GÜNDEM - 14 Mayıs 2026 Perşembe 14:52

BEUN’da sağlık kahramanlarına vefa programı

A
A
A
BEUN’da sağlık kahramanlarına vefa programı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Hastanesinde "12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası" kapsamında düzenlenen "20 Yıldır Görev Yapan Hemşirelere Plaket Takdimi ve Uzmanlık Eğitimini Tamamlayan Hemşirelere Teşekkür Belgesi Töreni" duygu dolu anlara sahne oldu. Sağlık çalışanlarının fedakârlıklarının vurgulandığı programda, yıllarını insan sağlığına adayan hemşireler onurlandırıldı.


İbni Sina Kampüsünde yer alan Şebnem Hanioğlu Kargı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programa; BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bekir Hakan Bakkal, Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hande Aydemir, BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır, Hastane Başhemşiresi Vildan Kalkan Akyüz, akademik ve idari personel, hemşireler ile hemşire adayı öğrenciler katıldı.


Program, aziz şehitlerin anısına gerçekleştirilen saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.


BEUN Hastanesinde Hemşirelik Haftası’na Yakışan Tören


Törenin açılış konuşmasını yapan Hastane Başhemşiresi Vildan Kalkan Akyüz, Hemşirelik Haftası kapsamında böylesine anlamlı bir programın düzenlenmesinden büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Sağlık hizmetlerinin görünmeyen kahramanları olan hemşirelerin büyük bir özveriyle görev yaptığını belirten Akyüz, başta BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer olmak üzere üniversite yönetimine sağlık alanına sundukları katkılar dolayısıyla teşekkürlerini sundu.


Başhemşire Akyüz’ün ardından konuşan BEUN Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Burak Bahadır ise hemşirelerin sağlık sisteminin en önemli yapı taşlarından biri olduğunu vurgulayarak tüm hemşirelerin ve hemşire adayı öğrencilerin Hemşirelik Haftası’nı kutladı. Prof. Dr. Bahadır, hemşirelerin fedakârca yürüttüğü çalışmalar sayesinde hastane hizmet kalitesinin ve hasta memnuniyetinin her geçen gün daha da yükseldiğini ifade etti. Prof. Dr. Bahadır, konuşmasının sonunda ise Hastanenin gelişiminde büyük katkıları bulunan Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkürlerini sundu.


Rektör Özölçer: "Hemşirelik, İnsanlığa Adanmış Kutlu Bir Vazifedir"


Programda konuşmalarını yapmak üzere kürsüye gelen BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, hemşirelik mesleğinin yalnızca bir meslek değil, aynı zamanda insanlığa adanmış büyük bir gönül hizmeti olduğunu ifade ederek şu sözleri dile getirdi:


"12-18 Mayıs Hemşirelik Haftası vesilesiyle; insan hayatına dokunmayı meslekten öte bir gönül vazifesi bilen, sabrı merhametle, bilgiyi vicdanla buluşturan tüm hemşirelerimizin Hemşirelik Haftası’nı en içten duygularımla kutluyorum. Şunu özellikle ifade etmek isterim ki, tüm sağlık çalışanlarımız insanın kendini en çok çaresiz hissettiği zamanda yardımına ilk koşanlardır. Sağlık sektörümüzün değerli mesleklerinden hemşirelik de; hastalığın gölgesindeki gönüllere teselli olan, acıyı sabırla paylaşan, derdine derman arayan ve hastanın her daim ümidi olan kutlu bir vazifedir.


Osmanlı Devleti’nin manevi mimarlarından Şeyh Edebali’nin ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ sözü medeniyetimizin insana verdiği kıymeti ve insan hayatını korumanın ne denli ulvi bir vazife olduğunu en veciz şekilde ifade etmektedir. Bugünün vesilesiyle tüm sağlık çalışanlarımıza huzurlarınızda sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum."


Rektör Özölçer: "Başarılarımızın Arkasında Sağlık Çalışanlarımızın Büyük Emeği Var"


Konuşmasının devamında BEUN Hastanesinin sağlık alanındaki yükselen başarısına dikkat çeken Rektör Özölçer, elde edilen her başarının sağlık çalışanlarının özverili emeğiyle mümkün olduğunu belirterek şunları söyledi:


"Üniversite Hastanemizin yatan hasta sayısı, yatak doluluk oranları ve gerçekleştirilen ameliyat sayıları dikkate alındığında; başta hemşirelerimiz olmak üzere tüm sağlık çalışanlarımızın ne denli büyük bir gayret ve fedakârlıkla çalıştıkları açıkça görülmektedir. İnşallah yeni dönemde de sizlerin özverili emekleriyle çok daha güzel işlere imza atacağımıza yürekten inanıyorum.


