- 02 Mart 2023 Perşembe 09:09

Zonguldak UMKE ekibi Kumsal bebeği unutamıyor

A
A
A
Zonguldak UMKE ekibi Kumsal bebeği unutamıyor

Zonguldak’tan Kahramanmaraş ve Hatay’a giderek enkazdan canlı kurtarmak için adeta hayatlarını ortaya koyan UMKE ekibi, yaşadıklarını unutamıyor.

Zonguldak’tan Kahramanmaraş ve Hatay’a giderek enkazdan canlı kurtarmak için adeta hayatlarını ortaya koyan UMKE ekibi, yaşadıklarını unutamıyor. Saatler süren çalışmada Kumsal bebeğe ulaştıklarını anlatan UMKE Birim Sorumlusu Hülya Özoğlu, "Annelik içgüdüsüyle hareket ettim. Bebek alacağımı söyledim. Kendisiyle hala görüşüyoruz" dedi.


Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen asrın felaketinde yaralar sarılıyor. 04.17’te meydana gelen deprem felaketinden 13 dakika sonra haber alarak bölgeye hareket eden Zonguldak Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE), Kahramanmaraş ve Hatay’daki çalışmalarını İhlas Haber Ajansına anlattı. Bölgeye 40 kişilik ekiple gittiklerini anlatan Zonguldak UMKE Birimi Sorumlusu Hülya Özoğlu, 8 saat sonra kurtarılan Kumsal’ı unutamıyor.


19 günlük süreçte Kahramanmaraş ve Hatay’da aktif görev alan Özoğlu, sağ kurtarılan Kumsal ile yaşadıklarını paylaştı. Kendisine moral vermek amacıyla bebek alacağını, parka götüreceğini söylediğini anlatan Hülya Özoğlu, annelik içgüdüsüyle hareket ettiğini söyleyerek şöyle konuştu:


"Sabah 04.30 gibi haberi öğrendiğimizde hemen ilk ekip olarak Hatay’a çıkış yaptık. Yolda Bakanlığın talimatıyla Kahramanmaraş’a yönlendirildik. İlk 5 kişilik ekip oradaydık. Ebrar Sitesi’nde görevlendirildik. Orada çalışmaya başladık. İlk gittiğimizde enkaz altında çok fazla yardım bekleyen insan vardı. Elimizden geldiğince ulaşmaya çalıştık. İlk akşamüzeri saat 20.00 sıralarında 4 yaşındaki Kumsal’a canlı ulaştık. 7-8 saatlik müdahale sonrasında çok şükür canlı ulaşabildik. Enkazın altında Kumsal’ı motive etmek moral olabilmek için kendisiyle konuştuk. Benim de Kumsal yaşlarında iki çocuğum var. Biraz da annelik içgüdüsüyle hareket ettim. Bebek alacağımı söyledim. Kendisiyle hala görüşüyoruz. Parka götüreceğimi söyledim. Uzun bir süre sürdüğü için susamıştı. Su vermemiz mümkün değildi. Islak pamukla dudağını ıslatmıştık. Kumsal beni çok etkiledi. Aramızda duygusal bir bağ oluştu. Çok şükür sağ kurtardık. Elini bırakmadık. Yaklaşık 5 günlük süreçte Kahramanmaraş’ta Ebrar Sitesi’nde görev aldık. Çok fazla insana müdahale ettik. Çok şükür fazlaca canlı olarak çıkardığımız aileler oldu. Aileler, çocuklar. O psikolojiyi atlatmak çok zor. Orada olmak da çok zor. Zorlu bir süreçti. 18-19 gün içerisinde Kahramanmaraş ve Hatay’da aktif görev aldım. Bu sürede 40 kişi görevlendirdik. Ekibimle beraber gittik. Zonguldak’a geri döndüm. Üzüntülerle, acılarla, hatıralarla geri döndük. İnşallah bir daha olmaz, göstermez ama biz de yeniden hazırlıklarımızı yapıp hazır bir şekilde bekleyeceğiz."



