GENEL - 20 Nisan 2012 Cuma 17:56

TÜRKİYE`DEKİ `GÖÇ` OLGUSU

A
A
A
TÜRKİYE`DEKİ `GÖÇ` OLGUSU

İstanbul Bilgi Üniversitesi Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya, Türkiye`de 1980`li yılların ardından yaşanan iç çalkantılarla birlikte bölgesel farklılıklar ve etnik sorunlarla bütünleşen göç olgusunun, bir yanda `mağdur` diğer yanda `suçlu` ya da `sosyal problem` olarak algılanacak göçmenleri, kentsel yaşamda hızla görünür kıldığını söyledi.
Adana`nın merkez ilçe Yüreğir Belediyesi ile İktisadi Araştırmalar Vakfı işbirliğinde HiltonSA Adana Oteli`nde organize edilen; `Türkiye`de İç Göçün Sosyo-Ekonomik Sonuçları: Adana Özelinde Değerlendirme` konulu sempozyuma yoğun ilgi gösterildi. Moderatörlüğünü Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Fazıl Özsoylu`nun üstlenmiş olduğu oturumda `Nüfus Hareketleri-İç Göç Sebepleri ve Sonuçlar` başlığı altında bir sunum yapan Prof. Dr. Ayhan Kaya, siyasal, etnik, kültürel
veya dinsel nedenlerle yerinden ve yurdundan edilenlerin, ekonomik, sosyal ve kültürel sermayelerinin el verdiği ölçüde uzaklara gitme yönünde geliştirdikleri bir ortak eğilimleri olduğu yorumunda bulundu.
"MESELE, `KÜRT SORUNU`NUN BİR UZANTISI GİBİ ALGILANIYOR"
Yaklaşık 30 yıldan bu yana Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde hüküm süren şiddetin doğal bir sonucu olarak yersiz-yurtsuz bırakılan insanların göç etme eğilimlerinde de benzer bir saptamanın bulunduğunu kaydeden Kaya, Türkiye`de 1980`li yılların ardından yaşanan iç çalkantıların yanı sıra bölgesel farklar ve etnik sorunlarla bütünleşen göç olgusunun, bir yanda `mağdur` diğer yanda `suçlu` ya da `sosyal problem` olarak algılanacak göçmenleri kentsel yaşamda hızla görünür kıldığını anlattı. Kaya,
"Burada karşımıza çıkan kent yoksulları, onların karşı karşıya kaldığı altyapı sorunları, içinde bulundukları ekonomik ve sosyo-kültürel açmazlar, göz ardı edilemez bir boyuta ulaştı. Yapısal bir sorun haline gelen ve neredeyse ülkenin tüm nüfusuna bir şekilde değen bu soruna ilişkin bilgi üretimi süreci ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kaldı. Giderek politize edilen ve daha çok `Kürt Sorunu`nun bir uzantısı gibi algılanan bu durum hakkında söz söyleme, düşünme, politikalar üretme, bilgi edinme ve bilgi
üretme faaliyetinde bulunmamız neredeyse imkansız gibi görünüyor" dedi.
"MAОDUR SAYISI AZ YA DA ÇOK İKİLEMİNDEN KURTULMALIYIZ"
Bu durumda yapılması gerekenin, kurulu yapılar ve ilişkilenme biçimlerinden görece de olsa bireyin kendisini kurtarması ve sorunun doğasına sağlıklı bir yolculuk yapılması olduğu önerisini gündeme taşıyan Kaya, öncelikli olarak `mağdur sayısı az` ya da `çok` ikileminden kurtulmasının bir zorunluluk olduğunu savundu. Kaya, bu sorunun ne kadar vahim olduğu, göç edenlerin çok sayıda olmasıyla değil, vatandaşlık hakkı, insan hakkı, kişilik hakları, sanayisizleşme ve dışlanma gibi konular üzerinden ele alması
gerektiğinin altını çizdi. Sorunun hale bir `güvensizlik meselesi` olarak algılandığı ve asıl kaynağın da görmezden gelindiğini ifade eden Kaya, geri gönderilmesi düşünülen nüfus içinde göç edilen şehir merkezlerinde büyüyen ve kıra geri dönmeyi düşünmeyen önemli bir kitlenin var olabilme ihtimalinin de unutulmamasını istedi. Kaya, konuşmasını da şöyle sürdürdü; "Basmakalıp bir biçimde göçe belirli roller atfeden ve göçün yıkıcı sonuçlarının altını çizen ulusal basın da, ülkenin Batı bölgelerinde göçün
güvenlik meselesi halinde algılanması sürecinde çok önemli bir rol üstlenmektedir."
