SAĞLIK - 17 Mart 2026 Salı 18:43

BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta

A
A
A
BEUN Hastanesinden kalp hastalarına umut; Kriyobalon Ablasyon yöntemi ilk kez Zonguldak’ta

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesi, güçlü akademik kadrosu ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında önemli başarılara imza atmaya devam ediyor. Bu kapsamda kalp ritim bozukluklarının en yaygın türlerinden biri olan atrial fibrilasyonun tedavisinde kullanılan "Kriyobalon Ablasyon Yöntemi", Zonguldak’ta ilk kez BEUN Hastanesi Kardiyoloji Bölümü doktorları tarafından başarıyla uygulandı.


Atrial fibrilasyon, kalbin üst odacıklarında oluşan düzensiz elektriksel aktiviteler sonucu ortaya çıkan ve çarpıntı, nefes darlığı, halsizlik gibi şikâyetlere yol açabilen yaygın bir ritim bozukluğu olarak biliniyor. Tedavi edilmediği durumlarda inme başta olmak üzere ciddi sağlık sorunlarına neden olabilen bu rahatsızlık, modern kardiyoloji yöntemleriyle kontrol altına alınabiliyor. Zonguldak Bülent Ecevit Hastanesi Kardiyoloji Bölümü ve Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı akademisyenleri tarafından gerçekleştirilen Kriyobalon Ablasyon işlemi, minimal invaziv bir yöntem olarak dikkat çekiyor. İşlem sırasında kalpte ritim bozukluğuna neden olan odaklar, soğuk enerji kullanılarak izole ediliyor ve böylece kalbin normal ritmine dönmesi sağlanıyor. Bu yöntem sayesinde hastalarda ritim kontrolü sağlanırken yaşam kalitesinin de önemli ölçüde artırılması hedefleniyor.


BEUN Hastanesinde başarıyla gerçekleştirilen bu işlem, Zonguldak’ta ilk kez uygulanması bakımından büyük önem taşıyor. Yüksek başarı oranı ve kısa işlem süresi ile öne çıkan kriyobalon ablasyon yöntemi sayesinde, uygun hastalar, mega şehirlerdeki ileri merkezlere gitmek zorunda kalmadan modern tedavi imkânlarına Zonguldak’ta ulaşabilecek. Bu gelişme, Batı Karadeniz Bölgesi’nde sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran önemli bir adım olacak.


Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversite Hastanesinde ilk kez gerçekleştirilen kriyobalon ablasyon işlemiyle ilgili yaptığı açıklamada şu sözleri dile getirdi:


"Üniversite Hastanemiz, güçlü akademik kadrosu, nitelikli sağlık çalışanları ve gelişmiş teknolojik altyapısıyla sağlık alanında yenilikçi uygulamaları hayata geçirmeye devam etmektedir. Atrial fibrilasyon tedavisinde kullanılan kriyobalon ablasyon yönteminin Hastanemizde başarıyla uygulanması, bölgemizde sunulan sağlık hizmetlerinin niteliğini artıran son derece önemli ve gurur verici bir gelişmedir. Bu başarılı uygulamada emeği geçen Kardiyoloji Bölümümüzün kıymetli hekimleri başta olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızı yürekten tebrik ediyorum. Bilimsel bilgi birikimini modern tıbbi teknolojiyle bir araya getirerek hastalarımıza en güncel ve güvenilir tedavi imkânlarını sunan değerli sağlık kadromuz, Üniversite Hastanemizin sağlık alanındaki güçlü konumunu her geçen gün daha da pekiştirmektedir. Üniversite Hastanemizde gerçekleştirilen bu nitelikli girişim sayesinde, yalnızca Zonguldak’taki değil Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki hastalarımız da büyük şehirlere gitme zorunluluğu duymadan ileri düzey tedavi hizmetlerine bulundukları bölgede ulaşabilme imkânına kavuşmaktadır. Bu vesileyle tedavi gören hastalarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, sağlık hizmeti almak üzere Hastanemize başvuracak tüm hastalarımıza Yüce Allah’tan acil şifalar diliyorum. Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi, bölgenin sağlık üssü olma misyonuyla bilimsel gelişmeleri yakından takip ederek modern tıbbın sunduğu en ileri tedavi yöntemlerini vatandaşlarımızla buluşturmaya kararlılıkla devam edecektir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Başkan Çenet: "Osmaniye, edebiyatçılarıyla da mümbit bir coğrafya" Osmaniye’de bu yıl 8’incisi düzenlenen Kitap Fuarı, ziyaretçilerine kapılarını açtı. Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, kentin yalnızca verimli topraklarıyla değil, yetiştirdiği önemli edebiyatçılarla da zengin bir kültüre sahip olduğunu belirterek, "Bu coğrafyada yetişen değerli edebiyatçılar, gençlerimize ilham vermektedir" dedi. Osmaniye Belediyesi tarafından "Okuyan Şehir Osmaniye" sloganıyla düzenlenen fuar, yoğun katılımla başladı. Devlet Bahçeli Meydanı’nda 2 bin metrekare kapalı alanda kurulan fuarda, 120 yayınevi ve 120 yazar yer alıyor. Yüzlerce yazar ve binlerce kitabın okurlarla buluştuğu etkinlikte, her yaştan kitapsever için farklı türlerde eserler sergileniyor. Fuarın açılışında konuşan Osmaniye Belediye Başkanı İbrahim Çenet, kentin yalnızca verimli topraklarıyla değil, yetiştirdiği önemli edebiyatçılarla da zengin bir kültüre sahip olduğunu vurguladı. Çenet, "Dadaloğlu’ndan Karacaoğlan’a, Orhan Kemal’den Yaşar Kemal’e baktığımızda ne kadar mümbit bir coğrafyada yaşadığımızı görüyoruz. Bu coğrafyada yetişen değerli edebiyatçılar, gençlerimize ilham vermektedir" dedi. "1 milyon liralık kitap çekiyle öğrencilerimize destek veriyoruz" Osmaniye’de 135 bin öğrencinin bulunduğunu ifade eden Çenet, fuarın en dikkat çeken desteklerinden birinin öğrencilere sağlanan kitap çeki olduğunu belirterek, "Bu kitap fuarımızla birlikte okullarımıza 1 milyon liralık kitap çeki veriyoruz. Öğrencilerimiz buradan diledikleri kitabı alabilecekler. Bu destekle gençlerimizin kitapla daha fazla buluşmasını hedefliyoruz. Herkesi fuarımıza bekliyoruz" diye konuştu.