"Sağ çıkarttığımız enkaz 15 dakika sonra göçmüş, ucuz kurtulduk"


Kastamonu’nun Bozkurt ilçesinde yaşanan sel afeti, Amasra’daki grizu faciasında görev aldığını anlatan UMKE Gönüllüsü Sağlık Teknikeri Selahattin Bayraktar, "Deprem felaketi üçüncü büyük afetimdi" diye konuştu. Enkaz altlarında canlı çıkartabilmek için adeta zamanla yarıştıklarını anlatan Bayraktar, "Kastamonu Bozkurt seliyle başlamıştı ilk afetim. Daha sonra Amasra grizu faciasındaydık. Bu afet bambaşka bir şey. Anlatılmaz orada çok farklı duygular vardı. Farklı acılar vardı, hüzünler vardı. Hem sevinçler hem hüzünler bir arada olanlar vardı. Canlı kurtardıklarımızdan Hazal vardı. Su vermek istediler. Muayene olmadığını söyledi. Soner Bey vardı, kızıyla beraber çıkarttık. Aynı enkazdan sağ olarak anne-kız, baba-kız çıkarttık. Sayı olarak epey müdahale ettiğimiz vardı. Saymadık, direkt nakillerini gerçekleştirmek için uğraştık. Bir yandan girdiğimiz enkazlardan yıkılma ihtimali vardı. Enkazların yanı başında yıkılmayan binalar vardı. Artçılarda onların da yıkılma ihtimali vardı. Bir aile vardı karı koca sağlıkçı. Gece 4’te çalışmalara başlandı. Sabah 9 gibi çıkarttık. Aradan 15 dakika geçti. Sonra oranın göçtüğü haberini aldık. Ucuz yırttık. Arkadaşlarımız ucuz kurtuldu. İçeride UMKE ve İstanbul İtfaiyesinden arkadaşlarımız vardı. Zamanla yarıştık. Ben 15 gün kaldım. Oradan kopamıyorsun. Biraz daha kalmak istedik. Şu anda normal görev yerlerimize döndük" şeklinde konuştu.



"Kahramanmaraş benim evim gibi oldu, navigasyonsuz gidebildim"


İki yıllık UMKE Gönüllüsü Anestezi Teknikeri Buse Günaydın, yabancı ülkenin ekipleriyle canlı çıktığında aynı dili konuşamamalarına rağmen birbirlerine sarılarak sevindiklerini anlattı. Kahramanmaraş’ın sokaklarını navigasyonsuz dolaşabildiğini, şehrin artık evi gibi olduğunu söyleyen Günaydın, sözlerine şöyle devam etti:


"Olabildiğince hadi bir can daha çıkartabilelim diye çok çaba sarf ettik. En unutamadığımız anlardan biri İbranice konuşan başka bir ülkenin ekibiyle bir canlıyı çıkarttığımızda sarılmamızdı. Aynı dili konuşamıyorken bile aynı amaç uğruna orada çalışmak bizim için çok minnet duyulası bir şeydi. Kahramanmaraş artık benim evim gibi oldu. Navigasyonsuz artık bir yerlere gidebilmeye başladık. Gelen tüm ihbarları değerlendirdik. Bizim için çok özeldi. Yaşadıklarımızın tarifi yok ama iyi ki gitmişim. Dönmek de istemedik. Bakanlığın bütün görevlendirmelerine gönüllü olduk. İstirahate çekilmemizi söylediler. Oradayken yorgunluğumuzun farkına bile varmıyorduk. Günlerce uyumadık. Arabada oturarak dinlendik. Birisi gelip camı tıklayınca hemen gidiyorduk. Gün, saat hiç fark etmedik bile. Altıncı gün çıkarttığımız teyze vardı. Ecir Kapısı Derneği ekibiyle ’Hadi çıkartalım, teyze yaşıyor’ diye mücadele verdik. Teyze çıktığında birbirimize sarılıp ağladık."