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Acar: "Şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz" AK Parti Genel Başkan Yardımcı Faruk Acar, "Vatandaşlarımızı yıllar sonra yine susuzluğa mahkum etmenizi, çöp dağları arasında yaşamaya zorlamanızı, halkı trafikte çileye terk etmenizi ve şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz" dedi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Faruk Acar sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "7 yıldır şehirlerimizi bir arpa boyu ileriye götüremediniz. Götüremediğiniz gibi 25 yıllık kazanımlarımızın bile gerisine götürdünüz. Üretmediniz, yönetemediniz; sadece şikâyet ettiniz. Başka ve gizli gündemlerle uğraşırken halkı unuttunuz. Kaybedilen zaman, boşa harcanan kaynaklar ve görmezden gelinen sorunlar artık o kadar ayyuka çıktı ki kılıfına sığdıramıyorsunuz. Sahada gerçekleri açıkça dile getiren ve görünür kılan tüm teşkilat mensuplarımız; milletin zamanını, parasını ve hayatını kimlerin, nasıl heba ettiğini kararlılıkla anlatmaya tabii ki devam edecek" ifadelerini kullandı. Acar, "Vatandaşlarımızı yıllar sonra yine susuzluğa mahkum etmenizi, çöp dağları arasında yaşamaya zorlamanızı, halkı trafikte çileye terk etmenizi ve şehirlerimizi 90’lı yıllara geri götürdüğünüzü tüm Türkiye’ye anlatmaya devam edeceğiz. Yönetemediğiniz şehirlerde yaşayan vatandaşlarımız bunları maalesef bizzat tecrübe ediyor zaten. Ama kusura bakmayın, sizin beceriksizliğinizi, basiretsizliğinizi, vizyonsuzluğunuzu bilmek bütün vatandaşlarımızın hakkı. Bu tablonun tüm Türkiye tarafından görülmesinden rahatsız olduğunuzu da biliyoruz. İşte tam da bu yüzden, biz gerçekleri ortaya koydukça hoplamaya başlıyorsunuz. Hoplamayın, rahat olun. Biz daha yeni başlıyoruz. İstanbul, Ankara ve İzmir Teşkilatlarımızı başarılı çalışmalarından dolayı tebrik ediyor ve destekliyoruz" dedi.
Aydın Başkan Çerçioğlu: "Aydın’ı daha fazla hizmet ve yatırımla buluşturacağız" Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, ilçe belediye başkanları ve parti yöneticileriyle bir araya gelerek Aydın genelinde hayata geçirilmesi planlanan yatırımları değerlendirdi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantıda ilçelerin mevcut ihtiyaçları, devam eden projeler ve önümüzdeki süreçte yapılması planlanan yatırımlar ele alındı. Altyapıdan üstyapıya, sosyal projelerden kırsal kalkınmaya kadar birçok başlıkta görüş alışverişinde bulunuldu. Başkan Çerçioğlu, Aydın’ın tüm ilçelerine eşit ve adil hizmet anlayışıyla yaklaştıklarını vurgulayarak, planlanan yatırımların en kısa sürede hayata geçirilmesi için koordinasyon içinde çalıştıklarını ifade etti. Kent genelinde hizmet çıtasını yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Başkan Çerçioğlu, Aydın’ı daha fazla hizmet ve yatırımla buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini dile getirdi. İlçe belediye başkanları da Büyükşehir Belediyesi ile uyumlu çalışmanın önemine dikkat çekerek, yapılacak yatırımların vatandaşların yaşam kalitesine doğrudan katkı sağlayacağını kaydetti. Toplantıya; AK Parti İl Başkanı Mehmet Erdem ve il yöneticilerinin yanı sıra Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, İncirliova Belediye Başkanı Aytekin Kaya, Köşk Belediye Başkanı Nuri Güler, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya, Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan ve Karpuzlu Belediye Başkanı Hilmi Dönmez katıldı.
