YEREL HABERLER - 02 Mart 2012 Cuma 10:30

REKTÖR PROF. DR. MAHMUT ÖZER`DEN 3 MART MESAJI

A
A
A
REKTÖR PROF. DR. MAHMUT ÖZER`DEN 3 MART MESAJI

ZKÜ Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, 3 Mart 1992 yılında grizu patlamasında ölen maden işçilerini andı.
Zonguldak Karaelmas Üniversitesi (ZKÜ) Rektörü Prof. Dr. Mahmut Özer, 3 Mart 1992 yılında TTK Kozlu Müessesesi’nde meydana gelen grizu patlamasında ölen 263 maden işçisini andı. Özer, “3 Mart 1992 tarihinde Türkiye Taşkömürü Kurumu Kozlu Taşkömürü İşletme Müessese Müdürlüğü’ne bağlı maden ocağında meydana gelen ve 263 maden işçimizin yaşamını yitirdiği grizu patlaması, ülkemizde yaşanan en acı maden kazalarından biri olmuştur. Böylesine yürek yakan sonuçların bir daha yaşanmaması amacıyla alınması gereken önlemleri gündeme getirmesi açısından bugün, ayrıca anlamlı ve önemlidir. Tam 263 canımızı yitirdiğimiz 3 Mart 1992 günü yaşananlar hiçbir zaman unutulmamalı, dünyanın en zorlu işlerinden birini yapan maden işçilerimizin iş kazalarına karşı korunması için her türlü önlem alınmalıdır. Kozlu’daki maden ocağında meydana gelen grizu faciasında hayatını kaybeden maden işçilerimizi ve ülkelerine hizmet ederken şehit olan tüm maden emekçilerini minnet ve rahmetle anıyor, aziz hatıralarının önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir, Gazze ile kardeş kent olacak İzmir Büyükşehir Belediyesi Haziran ayı meclis toplantılarının üçüncü oturumu Çeşme Kalesi’nde yapıldı. İzmir’in Filistin’in Gazze kenti ile kardeş kent olma önergesiyle ilgili konuşan Başkan Dr. Cemil Tugay, “Savaş bittiği zaman, oradaki tahribatı onarmak için İzmir Büyükşehir Belediyesi, meclisimiz, tüm ilçelerimizle alabildiğimiz en fazla sorumluluğu alacağız. Ben oraya gitmeye talibim. Bugün de izin verseler gitmeye hazırım. Barışı sağlamak adına atabildiğimiz tüm adımları atmaya hazırız” dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi her ay bir oturumun farklı bir ilçede yapılma kararı sonrası Çeşme’de toplandı. Geçen ay Torbalı’da düzenlenen, bu ay ise Çeşme Kalesi’nde yapılan meclis oturumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın ev sahipliğinde gerçekleşti. “Ben oraya gitmeye talibim” Mecliste ilk olarak İzmir’in Filistin’in Gazze kenti ile kardeş kent olma önergesi gündeme geldi ve oy birliği ile kabul edildi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, “Bu aldığımız karar şu anlama geliyor; orada savaş bittiğinde, biz oraya gidebildiğimiz zaman, orada savaşın oluşturduğu tahribatı onarmak, travma geçirmiş insanların yanında olmak adına İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm meclisimiz, tüm ilçelerimizle alabildiğimiz en fazla sorumluluğu alacağız. Ben oraya gitmeye talibim. Bugün de izin verseler gitmeye hazırım. Özellikle çocukların, masum sivil halkın askeri zulüm altında ezilmesi, hiçbirimizin vicdanının kabul ettiği bir şey değil. Barışı sağlamak adına atabildiğimiz tüm adımları atmaya hazırız” diye konuştu. “Ücretsiz binmeye karar veremezsiniz diyorlar” Toplu ulaşımda ilk binişten itibaren 90 dakika süresince ücretsiz aktarma yapılmasına imkan tanıyacak sisteme ilişkin teklifin Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nde (UKOME) ikinci kez reddedilmesi hakkında konuşan Başkan Tugay, “90 dakika, İzmir’de zaten var olan bir uygulamaydı. UKOME toplantısında ‘4736 sayılı kanunun birinci maddesine aykırıdır’ demişler. Gerekçe bu. Bu madde, bu kanun kimin toplu ulaşım araçlarına ücretsiz bineceğini belirliyor. ‘Siz ücretsiz binmeye karar veremezsiniz’ diyorlar. Oysa biz ücretsiz binişten bahsetmiyoruz. Birbirini tamamlayan aktarmalı binişlerde ilk biletten sonra ikinci ödemenin yapılmamasından bahsediyoruz” ifadelerine yer verdi. “Jandarma 90 dakikaya hangi nedenle karşı çıkabilir?” UKOME’de 90 dakika uygulamasına ret oyu verilmesini eleştiren Başkan Tugay, “Bugün ret oyu verenlerden biri Jandarma Genel Komutanlığı’nın temsilcisi. 