- 21 Nisan 2023 Cuma 10:43

Zonguldak Protokolü bayramlaştı

A
A
A
Zonguldak Protokolü bayramlaştı

Zonguldak’ta protokol üyeleri Ramazan Bayramı dolayısıyla kutlama programında bir araya geldi.

Zonguldak’ta protokol üyeleri Ramazan Bayramı dolayısıyla kutlama programında bir araya geldi.


Ramazan Bayramı dolayısıyla protokol üyeleri Polisevi’nde bir araya geldi. Bayramlaşmanın ardından konuşmalar gerçekleştirildi.


Programda konuşan CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, “Bugün Ramazan Bayramının birinci günü. Bayram namazıyla başladığımız ziyaretlerimiz aile büyüklerimiz, çocuklarla buluştuk. Zonguldaklılar olarak bir araya geldiğimiz kıymetli bir gün. Birlik, beraberlik, sağlık, mutluluk ve huzur getirsin diyorum” dedi.


AK Parti Zonguldak Milletvekili Hamdi Uçar ise “Hepinizin bayramını tebrik ediyorum. Mübarek Ramazan ayı boyunca ibadetleri ve hayırları Rabbim kabul etsin. 27. Dönem milletvekili ve belki son defa milletvekili sıfatıyla konuşuyorum. Bu zamana kadar iktidar muhalefet bu şehir için çaba sarf ettik. Bir takım hassasiyetleri göz önünde bulundurarak şehrimize hizmet etmeye çalıştık. Umut ediyorum ki 5 yıllık dönem içinde hem yerel hem genelde vatandaşımıza çok güzel hizmetlerin verildiğini düşünüyorum. Bundan sonra sivil bir vatandaş olarak da bu hizmetleri yapmaya devam edeceğiz” diye konuştu.


AK Parti Zonguldak Milletvekili Ahmet Çolakoğlu da “Ramazan öncesi Türkiye’nin 11 ilinde büyük felaket yaşadık. Allah onlara sabırlar versin. vefat edenlere de rahmet eylesin. Dün itibariyle devletimizin bürün kurumları ve Cumhurbaşkanımız Zonguldak’a değer kattı. Sadece Zonguldak’a değil bu yatırımlar Türkiye’ye hayırlı olsun” dedi.


