ÇEVRE - 29 Ocak 2026 Perşembe 12:21

Karadeniz Ereğli’de plajlar bölgesindeki kaçak yapılan kaldırıldı

A
A
A
Karadeniz Ereğli’de plajlar bölgesindeki kaçak yapılan kaldırıldı

Karadeniz Ereğli ilçesindeki plajlar bölgesinde izinsiz ve kanuna aykırı kaçak yapı ile işgalleri kaldırdı.


Zabıta Müdürü Halit Aydın, plajlar bölgesinde düzensiz yapılara izin vermeyeceklerini söyledi. İlçedeki Zabıta Müdürlüğü, Ereğli - Alaplı karayolu üzerinde yer alan plajlar bölgesinde oluşturulan kaçak yapı ve işgallere yönelik temizlik operasyonu yaptı.


Merve altı bölgesinde yol kenarına izinsiz ve kanuna aykırı şekilde yapılan kaçak yapı yıkıldı. Plajlar bölgesi, baraka, çadır, çardak gibi düzensiz yapılardan temizlendi. Zabıta Müdürü Halit Aydın, bölgede düzensiz yapılara izin vermeyeceklerini belirterek; "İlgili kurumlarla iş birliği içerisinde plajlar bölgesinde işgal ve düzensiz yapı oluşturulmasına müsaade etmeyeceğiz" dedi.



