GÜNDEM - 07 Kasım 2024 Perşembe 16:25

Kdz. Ereğli’de Sarıkamış Deniz Şehitleri anıldı

A
A
A
Kdz. Ereğli’de Sarıkamış Deniz Şehitleri anıldı

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Sarıkamış’taki askerlere kışlık giysi, erzak ve mühimmat götürdükleri esnada Rus donanması tarafından batırılan Bezm-i Alem, Bahr-i Ahmer ve Mithat Paşa nakliye gemilerinde şehit düşen 221 mürettebat törenle anıldı.


Kdz. Ereğli ilçesindeki anma töreni tören alanına yürüyüş ile başladı. Protokol üyeleri tören alanına geldiklerinde anıta ortak çelenk bırakıldı. Saygı duruşunda bulunulmasının ardından İstiklal Marşı’nın okunduğu törenin açılış konuşmasını Sarıkamış Deniz Şehitleri Platformu Başkanı İrfan Koç, "Sarıkamış Harekatı, on binlerce askerin kışlık, yiyecek erzak ve mühimmatı götüreceği batırılan üç gemimizin deniz şehitlerini anmak için buradayız. Vatan müdafaası için seferber olan kahraman ordumuzun 1914 yılında Karadeniz’de verdiği bu kayıp hepimizi derinden üzdü. Ve sonrasında göğsümüzü kabartan kahramanlarımızı rahmetle anıyorum" dedi.


Sarıkamış Dayanışma Grubu Kurucu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, "7 Kasım sabahı Zonguldak’a ulaşan Rus filosu saat 09.30’a kadar tek kömür liman şehrimiz olan Zonguldak’a bombardıman etmişlerdir. Bu bombardıman 2,5 saat sürmüştür. Sivastapol’a yol verildiği sırada önde bulunan kruvazör fırtınalı havada sisler içinde önde iki sonra bir gemiyi silüet olarak karşılamıştır. Sonra hemen muharebe nizamı almış ve Kafkas cephesine İstanbul’dan asker, erzak, en önemlisi harita ve giyecek getirmekte olan üç gemi Zonguldak Ereğli açıklarında batırılmıştır. Aralık 1914’te Sarıkamış’ta yapılacak taaruz için elzem nitelikteki lojistik malzeme bu vapurlarla taşınmaktaydı. Rusların bu vapurları batırması belki de cephenin durumunu değiştiren en önemli olaylardan birisi olarak tarihe geçecekti. Sarıkamış Meydan Muharebesi Karadeniz’de kaybedilmiştir. Sarıkamış, donanma desteği olmayan kara savaşının başarılı olamayacağının en belirgin özelliğidir" diye konuştu.


Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık ise Bingör Sönmez’e ve çalışmaların yapılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu da "7 Kasım 1914 yılında esasında çok önemli bir olaydır ama tarihin tozlu sayfalarında kalmış, yine Prof. Dr. Bingür Sönmez hocamızın, dönemin Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç komutanımızın kıymetli çabalarıyla ortaya çıkartılmış çok önemli bir hadisenin yıl dönümünde, Bahr-i Ahmet, Bezm-i Alem ve Mithat Paşa isimli üç yük gemisinin Rus donanması tarafından Ereğli açıklarında batırılışının 110. yıldönümünde bir araya gelmiş bulunuyoruz" dedi.


Törene 22. Dönem Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Metin Ataç, Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, Kdz. Ereğli Kaymakamı Mehmet Yapıcı, Kdz. Bölge ve Garnizon Komutanı Albay Ahmet Özer, Kdz. Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık, Sarıkamış Dayanışma Grubu Kurucu Başkanı Prof. Dr. Bingür Sönmez, Sarıkamış Deniz Şehitleri Platformu Başkanı İrfan Koç, protokol üyeleri ve vatandaşların katıldığı tören plaket takdimi ile tören sona erdi.


Törenin ardından Amfi Tiyatro’da Milli Savunma Bakanlığı Mehteran Birliği tarafından halka açık konser verildi.