Zonguldak Valisi Mustafa Tutulmaz’ın Hatay’a görevlendirilmesi nedeniyle programda konuşan Zonguldak Vali Vekili Turgut Subaşı, “zonguldak valiliğimizin düzenlemiş olduğu bayramlaşma programına hoşgeldiniz. Sayın Valimiz Mustafa Tutulmaz bakanlığımızın görevlendirmesiyle Hatay Dörtyol’da olduğundan burada bulunamadı. Onun selamlarını iletiyorum. Rahmet ve bereket mağfiret ayı. Bayramla mükafatlandırıldığımız özel bir gün. 6 Şubat’ta meydana gelen deprem dolayısıyla Zonguldak valiliği koordinesiyle ayni, nakdi, iş makinesi, iş gücü olarak Zonguldak adından söz ettirdi. Teşekkürlerimi bir borç biliyorum. Bayram neşe demek, insan ilişkilerinin gelişmesi demek. Bayramlar kültürümüzün nesillerden nesillere aktarılmasını sağlayan müstesna günlerdendir” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Cumalıkızık UNESCO Dünya Mirası Alanı Değerlendirme Toplantısı gerçekleştirildi Bursa’da Cumalıkızık’ın UNESCO Dünya Mirası kimliğinin korunması, sürdürülebilir yönetim anlayışının güçlendirilmesi ve geleceğe taşınmasına yönelik kapsamlı bir değerlendirme toplantısı Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Bursa UNESCO Derneği Cumalıkızık Çalışma Gurubu tarafından organize edilen toplantıya yerel yöneticiler, akademisyenler, Bursa alan başkanı ve ekibi, sivil toplum kuruluşları, köy temsilcileri ve koruma uzmanları katıldı. Gündemde tarihi dokunun korunması, restorasyon süreçleri, artan ziyaretçi yoğunluğunun oluşturduğu baskılar, yangın ve afet riskleri, altyapı ihtiyaçları ile yerel halkın sürece aktif katılımı yer aldı. Toplantıda Cumalıkızık’ın yalnızca turistik bir destinasyon değil, yaşayan bir kültürel miras alanı olduğu vurgulandı. Katılımcılar, UNESCO Dünya Mirası unvanının korunabilmesi için koruma-kullanma dengesinin hassasiyetle yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Ziyaretçi yoğunluğu kritik boyutta Geçen yıl bir günde yaklaşık 34 bin kişinin Cumalıkızık’ı ziyaret ettiği belirtilen toplantıda, bu yoğunluğun Bursaspor maç günlerindeki stadyum kalabalığıyla kıyaslanabileceği ifade edildi. Uzmanlar, kontrolsüz yoğunluğun tarihi doku üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu belirterek sürdürülebilir turizm politikalarının geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Toplantıda yeterli sağlık altyapısının olmadığı, acil tahliye planlarının eksik olduğu, güvenlik ve yönlendirme sistemlerinin yetersiz kaldığı, ziyaretçi yönetiminin profesyonel şekilde yapılmadığı ifade edildi. Yapı stoğu ve restorasyon durumu endişe verici Köyde yapılan güncel yapı tespitine göre: Toplam 259 ev bulunuyor, 168’i tarihi yapı niteliğinde, 76’sı betonarme, 21’i tamamen yıkılmış, 17’si harabe ve tehlike arz eder durumda. Toplam 38 yapı oturulamaz durumda Dikkat çeken bir tespit ise kamu ve STK yapılarının neredeyse tamamı restore edilmişken, köy halkına ait tarihi evlerin yaklaşık yüzde 78’inin hâlâ restore edilmemiş olması. Köy halkının kendi imkanlarıyla restore ettiği ev sayısı yalnızca 19 olarak açıklandı. Toplamda 113 evin restorasyon beklediği, harabe durumdakilerle birlikte yaklaşık 151 yapının müdahale gerektirdiği belirtildi. "Koruma yükü köylünün üzerinde kaldı" Köydeki tarihi evlerin yaklaşık yüzde 70’inde usulüne uygun olmayan müdahaleler bulunduğu ancak bunun yalnızca "köylünün bilinçsizliği" ile açıklanamayacağı vurgulandı. Restorasyon desteğinin sınırlı kaldığı, köy halkının büyük kısmının yıllardır sıra beklediği ifade edildi. "Benim evim neden restore edilmiyor, komşumun benden ne farkı var?" düşüncesinin yaygınlaştığı belirtilirken, koruma yükünün köylü üzerinde kaldığı eleştirisi yapıldı. Toplantıda dikkat çeken bir eleştiri de önceliklerin yanlış belirlenmesine yönelik oldu. Yoğun ziyaretçi baskısı ve otopark ihtiyacı sürerken yeni piknik alanı yapılmasının yanlış öncelik olduğu ifade edildi. UNESCO alanı çevresinde turistik yükü artıracak projeler yerine altyapı ve koruma önceliği olması gerektiği vurgulandı. "Bir Günde 50 Bin Kişiye Hediyelik Eşya Üretebilecek Bir Köy Değiliz" Konuşmalarda "Bir günde 50 bin kişiye hediyelik eşya üretebilecek bir köy değiliz" sözüyle mevcut turizm baskısının gerçekçi olmadığı ifade edildi. Köy ekonomisinin ve yaşam kapasitesinin ziyaretçi yoğunluğuna göre yeniden planlanması gerektiği belirtildi. Uluslararası iş birlikleri ve tanıtım Toplantıda Safranbolu ve Avrupa’daki örnek miras alanlarıyla iş birliği geliştirilmesi, uluslararası uzmanlarla ortak çalışmalar yapılması, İngilizce tanıtım materyalleri hazırlanması ve Cumalıkızık’a özel belgesel projelerinin hayata geçirilmesi yönünde öneriler paylaşıldı. Avrupa’daki bazı UNESCO köylerinin mimariyi korumak için geliştirdiği yenilikçi yöntemlerden örnekler verilirken, amaçlarının bu örneklerden öğrenmek ve Cumalıkızık’a uygun modeller geliştirmek olduğu ifade edildi. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmalı" Toplantıda geleneksel üretim kültürünün, kadın emeğinin ve kırsal yaşam kimliğinin korunmasının UNESCO sürecinin temel parçalarından biri olduğu vurgulandı. "Köyün belleği, kadın emeği ve yaşayan kültürü korunmadan yalnızca fiziksel restorasyon yeterli olmaz" görüşü öne çıktı. Boş duran kamu yapılarının kadın üretim merkezi, sağlık destek noktası, ziyaretçi ağırlama alanı ve kültürel buluşma merkezi olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi. "UNESCO unvanı sınırsız turizm değildir" UNESCO uzmanlarının geçmişte yaptığı "Sınırsız turist kabul edilemez" uyarısı hatırlatılırken, 34-50 bin kişinin bir günde gelmesinin başarı gibi sunulmaması gerektiği vurgulandı. Kontrollü ziyaretçi sistemi, rezervasyon ve zaman planlaması, kapasite yönetimi, yönlendirilmiş turizm modeli uygulanması gerektiği belirtildi. "Cumalıkızık dışarıdan gelen baskıyla yok olabilir" Toplantıdaki en önemli uyarılardan biri de Cumalıkızık’ın içeriden değil, dışarıdan gelen baskıyla yok olabileceği yönündeydi. Bursa’nın aşırı büyümesi, kent baskısının köylere dayanması, çevre yapılaşmalarının artması, rant baskısı, tarım alanlarının sanayiye dönüşmesi ve doğal alanların kaybedilmesi başlıca kaygılar olarak sıralandı. Ortak akıl vurgusu Toplantı sonunda katılımcılar, Cumalıkızık’ın geleceğinin ancak kurumlar, uzmanlar ve köy halkının ortak hareket etmesiyle sürdürülebilir şekilde korunabileceği görüşünde birleşti. Ortak akıl, şeffaf iletişim ve katılımcı yönetim anlayışının güçlendirilmesi yönünde çalışmaların devam edeceği belirtildi. "Bu mesele siyaset üstüdür. Amaç çocuklara doğru korunmuş bir miras bırakmaktır" görüşü toplantıya damga vuran mesajlardan biri oldu.