Karadeniz Ereğli’de plajlar bölgesindeki kaçak yapılan kaldırıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Milli Savunma Bakanı Güler: "Ülkemiz ihtiyaçlarını kendi kabiliyet ve imkanlarıyla karşılayan bir üretim kapasitesine ulaşmıştır" İstanbul’da inşası devam eden Portekiz Deniz Kuvvetleri’ne ait Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemileri’nin birinci gemisinin blok kızağa koyma töreni, Tuzla’daki Ada Tersanesi’nde düzenlendi. Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, "Böylesine üstün niteliklere sahip iki geminin üretim faaliyetlerinin Türkiye’de icra ediliyor olması, ülkemizin gemi inşa kabiliyetlerinde ne kadar güçlü bir konuma geldiğinin bir göstergesidir" dedi. Portekiz Deniz Kuvvetleri için inşasına başlanan Denizde İkmal ve Lojistik Destek Gemilerinin kızağa koyma törenini Ada Tersanesi’nde gerçekleştirildi. STM Savunma Teknolojileri Mühendislik ve Ticaret A.Ş. ana yükleniciliğinde yürütülen proje, Türkiye’nin bir Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi ülkeye gerçekleştirdiği ilk askeri gemi ihracatı olma özelliğini taşıyor. Törene, Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Portekiz Savunma Bakanı Nuno Melo, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu,Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Portekiz Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nobre de Sousa, Portekiz Hava Kuvvetleri Komutanı Gen. João Cartaxo Alves ve Türk Hava Kuvvetleri Komutanı Org. Cemal Ziya Kadıoğlu, Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları, iki ülkenin büyükelçileri, Portekiz ve Türk Deniz Kuvvetleri mensupları ile Türk savunma sanayii firmalarının temsilcileri katıldı. "Bu proje Türkiye ve Portekiz için tecrübe ve teknoloji paylaşımı açısından büyük bir kazançtır" Törende konuşan Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, projenin iki ülke arasındaki ilişkileri güçlendireceğine dikkat çekerek şunları aktardı: "Türkiye’yle Portekiz arasındaki ilişkiler tarihi derinliği olan, karşılıklı saygı ve güvenle beslenen köklü bir zemine dayanmaktadır. aramızdaki bağlar ikili düzlemde ve pek çok alanda genişleyen işbirliği gündemiyle ilerlemektedir. Uluslararası müttefiklik ruhuyla gelişen ilişkilerimiz sürekli olarak daha da güçlenmektedir. Bugün kızağa koyma sürecine eşlik ettiğimiz gemi inşa süreci de iki ülke arasındaki ilişkilerin somut bir nişanesi olduğu gibi, ilişkilerimizin kalıcı ve ileriye dönük olması açısından da kıymetli bir adımdır. Aynı zamanda bu proje, denizcilik geleneğine sahip Türkiye ve Portekiz için tecrübe ve teknoloji paylaşımı açısından da büyük bir kazançtır. Özgün tasarımı, yüksek süratli geniş taşıma kapasitesi ve operasyonel esneklik gibi üstün nitelikleriyle birlikte pek çok farklı göreve entegre olabilen modüler mimariye sahip bu gemilerin, Portekiz donanmasının stratejik hedeflerine ve harekat ihtiyaçlarına cevap verebileceğine yürekten inanıyorum. Şüphesiz ki bu gemiler hizmete girdiğinde Portekiz donanmasının barış, istikrar ve kriz yönetimi kapasitesini daha da ileriye taşıyacak; aynı zamanda NATO’nun müşterek kabiliyetlerine de açık bir biçimde ortaya koymaktadır." "Ülkemiz son yıllarda ihtiyaçlarını kendi kabiliyet ve imkanlarıyla karşılayan bir üretim kapasitesine ulaşmıştır" Milli Savunma Bakanı Güler, Türkiye’nin savunma sanayinde ulaştığı güçlü konum ve etkinliği vurgulayarak, "Böylesine üstün niteliklere sahip iki geminin üretim faaliyetlerinin Türkiye’de icra ediliyor olması savunma sanayimizin ulaştığı mümtaz seviyeyi ve ülkemizin gemi inşa kabiliyetlerinde ne kadar güçlü bir konuma geldiğinin bir göstergesidir. Öyle ki ülkemiz son yıllarda ihtiyaçlarını kendi kabiliyet ve imkanlarıyla karşılayan; bununla yetinmeyip dost ve müttefik ülkelerin için güvenilir tedarik ortağı olabilen bir üretim kapasitesine ulaşmıştır. Küresel ölçekte belirsizliklerin, çok boyutlu tehditlerin ve deniz güvenliklerine yönelik risklerin arttığı bir dönemde bu gibi işbirlikleri her zamankinden daha büyük önem arz etmektedir. Temennimiz dost ve müttefik Portekiz’le ortaya koyduğumuz bu ortak çalışma kültürünün tüm platformlarda geliştirilmesidir. Savunma sanayi başkanlığımızın etkin süreç yönetimi, tersanelerimizin üretim disiplini ve ana yüklenici STM’nin proje yönetim tecrübesi ile yerli firmalarımızın çabaları bu konuda güvencemiz oldu. Bu çerçevede gösterdikleri titizlik ve ortaya koydukları büyük gayretler için tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum" ifadelerine yer verdi.
