GENEL - 17 Nisan 2012 Salı 13:28

(ÖZEL HABER) `ÇİRKİN KRAL` HAKLI ÇIKTI

A
A
A
(ÖZEL HABER) `ÇİRKİN KRAL` HAKLI ÇIKTI

Türk sinemasının `Çirkin Kral`ı Yılmaz Güney, 37 yıl önce kaleme aldığı ve arkadaşı Yavuz Pağda`ya gönderdiği mektubunda Türk sinemasıyla ilgili öngörüsünde haklı çıktı. "Bir gün dünyanın en iyi filmlerini biz yapacağız" diyen Güney`i; Nuri Bilge Ceylan, Fatih Akın, Derviş Zaim, Zeki Demirkubuz, Yeşim Ustaoğlu ve Yüksel Aysu, aldıkları ödül ve başarılarıyla Güney`in haklılığını ortaya koydu.
Adana Büyükşehir Belediyesi`nce merkez ilçe Seyhan`da tarihi Tepebağ Mahallesi`nde kurulan ve bugüne kadar yaklaşık 36 bin kişinin ziyaret ettiği `Sinema Müzesi`, aynı zamanda da tarihi bir olaya tanıklık ediyor. Anadolu`daki ilk ve tek `Sinema Müzesi` olarak da öne çıkan müzede; Adana`da doğmuş sinemacıların beyaz perdeye yansıyan filmleri ve bu filmlerin afişleri, fotoğrafları, sanatçıların kişisel eşyaları sergileniyor. Her bir karesi tarih ve sinema kokan müzede aynı zamanda da Yılmaz Güney, Şener
Şen, Menderes Samancılar, Ali Özgentürk, Bilal İnci, Ali Şen, Mümtaz Sevinç, İrfan Atasoy, Aytaç Arman, Yüksel Arıcı, Demir Karahan, Abdurrahman Keskiner, Meral Zeren ve Salih Güney gibi isimlerin de eserleri yer alıyor.
ZEKİ MÜREN`DEN BERKER İNANOОLU`NA MEKTUP VAR
Adana`nın ilk yerleşim yerlerinden biri olarak öne çıkan tarihi Tepebağ Mahallesi`nde restore edilen binada faaliyet gösteren müzede; `Adana Sinemacılar Bölümü`, `Altın Koza Tarihi Bölümü` ile birlikte kişisel sinema bölümü ve kütüphane araştırma bölümü de yer alıyor. Söz konusu müzede Türk Sanat Müziği`nin usta yorumcusu merhum Zeki Müren`in, `Rüya Gibi` filminin yapımcısı Berker İnanoğlu`na yazdığı telgraf da ziyaretçilerinin ilgisini çekiyor. Bu telgrafta filmden dolayı İnanoğlu`nu kutlayan Müren, şu
satırları kaleme almış; "Rüya gibi filminiz hayırlı uğurlu olsun, hepinizi sevgiyle öperim."
YILMAZ GÜNEY`İN BALMUMU HEYKELİ ZİYARETÇİLERİ KARŞILIYOR
Ayrıca müzenin kütüphanesinde 1891 tarihli Osmanlıca fotoğraf kitabının yanı sıra `Ses`, `Artist` gibi tarihe damgasını vurmuş dergiler ve Yılmaz Güney`in ilk romanı olan; `Boynu Bükük Öldüler` ile birçok usta yazarın eserleri araştırmacılar için zengin bir arşiv olarak öne çıkıyor. Müzede en çok ilgiyi ise Yılmaz Güney için özel olarak hazırlanan bölüm görüyor. Söz konusu bölümde, sanatçının bal mumu heykeli ziyaretçileri karşılarken, sergilenen eserler arasında Güney`in kişisel eşyalarıyla birlikte
filmleri ve bu filmlerde giydiği kıyafetler, `Altın Koza Film Festivali`nde aldığı ödüller, kaleme aldığı ve Türk sinemasını eleştiren ve geleceğine ilişkin yürüttüğü tahminlerin de bulunduğu mektuplar meraklısının beğenisine sunuluyor.
