- 10 Mart 2023 Cuma 09:55

Deprem sabahı acil üretime geçtiler, depremzedeler için ürettiler

A
A
A
Deprem sabahı acil üretime geçtiler, depremzedeler için ürettiler

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesi Karapınar beldesinde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikası, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından 5 bine yakın battaniye, 4 bine yakın bere, polar ve 8 bin adet pançoyu deprem bölgesine göndererek destekte bulundu.

Zonguldak’ın Çaycuma ilçesi Karapınar beldesinde faaliyet gösteren bir tekstil fabrikası, Kahramanmaraş merkezli depremin ardından 5 bine yakın battaniye, 4 bine yakın bere, polar ve 8 bin adet pançoyu deprem bölgesine göndererek destekte bulundu. Şimdi ise uyku tulumu üretimine geçildi.


‘Asrın Felaketi’ sonrası yaralar sarılmaya devam ediyor. Tekstil fabrikasında kadınlı erkekli dikilen uyku tulumları, yardım tırlarıyla deprem bölgesine gönderiliyor. Karapınar beldesinde 2 üretim yeri bulunan 54 yaşındaki Gökhan Gözbaşı, gücünün yettiğince afetzedelere yardımda bulunduklarını söyledi.


Fabrikanın yüzde 95’inin kadın işçiden oluştuğunu söyleyen Gökhan Gözbaşı, “3 seneyi aşkın buradayız ama Laya Art olarak 1 buçuk senedir faaliyet göstermekteyiz. Bu zaman zarfında kendi çapımızda çok ciddi yatırımlar yaptık. Ve meyvelerini almaya başladık. Türkiye’nin kurumsal firmaları, mağazalar zinciri olan bir çok firmayla partnerlik yaptık. İstanbul Büyük Şehir Belediyesi’ne bile elyaflı ve dolumlu olarak montlar üretiyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerin uyku tulumlarını ürettik. Daha bir çok şeye imza attık. Bölgemizde tekstil firmaları var ama genel iç çamaşırı, bayan kıyafeti üzerine. Bizim yelpazemiz daha geniş. Mont ve uyku tulumu spesifik ürünler bu bazda bölgede tekiz" dedi.



“Battaniye, bere, polar ve panço dikerek deprem bölgesine acil gönderdik”


Gökhan Gözbaşı, depremin olduğu günün sabahında acil üretime geçtiklerini söyleyerek “Ülkemiz bir deprem ülkesi. Allah kimseye yaşatmasın. Çok ciddi bir felaketle karşı karşıyayız. Deprem olduğu zaman İstanbul’daydım. Sabah ne yapabilirim diye düşündüm. Hemen Karapınar’a geri döndüm. Yaptığımız toplantıda soğuk hava şartlarını göz önüne alarak mevcutta bulunan polarlarımızı keserek dikime başladık. Tahmini 5 bine yakın battaniye ile hazırda bulunan TSK için yapmış olduğumuz ve artan 3-4 bin bere vardı. Hepsini en kısa sürede hazır edip, kendi bünyemizden Kahramanmaraş ve Hatay bölgesine sevk ettik. Daha sonra iş ortaklarımızdan Nona Tak Tekstil ve çeşitli firmaların desteği ile panço yapımına başladık. Elyaflı, su geçirmez ve soğuktan koruma maksatlı 8 bin adet bedelsiz şekilde pançolarımızın işçiliğini yapıp mamul hale getirip deprem bölgesine sevk ettik” dedi.



“Yaklaşık 20 bine yakın uyku tulumu ve battaniye gönderdik”


Ortakları ile beraber uyku tulumu üretimine başladıklarını anlatan Gökhan Gözbaşı, “İş ortaklarımızla beraber AFAD’ın bize vermiş olduğu uyku tulumlarına başladık. Yaklaşık 20 bine yakın battaniye ve uyku tulumu yaparak sevk ettik ve üretimimiz hala devam etmektedir. Gücümüz nispetinde elimizden geleni yapmaya çalıştık. Ama tabi bunlar güç meselesi. Birilerinin çalışması gerekiyor ki bu ülke tekrar ayağa kalksın, yaralar sarılsın. Bizde kenetlendik bir aile olarak elimizden geleni yapıyoruz. Çorbada bir nebzede olsa tuzumuz olduğuna inanıyorum" şeklinde konuştu.


