ASAYİŞ - 04 Mart 2025 Salı 13:40

12 yaşındaki çocuğun iki sayfalık mektubu cinsel tacizi ortaya çıkardı

A
A
A
12 yaşındaki çocuğun iki sayfalık mektubu cinsel tacizi ortaya çıkardı

Zonguldak'ta 12 yaşındaki kız çocuğunun öğretmenine verdiği iki sayfalık mektupta 6 yıl boyunca eniştesi tarafından cinsel tacize uğradığı ortaya çıktı. Gözaltına alınan enişte, adli kontrol ile serbest bırakıldı.

Karadeniz Ereğli ilçesinde 12 yaşındaki M.D. isimli kız çocuğu rehberlik öğretmeninin yanına giderek başından geçen olayları anlatmak istediğini söyledi. Öğretmen ise M.D.'ye başından geçen olayları kendi el yazısıyla yazarak vermesini istedi.
Küçük çocuğun yaşadıklarını öğrenince ilçedeki polis merkezine giden öğretmen, durumu polis ekiplerine haber verdi. Polis merkezinden aranınca çocuklarının yanına giden aile cinsel taciz iddialarını duyunca hayatının şokunu yaşadı.
Enişte K.K., suçlamalar üzerine İstanbul'da gözaltına alındı. Nöbetçi savcılığa çıkartılan K.K., suçlamaları reddetti. Adli kontrolle serbest bırakılan K.K.'nın, ailenin okul yönetimine ulaşması üzerine iş akdinin feshedildiği öğrenildi.
İhlas Haber Ajansı'na konuşan M.D.'nin babası V.D., "Bizim bu olayı duymamız sağolsun rehberlik öğretmenimizin sayesinde gerçekleşti. Çocuğumuz geçen gün okulda direk öğretmeninin yanına gidiyor. Öğretmeni de sağolsun hiçbir problem yaşamadan kızımın kendi kalemiyle yazarak kendi el yazısıyla iki sayfa dolusu başından geçen olayları tek tek yazmasını istiyor. Çocuğumuz da başından geçenleri yazıyor. Öğretmen elindeki ifadelerle birlikte Karadeniz Ereğli polis karakoluna gidiyor. Polis karakoluna giderek durumu izah ediyor"
Polis merkezinden arandıklarında durumdan haberdar olduklarını anlatan V.D., "Eniştesi tarafından 8 yaşından beri tacize uğradığını söyledi. Ben o ilk anda ne olduğunu bile anlamadım. Tekrar sordum. Rehberlik öğretmeni beni fazlasıyla aydınlattı" diye konuştu.

"Sürekli evimize gelen insanla ilgili böyle bir şey duymak kafayı yedirdi"

Evlerinde misafir ettikleri K.K. tarafından böyle bir şeyin yapılabileceğinin akıllarına bile gelmediğini söyleyen V.D., "Sürekli evimize gelen bir insanla ilgili böyle bir şey duymak, olduğunu düşünmek bile bize ilk başta kafayı yedirmişti. Eşim de ben de çocuğumuzun yazdıklarını okuduktan sonra bir şey düşünemez hale geldik" ifadelerine yer verdi.

12 yaşındaki kızı M.D.'nin uzman eşliğinde ifade verdiğini de anlatan V.D., "Savcı bey ifadesi alındığında tekrarında bir daha ifade aldı. Kafasında soru işareti olmaması için. Tutuklanması için sevk etti. Ama baktığımızda İstanbul'da bu kişi adli kontrol ve yurt dışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmış. Biz hemen buna itiraz ettik" dedi.

"Ailenizden birisi, şüphelenmiyorsunuz çünkü yakıştıramıyorsunuz"

Kızı M.D.'nin eniştesi K.K. tarafından ormanlık alana götürüldüğünü ifadelerinden öğrendiklerini söyleyen baba V.D., "Alaplı'da OSB'nin orada çalılık ormanlık alan varmış. Söylediği tarihlerde oraya götürdüğünü söylüyor. Ben ve eşim çalışıyorduk. Çocuklarım da anneannede kalıyor. Bu şahıs da sürekli İstanbul'dan ziyarete geliyor. Çocuklar anneannede kaldıkları için yakınlaşması çok kolay. Dışarıya alışveriş merkezine götürebiliyor. Çünkü şüphelenmiyorsunuz, ailenizdeki bir insan. Sürekli oturup kalktığınız, yediğiniz içtiğiniz, gezdiğiniz bir insan. Çünkü yakıştıramıyorsunuz, şüphelenmiyorsunuz ama nereden bileceksiniz ki insanın içinde kanı bozukluk olduğunu" şeklinde konuştu.

"İstediği gibi gemisini yüzdürebiliyormuş"

Geçen yıl bir aile yakınlarını kaybettiklerinde cenaze için bir araya gelindiğini anlatan V.D., "Çocuk bu tarihlerde cenaze olduğu dönemde bile oraya gittiğini söylüyor. Benim çocuğum bu kadar detaylı tarih veremez. İstediği gibi gemisini yüzdürebiliyormuş. Çünkü serbestti, rahat hareket edebiliyordu. Kendi çevresindeki insanlar da çocuk istismarcısı olduğunu bildiği halde sesini çıkartmamışlar" diye tepki gösterdi.