Adana Depremzede Tuğba protez bacağıyla yeşil sahalara çıktı Hatay’da depremden 45 saat sonra enkazdan çıkarılan ve bir bacağı ampute olan 16 yaşındaki Tuğba Akın, yaşamını sürdürdüğü Adana’da takılan protez ve futbol sevgisiyle hayata tutundu. Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinde Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşayan Akın ailesi enkaz altında kaldı. Baba Ahmet Akın hayatını kaybederken, anne Azime ve 3 kızı enkazdan yaralı olarak çıkarıldı. Enkazdan 45 saat sonra çıkarılan 16 yaşındaki Tuğba Akın, vücudundaki yaralar ve kaburgasında oluşan zedelenme nedeniyle İzmir ve Adana’daki hastanelerde yaklaşık 10 ay tedavi gördü. Hastanede gerçekleştirilen operasyonla enkazda zarar gören sol bacağı dizinden ampute edilen Tuğba’ya Adana’daki Çocuk İyilik Merkezi’nde protez takıldı. Yeniden ayağa kalkan Tuğba, ilgi duyduğu futbol nedeniyle Ampute Futbol 2. Lig ekibi Adana Ampute Engelliler Spor Kulübü’ne kaydoldu. Kulüp bünyesinde futbol eğitimi alan Tuğba Akın, şimdi müsabakalara hazırlanıyor. "45 saat enkazda kaldım" Başından yaralandığı için deprem anına ilişkin çok şey hatırlamadığını anlatan Tuğba Akın, "Depreme Hatay’da yakalandık. Uyuyakalmış olabilirim, o yüzden çok fazla bir şey hatırlamıyorum. Başımdan yaralar aldığım için ya bayıldım ya da uyuyakaldım. Kütahya itfaiyeden Ferdi ağabeydi beni kurtaran. Uyanık olduğum zamanları az çok hatırlıyorum. Bizi kurtardıklarını, bağırdığımı ve sesimi duyurmaya çalıştığımı hatırlıyorum. 45 saat enkazda kaldım. Birçok ameliyat geçirdim. Çukurova İyilik Merkezi’nden protezimi aldım. Orada fizik tedavi de gördüm, hala da görmeye devam ediyorum" dedi. "Futbolla hayata tutunmuş gibiyim" Depremden önce futbolla ilgilenmediğini, sadece izlediğini söyleyen Akın, "Şu an futbol oynamaya başladım. Ameliyat sürecinde daha kötüydüm, yine şu an iyiyim. Futbolu sadece izliyordum. Fenerbahçeliyim, Fenerbahçe’nin maçlarını izliyordum. Futbolla hayata tutunmuş gibiyim. Depremden sonra zor oldu. Etrafımdaki tanıdıkların hepsi değişti. Çoğu Hatay’da, kendi memleketimizde kaldı. Ben artık Adana’da yaşıyorum. 6 Şubat geldiğinde galiba o günü hatırlamak istemiyorum" diye konuştu. Depremi hatırlamanın insanın içini parçalayan bir durum olduğunu anlatan anne Azime Akın da, "Bir daha da asla yaşanmasını istemiyorum. Kimsenin başına gelmesini istemeyiz. O güne gittiğimizde yani enkazda kalışımız aklıma geliyor. Oradaki çığlıklarımız, bağırtılarımız, sesimizi duyurmaya çalışmalarımız aklıma geliyor. Eşimin son seslerini duyuşum geliyor. Kendisi zaten oradayken vefat etti. En son kızımdan seslerini duyurabilmeleri için vurmasını istemiş. Bir daha da başka bir şey söyleyemedi. Enkazdan önce ben çıktım zaten. Aklım çocuklarda kalmıştı. Ayaklarının kötü olduğunu zaten enkazın altında anlamıştım. Elimle kontrol edebilmiştim ayaklarını ama hiçbir şey yapamadım. Ben kurtuldum. Çocuklarda kurtulur inşallah diye hep öyle umut ediyordum ama en küçük kızım ampute oldu. Diğer ortanca kızım da ortez denilen bir alet kullanmaya başladı" ifadelerini kullandı. "İlk emekli maaşımla onunla yemek yiyecektik" Depremden önce çalıştığını da aktaran anne Akın, "EYT’den emekli oldum. Eşim ölmeden ilk emekli maaşımla onunla yemek yiyecektik. Öyle bir hayalim vardı ama gerçekleşmedi. Yani içimde kalan bir ukde bu da" şeklinde konuştu.
Sakarya Kadınlara önemli çağrı: Serviks kanseri düzenli kontrollerle erken yakalanabilir Rahim ağzında gelişen ve bazı bireylerde uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen serviks kanseriyle ilgili Jinekolojik Onkoloji uzmanı, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Ocak ayının, dünya genelinde Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı olarak kabul edildiğini belirten Özel Adatıp Hastanesi Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hakan Camuzcuoğlu, kadın sağlığında farkındalık oluşturmanın ve düzenli jinekolojik kontrollerin önemine dikkat çekti. Rahim ağzı ile ilişkili olabilecek bazı durumlar hakkında bilgiler veren Camuzcuoğlu, adet dönemleri dışında görülen kanamalar, cinsel ilişki sonrası kanama veya ağrı, pelvik bölgede uzun süren rahatsızlık hissi ve vajinal kanlı akıntı gibi durumlarda mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini söyledi. Bu belirtilerin tek başına kesin tanı anlamına gelmediğinin altını çizen Camuzcuoğlu, "Bu tür belirtiler pek çok farklı jinekolojik sebeple ortaya çıkabilir. En doğru yaklaşım; kişinin tıbbi öyküsü, muayene tespitleri ve gerekli görülen tarama testlerinin birlikte değerlendirilmesidir. Tarama testleri, düzenli kontroller ve kişinin kendi vücudundaki değişimleri takip etmesi erken değerlendirme açısından büyük önem taşır. Her bireyin risk faktörleri ve sağlık ihtiyaçları farklıdır. Serviks kanseri her bireyde aynı şekilde seyretmeyebilir. Bazı kişilerde belirgin şikayetler görülürken, bazı kişilerde hiçbir belirti ortaya çıkmayabilir. Bu sebeple değerlendirme süreci mutlaka kişinin kendi klinik durumu doğrultusunda ele alınmalıdır" dedi.