ASAYİŞ - 21 Şubat 2024 Çarşamba 16:46

Liseli Büşra’nın hayatını kaybettiği öğrenci servisi kazasında tanıklar dinlendi

A
A
A
Liseli Büşra’nın hayatını kaybettiği öğrenci servisi kazasında tanıklar dinlendi

Zonguldak’ta önceki yıl Fikret Bayrak idaresindeki taşımalı öğrenci servisinin şarampole uçup 15 yaşındaki Büşra Akın’ın hayatını kaybettiği kazada; mahkeme tanıkları dinledi.


2022 yılının Aralık ayında Fikret Bayrak idaresindeki 67 AT 873 plakalı öğrenci servisi Kilimli ilçesinden Çatalağzı istikametine seyir halindeyken uçuruma yuvarlandı. Kazada 18 öğrenci ile sürücü Fikret Bayrak yaralanırken 15 yaşındaki Büşra Akın hayatını kaybetti.


Kilimli İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünce yapılan ihale ile öğrencileri taşıyan minibüsün sahibi tutuksuz sanıklar Ramazan Atmaca ve babası Müslüm Atmaca ile kazayı yapan sürücü Fikret Bayrak 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.



“Ben kızımı kaybettim, hasret çekiyorum”


Kazada hayatını kaybeden Büşra Akın’ın annesi Oya ve babası Yücel Akın ile kazada yaralanan öğrenciler ve aileleri, taraf avukatları da mahkemede yer aldı. Görülen ikinci duruşmada konuşan Büşra Akın’ın annesi Oya Akın, “Mesleği tamircilik olan bir kişinin arabası neden yıkık dökük. Ben kızımı kaybettim. Gerekenin yapılmasını istiyorum. Ben özlem çekiyorum. Hasret çekiyorum. Bir tane kızım vardı benim” diye gözyaşı döktü.


Baba Yücel Akın ise “Hepsinden şikayetçiyim. Sorumluların cezalandırılmasını istiyorum” dedi.



“Aracın değişmesi için dilekçe yazdım”


Yaralılardan Yiğit Özpamuk’un babası Olcay Özpamuk duruşmada tanık olarak ilk kez dinlendi. Kaza yapan aracın değişmesi ile ilgili daha önce okul yönetimine şikayette bulunduklarını ancak sonuç alamayınca bu kez de İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne giderek dilekçe verdiğini anlatan Özpamuk şöyle dedi:


“Yiğit Özpamuk oğlum olur. Bahse konu servisle Kilimli Atatürk Lisesi’ne gidip geliyordu. Devamlı olarak servisin eski olduğun, ses çıkardığını söylüyordu. Ayrıca sabah 06.00’da işe gidiyordum. Söz konusu servisi işe giderken görüyordum. Servis öğrencileri almadan önce taşeron işçileri taşıyordu. İşçileri bıraktıktan sonra öğrencileri topluyordu. Servisi gördüğümde yetişmek için çok hızlı gidip geldiğini görüyordum. Bahse konu servis olaydan bir sene önce kaza yapmıştı. Bu sebeple okula gidip toplantı yapmıştık. Okul yönetimine bildirmiştik servisin değişmesi için. Ancak okul yönetimi ilgilenmedi ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne aracın eski olduğunu, öğrenci taşımacılığına uygun olup olmadığına dair dilekçe yazmıştım. Ancak oradan da sonuç gelmedi. Daha sonraki diğer eğitim öğretim yılında da aynı aracı verdiler.”


Mağdurların avukatı olan Osman Yayla, araç sürücüsü tutuksuz sanık Fikret Bayrak’ın olay tarihinden önce hangi hastalıkları sebebiyle hangi hastanelerde tedavi gördüğünü ve şu anda numaralı gözlük kullanıp kullanmadığı, kullanıyorsa kaç numaralı gözlük kullandığının sordu.