"Altı gün sonra çıkan teyze ’Bugün pazartesi mi’ diye sordu"


Yaşadıklarını duygu dolu anlarla anlatan 14 yıllık UMKE Gönüllüsü Sağlık Memuru Ahmet Tekin Şapçı, enkazdan 6 gün sonra sağ çıkan bir kadının "Bugün pazartesi mi?" diye sorduğunu şu duygularla anlattı:


"Kahramanmaş’a ulaştığımızda ilk ekip UMKE ekibi olarak Zonguldak ekibiydi. Çok insanlara faydalı olduk. Çok yaralılar çıkarttık. Çıkartılan teyze ’Günlerden bugün pazartesi mi?’ diye sordu. Altıncı gün olmuş. Enkazın altında pazartesi gününü sordu. Çok zor bir durumdu. Rabbim inşallah bir daha yaşatmaz."



"Korkmak yerine sakin çıkan bebeklerimiz oldu"


Cerrahi Hemşiresi UMKE Gönüllüsü Ebru Ağdak da, 2016 yılından bu yana gönüllü olarak görev aldığını anlattı. Deprem bölgesine vardıklarında adeta mahşer yerindeymiş gibi hissettiğini anlatan Ağdak, "Görevlendirmemiz olduktan sonra o sesler arasında ’Kimi çıkartabiliriz?’ düşüncesi vardı. Yanımızda bulunan arama kurtarma ekipleri herhangi birine ulaştığında o insanlara açtığımız damar yolları, yanlarına gidip yüzünü sevebilmemiz. Bazılarının yanlarına gidip sadece eks diyebilmemiz için demir gibi vücutlarına dokunduğumuzda hissettiğimiz şey. Çok güzel şeyler de oldu. Küçük bebeklerimiz canlı çıktı. Beni en çok şaşırtan o bebeklerin nasıl bu kadar habersiz hayatta kalabilmeleriydi. Çıktıklarında korkmak yerine sakin çıkan bebeklerimiz oldu. Damar yolu açtığımızda ağlayacak olan bebeklerin tavırları, her şey çok farklıydı" ifadelerini kullandı.



Emziremeyen annenin sütü enkaz altında gelmiş


Annesinin sütü gelmediği için emziremediği 28 günlük bebeğini, enkaz altında emzirdiğini anlatan Ağdak, "28 günlük bebek vardı. Annesi normalde emziremediğini söyledi. Enkaz altında sütünün geldiğini söyledi bize. Yani biz oradaki insanlarla bir olduk. İç içe olduk. Herkes elinden geldiğince çok çalıştı. Daha neler yapabilirdik bilmiyorum ama elimizden geleni yaptık. Çıkan bir kızımız vardı. Ecrin, çıktıktan sonra ’İçeride biraz çıldırdım ama’ diye cevap vermişti. O sevinçle sarıldık. Hepimiz tanımadığımız insanlara sarıldık. Belki yolda görsek birbirimizden haberimiz yok. En çok etkilendiklerimizden birisi halkın bize su getiriyor olmasıydı. Bu çok üzücü bir şey aslında. Çünkü bizim onlara yardım etmemiz gerekirken onlar bizim iş yapabilmemiz için iş yükümüz hafifletmeye çalıştılar. Böyle bir şeyi unutabilir miyiz? Bilmiyorum" ifadelerine yer verdi.



"Enkaz altında deprem oldu, elini bırakıp gitmedim"