90 dakikaya hangi nedenle karşı çıkabilir ki? Devletin temsilcileri oraya karar almak üzere gelmişler, gerekçe olarak belediye ücretsiz binişi yapamaz, karar alamaz diyor. Biz ücretsiz biniş değil diyoruz. Daha önceden bilgi verilmedi diyor, bilgi verildi. Görünen o ki siyasi olarak belediyenin bu kararı almış olmasını uygun bulmuyorsunuz. Ama insanların ikinci binişlerde para vermesine sebep olduğunuz bir karardır bu. Bu karardan etkilenen insanlar sadece CHP’ye oy vermiş insanlar değildir, AK Parti’ye oy vermiş insanlara da uyguluyorsunuz. Biz UKOME’ye yine bu kararı getireceğiz. Onaylanması için gücünüz olduğuna inanıyorum. İzmir’de uygulanmış, denenmiş, ne olduğu belli bir uygulama. Lütfen bu işi siyasileştirmeyin. Bunu halkımız istiyor, bizim de bu kararı almamız gerekiyor. Buna engel olmanız üzücüdür” şeklinde konuştu. “Kimseye düşmanlığımız yok” İşten çıkarmalarla ilgili olarak da konuşan Başkan Tugay, “3 ayda 2 bin kişi işe alınmış. İZSU’nun bütçesinde personel payı yüzde 64 olmuş, su paralarından herkes şikâyet ediyor. Bu arkadaşlar son 1 ayda, 1 haftada işe alınmışlar. 2 bine yakın kişi işe alınmış, biz sadece 200 kişiyi işten çıkardık. Bu arkadaşlarımızın mahkemeye başvurma yolu açıktır. Bu arkadaşlarımıza karşı hiçbir düşmanlığımız yok. Ancak 4,5 milyon İzmirliye hizmet edecek belediyeyi yönetirken belediyenin hakkını, hukukunu savunmak zorundayız. Benim görevim insanlarımıza en iyi hizmeti sağlamak. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne hep beraber sahip çıkalım, daha iyi hizmet vermesi için hepimiz katkıda bulunalım. İzmir’in buna ihtiyacı var” cümlelerini aktardı. “Memur maaşlarını SDT’ye muhtaç olmayacak şekilde yükseltin” Belediyede örgütlü memur sendikası ile Sosyal Denge Tazminatı nedeniyle yaşanan anlaşmazlığa dair de konuşan Başkan Tugay, “Verdiğimiz miktarı neden vermek istemeyelim ama Sayıştay ’Bundan sonra yaparsanız suç duyurusunda bulunulacak, bu bir suçtur’ diye ağır bir ifadeyle yazmış. Ben bir çağrıda bulunuyorum, lütfen memur maaşlarını Sosyal Denge Tazminatına muhtaç olmayacak şekilde yükseltin, hükümet yapsın bunu” açıklamalarında bulundu. İZBETON konusu gündeme geldi İZBETON’un mali durumu hakkında sorulan soruları yanıtlayan Başkan Tugay, incelenmesi için bir heyet görevlendirdiğini ifade etti. Tugay, “Bugün İZBETON’a bayramlaşmaya gittik, orada iç denetim yapan arkadaşlarımla beraberdik. Çalışmaya devam ettiklerini söylediler. Arkadaşlarımız orada geçmiş döneme dair çok titiz bir inceleme yapıyorlar. Her şeyden önce biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız, İzmirliyiz. Dürüstlük, ahlak bizim için çok önemli değerler. Üzerimize düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz” diye belirtti.
Denizli Fırtına pazarın altını üstüne getirdi Denizli’nin Bozkurt ilçesinde etkili olan şiddetli fırtına, semt pazarının altını üstüne getirdi. Satışa sunulan ürünlerin bir birine girdiği pazaryerinde, esnaflar zor anlar yaşadı. Meteorolojinin günler öncesinden Denizli için uyarı verdiği şiddetli fırtına, kent genelinde günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Acıpayam, Babadağ, Çal, Honaz, Kale, Pamukkale ve Tavas ilçelerinde meydana gelen orman yangınlarına müdahaleyi güçleştirerek, alevlerin geniş bir alana yayılmasına neden olan fırtına, Bozkurt ilçesinde ise semt pazarını vurdu. Zaman zaman saatteki hızı 70 kilometreyi bulunan fırtına, Bozkurt ilçesinin merkezi noktası olan Çarşı Meydanında kurulan semt pazarında tezgah açan pazarcı esnaflara zor anlar yaşattı. İlk önce esnafın güneşten korunmak için astığı çadırları yerinden söken şiddetli rüzgar, sonrasında ise tezgah ve stantlardaki ürünleri sağa sola savurdu. Alışveriş için pazara gelen vatandaşlar, havada uçan eşyalardan kendisini korumaya çalıştı. Bir anda satışa sunulan ürünlerin birbirine girdiği pazaryerinde tezgah açan esnaflar, kendi ürünlerini ayıklayabilmek için büyük çaba harcadı. Bozkurt pazaryerinde fırtınanın neden olduğu karmaşa ve panik anları ise bir vatandaşın cep telefonu kamerası kayıtlarına saniye saniye yansırı. Görüntülerde kaçışan vatandaşlar, uçuşan eşyalar ve devrilen çadırlar yer aldı.