Bugün uzmanlık eğitimlerini başarıyla tamamlayan kıymetli hemşirelerimize teşekkür belgelerini takdim edeceğiz. Uzun yıllar boyunca üstün gayretleri, fedakârlıkları ve insan hayatına sundukları kıymetli hizmetlerle temayüz etmiş değerli hemşirelerimize de plaketlerini sunacağız. Kendilerini canıgönülden tebrik ediyorum."


Duygu Dolu Anlar Yaşandı


Açılış konuşmalarının ardından BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer tarafından, BEUN Hastanesinde 20 yıldır görev yapan hemşirelere plaketleri, uzmanlık eğitimini başarıyla tamamlayan hemşirelere ise teşekkür belgeleri takdim edildi. Salonda duygu dolu anların yaşandığı törende hemşireler, kendileri için hazırlanan anlamlı organizasyon dolayısıyla üniversite yönetimine teşekkür etti. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.



BEUN’da sağlık kahramanlarına vefa programı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te "3. Uluslararası Mercidabık Kongresi" Kilis’te düzenlenen 3. Uluslararası Mercidabık Kongresi’nde konuşan Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Mercidabık Zaferi’nin tarihsel önemine dikkat çekti. Vali Kalaylı, geçmişten bugüne tarihin önemli dönüm noktalarından biri olan Mercidabık Zaferi’nin farklı yönleriyle ele alındığı kongrenin, tarihi hafızaya ve kültürel birikime önemli katkılar sunacağına inandığını söyledi. Geçtiğimiz yıllarda yoğun ilgi ve katılımla gerçekleştirilen kongrenin bugün de aynı heyecan ve coşkuyla devam etmesinin kendilerine mutluluk verdiğini ifade eden Kalaylı, "Mercidabık Zaferi ile Balkanlar’dan Orta Doğu’ya, Afrika’ya uzanan geniş coğrafyada farklı millet ve inançların huzur içerisinde yaşaması sağlanmış, adalet, güven ve hoşgörü ortamı tesis edilmiştir" dedi. Osmanlı Devleti’nin ardından Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da yaklaşık bir asırdır kan ve gözyaşının dinmediğini belirten Kalaylı, bu nedenle Mercidabık Zaferi’nin tarihi öneminin bugün daha iyi anlaşıldığını kaydetti. Kalaylı, özellikle son dönemde bölgede yaşanan gelişmeler dikkate alındığında Osmanlı döneminde sağlanan huzur, adalet ve istikrarın değerinin daha belirgin hale geldiğini ifade etti. Kilis’in tarih boyunca farklı kültür ve medeniyetlerin buluşma noktası olduğunu dile getiren Kalaylı, kentin kadim şehirlerden biri olduğunu söyledi. Programa, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, Cumhuriyet Başsavcısı Emre Kaya, İl Jandarma Komutanı Halil Coşkun ve diğer protokol üyeleri de katıldı. Öte yandan kongrede Kilis’e özgü yöresel ezgiler de seslendirildi
Batman Batman’da bir ilk: 71 yaşındaki hastaya biyolojik aort kapak ameliyatı yapıldı Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde kalp ve damar cerrahisi alanında kentte ilk kez biyolojik aort kapak replasmanı ameliyatı gerçekleştirildi. Başarılı operasyonla 71 yaşındaki hasta sağlığına kavuştu. Batman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kalp ve Damar Cerrahisi ekibi tarafından gerçekleştirilen operasyonla, 71 yaşındaki Besna Gökhan’ın aort kapağı biyolojik kapakla değiştirildi. İleri yaş grubundaki hastalar için önemli avantajlar sağlayan yöntem sayesinde hastanın ömür boyu yoğun kan sulandırıcı ilaç kullanma zorunluluğu ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 4-5 saat süren ameliyatın ardından hastanın 4 gün yoğun bakımda takip edildiği, daha sonra servise alındığı öğrenildi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğu ve kısa süre içerisinde taburcu edileceği belirtildi. Operasyonu gerçekleştiren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet İbrahim Balkaya, biyolojik kapağın Batman’da ilk kez uygulandığını belirterek, "Hastamızın yaşı nedeniyle biyolojik kapak takma kararı aldık. Ameliyatımız yaklaşık 4-5 saat sürdü. Yoğun bakım sürecinde hastamızı 4 gün takip ettik. Herhangi bir sorun yaşanmadı. Şu an tüm değerleri gayet iyi. Hastamızda nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti kalmadı. Her şey yolunda giderse yarın taburcu edeceğiz" dedi. Hasta yakını Şükrü Gökhan ise doktorlara teşekkür ederek, "Annem ameliyattan önce nefes darlığı çekiyordu, hareket edemiyordu ve çok halsizdi. Doktorlarımız başarılı bir ameliyat gerçekleştirdi. Şu an durumu çok iyi. Emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