Kızı M.D.'den önce yakın akrabaları olan 23 yaşındaki K.D. ile 25 yaşındaki ablası İ.A.'nın K.K.'nın tacizine maruz kaldığını öne süren V.D., "Kendileri şu anda Gebze'de yaşıyor. Bu olay bilindiği halde yıllarca gün yüzüne çıkartılmadı. Neden çıkarılmak istenmedi onu da kendileri biliyor. Çünkü bu durumu ben ve eşim de bilmiyorduk. Ama bizden hariç bazı insanlar biliyormuş" dedi.

"Tutuklanmasını istiyorum"

K.K.'nın tutuklanmasını isteyen baba V.D., "Sonuna kadar tutuklanmasını istiyorum. Savcı değilim, hakim değilim. Ne ceza verilir bilmiyorum. İnsanlara anlattığın zaman hikaye geliyor. İnsanlara artık güven diye bir şey kalmadı" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’ta "Kadınlar Satranç İl Birinciliği Turnuvası" tamamlandı Türkiye Kadınlar Şampiyonası Satranç Kars İl Birinciliği Turnuvası, nefesleri kesti. Bir birinden çekişmeli karşılaşmaları ev sahipliği yapan turnuvanın şampiyonları da belli oldu. 14-15 Mart 2026 tarihlerinde Kars Mihralibey Ortaokulu’nda 15 kadın sporcunun katılımıyla düzenlenen turnuva, 2 gün boyunca heyecan ve çekişmeye sahne oldu. Satranç severlerin ilgiyle takip ettiği organizasyon, tek kategori üzerinden toplam 6 tur şeklinde oynandı. Sporcular, 2 gün boyunca strateji, sabır ve zekalarını ortaya koyarak dereceye girebilmek için kıyasıya mücadele etti. Turnuva boyunca ortaya konan mücadele, satrancın düşünce gücünü ve sporcuların disiplinini bir kez daha gözler önüne serdi. Turnuva sonunda başarılı sporcular için ödül töreni düzenlendi. Dereceye giren ilk beş sporcuya madalya, ilk üç sporcuya ise kupa takdim edildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda turnuvada Bahar Ece Atakişi 1’inci, Semra Dişkaya 2’inci, Tazegül Tuanna Torunoğulları 3’üncü oldu. Turnuvada Emine Atakişi 4’üncü ve Sedef Nur Yıldızlı ise 5’inciliği elde ederek önemli bir başarıya imza attı. Organizasyon yetkilileri, kadın sporcuların satranç alanındaki başarılarının ve katılımlarının her geçen yıl arttığını belirterek bu tür turnuvaların genç sporcuların gelişimine önemli katkı sağladığını ifade etti. Ayrıca turnuvaya katılan tüm sporcular tebrik edilerek başarılarının devamı dilendi. Kars’ta düzenlenen turnuva, hem kadın sporcuların satranç sporuna olan ilgisini artırması, hem de yeni yeteneklerin ortaya çıkmasına katkı sağlaması açısından önemli bir etkinlik olarak değerlendirildi.
Kastamonu Trafik kazasında hayatını kaybeden vatandaşın organları umut oldu Kastamonu’da trafik kazası sonucu ağır yaralanarak tedavi altına alınan ve beyin ölümü gerçekleşen bir vatandaşın organları, ailesinin aldığı bağış kararıyla nakil bekleyen hastalara nakledildi. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu’da trafik kazası sonucu ağır yaralanan R.K., Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi yoğun bakım servisinde tedavi altına alındı. Hastanın yapılan tüm tıbbi müdahalelere rağmen 14 Mart tarihinde beyin ölümü gerçekleşti. Hastanın yakınlarının organ bağışına onay vermesiyle organ nakli süreci başlatıldı. Ankara Bölge Koordinasyon Merkezi ile Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi Organ ve Doku Nakli Koordinatörlüğü koordinesinde, Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden gelen uzman ekip tarafından organ alım operasyonu gerçekleştirildi. Yapılan operasyonun ardından alınan kalp, uygun alıcıya nakledilmek üzere uçak ambulansla gönderilirken, karaciğer ve böbrek ise kara ambulansı ile ilgili nakil merkezlerine sevk edildi. Yetkililer, organ bağışının bir bağışçı sayesinde birden fazla hastaya yaşam umudu olabildiğine dikkat çekerek, bu anlamlı süreçte emeği geçen sağlık çalışanlarına ve koordinasyon ekiplerine teşekkür etti. Ayrıca zor bir zamanda organ bağışı kararı alan merhumun ailesine duyarlılıkları nedeniyle şükran sunulurken, hayatını kaybeden vatandaşa Allah’tan rahmet, ailesi ve yakınlarına başsağlığı dilendi.