GÜNDEM - 19 Kasım 2024 Salı 14:31

Fırtınada batan Kafkametler’in mürettebatına gıyabi cenaze namazı kılındı

A
A
A
Fırtınada batan Kafkametler’in mürettebatına gıyabi cenaze namazı kılındı

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde geçen yıl 19 Kasım günü fırtınada batan Kafkametler’in 12 mürettebatı için gıyabi cenaze namazı kılındı. Geminin battığı yerde anma töreni düzenlendi, Kur’an-ı Kerim okundu.


Geçen yıl 19 Kasım günü Rusya’nın Temryuk limanından aldığı yükü Aliağa limanına götürmek üzere yola çıkan "Kafkametler" adlı kuru yük gemisi, kötü hava şartları nedeniyle Kdz. Ereğli limanı önünde demirlediği sırada askeri mendireğe çarparak 19 Kasım 2023 saat 10.24’te battı.


Arama çalışmalarının beşinci gününde 12 Türk mürettebattan 5’inin cansız bedenine ulaşıldı. Geri kalan 7 mürettebatı olan gemi kaptanı Cemal Turan, 3’üncü Kaptan Berke Çamurtaş, Başmühendis Veli Özel, 2’nci Makinist Göksel Özel, Usta Gemici Satılmış Uslu, Gemici Mustafa Nacar ve Yağcı Ömer Hebip’i bulma çabaları aralıksız devam etti. Aynı gün ikiye bölünerek karaya vuran Pallada isimli yük gemisinin 13 personeli kurtarılarak Öğretmenevi’ne yerleştirilmiş; Ukrayna uyruklu Khalimonchuk Ihor kaldığı öğretmenevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetmişti.


14 Aralık 2023 itibarıyla, Aras Salvage Gemi-Enkaz kurtarma şirketi, "Kafkametler" gemisi enkaz kaldırma çalışmalarına katıldı. Bu tarihten itibaren yaklaşık bin 421 ton enkaz kaldırıldı.


Facianın yıl dönümünde önce geminin battığı mendirek bölgesinde anma töreni düzenlendi. Protokol ve aileler, botla denize açılarak burada dualar etti. Denize karanfil bıraktı. Ardından Ali Molla Camisi’nde öğlen namazı öncesi Kur’an-ı Kerim okundu. Dualar edildi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, "Rabbim bir daha bizlere böyle acılar yaşatmasın. Rabbim hepimizi korusun" dedi.



Gıyabi cenaze namazı kılındı


İlçe Müftüsü Sabri Kütükçü tarafından gıyabi cenaze namazı kıldırıldı. Kütükçü, namaz öncesi konuşmasında, "İlçemizde ciddi bir sel felaketi ve denizden kaynaklanan bir sıkıntı yaşadık. 13 kardeşimiz rahmeti rahmana kavuştu. 7 kardeşimizin cesedine ulaşılamadı. Cenaze namazı kılınamadı. Hem sene-i devriye olması hem de ailelerin acısını paylaşmak üzere Kaymakamlığımızın organizesiyle bugüne vefat eden kardeşlerimizin ruhuna dualar ettik. Mevlidi Şerif okuyarak onları hayırla yad etmek istedik. Rabbim onları şehit hükmünde muamele edilmelerini lütfeylesin" dedi.


Duaların ardından denizcilerin anısına vatandaşlara ikramlar dağıtıldı. Programlara Zonguldak Vali Yardımcısı Muammer Balcı, Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, İlçe Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Karadeniz Bölge Komutanı Deniz Albay Ahmet Öztürk, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Yüzbaşı Emrah Dinar, vatandaşlar ve denizcilerin aileleri katıldı.