Deprem bölgesi için su geçirmeyen eksi 15 santigrat dereceye dayanıklı uyku tulumu başta olmak üzere çok sayıda ürün hazırladıklarını anlatan Gökhan Gözbaşı, “Dikilen uyku tulumlarımızın kenarlarına halkalar yaptık. İçine ek olarak konulan battaniyeyi buralara takıyoruz. Böylelikle ısı derecesini arttırabilir yada seyyar battaniye olarak kullanabilir. İkisini bir arada gönderiyoruz. Finalde uyku tulumlarımızı çantaların içine koyarak deprem bölgesine gönderiyoruz" ifadelerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Oltu Cağ kebabı TasteAtlas listesinde Türkiye ikincisi oldu Erzurum’un coğrafi işaretli lezzeti Oltu cağ kebabı, gastronomi dünyasının en popüler platformlarından biri olan TasteAtlas’ın "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesinde ikinci sırada yer aldı. Kalamar tavanın ardından ikinci sıraya yerleşen Oltu cağ kebabı, Türkiye’nin en iyi et yemekleri arasında da zirvede gösterildi. Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas, 2026 yılı için hazırladığı "Dünyanın En İyi 100 Türk Yemeği" listesini yayımladı. Türk mutfağının dünya çapındaki lezzetlerini sıralayan listede, Erzurum’un tescilli ürünü Oltu cağ kebabı ikinci sırada kendine yer buldu. Oltu ilçesiyle özdeşleşen ve coğrafi işaret tesciline sahip olan cağ kebabı, yatay şekilde pişirilmesiyle diğer kebap çeşitlerinden ayrılıyor. Özellikle kuzu etinin omuz ve but kısımlarından hazırlanan kebap, odun ateşinde ağır ağır pişirilerek servis ediliyor. İnce dilimler halinde kesilen etler, cağ şişleriyle sıcak şekilde sunuluyor. "Cağ kebabının ikinci sırada yer alması gurur verici" Erzurum’da işletmecilik yapan Cabbar Erdoğan, cağ kebabının Türkiye genelinde ikinci sırada yer almasının gurur verici olduğunu belirterek, "Cağ Kebap tabii ki şu an Türkiye genelinde ikinci sıraya yerleşmiş. Biz bunu birinci olması için elimizden gelen bütün gayretlerle birinci sıraya yerleştirmeyi planlıyoruz. Cağ Kebap’ı biliyorsunuz kuzudan yapılıyor. Kuzumun belli bölgelerinden yapılıyor. Özellikle bunu sinirleri alınarak. Bir gün önceden salamura yapıp, odun ateşinde ocağımızda pişirip misafirlerimize ikram ediyoruz. Erzurum’da gastronomi de tabii ki çok iyi durumda. Cağ kebabı ile olsun, kadayıf dolması ile olsun, paça çorbası ile olsun. Diğer tabii birçok sayacağımız lor dolması, bunların birçok ürünümüz var. Bu şekilde ilerliyoruz inşallah. Günlük tüketimimiz 250-300 kilo civarında. Tabii bu zaman zaman mevsimsel olarak artıyor, düşüyor da. Ama ortalama 250-300 civarı diyebiliriz. Yerel müşterimiz de var. Ama yurt dışından olsun, Türkiye genelinden olsun her yerden müşterimiz geliyor" diye konuştu. "Dedemi cağ kebap yemeden göndermedim" Ailesiyle birlikte cağ kebabı yemeye gelen Bilal Asaf Yılmaz ise, "Buraya ailemle geldim. Dedem, annem, babam, ben geldik. Cağ kebap çok güzel. Dedem Marmara Bölgesi’ne gidecek. Ona cağ kebap yedirmeden göndermedim" dedi. "Torunum ‘Cağ kebabı yedirmeden