Kdz. Ereğli’de Sarıkamış Deniz Şehitleri anıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Çiftçilere hububata hastalık gelmeden erken müdahale uyarısı Hava sıcaklıklarının önümüzdeki günlerde kademeli olarak artmasının tahmin edildiğine dikkat çeken uzmanlar, özellikle yağış sonrası güneşli havalarda mantar hastalığı riskinin yükseldiği uyarısında bulundu. Uzmanlar, çiftçilerin bu dönemde düzenli kontrol yapmalarının önemini vurguluyor. Konya merkez ve çevre ilçelerde zaman zaman etkili olan yağmurun ardından güneşli havaların etkisinin önümüzdeki günlerde hem hava hem de toprakta ısınmayla mantar hastalıklarının yayılımını hızlandırabileceğini ifade eden Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, her yıl benzer dönemlerde aynı durumun gözlemlendiğine dikkat çekti. Burak Kırkgöz, "Hava sıcaklıkları, bu dönemden sonra önümüzdeki haftalarda yavaş yavaş yükselecek gibi gözüküyor. Özellikle yağmur yağdıktan sonra güneşli havalarda havaların ve toprağın ısınması ile beraber mantar hastalıklarının arttığını gözlemliyoruz. Her dönem bu şekilde oluyor. Böylesi dönemlerde özellikle çiftçilerimizin hastalık kontrolünde mutlaka dönem dönem bir ziraat mühendisi ile arazisine gidip bu hastalık kontrolünü yapmalarını ve hastalığın başlangıcında ilaç uygulaması yapmasını öneriyoruz. Aksi takdirde ilaç uygulamasında gecikme olursa maalesef bitkiyi kurtarma şansımız olmuyor. Tarım ilaçlarının birçoğu bitkinin hastalığa direncini artırmaya yönelik ilaçlar. Maalesef hastalık girmiş bitkiler için yapabilecek çok fazla bir şey olmuyor. O yüzden ilaçları, hastalık girmeden kontrol ederek ve bitkilerin sağlıklı olduğu dönemlerde kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Çiftçilerimiz, kök bölgelerinde herhangi bir siyahlaşma ve yapraklarda yoğun bir sararma görürse mutlaka uzmana danışarak burada herhangi bir sıkıntının olup olmadığını kontrol etmelerini de tavsiye ediyoruz" dedi. "Çiftçilerimizin yağış aldığımız dönemlerde sulama yapmamaları gerekiyor" Burak Kırkgöz şöyle devam etti: "Şu anda sulama imkanı olan, sulu tarım yapan çiftçilerimizin de dönem dönem bazen tarlalarını daha iyi verim olsun diye suladıklarını görebiliyoruz. Bu doğru bir uygulama değil maalesef. Özellikle yağışların arkasından, yağışların yeterli olduğu dönemde bir de çiftçilerimizin sulama yapması ekstradan maliyetten başka bir şey değil ve bunun dezavantajı birtakım hastalıkları da beraberinde getirebiliyor. ‘Su çürüğü’ dediğimiz suyun bir yerde göllenmesi ile beraber o bölgeyi çürütmesinden dolayı birtakım hastalıklar da oluşabiliyor. Çiftçilerimizin yağışların iyi olduğu dönemlerde sulama yapmalarını önermiyoruz. Çok fazla su vermek çok fazla verim alınacak anlamına da gelmiyor. O yüzden sulu tarım yapılan yerlerde çiftçilerimizin böyle yağış aldığımız dönemlerde sulama yapmamaları gerekiyor" şeklinde konuştu. ZMO Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, çiftçilere doğal afetlere karşı riskin olduğu bölgelerde TARSİM sigortasını yaptırmalarını tavsiye etti.
Ankara TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Tüm çiftçilerimizin 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" dedi. TZOB Genel Başkanı Bayraktar, Dünya Meteoroloji Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı. Tarımsal üretimin doğaya bağımlı bir şekilde yapıldığını vurgulayan Bayraktar, "Bu nedenle her türlü aşırı doğa olayından etkileniyor. Yağışların aşırı olması sel afetine, az olması ise kuraklığa sebebiyet verebiliyor. Bu yüzden tarım doğada denge istiyor. Maalesef geçtiğimiz 2025 yılında bin 11 aşırı doğa olayı yaşandı ve ülkemizin doğal afetlerden had safhada etkilendiği bir yıl oldu. Şubat ve nisan aylarında meydana gelen zirai donlar meyveler üzerinde, tarımsal kuraklık ise tahıl ve baklagil üzerinde verim kayıplarına yol açtı. 2026 yılına da hızlı başladık. Yılın ilk 2 ayında Hatay’dan Çanakkale’ye kadar kıyı şeridindeki illerimizde aşırı yağışlardan, sel, hortum, su baskınından etkilenmeyen tek bir şehir kalmadı. Yaptığım ziyaretlerde bu afetlerin tarımsal üretim üzerindeki etkisini bizzat gördüm" ifadelerini kullandı. "Erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor" Her