GÜNEY, 37 YIL ÖNCESİNDE BUGÜNÜN SİNAMACILARINI GÖRMÜŞ
"Bir gün dünyanın en iyi filmlerini biz yapacağız. Öyle bir gün gelecek ki, Türkiye sanatın, kültürün en yoğunlaştığı örnek bir ülke olacak." Bu satırlar, Türk sinemasının `Çirkin Kralı` Yılmaz Güney`in cezaevindeyken ilkokul arkadaşı Yavuz Payda`ya yazdığı mektuba ait. Yılmaz Güney`in o dönemdeki gelişmeleri, yaşadıklarını ve Adana Demirspor, eşi Fatoş Güney`e ve arkadaşı Yavuz Payda`ya anlattığı mektuplar, Seyhan Caddesi`nde tarihi binada hizmet veren Adana Sinema Müzesi`nde sergileniyor. Güney`in 25
Ocak 1975 yılında Selimiye Cezaevi`ndeyken, Adana Erkek Lisesi`nde birlikte okuduğu sıra arkadaşı Yavuz Pağda`ya yazdığı mektup ise şöyle:
"ŞU SIRALAR TÜRKİYE`DE KİMSE İYİ FİLM YAPAMAZ"
"İnsana, hayata bakarken amacımız onu temellendiren, biçimlendiren `gerçeği` kavramaktır. Burada karşımıza çıkan en önemli sorun budur. `Gerçek` nedir? Nedir bizi konuşturan, düşündüren, kavga ettiren, iyi olmaya zorlayan, neşelendiren? Nedir bizi hesaplı yapan, korkutan, endişelendiren? Hangi güçtür trenleri saatinde hareket ettirmeyen, suları akıtmayan? Binlerce şey sayabiliriz. Nedir bunların sebebi, hareket ettiricisi, durdurucusu? İşte son aylarda kafamı kurcalayan soru. Gerçek, sosyal gerçek.
Maddenin, insanın ve doğanın gerçeği. Sanatımın hareket ettiricisi, yönlendiricisi de bu olacak işte; Türk toplumunun sosyal gerçeği. Şu sırada Türkiye`de ve hatta dünyada kimsenin iyi film yapacağına inanmıyorum. Çok büyük bir iddia belki. Ama mektupla bunu anlatmam imkansız."
"BİR GÜN DÜNYANIN EN GÜZEL FİLMLERİNİ BİZ YAPACAОIZ"
Güney, mektubunda şu düşünceleri paylaşıyor; "Bir gün, dünyanın en güzel filmlerini biz yapacağız. Öyle bir gün gelecek ki, Türkiye sanatın, kültürün en yoğunlaştığı, örnek bir ülke olacak. Göreceğiz bunu. `Gökçe Çiçek` Akad ustanın değişmez sinema anlayışının ürünüdür. Her insan, her bölge, her konu kendine ait bağların bir sonucudur. Akad usta, bunu göremiyor. İnsan yapısını belirleyen esasları kavramıyor. Onun için biçimsel olmaktan kurtulamıyor. Epey ukalalık yapıyorum, değil mi? Eh, film
yapamayınca, en kolay iş ukalalık oluyor. Şimdi düşün, sor soruştur, araştır ve oku. `Gerçek nedir?` Sosyal gerçek nedir? Bana yazmak zorunda değilsin. `Yabancılaşma` nedir? İnsanın insana, insanın doğaya yabancılaşmasından ne anlıyoruz? `Sanatın kökeni` yani menşei nereye uzanır? Bir de beni, çocukluğumu, okul günlerimizi, mümkün olduğu kadar detaylı düşün. Beni tanıyan insanlara sor, eski arkadaşlarımıza. Onların aklında kalanları, senin aklında kalanlarla kıyasla bakalım. Hocalarımızla konuş. Beni
okul günlerinde nasıl hatırlıyorlar? Bu arada kendini de düşün. Gözlerinden öperim, sevgiler. İnanır mısın yeniden öğrenci olmak, yine lisede, birinci sınıfta, en arka sıralarda oturmak özlemi nasıl yakıyor içimi? Yine sevgiler."
"KALEME ALINAN MEKTUPLAR TARİHE IŞIK TUTUYOR"
Öte yandan, `Adana Sinema Müzesi` ile ilgili olarak İHA muhabirine açıklamalarda bulunan müzenin sinema sorumlusu Hatice Çay, sinema üzerine araştırma yapmak isteyenlerin müze kütüphanesinden binlerce kaynağa ulaşabileceğini belirtti. Çay, müzede bir de yazlık sinema bölümü olduğunu ifade ederek, "Bu bölümde Adana`da sıkça bulunan yazlık sinemaların bir örneği olan Sular Sineması`nın bir örneği bulunuyor. Ayrıca koridorlarda Adanalı sanatçıların yapmış oldu filmlerin afişleri yer alıyor" dedi.