Kastamonu Yazar Hayati İnanç: "İnsan kalbini çer çöple doldurmamalıdır" Kastamonu’da gerçekleştirilen konferansta ailelere önemli bilgiler veren Yazar Hayati İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenen "Köklerden Geleceğe Aile" konferansı, Yazar Hayati İnanç’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Kağan Talip Tığlı Gençlik Merkezi’nde düzenlenen konferansta konuşan İnanç, ailelere aile, çocuk, değerler konusunda önemli bilgiler verdi. Programın açılış konuşmasını yapan Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, ailenin çocuğun hayata ilk adımı attığı, karakterinin ve yönünün büyük ölçüde şekillendiği temel yapı olduğunu söyledi. Çocukların ilgi ve yetenekleri dikkate alınarak yetiştirilmesinin önemine değinen Gümüş, bu hususların hem çocukların gelecekleri hem de ülkenin uzun vadeli hedefleri açısından önemli vurguladı Daha sonra konuşan Yazar Hayati İnanç ise, kalp kırmanın, gönül yıkmanın insan hayatındaki en büyük yanlışlardan biri olduğunu vurgulayarak, "Gönül Allah’ın evidir. Bir bakışla, bir selam vermeyerek bile gönül kırılabilir. Buna çok dikkat etmeliyiz" dedi. Manevi değerlerin önemine dikkat çeken İnanç, "Nasıl ki Kabe’nin içine put sokulmazsa, insan da kendi kalbini çer çöple doldurmamalıdır. Para cebine konur, harcanır, kalbe konmaz. Kalp Allah’ın evidir. Bunu fark eden insan hayatı doğru şekilde yürütür" diye konuştu. İnanç, anne ve babaların çocuklarına bırakacağı en kıymetli değerin ahlak olduğunu kaydederek, "Yarın evlat yüzüne bakıp ‘baba, anne, bunu mu seçtin’ diye sorduğunda ne cevap vereceğiz? Bir anne, babadan çocuğuna ahlaktan ve güzel üsluptan başka ne kalır" diye konuştu. İlimin önemine de vurgu yapan Hayati İnanç, ilmin paylaştıkça arttığını, malın ise tüketildikçe azaldığını ifade ederek, "Mal kime kalmış, firavunlardan miras. İlim kimden kalmış, Peygamberlerden. İlim sahibinin yüzünden belli olur, etrafına huzur verir. Mal sahibi ise çoğu zaman kasvetli olur" ifadelerini kullandı.