Aynı araç daha önce işçileri taşımış


Bunun üzerine sanık Fikret Bayrak, “Hepimizi geçmiş olsun. Ölene Allah rahmet eylesin. Belli bir hastalığım rahatsızlığım yok. 2000 yılında apandisit ameliyatı oldum. Uzak gözlüğü kullanıyorum. Kazadan sonra kullanmaya başladım. Kullandığım gözlük numaralı ama numarasını bilmiyorum” dedi.


Araç sahibi Ramazan Atmaca da “Önceki savunmalarımı tekrar ederim. Ancak şunu belirtmek istiyorum. Bu davanın konusu olan kaza 2022 yılı Aralık ayında oldu. Bu tarihten önce gerçekleştiği iddia olunan kaza ise 2020 yılında meydana gelmişti. Aslında o tarihte araç kaza yapmadı. Kardan dolayı kaymıştı. Ayrıca araç içinde yol kamerası vardı. İşçi taşımacılığıyla ilgili iddia da 2020 yılıydı. 2020 yılında aynı araçta işçi taşınmıştı. Okul giriş çıkış saatleriyle aynı değildi” dedi.


Mahkeme dosyadaki eksikliklerinin giderilmesi için duruşmayı 5 Temmuz 2024 tarihine erteledi.



Liseli Büşra’nın hayatını kaybettiği öğrenci servisi kazasında tanıklar dinlendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Aydın’da taksiciler kontak kapattı: "Bu şartlarda ayakta kalamıyoruz" Aydın’ın Efeler ilçesinde faaliyet gösteren taksici esnafı, artan maliyetler ve yetersiz kalan ücret tarifeleri nedeniyle kontak kapatma eylemi gerçekleştirdi. AYTER alanında bir araya gelen taksiciler, son dönemde akaryakıt başta olmak üzere giderlerde yaşanan artışlara tepki göstererek, mevcut kazançlarının maliyetler karşısında eridiğini dile getirdi. Taksiciler adına basın açıklaması yapan Özgür Özen, mesleğin sürdürülebilirliğinin ciddi şekilde tehlikeye girdiğini vurguladı. Özen, "Bizler haftanın 7 günü, günün 24 saati Aydınımızın ulaşım yükünü sırtlayan, vatandaşlarımızı güvenle gidecekleri yere ulaştıran taksici esnafı olarak; bugün geldiğimiz noktada mesleğimizi sürdüremez hale geldiğimizi üzülerek belirtmek isteriz. Son bir yıl içerisinde yaşanan ekonomik gelişmeler, özellikle ulaşım sektörünün ana damarı olan maliyet kalemlerinde durdurulamaz bir artışa neden olmuştur. Bugün burada toplanmamızın sebebi, sadece bir fiyat artışı talep etmek değil; esnafımızın evine ekmek götürebilmesini ve vatandaşlarımıza sunduğumuz hizmet kalitesini koruyabilmesini sağlamaktır" dedi. "Kazancımızın büyük kısmı pompaya gidiyor" Taksicilerin kazançlarının büyük bir kısmının akaryakıt giderlerine gittiğini belirten Özen, "Maliyetlerimiz artık taşınamaz boyuttadır. Son bir ayda akaryakıt fiyatlarına gelen ardı ardına zamlar, günlük kazancımızın büyük bir kısmını doğrudan pompaya bırakmamıza neden olmuştur. Araçlarımızın periyodik bakımları, lastik, akü ve parça değişim maliyetleri geçen yıla oranla yüzde 100’ün üzerinde artış göstermiştir. Zorunlu trafik sigortası ve kasko poliçelerindeki artışlar, bizlerin belini bükmektedir. Asgari ücret ve enflasyon verileri ışığında, şoförlerimizin geçim derdi ve sosyal güvenlik prim ödemeleri sürdürülemez seviyelere ulaşmıştır" diye konuştu. "Mevcut tarifeyle ayakta kalmamız imkansız" Yetkili kurumlardan tarife fiyatlarına güncelleme talebinde bulunan Özen, "Mevcut tarifelerle; aracımızı yenilememiz, şoför maaşlarını ödememiz ve teknik güvenliği