yıl farklı bir tema ile kutlanan Dünya Meteoroloji Günü’nün temasının bu yıl Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından ‘Bugünü gözlemlemek, yarını korumak’ olarak belirlendiğini dile getiren Bayraktar, "Çünkü tarım sektörü için meteoroloji yalnızca hava tahmininden ibaret değildir. Bugünün gözlenmesi ve erken tahminlerin yapılması, yarın için afetlerden az hasarla kurtulmak anlamına geliyor. Yıllar itibarıyla afetlerin sayısının ve şiddetinin arttığı hesaba katıldığında bugünün gözlenmesi gelecekte ölümlerin, ürün ve hayvan kayıplarının azaltılması demektir. Bu konuda birliğimizin de Türk tarımına katkıları büyüktür. 2018 yılında Meteoroloji Genel Müdürlüğü’yle yaptığımız protokol çerçevesinde Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan erken tahmin ve uyarılar anında Ziraat Odalarımıza, oradan da çiftçilerimize SMS olarak gidiyor. Bu sayede afetlerin olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için alınabilecek önlemler zamanında alınabiliyor" diye konuştu. "Tüm çiftçilerimizin, 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" Türk çiftçisinin son yıllarda artan doğal afetlerden en çok zarar gören kesim olduğunu ifade eden Bayraktar, "Hem yaşanabilecek aşırı hava olaylarının uyarılarının yapılması hem de çiftçilerimizin ekim, gübre ve ilaç gibi tarımsal uygulamalarının takvimini ayarlayabilmesi açısından meteorolojinin önemi büyüktür. Bu vesileyle tüm çiftçilerimizin ve sektör paydaşlarımızın 23 Mart Dünya Meteoroloji Günü’nü kutluyorum" şeklinde konuştu.
İstanbul Ekran başında geçen süre çocukların motor gelişimini yavaşlatıyor Biruni Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Öğretim Üyesi, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, konsol ve mobil oyunların uzun süreli kullanımının çocukların motor becerilerini olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Dr. Öğr. Üyesi Safa Heybet, dijital teknolojilerin yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların ekran başında geçirdiği sürenin arttığını belirterek, bu durumun motor gelişim üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Motor gelişimin çocukların kaslarını kullanarak hareket etme, denge kurma ve koordinasyon sağlama süreçlerini kapsadığını ifade eden Dr. Heybet, "Bu gelişim özellikle erken çocukluk döneminde fiziksel oyunlar ve aktif hareketle desteklenir. Ancak günümüzde çocuklar açık havada oyun oynamak yerine uzun süre ekran karşısında vakit geçiriyor" dedi. "Hareketsizlik motor gelişimi olumsuz etkiliyor" Konsol ve mobil oyunların uzun süreli kullanımının çocukların fiziksel aktivite düzeyini düşürdüğünü vurgulayan Heybet, "Hareketsiz yaşam tarzı kas gelişimi, denge ve koordinasyon üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir. Özellikle uzun süre aynı pozisyonda kalmak, duruş bozuklukları ile boyun ve sırt ağrılarını da beraberinde getirebilir" diye konuştu. Çocukların ekran başında geçirdiği sürenin artmasıyla birlikte doğal hareket deneyimlerinin azaldığını belirten Heybet, "Koşma, zıplama, tırmanma gibi aktiviteler kaba motor becerilerin gelişimi için kritik öneme sahiptir. Bu aktivitelerin azalması gelişimi sınırlayabilir" ifadelerini kullandı. "Sadece ekrana dokunmak yeterli değil" İnce motor becerilerin gelişimi için farklı aktivitelerin gerekli olduğunu dile getiren Heybet, "Tablet ve telefon kullanımı tek başına yeterli değildir. Çocukların kalem tutma, kesme, yapıştırma gibi el becerilerini geliştiren etkinliklere de yönlendirilmesi gerekir" dedi. "Dengeli kullanım en doğru yaklaşım" Dijital oyunların tamamen yasaklanması yerine kontrollü kullanımın önemine dikkat çeken Heybet, "Çocukların günlük ekran süresi sınırlandırılmalı, açık hava oyunları ve spor aktiviteleri teşvik edilmelidir. Ailelerin çocuklarıyla birlikte fiziksel aktiviteler yapması, bu alışkanlıkların kalıcı hale gelmesini sağlar" şeklinde konuştu. Heybet, çocukluk döneminde kazanılan hareket alışkanlıklarının ilerleyen yaşlarda da bireyin fiziksel aktivite düzeyini ve genel sağlık durumunu belirlediğini vurgulayarak, "Teknoloji doğru kullanıldığında faydalıdır ancak çocuk gelişiminde hareketin yerini hiçbir dijital deneyim dolduramaz" dedi.