Ağrı Bakan Ersoy: "Kütüphanelerimiz gençlerimizi geleceğe hazırlıyor" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, bir dizi ziyaret kapsamında geldiği Ağrı’nın Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılışını gerçekleştirdi. Bir dizi ziyaret için Ağrı’ya gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Patnos ilçesinde yapımı tamamlanan İlçe Halk Kütüphanesi’nin açılış törenine katıldı. Törende konuşan Bakan Ersoy, kütüphanelerin toplumun kültürel ve akademik gelişiminde önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nin ilçenin kültür hayatına değer katacak önemli bir yatırım olduğunu belirten Ersoy, bakanlık olarak her alanda vatandaşların beklenti ve ihtiyaçlarını karşılamak için çalıştıklarını söyledi. Kütüphanenin önceki binasında sınırlı bir alanda hizmet verdiğini hatırlatan Ersoy, daha fazla vatandaşın özellikle de çocuklar ve gençlerin rahatça faydalanabilmesi amacıyla kütüphanenin 5 bin 780 metrekare kullanım alanına sahip modern bir binaya taşındığını ifade etti. Yeni kütüphanenin 3 bin kişilik çalışma kapasitesi ve 40 bin kitaplık zengin koleksiyonuyla hizmet vereceğini dile getiren Bakan Ersoy, gençleri geleceğe hazırlayacak atölye ve etkinlik alanlarının da kütüphanede yer aldığını kaydetti. Okuma ve öğrenme alışkanlığının erken yaşlarda kazandırılmasının önemine dikkat çeken Ersoy, Patnos İlçe Halk Kütüphanesi’nde 3 ayrı bebek ve çocuk bölümünün bulunduğunu belirtti. Kütüphanenin her yaştan vatandaşa hitap eden sosyal alanlarıyla ailelerin birlikte vakit geçirebileceği bir kültür merkezi olacağını ifade etti. Programda konuşan Ağrı Valisi Mustafa Koç ise, "Bugün Patnos’ta; bilginin, düşüncenin ve ortak geleceğimizin kapılarını hep birlikte aralıyoruz. 5 bin 800 metrekare kapalı alana sahip, çağın ihtiyaçları gözetilerek inşa edilen Patnos İlçe Halk Kütüphanemiz; aynı anda bin kişinin ders çalışabileceği kapasitesiyle, ilçemiz için gerçek anlamda bir yaşam ve öğrenme merkezi niteliği taşımaktadır. Kütüphanemiz; görme ve işitme engelli vatandaşlarımıza yönelik özel bölümleri, çocuk kütüphanesi, konferans salonu ve çok yönlü kullanım alanlarıyla her yaştan hemşehrimize hitap eden modern bir kültür yuvası olarak tasarlanmıştır. Burada çocuklarımız kitapla tanışacak, gençlerimiz hayallerini büyütecek, araştırmacılarımız bilgiye daha güçlü ve erişilebilir şekilde ulaşacaktır" ifadelerine yer verdi.
Trabzon Bakan Bayraktar: "Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız, 2028’de 16 milyona çıkacak" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Sakarya gaz sahasında 4 milyon haneye yetecek gazı bugün üretiyoruz ama 22 milyona ihtiyacımız var. Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız. 2028’de bu sayı 16 milyona çıkacak ama ihtiyaç çok. Onun için biz bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyacağız" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, Trabzon’da düzenlenen "Net Konuşalım Trabzon" programında gençlerle bir araya geldi. Akçaabat Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıda lise ve üniversite öğrencilerinin sorularını yanıtlayan Bakan Bayraktar, Türkiye’yi enerjide dışa bağımlılıktan kurtarmak istediklerini söyledi. "Türkiye’yi enerjide bağımsız bir ülke yapmak istiyoruz" diyen Bayraktar, "Çünkü inanıyoruz ki enerji de bağımsız olan Türkiye dışa bağımlılığını bitirmiş olan bir Türkiye ekonomide de daha bağımsız olacak ve çok daha siyasi açıdan bölgesindeki gücü ve dünyadaki sözü etkisi açısından çok daha ileride bir noktada olacak" şeklinde konuştu. Gabar’da heyecan ve ümit içerisinde Türkiye’nin en kaliteli petrolünün