üst seviyede tutmamız imkansız hale gelmiştir. Yetkili kurumlarımızdan; taksimetre açılış, kilometre ve kısa mesafe (indi-bindi) ücretlerinde maliyet artışlarını karşılayacak makul bir düzenleme, artan işletme giderlerimize karşılık esnafımızı koruyacak ekonomik destekler talep ediyoruz. Geçen yılda olduğu gibi diğer illerimizden 6 yada 8 ay sonra Aydın’da taksimetre tarifemiz güncelleniyor. Bu da yapılan güncellemenin anlamını yitirmesine sebep oluyor. Yıpranmış araçlarla hizmet vermek istemiyoruz, çünkü halkımız en iyisine layıktır. Bizim amacımız hiçbir zaman vatandaşı zor durumda bırakmak değildir. Ancak taksinin tekerinin dönebilmesi, güvenli ve konforlu yolculuğun devam edebilmesi için bu güncelleme artık tercih değil bir zorunluluktur. Sesimizin duyulması ve haklı taleplerimizin bir an önce karşılanmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.
Aydın Başkan Gençay: "Didim’de eşitlik var" Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, örnek ve öne çıkan sosyal belediyecilik uygulamaları nedeniyle davetli olduğu Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri’nde yaptığı konuşmada, eşitlik politikalarının yerel yönetimlerin merkezinde yer alması gerektiğini vurgulayarak, Didim’de hayata geçirilen modelin Türkiye’ye örnek olabilecek nitelikte olduğunu ifade etti. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, örnek ve öne çıkan sosyal belediyecilik uygulamaları nedeniyle davetli olduğu Ankara’da düzenlenen Sosyal Demokrasi Derneği’nin Ali Dinçer 1. Sosyal Demokrat Belediyecilik Günleri kapsamında gerçekleştirdiği konuşmada, yerel yönetimlerde eşitlik politikalarının önemine dikkat çekti. "Ionia’nın incisi, kadim bilgeliğin kenti Didim’den sizlere selam getirdim" sözleriyle konuşmasına başlayan Başkan Hatice Gençay, son dönemde özellikle gençleri etkileyen şiddet olaylarının toplumda oluşturduğu derin üzüntüyü dile getirerek, yerel yönetimlerin sosyal sorumluluğunun her zamankinden daha hayati hale geldiğini vurguladı. Konuşmasında sosyal demokrat belediyeciliğin tarihi köklerine değinen Başkan Hatice Gençay, Ali Dinçer’in toplumcu belediyecilik anlayışının bugün hala yol gösterici olduğunu ifade etti. Türkiye’de Fikri Sönmez ve Osman Özgüven gibi isimlerin ortaya koyduğu yerel yönetim deneyimlerinin, halkla birlikte yönetmenin mümkün olduğunu gösterdiğini belirten Başkan Hatice Gençay, "Adil ve dayanışmacı bir yerel yönetim anlayışı bu topraklarda mümkündür" dedi. Didim Belediyesi’nin eşitlik yaklaşımını sadece bir yerel politika başlığı olarak görmediğini ifade eden Başkan Hatice Gençay, eşitliği aynı zamanda demokrasi ve Cumhuriyetin temel meselesi olarak tanımladı. Mustafa Kemal Atatürk’ün halkçılık ilkesine atıfta bulunan Başkan Hatice Gençay, yerel yönetimlerde eşitlik politikalarının hayata geçirilmesini tarihi bir sorumluluk olarak değerlendirdi. Başkan Hatice Gençay, konuşmasında Didim Belediyesi tarafından hayata geçirilen ’Didim Yerel Eşitlik ve Kadın Odaklı Sosyal Politika Modeli’ni detaylarıyla paylaştı. Model kapsamında; Avrupa Yerel Yaşamda Kadın-Erkek Eşitliği Şartı (CEMR) imzalandı, Şiddete Karşı Tutum Belgesi kabul edildi, Eşitlik ve Şiddetle Mücadele komisyonları kuruldu, Yerel Eşitlik Eylem Planı (YEEP) oluşturuldu, Kadın ve Aile Danışma Merkezi hayata geçirildi, Kadın Meclisi kurularak katılımcı yönetim güçlendirildiğini belirtti. Başkan Hatice Gençay, bu modelin yalnızca kadınlara yönelik değil, toplumun tamamını dönüştüren bütüncül bir yapı olduğunu vurguladı. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını artırmaya yönelik çalışmaların somut sonuçlar verdiğini belirten Başkan Hatice Gençay, kadın üretim atölyeleri, eğitim destek programları ve farkındalık çalışmalarıyla Didim’de güçlü bir dönüşüm başladığını ifade etti. "Kadınların güçlenmesi yalnızca bir sosyal politika değil, toplumsal kalkınmanın anahtarıdır" diyen Başkan Hatice Gençay, bu yaklaşımın dirençli kentler oluşturmanın temel unsuru olduğunu söyledi. Konuşmasında kültür ve sanatın toplumsal dönüşümdeki rolüne de değinen Başkan Hatice Gençay, Didim Belediyesi Tiyatro Topluluğu’nun bu süreçte önemli bir işlev üstlendiğini belirtti. Ayrıca, ev sahipliği ve kültür-sanat alanındaki çalışmaları nedeniyle Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu’na teşekkür etti. Konuşmasını güçlü bir mesajla tamamlayan Başkan Hatice Gençay, şu ifadeleri kullandı: "Didim’de eşitlik var. Bu bir slogan değil, bir yönetim modelidir. Eşitlik olan yerde adalet, adaletin olduğu yerde barış, barışın olduğu yerde ise gelecek vardır." Didim Belediyesi, eşitlik, kapsayıcılık ve sosyal adalet temelinde geliştirdiği bu modeli Türkiye genelinde yaygınlaştırmak üzere tüm yerel yönetimleri ortak bir dayanışma çağrısına davet etti.
Manisa Akhisarlı sporculardan büyük başarı Türkiye Şampiyonası 2. Etap Ulusal Dağ Bisikleti Yarışları Manisa’da tamamlandı. Akhisarlı sporcular, farklı kategorilerde elde ettikleri derecelerle dikkat çekerken, talihsiz anlar da yaşandı. Türkiye Şampiyonası 2. Etap Ulusal Dağ Bisikleti Yarışları, 17-18 Nisan tarihlerinde Manisa’da gerçekleştirildi. Yıldızlar Short Track (kısa parkur) yarışları ve etap mücadelelerinde Akhisarlı sporcular önemli dereceler elde etti. Yıldızlar Short Track yarışlarında U13 erkeklerde Murad Avcı 4’üncü olurken, U13 kadınlarda Hilal Kaymaz birinci, Miray Akcan ise üçüncü sırayı aldı. U11 erkeklerde Deniz Atlas Tekin birincilik kürsüsüne çıkarken, U11 kadınlarda Elif Koç birinci, Rumeysa Meryem Kaymaz ikinci oldu. Türkiye Şampiyonası 2. etap yarışlarında ise U13 erkeklerde Berkay İlikhan ikinci olurken, U13 kadınlarda Hilal Kaymaz ikinci, Miray Akcan üçüncü sırada yer aldı. U11 erkeklerde Deniz Atlas Tekin ikinci olurken, U11 kadınlarda Rumeysa Meryem Kaymaz birinci, Elif Koç ise ikinci sırayı elde etti. Öte yandan U15 kadınlar kategorisinde yarışan İlknur Buğlem Karataş, Yıldızlar Short Track yarışında ilk gün birinci sırada ilerlerken yaşadığı talihsiz düşüş nedeniyle yarışı tamamlayamadı. Karataş, Türkiye Şampiyonası 2. etap yarışında ise yine lider götürdüğü yarışta son iki tur kala yaşanan lastik patlaması sonucu beşinci sırada finiş gördü. Akhisarlı sporcuların elde ettiği dereceler, organizasyona damga vururken, sporcuların performansı gelecek yarışlar için umut verdi.