göndermem’ dedi" Torununun isteğiyle cağ kebabı yemeye geldiğini ifade eden Tekin Gülcü de, "Aslen Erzurumluyum. Ama Bilecik Bozüyük’te ikamet etmekteyim. Buraya akraba ziyaretine geldik. Torunum ‘Burada sana Erzurum’un yöresel cağ kebabını yedirmeden göndermem! dedi. Onun isteğiyle buraya geldik. Erzurum cağ kebabı bizim için olmazsa olmazlarımızdandır. Çok güzel. Yani damak tadımız, ne yersek yiyelim damak tadımızı cağ kebabından başkası tutmuyor. Kuzu etinden özel yapılır. Yapanlara, emeği geçenlere, becerenlere teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu.
Denizli Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri güzellikleriyle büyüledi Denizli’nin asırlık mirası Dolapçı güvercinleri, 2026 Irk Güzelliği Yarışması’nda podyuma çıktı. Safkan özellikleri, renk simetrileri ve estetik duruşlarıyla yarışan güvercinler, kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik önemli bir buluşmada bir araya geldi. Tarihi 1254 yılına dayanan Akhan Kervansarayının girişindeki taş oymalara motif olmuş, Denizli’nin asırlık kültürel mirası "Dolapçı" güvercinleri, bugün düzenlenen görkemli bir organizasyonla podyuma çıktı. Gökyüzündeki dolap adı verilen dönüşleriyle bilinen ve genetik saflığıyla dünyanın pek çok soylu güvercin ırkına kaynaklık eden Dolapçı ırkı, bu yılki Irk Güzelliği Yarışması’nda yine büyük bir heyecana sahne oldu. Tarihi ve genetik kökleri koruma bilinciyle hareket eden Denizlili yetiştiriciler, dostluk ve kardeşlik ortamında gerçekleşen yarışmada, yöremize has bu nadide ırkın en kusursuz örneklerini sergilediler. Avrupa ırklarının atası Denizli’de boy gösterdi Dolapçı güvercini, yalnızca fiziki güzelliğiyle değil, dünya güvercin literatüründeki tarihi misyonuyla da dikkat çekiyor. Yarışmada sergilenen güvercinlerde aranan "Enseli", "Altınbaş" ve "Şeberi" gibi çok özel renk desenleri, bugün Balkanlar’da ve Avrupa’nın çeşitli bölgelerin yerli fonetiğe uyarlanarak (örneğin "Enseliya", "Altanbash") hala kullanılmaktadır. Sırp yazar Bora Vasiç’in eserlerinde de bahsettiği üzere; bugün Avrupa’da "Yüksek Uçucu" veya "Makaracı" olarak bilinen dünyaca ünlü ırkların atalarının Anadolu’dan gittiğinin en büyük canlı delili, yarışmada podyuma çıkan bu kuşlardır. 8 uzman hakemden sıkı denetim Dr. Hayri Ün, Numan Bilgihan, İbrahim Demir, Ahmet Mıhçılar, Şükrü Akay, Zafer Özçelik, Eren Tavşan ve İskender Damgacı’dan oluşan uzman hakem heyeti, yarışmaya katılan kuşları büyük bir titizlikle değerlendirdi.Bir güvercinin "Safkan Dolapçı" kabul edilebilmesi için çok katı standartlar uygulandı. Özellikle kuyruk üstü yağ bezesinin olmaması, kuyruk telek sayısının tam 14-16 arasında olması, paça tüylerinin bulunmaması ve göz renklerinin kırmızıya dönük olmaması gibi ırkı diğer benzerlerinden ayıran en kesin çizgiler dikkate alındı. Ayrıca vücut iriliği, bel genişliği, bacak formu, kanat-kuyruk oranı, baş yapısı, renk simetrisi ve genel duruş özellikleri notlandırıldı. Tüy