15 yaşındaki gencin kurtarılma çalışmaları sırasında depreme yakalandığını anlatan Ağdak, "Bir çocuğumuz 15 yaşındaydı. Ailesinden hiç kimse kalmadı. Onu çıkardığımızda ben damar yolu için enkaza girmiştim. O arada deprem olmuştu. Elini bırakıp çıkabilmek imkansızdı. Deprem oluyor, biz de ölebiliriz. Belki bunu yapmamamız gerekiyor ama yaptık. Çok da mutluyum aslında. O bana sohbet ederken Fenerbahçeli olduğunu söyledi. Ben de koyu Galatasaraylı olduğumu söyleyip ’O zaman damar yolunu açamam’ dedim. Durup ’Bir hafta senin için söz Galatasaraylıyım’ dedi. Biz elimizden geldiğince herkese dokunduk. Sahte ihbarlar geldi. Onlarla da uğraştık. Açlık, susuzluk bunlar en son aklımıza gelen şeylerdi. İnsan sıcak yediği yemekten utanır mı? Biz bu hale geldik. Belki de hala öyleyiz. Ara ara aklımıza gelecek. Unutmayacağız. Ülkemize gerçekten çok geçmiş olsun. Allah bir daha hiçbirimizi böyle bir şey ile sınamasın" açıklamalarında bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Başkan Seçer: "Şehit, gazi ve gazi ailelerimize büyük bir borcumuz var" Mersin Büyükşehir Belediyesi ile şehit aileleri ve gazilere yönelik iş birliği kapsamında tahsis edilen hizmet binasında sosyal, kültürel ve psikososyal destek çalışmalarının artırılması hedeflenirken, Başkan Seçer, "Şehit, gazi ve gazi ailelerimizle ilişkilerimiz iyi. Özel günlerinde ve diğer ihtiyaçlarında yanlarında olmak için gayret ediyoruz" dedi. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Malul Gazi Mustafa Işık, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Malul Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Şehit Çocuğu Gürsel Benan ile Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Mersin Şube Başkanı Halit Şahin, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’i ziyaret etti. Ziyarette, şehit aileleri ve gazilere yönelik yürütülen çalışmalar değerlendirildi, kurumlar arası iş birliğinin geliştirilmesine yönelik görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede ayrıca, Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Mersin Şubesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında sürdürülen faaliyetler ele alınırken, sosyal, kültürel ve psikososyal destek çalışmalarının artırılması ve ortak projelerin güçlendirilmesi hedefi vurgulandı. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanı Engin Yıldırım ve Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Nilgün Buz’un da yer aldığı görüşmede, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Mersin Şubesi Binasının faaliyete geçirilmesi ve binanın tahsisinin Büyükşehir Belediyesi tarafından sağlanması dolayısıyla Başkan Seçer’e teşekkür edildi. Protokol kapsamında Toroslar ilçesi Sağlık Mahallesi’nde bulunan Adnan Kahveci Parkı içerisindeki yaklaşık 100 metrekarelik alan, şehit aileleri ve gazilere yönelik faaliyetlerde kullanılmak üzere tahsis edildi, burada toplantı, seminer, anma programları ve çeşitli sosyal etkinliklerin gerçekleştirileceği bir alan oluşturuldu. İş birliği çerçevesinde, sosyal yardım, psikososyal destek, dini ve milli bayram etkinlikleri ile mevlit ve yemek organizasyonlarının sürdürüleceği binanın bakım-onarımını Mersin Büyükşehir Belediyesi üstlenecek ve genel ihtiyaçlara destek sağlayarak hizmetlerin sürdürülebilirliğine katkı sunacak. "Şehit, gazi ve gazi ailelerimize büyük bir borcumuz var" Başkan Seçer, şehit aileleri ve gazilerin özel günlerinde ve her ihtiyaçlarında Büyükşehir Belediyesi olarak yanlarında durmaya özen gösterdiklerini belirterek, 408 şehit ailesi ve 879 gazi ile iletişim halinde olduklarını söyledi. Seçer, "Şehit, gazi ve gazi ailelerimizle ilişkilerimiz iyi. Özel günlerinde ve diğer ihtiyaçlarında yanlarında olmak için gayret ediyoruz. Onlara büyük bir borcumuz var. Türkiye Cumhuriyeti köklü geçmişi olan