Fırtınada batan Kafkametler’in mürettebatına gıyabi cenaze namazı kılındı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nde bayram yoğunluğu Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden biri olan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi, Ramazan Bayramı’nda ziyaretçi akınına uğradı. Kültür, tarih ve müzeler şehri Gaziantep’te Çingene Kızı başta olmak üzere birçok önemli esere ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi’nde Ramazan Bayramı tatili nedeniyle ziyaretçi yoğunluğu yaşanıyor. Gaziantep’te tarihi İpek Yolu üzerinde bulunan ve 30 bin metrekarelik alanda kurulu Zeugma Mozaik Müzesi’nde Çingene Kızı mozaiğinin yanı sıra Mars heykeli, Roma dönemine ait çeşmeler, hamamlar ve Fırat Nehri kenarındaki villalarda bulunan mozaikler gibi yüzlerce eseri görmek isteyen ziyaretçiler, müzeye akın etti. Türkiye’nin dört bir yanından ziyaretçi ağırladı Ramazan Bayramı tatili nedeniyle İstanbul, Ankara, Bursa, İzmir ve Konya’nın yanı sıra başta Siirt, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş ile Adıyaman gibi bölge illeri olmak üzere Türkiye’nin birçok ilinden Gaziantep’e gelen ve kentin tarihi dokusunun yer aldığı çarşıları, bedesteni ve müze gibi birçok alanı gezen ziyaretçilerin ilk durağı Zeugma Mozaik Müzesi oluyor. Ramazan Bayramı tatili dolayısıyla ziyaretçi akınına uğrayan ve Türkiye’nin dört bir yanından bayram tatili nedeniyle kente gelen ziyaretçiler, Zeugma Mozaik Müzesi’nde tarih yolculuğuna çıkıyor. "Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik" Bingöl’den kalabalık bir tur ekibiyle Gaziantep’e geldiklerini ve kentin tarihi çarşılarının yanı sıra Zeugma Mozaik Müzesi’ni de ziyaret ettiklerini belirten ziyaretçiler, "Öncelikle şehir zaten yemek ve kültürel açıdan çok zengin bir şehir. Zeugma Mozaik Müzesi’ni görmek için Gaziantep’e geldik. Tatilimizi Gaziantep’te değerlendirdik. Müze zengin ve dünyada ünlü bir müze olduğu için çok beğendik. Mozaikleri güzel ve Çingene Kızı mozaiğini de aynı şekilde dikkat çekici buldum. Bayram tatilimizin son günü ve son günümüzü değerlendirmek istedik. Şehir çok güzel ve herkesin Gaziantep’e gelmesini tavsiye ederim" dediler. "Müzede çok dikkat çekici ve etkileyici eserler var" Gaziantep’i ve Zeugma Mozaik Müzesi’ni ilk kez gördüğünü ve çok beğendiğini belirten Cansu Müminoğlu da, "Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Gaziantep’e geldik ve Gaziantep’i gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’ni de gezdik. Zeugma Mozaik Müzesi’nde gerçekten çok dikkat çekici ve etkileyici olan eserler var. Bundan dolayı müzedeki eserlerin daha derinlemesine anlatılması ve tanıtılması gerektiğini düşünüyorum. Birçok eserin çalınmış olması ve parçalarının kaybolması çok üzücü ama Çingene Kızı mozaiğinin parçalarının tekrar müzeye getirilmesini ise sevindirici bir durum olarak görüyorum" şeklinde konuştu. "En çok Çingene Kızı etkiliyor" GAP turuna çıktıklarını ve tur kapsamında Gaziantep’e de geldiklerini belirten tur sorumlusu Büşra Kelbat ise, "Bingöl’den geldim. 26 kişilik turumu Gaziantep’e getirdim. Bölgeyi gezmeyi ve keşfetmeye Halfeti’nden başladık. Halfeti gerçekten her anlamda saklı bir cennetti. akabinde Türkiye’nin en büyük hayvanat bahçesini gezdik. Ardından Gaziantep’in meşhur yemeklerini yedik. Yemekler gerçekten çok güzeldi. Yemekleriyle Gaziantep’in bizi dünya arenasında temsil etmesi mükemmel ve çok gurur verici. Daha sonra ise dünyanın en büyük ikinci müzesine geldik. Zeugma Mozaik Müzesi’ne her getirdiğim turda ziyaretçileri en çok Çingene Kızı etkiliyor" diye konuştu.
