- 19 Mart 2023 Pazar 15:29

Kız kardeşlerine hem abla hem patron oldu

A
A
A
Kız kardeşlerine hem abla hem patron oldu

Zonguldaklı Alime Kırışık, 25 yıl çalıştığı ayakkabı imalat fabrikası kapanınca makineleri kiralayarak, kız kardeşleriyle birlikte başladığı ayakkabı imalatında kendi markasını kurdu.

Zonguldaklı Alime Kırışık, 25 yıl çalıştığı ayakkabı imalat fabrikası kapanınca makineleri kiralayarak, kız kardeşleriyle birlikte başladığı ayakkabı imalatında kendi markasını kurdu. Günde bin ayakkabı üreten kardeşler, dünya markalarının aradığı firma oldu.


İstanbul’da 25 yıl boyunca ayakkabı imalat fabrikasında çalışan 51 yaşındaki Alime Kırışık, 2017 yılında emekli oldu. Çalıştığı fabrikanın imalat sektöründen çekileceğini duyunca patronundan makineleri kiralayan Alime Kırışık, patronunun 6 ay boyunca kira istememesi üzerine çalışmalarına başladı. Yanına aldığı dört kız kardeşiyle ayakkabı firması kuran Kırışık’a Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinden de ağabeyleri Recep Kırışık ayakkabıların sayasını üreterek destek oldu.


48 yaşındaki kız kardeşi Ayfer Alan finans ve muhasebe, 49 yaşındaki kız kardeşi Aynur Ayaşlı’nın imalat ustası, 45 yaşındaki kız kardeşi Hatice Taylak’ın Ar-Ge ve planlama, 37 yaşındaki kız kardeşi Hülya Kırışık’ın satış ve planlama işiyle destek verdiği Alime Kırışık, çocuklarının da internet üzerinden kurduğu mağazalarla hem üretim yaptı hem de satışını sürdürdü.


30 yaşında eşinden ayrılması üzerine ailesinin desteği ile kendi markalarını kurduğunu anlatan Alime Kırışık, firmasına da kalp hastası oğlu Onur’un ismini verdi. Kalp nakli bekleyen oğlunun tedavisiyle ilgilenirken bir taraftan da ayakkabı üretip dünya markalarının aranılan firması haline geldiklerini anlatan Alime Kırışık, verdikleri mücadelenin herkese ilham kaynağı olduğunu söyledi.


ZONSİAD tarafından başlatılan "Eve Dönüş" projesiyle fabrikalarını İstanbul’dan Zonguldak’a taşımak istediklerini söyleyen Kırışık, OSB’lerde yer sorununun çözülmesinin ardından fabrikalarını taşımayı planladıklarını ifade etti. Zonguldak Sanayici ve İş Adamları Derneği ev sahipliğinde gerçekleştirilen Zonguldak Genel Ticaret Günleri’nde stant açan beş kız kardeş, ürettikleri ayakkabıları sergiledi. Kız kardeşlerin hikayesi ise ziyaretçilerin büyük ilgisini çekti.



"6 ay maaş almadık, şimdi büyük firmalara üretim yapıyoruz"


Kiraladığı makinelerle hiç sermayesi yokken risk alarak üretime başladıklarını söyleyen Alime Kırışık, kız kardeşleriyle kurdukları fabrikada 6 ay hiç maaş almadan çalıştıklarını söyledi. Azmederek bugünlere geldiklerini, şimdilerde ise Çin pazarını küçülterek ayakkabı ihracatını güçlendirmek istediklerini ifade eden Alime Kırışık, şöyle konuştu:


"Bilfiil aynı firmada çalıştım, aynı firmadan emekli oldum. Emekli olduktan sonra firmamızın yeni gelen nesli bu mesleği yapmak istemedi, imalat yapmak istemedi. Ben de imalatı günde beş kişiyle butik ayakkabı yaparak başlattım. 2017 yılında başlattım. Şu anda 30 kişi çalışıyor. Günde 900 ila bin 200 çift ayakkabı imal ediyorum. İki çocuk annesiyim. 14-15 yaşımda bu işe başladım. Alaylıyım. Alaylı olduğum için sektörün tamamen deri ve ayakkabı grubuna hakimim. Burada bulunma sebebimiz de eve geri dönüş. Şu anda İstanbul’da imalat yapıyorum. Üretmek güzel bir şey. İşimi seviyorum. Yanımda çalışan herkesi seviyorum. Biz beş kardeş olarak bu işi yapıyoruz. Ağabeyimiz Çaycuma’da saya grubunda bu işi yapıyor. Biz de İstanbul’da bu işi yapıyoruz. Burada kendi memleketime dönüp insanlarla bir araya gelmek, memleketlimi gördükçe içimde bir özlem var. Kendi markamızı da piyasaya süreceğiz. Buradaki büyük amaç ayakkabı ihracatını artırmak. Çin’den buraya getirmek değil biz buradan dışarıya satmak için elimizden geleni yapacağız. Maliyetleri ne kadar aşağıya çekersek Çin pazarını o kadar küçültebiliriz. Özellikle son dönemlerde Çin pazarına bir talep var. Biz imalatçılar o pazarı geri çekmeyi inşallah başaracağız. Böyle aile şirketleri bunu başarabilir. Çok paralar kazanmak istemeyerek maliyetleri de düşürürsek bunun önüne geçebiliriz. Burada firmayı kurduk etrafımdaki kardeşlerim olduğu için sermayeye çok ihtiyacım yokmuş. Belki biz 5-6 ay maaş almadık. Büyük firmalara da üretim yapıyoruz. Herkes şu an maaşını alıyor. Ama ilk başladığımızda hiç kimse maaş almadı. Sıfır sermaye ile başladık. İşverenimize de teşekkür ederim. Kendisi bize makineleri kiralamakla ve kirasını altı ay sonra almakla da bir teşvikte bulundu. 25 yıl çalıştığım firmanın altı ay sonra kirasını almasıyla böyle bir işe giriştim. Başarılı olduğuma da inanıyorum. Bu işe ilk başladığımda saya dikim atölyesinde başladım. İmalat müdürlüğünden emekli oldum. Kız kardeşimin biri planlama yapıyor. Biri imalat ayağında bandın ustası. Diğer kardeşim planlamayı yapıyor. Ayfer hanım muhasebe ve finans işlerini yapıyor. Ağabeyimiz de saya işini yapıyor. Ben eşimden 30 yaşımda ayrıldım. Kardeşlerim bana eş de oldular, kardeş de oldular. İki çocuk büyütüyorum. Çocuğum organ nakli bekliyor. Organ nakli konusunda da duyarlı olunmasını istiyorum."



"İnşallah iki üç yıl içinde büyük şirketler grubu kuracağız"


Zonguldak’ın Çaycuma ilçesinde ayakkabı sayaları ürettiğini söyleyen ağabey Recep Kırışık ise, "Kardeşlerimle hep bir destek içindeyiz. İnşallah onları da buraya getirip kendi memleketimizde imalatı yapıp kendi satış mağazalarımızda yapmak üzere ihracat projelerimiz var. İnşallah iki üç yıl içerisinde büyük bir şirketler grubu kuracağız" diye konuştu.



"Ablamız bize rehber oldu"


Fabrikanın finans ve muhasebe müdürlüğü görevini sürdüren Ayfer Alan, emekli olmasına rağmen çalışmayı ve üretmeyi sevdiğini söyledi. Ablası Alime Kırışık’ın önderliğinde aranılan bir firma haline geldiklerini söyleyen Ayfer Alan, şöyle dedi:


"Alime hanım hem iş arkadaşlarına kıyamadığı için hem kapanmak üzere olan iş yerine hem de kardeşlerine kıyamadığı için risk alarak bu işe başladı. Bu işin ana kalemi kız kardeşlerin birlik ve beraberliği, ablamızın bize rehber olması. Emekli olduğumuz halde halen üretmeyi sevmemiz. Evde hamur açan kadın olmadık ama dışarıda her şekilde ülkeye üretim katmayı hedefledik. Güzel şeylere imza attığımıza inanıyorum."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa TZOB Başkanı Bayraktar: "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Şanlıurfa’da önceki hafta "süper hücre" fırtınasının vurduğu Birecik ve Bozova ilçelerinde incelemelerde bulundu. Bayraktar, "TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var" dedi. TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, 3 Mayıs’ta meydana gelen "süper hücre" fırtınasının hasara neden olduğu Şanlıurfa’nın Birecik ilçesine bağlı kırsal Mezra Mahallesi ile Bozova ilçesine bağlı kırsal Pirhalil Konaklı Mahallesi’nde incelemelerde bulundu. Ziyarette Birecik Tüm Muhtarlar Derneği Başkanı Hüseyin Özateş, "Özellikle bu afetten en çok çiftçilerimiz etkilenmiştir. Fıstık ağaçlarında büyük hasar oluşmuştur" dedi. Bağlarbaşı Mahallesi Muhtarı Mehmet Öztürk, "Gördüğünüz gibi süper hücrenin vurduğu zarar, fıstıklar zaten iki yıldır mahsul vermiyordu, şimdi de gelecek iki yıl, gelecek yıla da zarar verdi. Çiftçilerimiz perişan durumda. Gelecek yılın karagözleri bile açtı" ifadelerini kullandı. Mezra Mahallesi’nde çiftçilik yapan Hanifi Görenler, "Bu hale gelen fıstık yaklaşık 2-3 yıl içerisinde hiç verim vermeyecek durumda. Karagözler gitmiş, dallarda yaralanmalar olmuş" şeklinde konuştu. Birecik Ziraat Odası Başkanı Abdulcelil Arıcı, "Şimdi burada 3 Mayıs tarihinde gelen doğal afetten dolayı 2 bin 910 çiftçimiz zarar görmüş, 3 mahallemizde zarar var. Yaklaşık 210 bin dekarda hasar tespit ettik. Durum bundan ibaret. Yüzde 20 ile yüzde 90 arasında hasar var" dedi. Meydan Mahallesi Muhtarı Kazım Özateş, "İlçemizde yaşanan doğal afet sonrası fıstık ağaçlarımızda zarar meydana gelmiştir. Meyve ağaçlarımız, sebze alanlarımız kullanılamaz hale gelmiştir" diye konuştu. Çiftçilerin zararının karşılanması için gerekli girişimler yapılacak Ziyaretinde çiftçilerle görüşen Şemsi Bayraktar, yaşanan felaketin boyutunun büyük olduğunu belirtti. Bayraktar, "Urfa’da doğal afet gören çiftçilerimizi ziyaret etme imkanımız oldu. Çiftçilerimizi dinleme imkanımız oldu. Bu afetler devam edecek gibi de görünüyor. Geçen sene yaklaşık bin 11 afet yaşadık, yani bu önemli bir rakam. Başta kuraklık ve don olmak üzere her türlü afeti gördük. Bu sene de aşırı yağışlar devam ediyor. Bu aşırı yağışlar sonucunda da sel felaketleriyle karşı karşıyayız. Tarım alanlarını su basıyor. Geçen sene don felaketini çok geniş şekilde yaşadık ama yine bazı illerde don felaketi yaşıyoruz. Geçen hafta ben Iğdır’daydım. Don felaketi maalesef geniş alanda ürünlerimize zarar verdi. Bu gölgelerde, Antep ve Urfa’da gördüğümüz gibi dolu felaketi ve son yıllarda da çok artış gösteren hortum felaketiyle karşı karşıyayız. Bunlar da tarımsal üretime zarar veriyor. Burada TARSİM kapsamında olan üreticilerimize TARSİM belli oranlarda yardımlarda bulunacak ama TARSİM dışında kalan üreticilerimizin devlet desteğine ihtiyacı var. Çiftçimiz de haklı olarak bize ’Hem örgütlerimizi hem de devletimizi böyle bir zamanda yanımızda görmemiz lazım’ diyorlar. Fevkalade haklılar. Tabii bir de örgütler olarak buradayız. Ben de Ziraat Odaları Genel Başkanı olarak bütün afet bölgelerinde bulunmaya çalışıyorum. Gördüklerimizi de, çiftçilerimizin taleplerini de başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere ilgili bakanlara intikal ettiriyoruz. İnşallah bu afetten zarar gören çiftçilerimize yardım alırız, onların borçlarının yapılandırılmasını sağlarız" diye konuştu.