bir devlet. Şehidine ve gazisine sahip çıkan bir devlet aklımız var. Biz de yerel yönetimler olarak, bu devlet sisteminin içinde olan bir kurumuz ve görevimizi layığıyla yapmaya çalışıyoruz" dedi. Seçer, Türkiye’de ilk kez Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürlüğü’nün Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından faaliyete geçirildiğini de aktardı. "KKTC ve Türkiye’nin hiç ayrılmamasını savunuyoruz" Başkan Seçer’e katkıları için teşekkür eden KKTC Malul Gaziler ve Şehit Aileleri Derneği Genel Başkanı Şehit Çocuğu Gürsel Benan, "Türkiye ne kadar güçlüyse KKTC’de o kadar güçlüdür. KKTC ve Türkiye’nin hiç ayrılmamasını savunuyoruz" diye konuştu. Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Mersin Şube Başkanı Halit Şahin de uzun süredir bina temini için çaba gösterdiklerini ve Başkan Seçer’in desteğiyle işlemlerin hızlandığını aktararak emek veren herkese teşekkürlerini iletti. Ziyaret, Başkan Seçer’e Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği tarafından ziyaret anısına plaket takdim edilmesi ve toplu fotoğraf çekiminin ardından sona erdi.
Aydın Köşk’te 19 Mayıs coşkusu pedal çevirerek kutlandı Aydın’ın Köşk ilçesinde 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlikte öğrencilerle birlikte pedal çeviren Belediye Başkanı Nuri Güler, bayram coşkusuna ortak oldu. Aydın’ın Köşk ilçesinde, İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü tarafından 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlenen etkinlik renkli görüntülere sahne oldu. Etkinlikte öğrencilerle bir araya gelen Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, gençlerle birlikte bisiklet sürerek bayram coşkusunu paylaştı. Pedal çevirerek gerçekleştirilen etkinlikte birlik ve beraberlik mesajları verilirken, sporun birleştirici gücüne de dikkat çekildi. Gençlerle yakından ilgilenen Başkan Güler, 19 Mayıs’ın anlam ve önemine vurgu yaptı. Başkan Güler, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu özel günün coşku ve gururla kutlandığını belirterek, gençlerle birlikte spor yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti. Başkan Güler, paylaşımında "İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğümüzün 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında düzenlediği etkinlikte, öğrenci kardeşlerimizle birlikte pedal çevirerek bu anlamlı günü coşku ve gururla kutladık. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gençliğe armağan ettiği bu özel günde, birlik, beraberlik ve sporun enerjisini hep birlikte yaşadık" ifadeleri yer aldı.
Kastamonu Selde zarar gören sağlık merkezi yenilendi, yeni yapılan yüzme havuzu törenle açıldı Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde sel felaketinde zarar gören Özlüce Aile Sağlığı Merkezi yenilenirken, yapımı tamamlanan yarı olimpik kapalı yüzme havuzu da törenle hizmete açıldı. Batı Karadeniz Bölgesi’nde 11 Ağustos 2021’de meydana gelen sel felaketinde kullanılamaz hale gelen Özlüce köyündeki Aile Sağlığı Merkezi, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yeniden düzenlendi. Merkez için uygun bir bina satın alındı. Yapı, teknik ekipler tarafından restore edilerek modern bir görünüme kavuşturuldu. Çalışmaların ardından Özlüce Aile Sağlığı Merkezi, vatandaşlara yeniden hizmet vermeye başladı. İlçedeki bir diğer yatırım ise kapalı yüzme havuzu oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından protokolü 16 Ekim 2020’de imzalanan projenin ilk ihalesinde müteahhit firmanın işi bırakması nedeniyle çalışmalar yarım kaldı. İkinci ihale 1 Eylül 2022’de yapıldı. Erkekarpa köyünde, İnebolu Meslek Yüksekokulu yanında inşa edilen yarı olimpik kapalı yüzme havuzu tamamlanarak törenle açıldı. Açılışta konuşan Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, tesisin modern yapısı ve