KÜLTÜR SANAT - 20 Mayıs 2019 Pazartesi 12:53

(Özel) TV yayınıyla başladığı ressamlıkta hedefi yurt dışına açılmak

A
A
A
(Özel) TV yayınıyla başladığı ressamlıkta hedefi yurt dışına açılmak

Zonguldak’ta ev hanımıyken televizyon yayınında gördüğü ressamlığa özenen Figen Ramazanoğulları, kendini geliştirerek su altı resimleri yapan ünlü bir ressam oldu.

Zonguldak’ta ev hanımıyken televizyon yayınında gördüğü ressamlığa özenen Figen Ramazanoğulları, kendini geliştirerek su altı resimleri yapan ünlü bir ressam oldu. Ramazanoğulları, atölyeye çevirdiği evinde öğrencilerine ressamlığı sevdiriyor.


Çaycuma ilçesinde yaşayan 56 yaşındaki ev hanımı Figen Ramazanoğulları, yaklaşık 30 yıl önce televizyon yayınında gördüğü ressamlığa merak saldı. İlk önce oğluna ait sulu boyayla denemeler yapan Ramazanoğulları, daha sonra yağlı boya resimleri yapmaya başladı.


Her geçen gün kendini geliştiren ünlü ressam, Geleneksel El Sanatları Bölümünü de kazanarak üniversite öğrencisi oldu. Bu süreçte ders verdiği atölyesini kapatarak çalışmalarını evde sürdüren Figen Ramazanoğulları, su altı resimleri kategorisinde kendini geliştirerek birbirinden değerli tablolar resmetti.


Yurt dışına açılarak dünyaca ünlü ressamları Çaycuma ilçesine getirmek hedefinde olduğunu aktaran Ramazanoğulları şöyle dedi:


"Resim merakım tam 30 yıl önce bir televizyon yayını ile başladı. Oğlumun sulu boyaları ile başladım. Sonra bir hocadan resim dersleri aldım. Ondan sonra da belli bir süre herkesin yaptığı doğa resimleri yaptım. Bir balık resmi ilgimi çekti. Suyun altında yüzen balıklar vardı. O balıkların resmini yaptıktan sonra su altı resimleri yapmaya başladım. Beni daha çok cezbetti. Gazetelerin su altı resimleriyle ilgili fotoğraf yarışmaları oluyor. Ödül alan resimler gazetelere düşüyordu. Onları yapmaya başladım. Baktım ki zaman içinde diğer kategorilerdeki resimleri yapmaya çalışsam da su altı resimlerinin haricinde yapamamaya başladım. Azerbaycanlı bir beyefendi, SAT komandolarından emekli olan bir beyefendi ve ben yapıyorum. Üç kişi yapıyormuşuz. Şu an geleneksel el sanatları bölümü öğrencisiyim. Kendimi geliştirmek adına okuyorum. Üniversiteyi kazanmadan önce bir atölyem vardı derslerimi orada veriyordum. Üniversiteye başladıktan sonra atölyemi kapattım bu sene itibariyle herhalde ders vermem diye düşünüyordum. Öğrencilerim ev ortamından hiç rahatsızlık duymadılar. Cumartesi günleri evim atölye haline geliyor. Her yer öğrenci doluyor. Evimin duvarları mobilyalarım boya oluyor. Çocuklarım o kadar severek ve isteyerek geliyorlar ki bu olumsuzlukların hiçbiri gözümde değil. Bir kişiye bile bir sanatı veya resmi sevdirebilsem benim için kardır gözüyle bakıyorum. Çocuklarım da resmi severek yapıyorlar. Mutluyum. Sergilerime devam edeceğim. Yurt dışına da açılmayı hedefliyorum. Her şeyden önce galeri işletip dünyaca ünlü sanatçıları Çaycuma’ya getirmeyi amaçlıyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Sahte güneş gözlüğünde görme kaybı tehlikesi Sahte güneş gözlüklerinin gözde katarakt oluşmasına sebep olduğunu ifade eden Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, katarakt oluşumun ise görme azlığına hatta görme kaybına kadar ilerleyebileceğini belirtti. Hangi tür malzemeden yapıldığı ve içinde ne tür kimyasal maddelerin bulunduğu bilinmeyen sahte güneş gözlüklerinin göz sağlığına kalıcı zararlar verdiğini belirten uzmanlar, bu tür güneş gözlüklerinin kullanılmamasını öneriyor. Yaz aylarının gelmesiyle beraber güneş ışınlarının etkisini daha da hissettirdiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Güneş gözlüğü alırken birtakım özelliklere dikkat edilmesi gerekiyor. Alacağımız güneş gözlüğü mutlaka optikçiden olmalı. Özellikle artık giyim mağazalarında, kıyafet mağazalarında satılan ya da işporta dediğimiz dış merkezde satılan sahte güneş gözlükleri de olabiliyor. Bu tarz durumlara düşmemek için öncelikle mutlaka bir optikçiden güneş gözlüğü almalıyız. Güneş gözlüğü alırken temel iki özelliğe dikkat etmeliyiz. Birinci özellik Ultraviyole 400 koruma olmalı bunu optikçiye belirtmeliyiz. İkincisi ise CE sertifikası olmalı. Bu sertifikanın önemi Avrupa standartlarında üretilmiş camlar demektir. Mutlaka optikçiye belirtip alacağımız güneş gözlüğünün sertifikasını sorup buna göre alışveriş yapabiliriz" dedi. "Güneş gözlüğü alırken koruyuculuk bakımından rengin bir önemi yok" Güneş gözlüğü alırken hangi renk alınması, nasıl bir tercih yapılması gerektiğinin sıkça sorulduğunu ifade eden Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Güneş gözlüğü alırken koruyuculuk bakımından rengin bir önemi yok. Kahverengisi, siyahı, grisi, yeşili UV 400 koruma olduktan sonra hepsi gözü korur. Sadece hastaların görüş kaliteleri, kontrast duyarlılıkları değişebilir. Ama göze gelen zararlı ışınları hepsi engelleyecektir. Polarize olan güneş gözlükleri güneş yansımalarını daha çok azaltır, görüş konforu sağlar ama polarize olmayan bir güneş gözlüğü de UV 400 korumayı içeriyorsa sizi yeterince güneşten koruyacaktır" şeklinde konuştu. "Katarakt, sarı nokta hastalığının ilerleyişini artırabilir" Sahte güneş gözlüklerinin güneş ışığından, UV ışınından koruyuculuğunun olmadığını belirten Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Hiç gözlük takmasak bile gözümüz doğal mekanizma olarak güneşe çıktığımızda göz bebeğimizi küçültür ve bizi zararlı ışınlardan korumaya çalışır. Ama sahte bir güneş gözlüğü taktığımız zaman etrafı karartacağı için göz bebeğimiz büyür gözümüzün içine daha çok güneş ışınları girer. Bu sefer koruyucu özelliği olmadığı için birtakım hasarlara neden olur. Katarakt, sarı nokta hastalığının ilerleyişini artırabilir. Kornea dediğimiz gözün yüzeyinde ışık reaksiyonları oluşturabilir, kızarıklıklara ve yaralara neden olabilir. O yüzden sahte bir güneş gözlüğü, uygun olmayan bir güneş gözlüğü alacağımıza hiç almamak veya hiç kullanmamak daha iyi bir seçenek olacaktır" diye konuştu. "Görme bulanıklığına ve görme azalmasına neden olabilir" Güneş gözlüğünün sahte olmasının katarakt gelişimine neden olabileceğini ifade eden Op. Dr. Lütfi Seyrek, "Katarakt gelişimine ve görme azlığına sebep olur. Tam olarak körlük diye ifade etmesek de görme kaybına neden olabilir. Özellikle yaşlı hastalarda sarı nokta hastalığı dediğimiz görme kaybına neden olan hastalığın ilerleyişini hızlandırabilir ayrıca gözün yüzeyinden koruyuculuğu olmadığı için yüzeye gelen ışıklar gözün yüzeyinde yara yapıp yine görme bulanıklığına ve görme azalmasına neden olabilir. Bu yüzden mutlaka optikçiden alınmış kaliteli bir güneş gözlüğü kullanmalıyız. Sahte güneş gözlüğünü kesinlikle kullanmamamız gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Kalitesiz camlar gözü korumasız hale getiriyor" Uzun yıllardır gözlük sektöründe olan Optisyen İbrahim Acaz da güneş gözlüğü alırken camların kalitesinin çok önemli olduğunu, göz sağlığını koruması gerektiğini söyledi. Gözlüğün mutlaka optikçiden alınmasını gerektiğini ifade eden İbrahim Acaz, "Tüm optikçiler orijinal gözlük alır. Sertifikalı, garanti belgeli gözlükler alır. Dışarda satılan ürünler veya başka yerde satılan ürünler, kıyafet mağazaları gibi farklı yerlerdekiler genelde sertifikasız oluyor. Ürünlerin modelleri güzel ama camları kalitesiz oluyor. Kalitesiz camlar gözü korumasız hale getiriyor" şeklinde konuştu.