Elazığ Aynı nokta, 7 yıl arayla: 2019’da kurudu, 2026’da sular altında kaldı Elazığ’da 2019 yılında kuraklık nedeniyle 4 kilometre geri çekilen Keban Baraj Gölü suları, 2026’da yaşanan aşırı yağışlarla dolarak 150 metre ileri geldi. Baraj sahasına ekilen ürünler sular altında kalırken, 7 yıl arayla aynı noktadan çekilen görüntüler, değişimi gözler önüne serdi. Elazığ’daki Keban Barajı’nda Murat Nehri havzasında su seviyesi, 2019 yılında yaşanan kuraklık nedeniyle 4 kilometre geri çekilmişti. O döneme ait dron görüntülerinde nehir yatağının tamamen kuruduğu ve baraj tabanının gün yüzüne çıktığı kayıt altına alınmıştı. 2026 yılında bölgede etkili olan yoğun yağışların ardından aynı noktadan havadan gerçekleştirilen dron çekimlerinde ise barajın dolum seviyesine ulaştığı ve su kütlesinin 150 metre ileri geldiği görüldü. Yükselen baraj suları çevre tarım arazilerini de olumsuz etkiledi. Hazine arazisi üzerinde tarım yapan çiftçilerin buğday, arpa, mısır ve pancar ekili tarlalarının bir bölümünün su altında kaldığı tespit edildi. Söz konusu arazilerin devlet tarafından istimlak edildiğini ve çiftçilerin su baskını riskini bilerek ekim yaptığını belirten bölge sakinlerinden Fahrettin Oluk, " Cenab-ı Allah, ‘Her şeyi sudan yarattık’ buyuruyor. Öyle zaman dilimleri oluyor ki insanlar bir damla su bulabilmek için yağmur duasına çıkıyor. Geçen sene, Rabbim bir daha göstermesin, kuraklık yaşandı, susuzluk yaşandı. Rabbime şükürler olsun, bu sene rahmetle yağdı. Birkaç sene öncesinde bu baraj alanında sular 4-5 kilometre geri gitmişti. Bu sene hiç gitmedi, tam tersine 100-150 metre ileri geldi. Tahminen su yine gelip bu kotayı bulacaktır. Vatandaşlar bu alanda bilinçli olarak, riski göze alarak ekin ektiler. Geçen sene şu gördüğünüz yerlere pancar ekmişlerdi. Hem kendi ekonomilerine hem devlete hem de topluma faydası olan bir şey bu. Bazı yerler şimdiden su altında kaldı, kalan yerlere de artık ekin ekmeyecekler gibi gözüküyor. Rabbim her şeyin hayırlısını versin. Bu sene sular çekilmedi, aksine daha çok yağmur yağdı. İnşallah, bu sene daha güzel olur. Burası devlet tarafından istimlak edilmiş. Her zaman söylediğimiz gibi devlet vatandaşın parasını ödemiş, vatandaş da bu riski bilerek burada tarım yapıyor. Su gelmediği zaman buğday, mısır ya da pancar ekiyor. Su geldiği zaman ise riski baştan göze aldığı için yapabileceği bir şey olmuyor zaten" dedi.
Bursa Kadın sığınağı sezon finalini yaptı İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun 22’nci gösterisi olarak bu sezon repertuarına dahil ettiği oyunu "Kadın Sığınağı" sezonun son gösteriminde izleyici ile buluştu. İnegöl Belediyesi bünyesinde 2011 yılında kurulan ve geride kalan sürede 22 farklı oyunla izleyici karşısına çıkan İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun 2025 yılı Aralık ayında gala gösterimini yaparak repertuarına dahil ettiği oyunu Kadın Sığınağı, yeniden sanatseverlerle buluştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yazıp Volkan Derman’ın yönettiği ve 11 kişilik güçlü bir kadroyla sahneye taşınan 2 perdelik dram türündeki oyun, bu yıl pek çok kez Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi sahnesinde hayat buldu. "Kadın Sığınağı" tiyatro oyunu, bu sezonun son gösterimi için sahnelendi. Önümüzdeki sezon devam edecek İnegöl Belediyesi Şehir Tiyatrosunun birbirinden değerli oyunları arasında yerini alan gösteri, önümüzdeki kış sezonunda da yine İnegöl sahnesinde gösterimine devam edecek. Gala gösteriminden itibaren Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezinde her sahnelenişinde salonu dolduran gösteri, sezon finalinde de yine kapalı gişe oynandı. Salonu dolduran sanatseverler, oyunu dikkatle izleyip gösteri sonunda şehir tiyatrosu ekibini uzun süre alkışladı. 8 kadının öyküsünü anlatıyor Temel olarak kadına yönelik şiddet, istismar, toplumsal baskı, kadınların çaresizliği ve sığınma evleri kapsamında bir dramatik eser olan Kadın Sığınağı oyunu, farklı yaşamlardan gelinerek çaresizce bir sığınma evine yerleştirilen 8 kadının öyküsünü anlatıyor. Modern bir tragedya olan oyun, bu özellikleriyle sadece bir tiyatro değil aynı zamanda toplumun karanlıkta kalmış yüzünü görünür kılan bir ayna, kadınların yaşadığı şiddeti, çaresizliği, yalnızlığı ve en önemlisi umutlarını sahneye taşıyan bir farkındalık etkinliği rolü üstleniyor.