Adana Büyükşehir Belediyesi de, müzenin yanındaki tarihi konağı restore ettirerek, sinema ve konferans salonu gibi bölümler yapmayı planladığını hatırlatan Çay, müzenin 7 gün boyunca akşam saat 18.00`a kadar kapılarını açık tutuyor. Sinema Müzesi`nde Yılmaz Güney`in kaleme aldığı mektupların aynı zamanda da tarihe ışık tuttuğunu vurgulayan Çay, Güney`in eşi Fatoş Güney ve arkadaşlarına yazdığı mektupların satır aralarında ortaya konulan öngörülerin de bugün gerçekleştiğini görmenin haklı mutluluğunu
yaşadıklarını da dile getirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Polisle 3 sokak boyunca çatıştı, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi... Korku dolu anlar kamerada Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 3 sokak boyunca polisle çatışan şahıs, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi. Aksiyon filmlerini aratmayan çatışma anı ve şahsın etkisiz hale getirilmesi saniye saniye cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Hızırtepe Mahallesi’nde meydana gelen olayda, henüz belirlenemeyen sebepten dolayı polisle 3 sokak boyunca çatışan şahıs, okul önünde vurularak etkisiz hale getirildi. Çatışmanın yaşandığı sokaklarda Polis Özel Harekat ekiplerince yoğun güvenlik önlemleri alındı. Etkisiz hale getirilen şahıs ambulans ile Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi. Meydana gelen çatışmada, bölgede bulunan bazı araç ve evlere kurşun isabet etti. Aksiyon filmlerini aratmayan çatışma anı ve şahsın etkisiz hale getirilmesi saniye saniye cep telefonuna kaydedildi. Film gibi çatışma anlarını saniye saniye kaydetti Çatışma anını evinin balkonundan cep telefonundan kayıt altına alan Melih Mısır, "Biz evimizdeydik, polisler mahalleyi çevreledi ve biz ne olduğunu anlamadık. Sonrasında balkondayken içeri girmemizi söylediler ardından da silah seslerini duyduk. Biri vuruldu ve şu anda da olay yeri ekipleri bölgeyi inceliyor. Benim evimin balkonuna yüksek ihtimalle mermi geldi sebebi ise balkonumda zedelenme var. Çatışma, yukarıda bulunan sokakta başladı ve ilerleyerek devam ettikten sonra bitti. Tek kişiydi, nereye ateş ettiğini görmedim ama rastgele ateş ediyordu bunun sebebi ise kurşunlar arabalara ve evlere gelmiş" dedi.
İstanbul Kamuoyunda korku ve paniğe yönelik paylaşılan içeriklere resen soruşturma başlatıldı Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen olaylara ilişkin, kamuoyunda endişe, korku ve panik oluşturmaya yönelik paylaşılan içerikler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, "Bazı basın-yayın organları ile sosyal medya ve dijital platformlar üzerinden yayımlanan haber ve paylaşımlarda; Kahramanmaraş ve Şanlıurfa illerinde meydana gelen elim hadiselere ilişkin olarak, kamuoyunda endişe, korku ve paniğe sebep olacak içerikler Cumhuriyet Başsavcılığımızca yakından takip edilmektedir. Söz konusu içerik ve paylaşımlarda; elim hadiselerin faillerini övücü ifadeler kullanıldığı, farklı eğitim kurumlarında suç işlemeye tahrik edici yönlendirmelerde bulunulduğu ve kamu düzenini açık ve yakın şekilde tehlikeye düşürebilecek mahiyette paylaşımlar yapıldığı ayrıca yetkili kurum ve kuruluşlarca yapılan resmi açıklamalar dışında, halk arasında korku ve paniğe sebep olacak içerikler gerçeğe aykırı ve dezenformasyon içerikli bilgilerin bilinçli şekilde dolaşıma sokulduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda; söz konusu içerikleri oluşturan, yayan veya aracılık eden kişi ve hesapların tespiti amacıyla ilgili kolluk birimleriyle koordinasyon içerisinde yürütülen inceleme ve ’sanal devriye’ faaliyetleri aralıksız devam etmekte olup, suç teşkil eden paylaşımlar hakkında gözaltı ve arama işlemleri dahil gerekli tüm adli işlemler derhal ve kararlılıkla uygulanacaktır. Belirtilen eylemler bakımından Türk Ceza Kanunu’nun 213, 214, 215 ve 217/A maddeleri kapsamında ve Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatılmış olup, soruşturma işlemleri titizlikle ve çok yönlü şekilde sürdürülmektedir" ifadeleri yer aldı.
