GÜNDEM - 04 Aralık 2024 Çarşamba 09:55

4 Aralık’ta Zonguldak’tan mesaj verdiler; "Madencilik, yürek ve cesaret ister"

A
A
A
4 Aralık’ta Zonguldak’tan mesaj verdiler; "Madencilik, yürek ve cesaret ister"

Zonguldak’ta maden işçileri Dünya Madenciler Günü dolayısıyla bir araya gelerek hayatlarını kaybeden meslektaşlarını anarak dualar etti. Madencilere hitap eden Türkiye Taşkömürü Kurumu genel Müdürü Muharrem Kiraz, " Çıkartacağımız her bir ton kömüre ülkemizin ihtiyacı var. Bu bilinç ve şuurla çalıştığımızı biliyorum" dedi.


Zonguldak’ta 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla Türkiye Taşkömürü Kurumu’na ait Üzülmez Müessese Müdürlüğü’nde program düzenlendi. Programda Kur’an-ı Kerim okunarak hayatını kaybeden madenciler anıldı. 08.00-16.00 vardiyasında görevli maden işçileri ile gece vardiyasından çıkan işçilerin yanı sıra TTK Genel Müdürü Muharrem Kiraz, sendika temsilcileri, siyasi parti temsilcileri de programa katıldı.


Türkiye Taşkömürü Kurumu Genel Müdürü Muharrem Kiraz madencilere hitaben yaptığı konuşmada "4 Aralık Dünya Madenciler Gününüzü kutluyorum. Hepinize kazasız belasız bir verimli ve huzurlu çalışmalar diliyorum. Hepimizin de bildiği gibi ülkemiz enerji konusunda dışa bağımlı. Çıkartacağımız her bir ton kömüre ülkemizin ihtiyacı var. Bu bilinç ve şuurla çalıştığımızı biliyorum. Bu şekilde çalışarak verimli bir şekilde iş sağlığı ve güvenliğine dikkat ederek Yer altından çıkan en değerli madenin insan olduğu bilinç ve şuuruyla çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Bugüne kadar yer altındaki çalışmalarda yer üstündeki çalışmalarda ve ülkemizin bugünlere gelmesinde canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Ayrıca bakanımızın da sizlere selamları ve saygıları var. 4 Aralık Dünya Madenciler Günü’nüzü kutluyor. Hepinize başarılı çalışmalar diliyorum. Allah’a emanet olun" dedi.


Yapılan duaların ardından madencilere ikramlarda bulunuldu.



"Madencilik zorlu bir zanaat"


60 yaşındaki 37 yıllık maden işçisi Sefer Bayrak, madenciliğin zorlu bir zanaat olduğunu, aynı zamanda ülke ekonomisine katkı sağladıklarını ifade ederek, "Rahmetli olan madencilerimizin hepsine Allah rahmet eylesin. Madencilik gerçekten zorlu bir zanaat. Maden ocağında herhangi birimize bir şey olsa birbirimize hemen müdahale etmek zorundayız. Hayatımızı burada harcadık. Çoluk çocuğumuzun nafakasını kazanmak için onların vatana millete hayırlı bir evlat olması için burada mücadele ettik. Zor şartlarda 37 senemizi verdik. Çoluk çocuğumuz daha iyi şartlarda yaşasın vatanımıza hayırlı nesil yetiştirmek için mücadele ettik" diye konuştu.


Madencilik mesleğinin diğer meslekten farklı olduğunu ifade eden Bayrak, "Oradaki kömürü alırken tavan ister istemez göçme oluyor. Dikkatli olunmazsa kazalar meydana geliyor. Ailemizle, arkadaşlarımızla ’Allah kazasız belasız çalışmak nasip etsin’ temennileri ile vedalaşıyoruz. Bu telkinlerde bulunuyoruz" diye konuştu.



"Madencilik; yürek isteyen korkusuz bir meslek"


15 yıllık maden işçisi 40 yaşındaki Ferhan Ay da Asrın Felaketi ’nin yaşandığı 11 ili etkileyen depremlerde can kurtardıklarını hatırlatarak, "Bütün madencilerimizin gününü kutluyorum. Hayırlara vesile olmasını istiyorum. (Deprem bölgesi) Anlatılmaz yaşanması lazım. Orası bir cehennem yeri gibiydi. Çok zorluklarla mücadele ettik. Bütün madenci kardeşlerimiz canla başla çalıştık. Elimizden gelen herşeyi yaptık. Madencilik korkusuz bir meslek. Yürek isteyen bir meslek. Nerede ne zaman bir ihtiyaç olsa koşarız. Her daim her zaman hazırız" ifadelerine yer verdi.