Ankara Bakan Işıkhan: "Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda düzenlenen Sosyal Güvenlik Haftası Programı’na katıldı. Programda konuşan Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesi, vatandaşların huzur ve güven içerisinde geleceğe bakabilmesi için büyük bir özveriyle çalışan tüm SGK personeline ve emek veren tüm paydaşlara teşekkür etti. Sosyal Güvenlik Haftası’nın idrak edildiği bu haftaya ilişkin Işıkhan, "Bu özel gün ve haftaların ortak bir noktası var o da ‘İnsanı merkeze alan bir anlayış.’ Çünkü sosyal güvenlik insanı koruyan, aileyi ayakta tutan, çalışanı güvence altına alan, hastaya umut olan, engelli vatandaşlarımıza destek olan büyük bir dayanışma sistemidir. Bu seneki sosyal güvenlik haftasının teması ‘Kayıtdışılık ile Mücadele’ sloganımız ise ‘Sigorta ile iş güvende, işçi güvende gelecek güvende.’ Gerçekten de sosyal güvenlik güçlü bir devlet ile güçlü millet arasındaki en önemli güven köprüsüdür. Sosyal güvenlik sosyal devletin en somut tezahürüdür. Sosyal güvenlik bir ülkenin vicdanıdır" ifadelerini kullandı. Bakan Işıkhan, insanlık tarihi boyunca güvenlik ihtiyacının, en temel ihtiyaçlardan biri olduğuna değinerek, şöyle devam etti: "Dünyada, sosyal güvenlik anlayışı sanayi devrimi sonrası hızla gelişmiş zamanla sağlık sigortası, emeklilik, iş kazası, işsizlik ve sosyal yardımlar gibi alanları kapsayan büyük bir sisteme dönüşmüştür. Türkiye’de ise sosyal güvenlik sistemi uzun yıllar parçalı ve dağınık bir yapı içerisinde ilerlemiştir. SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı şeklindeki bu dağınık yapı farklı standartlar, farklı uygulamalar ve ciddi mağduriyetler üretmiştir. O yılları hepimiz çok iyi hatırlıyoruz. Hastane kuyrukları, ilaç kuyrukları, sosyal güvencesi olmadığı için tedavi olamayan vatandaşlarımız, hastaneye para ödemediği için rehin kalan vatandaşlarımızı. İşte bu vaziyetten bir dönüm noktası olarak, Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın güçlü iradesi ve liderliğiyle Cumhuriyet tarihimizin en büyük sosyal devlet reformlarından birini hayata geçirmiştik." "Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı genel sağlık sigortası sistemlerinden birine sahiptir" 2006 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformu ile SSK, Bağ-Kur ve Emekli Sandığı’nın tek çatı altında birleştirildiğini, norm ve standart birliği sağlandığını, Genel Sağlık Sigortası sisteminin kurulduğunu, sosyal güvenlik kapsamının tüm vatandaşları içine alacak şekilde genişletildiğini hatırlatan Işıkhan, "2002 yılında sosyal güvenlik kapsamı yaklaşık yüzde 70 seviyesindeyken bugün nüfusumuzun tamamı sosyal güvenlik şemsiyesi kapsamındadır. Bugün Türkiye dünyanın en kapsayıcı Genel Sağlık Sigortası sistemlerinden birine sahiptir. Vatandaşlarımız kamu, üniversite ve özel hastanelerden eşit şekilde yararlanabilmektedir. Bugün artık Türkiye’de sağlık hizmetine erişemediği için mağdur olan bir vatandaş profili değil dünyanın gıpta ile takip ettiği örnek alınan bir sosyal güvenlik sistemi bulunmaktadır" diye konuştu. "Sosyal güvenlik sistemi popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir" Bakan Işıkhan, sosyal güvenlik sisteminin, bugünün yanında geleceği de korumak zorunda olduğuna dikkati çekerek, "Bu nedenle sosyal güvenlik sistemi, popülizme teslim edilemeyecek kadar stratejik bir meseledir. Biz sosyal güvenliği sadece bir ekonomi başlığı olarak da görmüyoruz. Biz sosyal güvenliği aynı zamanda bir milli güvenlik meselesi olarak değerlendiriyoruz. Çünkü güçlü sosyal güvenlik sistemi güçlü toplum demektir. Güçlü toplum ise güçlü devlet demektir. Bu anlayışla, son 24 yılda sosyal güvenlik alanında çok önemli reformları ve icraatları sizlerle birlikte hayata geçirdik" dedi. "Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için; 