SAĞLIK - 22 Mart 2023 Çarşamba 16:48

Bu hastalığın tanısı konulamıyor

A
A
A
Bu hastalığın tanısı konulamıyor

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde kadınların Endometriozis farkındalık etkinliği düzenlendi.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde kadınların Endometriozis farkındalık etkinliği düzenlendi. Hastalığın tanısının zor konulabildiğini; başka hastalıklarla karıştırılabildiğine dikkat çeken uzmanlar, hem toplumsal alanın korunması hem de doğurganlığın korunması açısından düzenli olarak muayene olmaları konusunda öneride bulundu.


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi’nde Endometriozis farkındalık etkinliği düzenlendi. Kadın Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim Akdemir, Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Engin Denizhan Demirkıran, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. İlhan Taşdöven tarafından katılımcılara tanısı çok zor konulan endometriozis hastalığı anlatıldı.


Hastalığın farkındalığına dikkat çeken Kadın Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Yeşim Akdemir, "Endometriozis kronik bir hastalık. Aslında normalde rahim içinde bulunması gereken dokuların, hücrelerin rahimin dışına doğru yerleşmesiyle beraber görülen kronik ağrılı bir kompleksli hastalık sendromu. Burada olan patoloji şu ki rahim içindeki dokular rahim dışına doğru tüplere, yumurtalıklara, bağırsak yüzeylerine, karın ve pelviks iç zarına ve o bölgedeki organlara yerleşip yapışıklıklara sebep olabiliyorlar. Bu da önümüzde bizim her ay adet zamanlarında kronik ağrılar, sancılı adet periyotlarına bunun dışında idrar yollarındaki sıkıntılara, bağırsak semptomlarına sebep olabiliyor. Çok sık aslında görülen bir hastalık. Baktığımız zaman genç kızlarda ve doğurganlık çağındaki kadınlarda yüzde 10 oranında görülebiliyor. Tüm dünyada yüzde 10’a yakın kadın bu hastalığın görüldüğünü biliyoruz. Fakat şöyle bir durum var ki bu hastalığın tanısı maalesef zor konuluyor. Semptomları atlanabiliyor. Bir hastanın Endometriozis semptomlarından başlamasından tanı konulmasına kadar geçen süre 10 seneye yakın alabiliyor. Bu konudaki farkındalığın artırılması amacıyla Mart ayında farkındalık ayı olarak belirlenmiş ve dünyada bu konuda çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Hastalarda en önemli şikayet pelvik ağrı, ağrılı adet dönemleri, ağrılı cinsel ilişki, çok önemli kısımda da gebe kalamama görüyoruz" dedi.



"Önlenebilen bir hastalık değil"


Sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme, fiziksel olarak aktif olunması gerektiğini söyleyen Akdemir, "Fakat burada dikkat edilmemesi gereken durum herhangi bir ağrılı semptomun atlanmadan kadın doğum uzmanına başvurulması. Bir gebe kalamama durumunda akla Endometriozis getirilmeli. Yüzde 50’ye yakın oranda Endometriozis saptıyoruz. Zamanında ve etkin muayene ve tedavi ile bu hastalığı tedavi etmek zorundayız. Çünkü bu kronik bir süreç. Kesin tedavisi olan bir hastalık değil. Yapışıklık durumu tüm karın içi dokularına yayılabilir. Bu hastalarda bağırsakların, idrar yollarının rahme yapışık olduğunu görüyoruz. Bu tür durumlar, yapışıklıklar çok şiddetli ağrılara sebep olabiliyor. Bu hastalarda cerrahi yöntemlerle bunları çözme zorunda kaldığımız zaman cerrahiler çok major cerrahiler olabiliyor. Komplikasyon oranları da diğer cerrahilere göre biraz daha fazla olabiliyor. Bu hastaların çok içinden çıkılamayan ağrı kompleks sendromları olabiliyor. Bu hastalar tekrarlayan depresyon ve anksiyate atakları geçirebiliyorlar. Hem toplumsal alanın korunması hem de doğurganlığın korunması açısından bu hastaların düzenli olarak muayene olmalarını öneriyoruz" diye konuştu.