Zonguldak Kan donduran ’okul saldırısı’ şakasını polis affetmedi: 17 yaşındaki lise öğrencisi gözaltına alındı Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırılarının ardından Zonguldak’ta da WhatsApp grubuna tehdit içerikli fotoğraf paylaşan 17 yaşındaki lise öğrencisi, polis ekiplerince gözaltına alındı. Şüphelinin evinde yapılan aramada kuru sıkı tabanca mermileri ele geçirildi. Okul saldırılarının ardından tüm Türkiye’de okullardaki güvenlik hassasiyeti artarken, Zonguldak’ta emniyeti alarma geçiren bir olay yaşandı. Lise öğrencisi 17 yaşındaki B.T.A., WhatsApp grubunda diğer illerdeki saldırıları kastederek fotoğraf paylaştı. Evinden 6 adet mermi çıktı İhbar ve paylaşımların ardından Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla harekete geçen Zonguldak Emniyet Müdürlüğü Çocuk Şube Müdürlüğü ekipleri, B.T.A.’yı gözaltına aldı. Şüphelinin evinde yapılan aramada, odasındaki dolabın içerisinde 6 adet kuru sıkı tabanca mermisi bulundu. B.T.A.’nın olayda kullandığı değerlendirilen cep telefonuna da adli bilişim incelemesi yapılmak üzere el konuldu. "Şaka yapmak istedim, mermiler hatıra" savunması yaptı Gözaltına alınan B.T.A.’nın emniyetteki ön görüşmesinde kendini "şaka yaptım" diyerek savunduğu öğrenildi. WhatsApp grubundaki paylaşımı arkadaşlarına şaka yapmak amacıyla attığını iddia eden B.T.A., odasında bulunan mermileri ise köyünden ’hatıra’ maksadıyla getirdiğini öne sürdü. Sınıfta torpil patlatınca disipline sevk edilmiş Öte yandan, şüphelinin vukuatlı disiplin geçmişi de dikkat çekti. B.T.A.’nın daha önce başka lisede eğitim gördüğü, ancak sınıf içerisinde torpil patlatması nedeniyle disiplin kuruluna sevk edilerek şu an eğitim gördüğü liseye gönderildiği ortaya çıktı. Çocuk Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri devam eden şüpheli B.T.A.’nın adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Ankara İçişleri Bakanlığı: "Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır" İçişleri Başkanlığı tarafından okullardaki güvenlik tedbirlerinin artırıldığı açıklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan silahlı saldırı olaylarının ardından açıklama yapıldı. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Kahramanmaraş’ta bir okulumuzda meydana gelen silahlı saldırı, hepimizin yüreğini dağlamıştır. Bu elim hadisede hayatını kaybeden evlatlarımıza ve öğretmenimize Allah’tan rahmet; ailelerine, eğitim camiamıza ve aziz milletimize başsağlığı diliyoruz. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyoruz. Olayın ilk anından itibaren devletimiz tüm kurumlarıyla birlikte sahadadır. Süreç; güvenlik, adli, idari ve eğitim boyutlarıyla çok yönlü ve titizlikle yürütülmektedir. İçişleri Bakanlığı olarak mülkiye ve polis başmüfettişlerimiz görevlendirilmiştir. Adli süreç, Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda hassasiyetle sürdürülmektedir. Millî Eğitim Bakanlığımız da dört başmüfettişle idari inceleme sürecini başlatmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız, saldırıdan etkilenen yavrularımızın ve ailelerinin rehabilitasyon süreçlerini titizlikle yürütecektir" denildi. Sabah saat 09.00’da valiler, il emniyet müdürleri, il jandarma komutanları ve il milli eğitim müdürleri ile çevrimiçi toplantı yapılacağı söylenen açıklamada, "Sabah saat 09.00’da, valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il millî eğitim müdürlerimizle bir araya gelerek geniş kapsamlı bir değerlendirme toplantısı gerçekleştireceğiz. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin’in katılımıyla gerçekleştireceğimiz bu toplantıda, okullarımızın ve çevresinin güvenliğine yönelik tedbirleri bütün boyutlarıyla ele alacak, gerekli adımları süratle hayata geçireceğiz. Evlatlarımızın huzur ve güven içinde eğitim alması en temel önceliğimizdir. Bu doğrultuda ilgili tüm bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktayız" ifadelerine yer verildi. Okullarda güvenlik önlemlerinin artırıldığı söylenen açıklamada, "Bu acı hadise üzerinden provokasyon üretmeye, milletimizin acısını istismar etmeye, suçu ve suçluyu övmeye, dezenformasyon yaymaya çalışanlar hakkında da gerekli işlemler kararlılıkla yürütülmektedir. Siber Suçlar, İstihbarat, Güvenlik ve Asayiş Daire Başkanlıklarımız tüm birimleriyle azami gayret göstermektedir. Okullarımızdaki güvenlik tedbirleri artırılmıştır. Sosyal medyada siber devriye çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde büyük bir titizlikle yürütülmektedir. Devletimiz güçlüdür. Kurumlarımız eş güdüm içindedir" denildi.