- 21 Mart 2023 Salı 19:57

26 aylık saha çalışmasının sonuçlarını paylaştılar

A
A
A
26 aylık saha çalışmasının sonuçlarını paylaştılar

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İşyeri Hekimleri Derneği ile yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin finansal desteği ile sürdürülen "Maden Sektöründe Çalışanların Psikososyal Risklerinin Değerlendirilmesi ve Önlenmesine Yönelik İşyeri Hekimlerinin Kapasitesini Geliştirme Projesi”nin kapanış toplantısı gerçekleştirildi.

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin İşyeri Hekimleri Derneği ile yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti’nin finansal desteği ile sürdürülen "Maden Sektöründe Çalışanların Psikososyal Risklerinin Değerlendirilmesi ve Önlenmesine Yönelik İşyeri Hekimlerinin Kapasitesini Geliştirme Projesi”nin kapanış toplantısı gerçekleştirildi.


Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü toplantı salonunda gerçekleştirilen kapanış toplantısına Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz ve protokol üyeleri katıldı. Zonguldak havzası yer altı kömür işletmelerinden başlayarak, Soma başta olmak üzere yer üstü linyit işletmelerine, ardından Türkiye genelinde diğer maden türlerine ve devamında 44 farklı sektöre yaygınlaştırılarak yürütülen projede, çalışanların psikolojik sağlıklarını olumsuz etkileyen çalışma şartları tespit edildi.


Projenin 26 ay süren saha çalışma sonuçlarının paylaşıldığı kapanış toplantısında konuşan Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz, "Madenci şehri olan ilimiz açısından madencilik alanındaki bu psikososyal çalışmayla ilgili kapanış programının ilimizde yapılmasından dolayı ve buna vesile olan değerli hocalarımız, doktor arkadaşlarımız, dernek yöneticilerimiz ilimiz adına güzel bir başlangıç yapıyorlar. İlimiz madencilik şehri ve genelde madencilik alanı da iş hayatında en zor grup içerisinde değerlendirilir. Riski en yüksek alandadır. Bugüne kadar da üzülerek de yaşıyoruz birçok sıkıntısını yaşayarak gördük. Bugüne kadar ki tecrübelerimiz işçilerin hem iş güvenliği açısından hem de bunun psikolojik yönü açısından büyük sıkıntılar oluşturduğunu görüyoruz. Bunun iyi algılanmasına vesile olacak bu tür bu tür çalışmaların faydalı olacağını ifade etmek isterim. İşin içinde insan varsa bunun uzun vadede psikososyal yönünün de ele alınması gerekir. Bunun hem işçinin kendi psikolojik ve sosyolojik sağlığı açısından hem de toplumun genel psikolojisi açısından bu önemli" dedi.


26 aylık çalışmaların sonuçlarını gazetecilere paylaşan İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programı Direktörü Doç. Dr. İdil Işık, şunları kaydetti:


“En büyük sorun iş yükü. Hem fiziksel hem duygusal hem de zihnini insanın yoran bir yükle çalışmak durumunda kalıyorlar. Kişinin aslında mevcut durumda başa çıkabileceğinden daha fazla yükle karşılaşması halinde yoğun stres halinde olmak durumunda kalıyor. Madencilerde de bunu görüyoruz açıkçası. Halen güvencesiz çalışma koşulları var. Bugün sahip olduğunuz işin daha sonra sürekliliği olacak mı? hep bu sorgulamalar insanın zihnini kurcalayan yükler. Ve tabii ki yoğun dikkat altında çalışması gereken madencilerin karşılaştığı da önemli zorluklar arasında yer alıyor. Bizim açıkçası bir çok sektörde çok daha güvencesiz, çok daha eğreti iş diye de tanımlanan yani bugün üstlendiği işin yarın karşılığını alıp almayacağını bilmediği çok daha zor gözüken sektörler var. Zonguldak havzasında çalışanlardaki durum biraz orta düzeyde risk dediğimiz seviye karşımıza çıkıyor. Açıkçası biz çok farklı kitleler açısından değerlendirme yaptık. Mevcutta hem kamudaki madenlerde çalışan özel sektör madenlerinde çalışanlar şu anda sağlıklı bir şekilde işlerine devam edenler kadar iş kazalarına bağlı kalıcı sakatlık geçiren kişilerle de çalışmalar yaptık. Buradan elde edilen bulgular da aslında kazaların ardından işletmelerin çalışanına sahip çıktığı koruyucu, kollayıcı olduğu bir yaklaşıma da ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Çünkü kaza sonrası dönemler insanların en fazla sosyal desteğe ihtiyaç duyduğu dönemler” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum DAGC’den İHA’ya 9 ödül Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC), "Gazetecilik başarı ödülleri" sonuçlarını açıklandı, İHA’ya 9 ödül verildi. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu ile birlikte geleneksel olarak düzenlediği Gazetecilik Başarı Ödülü Yarışması’nda 2025 yılının başarılı gazetecileri belirlendi. Jüri; Erzurum, Erzincan, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı, Bayburt, Elazığ, Malatya, Bingöl, Muş, Bitlis, Tunceli, Van ve Hakkari illeri ile ilçelerinde görev yapan yerel ve yaygın basın kuruluşlarından çok sayıda gazetecinin katıldığı yarışmada yaklaşık 200’ün üzerinde başvuruyu değerlendirdi. İHA’ya 9 ödül verildi DAGC’nin "Gazetecilik başarı ödülleri"nde İhlas Haber Ajansı’na 5 ödül geldi. İşte İHA’nın aldığı ödüller; 1-Ümit Kılıç Yaşam Haberi: Sebahattin Yum Iğdır-İHA "Valiye var gaziye yok" 2-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Merve Gökbakan Ağrı-İHA "Ağrı’dan dünyaya" 3-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Olgun Yıldız Ardahan-İHA "Süt üreticileri düşük fiyattan şikayetçi" 4-Cemal Çelebi Yerel-Fotoğraf: Dursun Murat Aydın Erzurum-Oltu - İHA "Oltu" 5-Tevfik Akan Yaygın-Fotoğraf: Özkan Olcay Bitlis-İHA "Koyun sürüleri" 6-Durdemir Bilirdönmez TV Yaygın Haber: Öznur Demir Bayburt-İHA "Son tandır ustası" 7-Hüseyin Uray TV Haber Görüntü: Salih Akkuş Van-İHA "İnci Kefali" 8-Adnan Vangölü TV Görüntü (Spor):Mehmet Emin Kızılca İHA Erzurum "Vali Paraşütle uçtu 9-Sebahattin Yılmaz TV Görüntü-Drone: Işık Çapanoğlu Kars-İHA "Menderesler"
Bartın BARÜ’de alanında uzman isimler kadın futbolunda medyanın rolünü anlattı Bartın Üniversitesinin (BARÜ) Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlediği panelde kadın futbolunun gelişimi ve medyadaki temsili alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) spor ve medya alanında önemli isimleri bir araya getiren Bilim Kafe etkinliği düzenlendi. Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Karaismailoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen "Kadın Futbolu ve Medya Farkındalık Paneli"nde kadın futbolunun gelişiminde medyanın önemi vurgulandı. Programın moderatörlüğünü BARÜ Spor Bilimleri Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Elçi yaptı. Panelde konuşmacı olarak gazeteci ve spor yorumcusu Lütfü Özel, Kadın Futbolcular Derneği Başkanı ve Kristal Ayaklar TV Programı Yapımcısı Bedri Akkerman ile Galatasaray Kadın Futbol Takımları İdari Menajeri Avukat Gülfem Kocaoğlu yer aldı. Gazeteci Özel, spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendirdi Türkiye’de spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendiren Lütfü Özel, "Gazetecilik artık boyut değiştiriyor. Spor da bunlardan biri. Biz gelişmeleri takip ediyoruz ancak bunları kamuoyuna doğru şekilde aktarmak ayrı bir sorumluluk. Artık yapay zekânın gelişmesiyle gazeteciliği de bakış açılarını da tanımlamakta zorluk çekiyoruz. Bir gazeteci olarak benim için merkez, haberdir. Değişmeyen tek şey haberdir, haberin özü neyse ona ulaşırız. Spor haberciliğinde de esas olan şey müsabakadır. Tüm spor branşları açısından değerlendirirsek 5N1K cevabı önemlidir, geri kalan her şey yorumdur. Kadın futbolu gazetelerde çok az yer buluyor. Haber değeri var ancak artık medya anlayışımız değişti." dedi. Bedri Akkerman: "Kadın futbolunu görünür kılmak için çalışıyoruz" Kadın futbolunun medyada görünür olması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bedri Akkerman, "Kadın futbolunun Avrupa ve dünyada geliştiğini gördükten sonra biz de dijital bir dergi çıkarmak istedik. Bir marka oluşturduk ve şu anda kadın sporcuların başarılarını yazıyoruz. Kadın futbolunun hiçbir gazetenin spor sayfasında yer almadığını gördük. Bunun üzerine Kristal Ayaklar markasını oluşturduk ve 4 sezondur 170’in üzerinde program hazırlıyoruz. Kadın futbolcularımızı ön plana çıkarmak istiyoruz. Bu süreçte kadın futbolcuların haklarını savunan bir sivil toplum kuruluşunun olmadığını fark ettik ve Kadın Futbolcular Derneğini kurduk. Bu noktada çeşitli farkındalıklar oluşturmaya çalışıyoruz. Başarılar geldikçe ve ana akım medya bizi destekledikçe bu işi daha da büyütüp uluslararası alana taşıyacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Avukat Kocaoğlu, Galatasaray’ın kadın futboluna yönelik çalışmalarından bahsetti Gülfem Kocaoğlu ise kadın futbolunda kulüpleşme ve kurumsal yapılanma süreçlerini anlatarak "Futbol erkek işi olarak görülüyor ama bugün burada kadınları görmek beni gerçekten mutlu etti. Ben hukuk mezunu olduktan sonra spor hukuku alanına yöneldim çünkü sahanın içinde olmak istiyordum. O dönemde Galatasaray kadın futbol takımlarını kurmaya başlıyordu ve ben de gönüllü olarak bu sürece dâhil oldum. Takım kurulduktan üç yıl sonra şampiyon olduk ve Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalan ilk ve tek Türk takımı olmayı başardık. Belki basında çok fazla yer bulamadık ama bizim için çok büyük bir başarıydı. Kadınların da bu alanda başarılı olabileceğini göstermek için mücadele ediyoruz. Kadın futboluna yatırımlar arttıkça gelişimin de hızlanacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından kadın futbolu alanındaki çalışmaların daha fazla desteklenmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.