"Tanıları net olarak konumladığında hastalar belli bir tedaviyi göremiyor"


Üroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Engin Denizhan Demirkıran, ürolojik açıdan değerlendirildiğinde idrar yollarının tutulma ihtimali olduğuna dikkat çekti. Hastalığın tanısının net olarak konulmadığında hastaların belli bir tedaviyi göremediğini söyleyen Demirkıran, "Mart ayı Endometriozis farkındalık ayı olarak tanımlanmış olduğu çok fazla hasta var ve bunlar tanı alamıyorlar. Kendi şikayetlerinin ne olduğunu tam olarak gösteremedikleri için tanıları net olarak konmadığı için belli bir tedaviyi göremiyor bu hastalar. Üroloji açısından multidisipliner olarak yaklaşımda Endometriozis hastalarında ilerlemiş Endometriozis de üriner sistemin yani idrar yollarının tutulma ihtimali de mevcut. Genellikle mesane tutuluyor. Daha düşük ihtimallere da üriter ve böbrek tutulumları görülebiliyor. Hastalarda idrar yollarında kanamalar, idrar yollarından gelen bu alana yansıyan ağrılar olabilir. Mutlaka geniş bir multidisipliner bir yaklaşımın yapılabileceği ileri seviye bir hastanede bu alanla ilgilenen hekimler tarafından değerlendirilerek birden çok branşın bir arada tedavi etmesini gerektiren ileri hastalıklar konusunda hastaların destek almalarını öneriyorum" diye ifade etti.



"Multidisipliner olarak yaklaşmak çok önemli"


Genel Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. İlhan Taşdöven ise kronik ağrı ile gelen hastalara farklı tanılarla yaklaşılabildiğini hatırlatarak şöyle dedi:


"Bu tür kronik ağrı ile gelen hastalar bazen atlanabiliyor. Tümör, hemoroid veya anal fistül şeklinde yaklaşılıp atlanabiliyor. Bu tür hastaların multidisipliner olarak yaklaşılmalı, kadın doğum ve üroloji ile ortak değerlendirilmek gerekiyor. Pelvik ağrısı olan hastaları. Bu tür hastalarda genellikle bağırsağı da tutup kanama yapabiliyor. Bu tür hastalarda kolonoskopi ile ayrıca tanıya gidilebiliyor. O yüzden bu tür hastalarda yaklaşım önemli. Kadın doğum ve üroloji ile ortak çalışıp hastalığın tanısını koymak multidisipliner olarak yaklaşmak çok önemli."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum DAGC’den İHA’ya 9 ödül Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti (DAGC), "Gazetecilik başarı ödülleri" sonuçlarını açıklandı, İHA’ya 9 ödül verildi. Doğu Anadolu Gazeteciler Cemiyeti’nin Doğu Anadolu Gazeteciler Federasyonu ile birlikte geleneksel olarak düzenlediği Gazetecilik Başarı Ödülü Yarışması’nda 2025 yılının başarılı gazetecileri belirlendi. Jüri; Erzurum, Erzincan, Kars, Iğdır, Ardahan, Ağrı, Bayburt, Elazığ, Malatya, Bingöl, Muş, Bitlis, Tunceli, Van ve Hakkari illeri ile ilçelerinde görev yapan yerel ve yaygın basın kuruluşlarından çok sayıda gazetecinin katıldığı yarışmada yaklaşık 200’ün üzerinde başvuruyu değerlendirdi. İHA’ya 9 ödül verildi DAGC’nin "Gazetecilik başarı ödülleri"nde İhlas Haber Ajansı’na 5 ödül geldi. İşte İHA’nın aldığı ödüller; 1-Ümit Kılıç Yaşam Haberi: Sebahattin Yum Iğdır-İHA "Valiye var gaziye yok" 2-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Merve Gökbakan Ağrı-İHA "Ağrı’dan dünyaya" 3-Sayıl Narmanlıoğlu Ekonomi Haberi: Olgun Yıldız Ardahan-İHA "Süt üreticileri düşük fiyattan şikayetçi" 4-Cemal Çelebi Yerel-Fotoğraf: Dursun Murat Aydın Erzurum-Oltu - İHA "Oltu" 5-Tevfik Akan Yaygın-Fotoğraf: Özkan Olcay Bitlis-İHA "Koyun sürüleri" 6-Durdemir Bilirdönmez TV Yaygın Haber: Öznur Demir Bayburt-İHA "Son tandır ustası" 7-Hüseyin Uray TV Haber Görüntü: Salih Akkuş Van-İHA "İnci Kefali" 8-Adnan Vangölü TV Görüntü (Spor):Mehmet Emin Kızılca İHA Erzurum "Vali Paraşütle uçtu 9-Sebahattin Yılmaz TV Görüntü-Drone: Işık Çapanoğlu Kars-İHA "Menderesler"
Bartın BARÜ’de alanında uzman isimler kadın futbolunda medyanın rolünü anlattı Bartın Üniversitesinin (BARÜ) Bilim Kafe etkinlikleri kapsamında düzenlediği panelde kadın futbolunun gelişimi ve medyadaki temsili alanında uzman isimler tarafından değerlendirildi. Bartın Üniversitesinde (BARÜ) spor ve medya alanında önemli isimleri bir araya getiren Bilim Kafe etkinliği düzenlendi. Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Cengiz Karaismailoğlu’nun katılımıyla gerçekleştirilen "Kadın Futbolu ve Medya Farkındalık Paneli"nde kadın futbolunun gelişiminde medyanın önemi vurgulandı. Programın moderatörlüğünü BARÜ Spor Bilimleri Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Gürkan Elçi yaptı. Panelde konuşmacı olarak gazeteci ve spor yorumcusu Lütfü Özel, Kadın Futbolcular Derneği Başkanı ve Kristal Ayaklar TV Programı Yapımcısı Bedri Akkerman ile Galatasaray Kadın Futbol Takımları İdari Menajeri Avukat Gülfem Kocaoğlu yer aldı. Gazeteci Özel, spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendirdi Türkiye’de spor gazeteciliğinin kadın futboluna yaklaşımını değerlendiren Lütfü Özel, "Gazetecilik artık boyut değiştiriyor. Spor da bunlardan biri. Biz gelişmeleri takip ediyoruz ancak bunları kamuoyuna doğru şekilde aktarmak ayrı bir sorumluluk. Artık yapay zekânın gelişmesiyle gazeteciliği de bakış açılarını da tanımlamakta zorluk çekiyoruz. Bir gazeteci olarak benim için merkez, haberdir. Değişmeyen tek şey haberdir, haberin özü neyse ona ulaşırız. Spor haberciliğinde de esas olan şey müsabakadır. Tüm spor branşları açısından değerlendirirsek 5N1K cevabı önemlidir, geri kalan her şey yorumdur. Kadın futbolu gazetelerde çok az yer buluyor. Haber değeri var ancak artık medya anlayışımız değişti." dedi. Bedri Akkerman: "Kadın futbolunu görünür kılmak için çalışıyoruz" Kadın futbolunun medyada görünür olması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Bedri Akkerman, "Kadın futbolunun Avrupa ve dünyada geliştiğini gördükten sonra biz de dijital bir dergi çıkarmak istedik. Bir marka oluşturduk ve şu anda kadın sporcuların başarılarını yazıyoruz. Kadın futbolunun hiçbir gazetenin spor sayfasında yer almadığını gördük. Bunun üzerine Kristal Ayaklar markasını oluşturduk ve 4 sezondur 170’in üzerinde program hazırlıyoruz. Kadın futbolcularımızı ön plana çıkarmak istiyoruz. Bu süreçte kadın futbolcuların haklarını savunan bir sivil toplum kuruluşunun olmadığını fark ettik ve Kadın Futbolcular Derneğini kurduk. Bu noktada çeşitli farkındalıklar oluşturmaya çalışıyoruz. Başarılar geldikçe ve ana akım medya bizi destekledikçe bu işi daha da büyütüp uluslararası alana taşıyacağımıza inanıyoruz" diye konuştu. Avukat Kocaoğlu, Galatasaray’ın kadın futboluna yönelik çalışmalarından bahsetti Gülfem Kocaoğlu ise kadın futbolunda kulüpleşme ve kurumsal yapılanma süreçlerini anlatarak "Futbol erkek işi olarak görülüyor ama bugün burada kadınları görmek beni gerçekten mutlu etti. Ben hukuk mezunu olduktan sonra spor hukuku alanına yöneldim çünkü sahanın içinde olmak istiyordum. O dönemde Galatasaray kadın futbol takımlarını kurmaya başlıyordu ve ben de gönüllü olarak bu sürece dâhil oldum. Takım kurulduktan üç yıl sonra şampiyon olduk ve Şampiyonlar Ligi’nde son 16’ya kalan ilk ve tek Türk takımı olmayı başardık. Belki basında çok fazla yer bulamadık ama bizim için çok büyük bir başarıydı. Kadınların da bu alanda başarılı olabileceğini göstermek için mücadele ediyoruz. Kadın futboluna yatırımlar arttıkça gelişimin de hızlanacağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Etkinlik, soru-cevap bölümünün ardından kadın futbolu alanındaki çalışmaların daha fazla desteklenmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.