İşçiler, yapılan duaların ardından çalışmak için yerin metrelerce altına indi.



4 Aralık’ta Zonguldak’tan mesaj verdiler; "Madencilik, yürek ve cesaret ister"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Anadolunun ilk medreselerinden 869 yıllık Yağıbasan Medresesi zamana direniyor Tokat’ın Niksar ilçesindeki 9 asırlık Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun ilk medreselerinden biri ve "ilk tıp eğitimi verilen yapılardan" biri olarak mimarisi ve tarihiyle dikkat çekiyor. Niksar ilçesinde bulunan tarihi Yağıbasan Medresesi, Anadolu’nun en eski eğitim yapılarından biri olarak asırlara meydan okuyor. Mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü’ne ait olan medrese, 1157 yılında Danişmendli Beyliği Emiri Nizameddin Yağıbasan tarafından inşa ettirildi. Danişmendli mimari geleneğinin önemli örneklerinden biri olan yapı, dönemin medrese planına uygun olarak tek katlı şekilde inşa edildi. Girişin karşısında ve sağında yer alan iki eyvanlı planıyla dikkat çeken medrese, mimari özellikleriyle de öne çıkıyor. Yapının avlusu, sekizgen kasnak üzerine oturtulan ve tromplarla taşınan yarım kubbe ile örtülerek dönemin mühendislik anlayışını günümüze taşıyor. Yüzyıllar boyunca ayakta kalmayı başaran medrese, hem tarihi dokusu hem de kültürel mirasıyla ziyaretçilerini adeta geçmişe yolculuğa çıkarıyor. Anadolu’nun ilk medreselerinden birisi Medrese hakkında bilgiler veren Alper Yılmaz, "Arkamda görmüş olduğunuz medrese Nizamattin Yağıbaban medresesidir. Kişinin kendi ismini vermiş olduğu Anadolu’nun ilk medreselerden bir tanesidir. Sekizgen köşeli yapılı kubbeye sahiptir. Kubbe üzeri açıktır. Türkiye’nin ilk tıp üniversitesidir. Yan tarafında kale komutanlığının kendi mezarı ölen türbesi vardır" dedi.
Ankara AİLEM İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağladı İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, işitme engelli vatandaşların kamu, özel sektör ve sosyal hayattaki iletişim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla hayata geçirdikleri İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) aracılığıyla bugüne kadar 268 bin 719 çağrıya tercüme desteği sağlandığını bildirdi. Bakan Göktaş yaptığı açıklamada, yüzde yüz erişilebilirlik hedefiyle engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıracak dijital dönüşüm çalışmalarına hız verdiklerini belirtti. İşitme engelli bireylerin iletişim engellerini kaldırmak için projeler yürüttüklerini kaydeden Göktaş, AİLEM uygulamasının bu alanda önemli bir rol üstlendiğini vurguladı. Vatandaşların, kamuda, özel sektörde ve sosyal hayatlarında iletişim ihtiyaçlarını karşılayabilmek için kurdukları AİLEM’in Türk işaret dilini kullanan vatandaşlar için ortak bir iletişim noktası haline geldiğini ifade eden Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "İşitme Engelliler Engelsiz İletişim Merkezi (AİLEM) bugün 51 bin 932 kullanıcı tarafından aktif olarak kullanılıyor. Alışverişten aile içi iletişime, öğretmen-veli görüşmesinden hasta-doktor iletişimine kadar birçok konuda günde ortalama 150 çağrıya çeviri hizmeti sağlıyoruz. 3 yıldır hizmet veren merkezimizde bugüne kadar Türk İşaret Dili çevirmenlerimiz tarafından 268 bin 719 çağrıya çeviri desteği sağlandı. İletişim merkezimize hem bakanlığımızın internet sitesi hem de mobil uygulama üzerinden erişilebiliyor." Bakan Göktaş, AİLEM’in dışında ayrıca bakanlığın merkez ve taşra teşkilatlarında da aktif hizmet verildiğini hatırlatarak, şu an 53 ilde toplam 75 Türk İşaret Dili tercümanıyla sahada olduklarını kaydetti. Göktaş, "Tercümanlarımız son 5 yılda tapu, belediye, valilik, noter, banka ve sağlık gibi alanlarda işitme engelli vatandaşlarımıza yaklaşık 10 bin 473 defa çeviri hizmeti sağladı. AİLEM ve saha çalışmalarımızla, Türk İşaret Dili kullanan tüm vatandaşlarımızın önündeki engelleri kaldırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.