eksiği (yoluk, makaslı) olan veya sağlık durumu elverişli olmayan kuşlar yarışmaya dahil edilmedi. Üç farklı renk grubunda kıyasıya mücadele Dişiler ve erkekler kategorilerinde ayrı ayrı podyuma çıkan Dolapçılar; Düzler (beyaz, siyah, kırmızı, mor, sarı, gök, gümüş), Parçalılar (yamalı, enseli, yangap, şeberi, cihanyelli) ve Çil renkliler (karaçil, gökçil, morçil, gümüşçil, altınbaş) olmak üzere üç ana grupta yarıştı. Özellikle boyun, ense ve omuz aralarındaki renklerin simetrisi (muska yamalı, kara enseli vb.) görsel bir şölen sundu. Titiz değerlendirmeler sonucunda 2026 yılı Dolapçı Irk Güzelliği Yarışmasında dereceye giren usta yetiştiriciler ve güvercinler ödüllendirildi. Organizasyon komitesi adına konuşan Dr. Hayri Ün, "Yarışmaya katılan tüm katılımcılara genetik mirasa sahip çıkma konusundaki hassasiyetlerinden ötürü özel olarak teşekkür etti. Akhan Kervansarayı’nın taş duvarlarından bugünün gökyüzüne süzülen bu tarihi mirasın, doğru ellerde ve bilimsel kriterler ışığında korunmaya devam edeceği bir kez daha kanıtlanmış oldu. Tüm yetiştiricilerimizin emeklerine sağlık" dedi.
Aydın Kurban alışverişinde ‘küpe’ uyarısı Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü ekipleri, Kurban Bayramı öncesinde hayvan hastalıklarının önlenmesi amacıyla yol denetimlerini artırdı. Yetkililer, vatandaşlara küpesiz ve pasaportsuz kurbanlık almamaları uyarısında bulunarak, hayvan bilgilerinin ’Tarım Cebimde’ uygulamasından sorgulanabileceğini hatırlattı. Aydın’da Kurban Bayramı öncesinde hayvan hareketliliğinin artmasıyla birlikte denetimler sıklaştırıldı. Aydın Tarım ve Orman İl Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda, İl ve İlçe Müdürlükleri Hayvan Sağlığı personelleri güvenlik güçleriyle birlikte yol kontrol uygulamalarını aralıksız sürdürüyor. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, bulaşıcı hayvan hastalıklarının önlenmesi ve kontrollü hayvan hareketlerinin sağlanması amacıyla özellikle geçici kurban satış yerleri ile hayvan pazarlarında oluşabilecek yoğunluk dikkate alınarak denetimlerin artırıldığı belirtildi. Ekiplerin, hayvan ve hayvansal ürün nakli yapan araçları titizlikle kontrol ettiği ifade edildi. Denetimlerde, iller arası hayvan nakillerinde veteriner sağlık raporu, il içi sığır ve manda nakillerinde pasaport, koyun ve keçiler için ise nakil belgesi ya da beyannamesi bulundurulmasının zorunlu olduğu hatırlatıldı. Vatandaşlar uyarıldı Vatandaşlara da uyarılarda bulunan yetkililer, kurbanlıkların yalnızca izin verilen satış noktalarından alınması gerektiğini belirterek, küpesiz ve pasaportsuz hayvanların satın alınmaması çağrısında bulundu. Açıklamada ayrıca vatandaşların ’Tarım Cebimde’ uygulaması üzerinden küpe numarasıyla hayvan bilgilerini sorgulayabileceği kaydedildi. Yetkililer, küpesiz ve belgesiz hayvan alım-satımının hem salgın hastalık riskini artırabileceğini hem de cezai yaptırımlara neden olabileceğini vurguladı.