Yozgat Büyükincirli köyünde incirin yalnızca adı kaldı Yozgat merkeze bağlı Büyükincirli köyü, ismini asırlar önce topraklarında yetişen bereketli incir ağaçlarından almasına rağmen, günümüzde tek bir incir ağacı dahi yetişmiyor. Anadolu’nun kadim yerleşim yerlerinden biri olan Yozgat’ta yer alan Büyükincirli köyü, rivayete göre incir ağaçlarına sahip olduğu dönemlerde bu ismi aldı. Ancak değişen iklim şartları, zamanla kuruyan su kaynakları ve tarımsal dönüşüm, köyün simgesi olan incir ağaçlarını tarihin tozlu sayfalarına gömdü. "Büyük incir ağacından dolayı köyümüzün adı ‘Büyükincirli’ olmuş" Büyükincirli köyü muhtarı Sedat Zorlusoy, "1800’lü yıllarda Osmanlı Devleti zamanında köyümüz kayıt altına alınmaya başladı. Fakat köyümüzün kuruluşu 1500’lü yıllara dayanıyor. O dönemlerde iklim şartlarına uygun benim köyümde incir ağacı yetişiyordu. İncir ağacı varmış ve o incir ağacından dolayı köyümüzün ismi Büyükincirli. Yozgat’ta iki tane ‘İncirli’ köyü vardır. Birisi Büyükincirli diğeri Küçükincirli olarak kayıtlara geçer. Benim köyümdeki incir ağacının boyunun büyük olmasından dolayı Büyükincirli adını almıştır. Küçükincirli’deki ağacın boyunun kısalığından dolayı orası da Küçükincirli olarak kayıtlara geçmiştir. Belli zamanlardan sonra iklim değişikliklerinden veya bakımsızlıktan dolayı o incir ağacı kuruduktan sonra köyümüzde caminin bahçesine o zaman yaşamış atalarımız tarafından dut ağacı dikilmiştir. Tekrar incir yetiştirme çalışmalarına ben başladım, devam ediyorum. İnşallah tekrar bu köyde incir ağacı yetiştirebiliriz" dedi. "Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum" Köylerinde incir ağacı yetiştiğini göstermek istediğini söyleyen Zorlusoy, "Görkemli Hatıralar programında Yozgat’ın tanıtımı yapılırken incir uyutması tatlısının Yozgat’a ait bir tatlı olduğu gerçeği ortaya konuldu. Yozgat’ta incir yetişmezken incir tatlısının nasıl Yozgat’tan doğduğu sorgulaması geldi. Aydın bölgesi incir yatağıyken neden bu tatlı Yozgat’tan doğmuştur? 1500’lü, 1800’lü yıllarda burada bir incir ağacı yetişmiş. Anadolu’daki insanlarımızın geçimi tarım ve hayvancılıkla olduğundan incir ve sütü buluşturup bir tatlının üretilmesinin gayet normal olduğu ve bu tatlının da buradan çıkmış olma ihtimalini dile getirmek için bu röportajı yaptım. Köyümüzün kültürüne katkı sağlamak istiyorum. Köyümün görünürlüğünü tanınırlığını daha çok arttırmak istiyorum. Köyümüzde ve Yozgat’ımızda güzel şeyler olsun istiyorum" dedi. Bugün Büyükincirli köyünde meyve veren incir ağaçları bulunmasa da köyün ismi bu tarihi bağın kanıtı olarak görülüyor. Köy halkı bu tarihin araştırılmasını ve bölgenin geçmişteki bitki örtüsünün incelenmesini istiyor.