca siyasi değil. sosyal hayatta ele alınacak" dedi. "Önce İstanbul’a, ardından tüm Türkiye’ye yayılacak" Yeni modelin geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonu olduğunu ifade eden Özdemir, "Her Site Bir Teşkilat modeli geleceğin şehir hayatına hazırlanmış güçlü bir teşkilat vizyonudur. Her siteyi bir temas noktası, her haneyi bir gönül kapısı, her komşuluğu güçlü bir dayanışma alanı olarak görüyoruz. Bugün İstanbul’da mahalle hamilerimizle, sokak gönüllülerimizle ve şimdi de site temsilcilerimizle; şehrin her noktasına dokunan güçlü bir saha ağı kuruyoruz. ‘Her Mahallesiyle, Her Hikâyesiyle İstanbul’ diyerek çıktığımız yolda mahallede hami, sokakta gönüllü, sitede temsilci anlayışıyla İstanbul’un değişen hayat ritmine uygun yeni bir temas modeli inşa ediyoruz" diye konuştu.