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan ödeme gerçekleştirdik" Bakan Işıkhan, sosyal güvenliğin aynı zamanda sağlık güvencesi de olduğunu belirterek, "Bugün SGK olarak 2 bin 500’e yakın hastane, 30 bin eczane, 8 bin optik merkezi, 5 bin medikal market üzerinden vatandaşlarımıza sağlık hizmeti sunuyoruz. MEDULA sistemimiz sayesinde günlük 2,5 milyon provizyon, 12 milyon tedavi işlemi, 2,2 milyon e-reçete işlemini kesintisiz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Sadece 2025 yılında sağlık ödemeleri için 1 trilyon 353 milyar lirayı aşan bir ödeme gerçekleştirdik. Geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayımızı sürekli artırıyoruz. Kanser ilaçlarından SMA tedavilerine kadar çok sayıda kritik ilacı, SGK tarihinde ilk kez vatandaşlarımızın erişimine sunduk" şeklinde konuştu. Dijital dönüşüm alanında da tarihi bir değişim gerçekleştirdiklerine işaret eden Işıkhan, "Türkiye Yüzyılı vizyonuyla, sosyal güvenlik hizmetlerini dijital yapının altyapısıyla yeniden şekillendiriyoruz. Bugün SGK, e-Devlet üzerinde en çok kullanılan kamu kurumlarından birisidir. 2025 yılı içerisinde SGK uygulamaları e-Devlet’e toplam 1,5 milyardan fazla görüntü sağlamıştır. Şu anda e-Devlet üzerinden 183 farklı uygulamayla vatandaşlarımıza hizmet sunuyoruz. ALO 170 hattımıza yalnızca 2025 yılında 17 milyon 700 bin çağrı gelmiştir. 2025 yılı içerisinde vatandaşlarımıza 647 milyonun üzerinde SMS bilgilendirmesi gerçekleştirdik. Şimdi ise yapay zeka destekli yeni sistemlerimizi devreye alıyoruz. Kayıp-kaçakla mücadelede, sahte sigortalılık tespitinde, risk analizlerinde ve sağlık harcamalarının daha etkin yönetilmesinde yapay zeka tabanlı sistemleri kullanıyoruz. Amacımız, vatandaşımızın işini kolaylaştıran, bürokrasiyi azaltan, hızlı ve kaliteli hizmet sunan güçlü bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" şeklinde konuştu. "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini artırdık" Bakan Işıkhan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilan ettiği "Aile Yılı" vizyonu kapsamında aileyi güçlendiren sosyal güvenlik politikalarını da kararlılıkla sürdürdüklerine vurgu yaparak, "Çalışan annelerimizi desteklemek amacıyla analık izin süresini uzattık. Yeni düzenlemeyle birlikte Tekil gebelikte analık izin süresi bildiğiniz gibi; 16 haftadan 24 haftaya, Çoğul gebelikte ise 18 haftadan 26 haftaya çıkarılmıştı. 2026 yılının ilk çeyreğinde annelerimize 3 milyar 742 milyon lira analık ödeneği, yaklaşık 140 milyon lira da emzirme ödeneği sağladık" ifadelerini kullandı. "Sosyal güvenlik sistemimizi gençlerimiz için daha güçlü hale getireceğiz" "Önümüzdeki dönemde hedefimiz daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir, daha dijital ve daha insan odaklı bir sosyal güvenlik sistemini oluşturmaktır" diyen Işıkhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz kayıt dışı istihdamı azaltmayı, aktif sigortalı sayısını artırmayı, sosyal güvenlik sistemimizin mali sürdürülebilirliğini güçlendirmeyi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi yükseltmeyi, dijitalleşmeyi daha ileri seviyeye taşımayı, yapay zeka destek hizmet modellerini yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda sosyal güvenlik sistemimizi, gençlerimiz için daha güçlü hale getirmek istiyoruz. Çünkü bugün attığımız her adım değerli çalışma arkadaşlarım sadece bugünün değil, gelecekte çocuklarımızın ve torunlarımızın sosyal güvenlik hakkını koruyacaktır. Türkiye Yüzyılı’nın güçlü ekonomisiyle, güçlü üretimiyle, güçlü istihdamıyla ve güçlü sosyal devlet yapısıyla inşallah hep birlikte inşa edeceğiz. Ben bu anlamlı hafta vesilesiyle SGK Personelimize, emeklilerimize, sivil toplum kuruluşlarımıza, doktorlarımıza, eczacılarımıza, hemşirelerimize ve diğer sağlık personelimize, kısaca sosyal güvenlik sistemimize katkı sunan tüm paydaşlarımıza emekleri için teşekkür ediyorum. Sosyal güvenlik sistemimizin bugünlere ulaşmasında büyük emeği ve vizyonu bulunan Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere emeği geçen herkese huzurlarınızda teşekkür ediyorum."