üretildiğini kaydeden Bakan Bayraktar, "Türkiye yerli ve yenilenebilir kaynaklarını yani yerli kömürümüzü, güneşimizi, rüzgarımızı, hidrolik santrallerimizi, jeotermalimizi, biyogazlarımızı en üst seviyede ekonomimiz katmamız lazım. Çevreyle uyumlu bir şekilde yani Uzungöl‘e gidip HES yapmıyoruz. Türkiye’nin nükleer santrale, nükleer teknolojiye, nükleer enerjiden elektrik üretimine mutlak suretle ihtiyacı var. 1950’lerde başlayan Türkiye’nin başlattığı nükleer enerji serüveninin artık 70. yılı oluyor. Biz inşallah Akkuyu‘da ilk reaktörümüzü devreye almaya hedeflediğimiz bir yıldayız. Mutlaka petrol ve gazdaki kaynaklarını kendi denizlerinden, kendi karalarından çıkardığı bir Türkiye hedefliyoruz. Kendi gemilerimizle kendi denizlerimizde inşallah bu sene içerisinde Somali’de, Pakistan’da doğalgaz, petrol arayan bir ülke haline geliyoruz. Gabar‘da yıllardır terörle uğraşmış artık o dağlarda roket sesi, kan, gözyaşı, kurşun sesi olan o dağlarda şimdi bizim sondaj makinelerimiz var. Hayatlarında dağdan başka belki alternatif olmadığını düşünen o çocuklarımız şimdi büyük bir heyecan ve ümit içerisinde Türkiye’nin en kaliteli petrolünü üretiyorlar. Dolayısıyla yoğun bir arama ve üretim dönemindeyiz" diye konuştu. "Şu anda çalışan gemilerimiz Karadeniz’de, kıyıdan 170 kilometre mesafede" "Şu anda çalışan gemilerimiz Karadeniz’de, kıyıdan 170 kilometre mesafede" diyen Bakan Bayraktar, "Bugün dön desen gemi buraya saatlerce bir yolculuktan sonra dönebilir. Dolayısıyla o gemilerin gerek drone, gerek İDA saldırılarına maruz kalması veya mayınlar Karadeniz maalesef bir çatışma alanı. Dolayısıyla bunlarla alakalı bir bütçe ve çalışmamız var. Özellikle İDA konusunda teknolojide biraz sıkıntılar var yani orada çözülmesi anti dron işi biraz daha bilinen bir iş ama diğer konuda ciddi bir çalışmayı 2026 yılı içerisinde yapacağız. Tabii ki donanmamız özellikle Akdeniz’deki faaliyetlerde Somali‘de iki tane gemimiz bizim yanımızda. Bizim buradaki operasyonlarımızı daha sağlıklı yürütebilmemiz için bu alanda biraz daha çalışmamız gerekiyor" şeklinde konuştu. "2028 yılında 16 milyona yetecek gazı üreteceğiz" Bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyulacağını vurgulayan Bakan Bayraktar, "86 milyonluk bir ülkeyiz. Ülkemizin ihtiyacı çok büyük. Bizim 22 milyon hanede bugün doğalgaza ihtiyacımız var. 22 milyon eve her gün doğalgaz girmesi gerekiyor. Türkiye’de 32 milyon araç var. 15 milyonu binek araç var işte geri kalanı daha farklı araçlar. Her gün bu 32 milyon araca yakıt bulmamız lazım. Türkiye’deki 42 milyon haneye 7 gün 24 saat elektrik lazım. Gabar‘da bir tarih yazdık, yazıyoruz. Sakarya gaz sahasında 4 milyon haneye yetecek gazı bugün üretiyoruz ama 22 milyona ihtiyacımız var. Bu sene 8 milyon haneye yetecek gazı üretmiş olacağız. 2028’de bu sayı 16 milyona çıkacak ama ihtiyaç çok. Onun için biz bir müddet daha ithal enerjiye ihtiyaç duyacağız. Devamında da işte her defasında petrol buluyoruz, gaz buluyoruz ama niye o zaman bu fiyatlar böyle soruları da geliyor. Şunu bilelim biz elektrikte, doğalgazda çok önemli bir destek programı uyguluyoruz. Vatandaşlarımızın doğalgaz faturalarını hiç kimseye ayırt etmedim yüzde 45’ini devlet ödüyor. Size eğer 2 bin liralık fatura gelecekse bin 100 TL doğalgaz faturası geliyor. Elektrikte yaklaşık yüzde 50’sini biz ödüyoruz. Böyle vatandaşlarımızı desteklemeye gayret ediyoruz ama dediğim gibi ihtiyaçlar çok ve bir çok alanda da aslında fiyatlar uluslararası piyasalarda belirleniyor. Yani hem petrol öyle hem doğalgaz fiyatları öyle dolayısıyla buradaki gelişmelerde bizleri etkiliyor" ifadelerini kullandı.