donanımıyla ilçeye önemli katkı sunacağını belirtti. Havuzun 25 metre uzunluğunda, 12,5 metre genişliğinde, 1,40 metre derinliğinde ve 5 kulvardan oluştuğunu ifade eden Kuşcu, tesiste yüzme eğitimleri, sportif faaliyetler, sosyal etkinlikler ve farklı organizasyonların yapılabileceğini söyledi. Kuşcu, özellikle çocuklar ve gençler için yeni başarı hikayelerine kapı aralanacağını dile getirdi. AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci de yüzme havuzunun İnebolu için önemli bir ihtiyaç olduğunu ifade etti. Kurslara yoğun talep olduğunu aktaran Ekmekci, kadınlar, erkekler, öğrenciler ve spor kulüpleri için programlar hazırlandığını belirterek vatandaşları tesisten yararlanmaya davet etti. İnebolu Kaymakamı Necdet Uçar ise 2022 yılında yapımına başlanan ve 2024 yılında tamamlanan havuzun gençleri sporla buluşturacağını söyledi. Uçar, tesisin çocuklara modern şartlarda yüzme eğitimi alma imkanı sunacağını, aynı zamanda vatandaşların sağlıklı yaşam alışkanlığı kazanmasına destek olacağını kaydetti. Konuşmaların ardından Özlüce Aile Sağlığı Merkezi ile İnebolu Kapalı Yüzme Havuzu’nun açılış kurdelesi kesildi. Protokol üyeleri daha sonra iki tesisi dolaşarak incelemelerde bulundu. Açılış törenine Belediye Başkan Vekili Necmi Mankaloğlu, İl Sağlık Müdürü Fevzi Yavuzyılmaz, İl Genel Meclisi Başkanı Doğan Ünlü, AK Parti İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu, AK Parti İlçe Başkanı Mehmetali Kömürcü ile kurum amirleri ve vatandaşlar katıldı.
İstanbul Beykoz’da 1 milyon 700 bin fide toprakla buluşuyor: "Üretmeye ve Beykoz’a değer katmaya devam edeceğiz" Beykoz Belediyesi tarafından gerçekleştirilecek olan 2026 Yazlık Fide Dağıtımı kapsamında 1 milyon 700 bin fide vatandaşlarla buluşturulacak. 54 bin fide dağıtımının yapıldığı törende konuşan Beykoz Belediye Başkanvekili Özlem Vural Gürzel, "İstiyoruz ki Beykoz’un balkonlarında, bahçelerinde, saksılarında ve sofralarında bereket olsun" dedi. Beykoz Belediyesi, Cumhuriyetköy’deki Fide Üretim Merkezi’nde yetiştirilen yazlık sebze fidelerini düzenlenen törenle vatandaşlarla buluşturmaya başladı. Belediye, 2026 yılı itibarıyla yazlık-kışlık fide ve süs bitkileriyle birlikte toplam 2 milyon 500 bini aşkın bitki üretimine ulaştı. Beykoz Belediyesi, bu projeyle ilçeye 65 milyon TL’lik dolaylı ekonomik destek sağlıyor. Beykoz Sahili Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirilen "2026 Yılı Yazlık Fide Dağıtım Töreni"nde konuşan Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, üretime ve kent tarımına destek vermeye devam edeceklerini söyledi. "Üretmeye ve Beykoz’a değer katmaya devam edeceğiz" "Birkaç hafta önce Cumhuriyetköy Fide Üretim Merkezi’ndeydik. Çok da heyecanlıydık, ’Acaba ne zaman büyüyecekler, üreticilerimizle ne zaman buluşturacağız?’ diye. İşte o güne geldik. Geçtiğimiz yıl1,5 milyon fide dağıtmıştık ve bu yıl kapasitemizi yüzde arttırarak bu yıl 1 milyon 700 bin fideye ulaştık. Bu yıl bir ilki daha yaşıyoruz; ilk kez 800 bin adet süs bitkimizi de kendimiz üreteceğiz. Bu bitkileri de park bahçelerimizde kullanacağız. Bu bitkileri hem kendi tesislerimizde yetiştirdik hem de kendi emeğimizi sunduk. Yaptığımız bu çalışmalarla Beykoz’a 65 milyon liralık bir ekonomik destek sağlamış olduk. Ayrıca Beykoz Belediyesi olarak Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan fide üreticisi, fidan üreticisi ve süs bitkisi üreticisi belgelerimizi de aldık. Bu üretici belgelerini alt birliğine kabul ettiren ilk ve tek belediyeyiz. Bugün burada 54 bin fideyi komşularımıza takdim edeceğiz. Biz istiyoruz ki Beykoz’un balkonlarında, bahçelerinde, saksılarında ve sofralarında bereket olsun. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı olan profesyonel üreticilerimiz de 21-24 Mayıs tarihlerinde Cumhuriyetköy’deki merkezimizde fidelerini teslim alacaklar. Burada dağıttığımız fidelerin Beykoz’un balkonlarında, bahçelerinde ve tarlalarında bereketle büyümesini diliyorum. Üretmeye ve Beykoz’a değer katmaya devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Dünyadaki en büyük savaş tarım üzerinedir" Vatandaşlardan Mustafa Sargın, dünya üzerinde tarımın stratejik önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "Malum savaş var; su ve tarım dünyada en önemli şey. Beykoz Belediyesi’nin yıllardır tarıma ve arıcılığa verdiği destekler ortadadır, bunların pek reklamı yapılmıyor ama haklarını teslim etmemiz lazım. Herkes balkonunda bile 1 tane domates salatalık ekse gelecek nesillere tarımın ve toprağın ne olduğunu anlayabilme fırsatı vereceğiz. Çünkü tarım stratejik olarak dünyadaki en önemli faktördür. Dünyada savaşlar sadece silahla olmuyor, ekonomik, sosyal, kültürel savaş var. Ama en büyük savaş tarım üzerinedir. Bence kanser vakarının artmasındaki en büyük etkenlerden bir tanesi genleriyle oynanmış tohumlardır. Bunun için Beykoz Belediyesi’ne hassasiyetlerinden ötürü teşekkür ediyorum." 54 bin fide vatandaşlara dağıtıldı Törende, kent tarımıyla uğraşan vatandaşlara içerisinde domates, hıyar, patlıcan, biber ve kabak fidelerinin yer aldığı toplam 1500 kutu dağıtıldı. Kutular içerisinde bulunan toplam 54 bin fide vatandaşlara ücretsiz olarak ulaştırıldı. Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı üreticilerin fide dağıtımları ise 21-24 Mayıs tarihleri arasında Cumhuriyetköy Fide Üretim Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Tarımsal destek çalışmaları yalnızca fide üretimiyle sınırlı olmayan Beykoz Belediyesi ayrıca arıcılara kovan ve ekipman desteği, balıkçılara malzeme desteği ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere silajlık mısır yemi desteği sağlamaya ve kiraz, ıhlamur, karpuz, mısır ve balık festivalleriyle ilçenin tarımsal ve kültürel değerlerini yaşatmaya devam ediyor. Program sonunda vatandaşlara fide dağıtımı gerçekleştirildi. Programa Beykoz İlçe Tarım Müdürü Melih Evgincan, AK Parti Beykoz İlçe Başkanı Özkan Ayduğan, milletvekilleri, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Çorum İlk kez dron kullandılar, heyecanı doyasıya yaşadılar Çorum’da düzenlenen "dron futbolu" organizasyonunda özellikle çocuklar ve gençler, kafesli sahada dron teknolojisini yakından tanıyıp heyecan dolu anlar yaşadı. Çorum’da 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında "dron futbolu" heyecanı yaşandı. Alışveriş merkezinde kurulan özel kafesli sahada çocuklar, gençler ve aileler dron teknolojisini yakından tanıdı. Türkiye Hava Sporları Federasyonu tarafından, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen etkinlikte birçok vatandaş ilk kez dron kullandı. Hedef halkalardan geçirilerek puan toplanan yarışlar, özellikle gençlerden yoğun ilgi gördü. Türkiye Hava Sporları Federasyonu görevlisi Halit İnan, Drone Soccer’ın insansız hava araçları branşının bir alt dalı olarak faaliyet gösterdiğini belirterek, "Şu anda ülkemizde 100’den fazla takım, 60 antrenör ve binlerce aktif lisanslı sporcumuz mevcut. Geçtiğimiz hafta sonu Kayseri’de Drone Soccer Türkiye Şampiyonası 1. etap yarışması yapıldı. Bugün de Çorum’da bu branşı öğrencilere tanıtmak için sahamızı kurduk" dedi. Etkinliğe katılan Kürşat Kaymak ise dron futbolunu ilk kez gördüğünü ifade ederek, "Tanıtımını yaptılar. Türkiye’de yaygınlaşmasını istedikleri bir spormuş. Yozgat’ta ikamet ediyorum. Orada da olsa katılmayı isterim. Eşimle karşılıklı yarıştık, 4-0 kazandım" diye konuştu. İpek Kaymak da etkinlikte keyifli vakit geçirdiklerini belirterek, "Ben gol atamasam da çok eğlendim. Güzel bir etkinlik olmuş. Umarım yaygınlaşan bir spor olur" ifadelerini kullandı. Etkinliğin, 19 Mayıs günü de devam edeceği belirtildi.