EKONOMİ - 22 Haziran 2022 Çarşamba 09:00

İş yerinde verimliliği artırmak üzere kullanılan modern yaklaşımlar

A
A
A
İş yerinde verimliliği artırmak üzere kullanılan modern yaklaşımlar

Adana Ruh Sağlığı Atölyesi kurucusu Psikiyatrist Dr.

Adana Ruh Sağlığı Atölyesi kurucusu Psikiyatrist Dr.Atilla Birdir, günlük hayatın doğal bir parçası olan kaygının; azının karar, çoğunun zarar olduğunu belirterek, “Kaygılı insanlar gelecekle ilgili önlemler alırlar. Belli seviyenin üzerine çıkmayan kaygı gereklidir” dedi.


Dr. Atilla Birdir, birlikte çalıştığı psikologlardan Günay Özkurt ile Adana Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü tarafından sanayiciler ve çalışanlarına eğitim desteği sağlayan AOSB Akademi’nin konuğu oldu. Dr. Birdir, AOSB Bölge Müdürlüğü Seyhan Salonu’nda yüz yüze gerçekleşen “İş yerinde verimliliği artırmak üzere kullanılan modern yaklaşımlar” konulu eğitimde; konuşmasına, psikiyatristlerin işini tanımlayarak başladı. Dr. Birdir, “Bir kulak- burun -boğaz doktoru adından da anlaşılacağı üzere kulak, burun ve boğazda oluşan hastalıklarla, bir dahiliye doktoru vücuttaki enzim ve organların çalışmasıyla, genel cerrah organların yapısal bozukluğu ile ilgilenirken biz psikiyatristlerin konusu ise sinirler arasındaki iletişimi sağlayan Nörotransmitterler ve bunların günlük işlevlerimiz üzerine olan etkileridir. Bunlardan en önemlisi ise dopamin ve serotonindir. Serotonin ve dopamin; duygu ve davranışlarımızı etkileyen en önemli neurotransmitterdir. Kaygı ve stresi düzenleyen serotoninin işlevini yeteri kadar sağlayamaması depresyona ve kaygıya neden olabilir" diye konuştu.



Depresyon, anksiyete ve obsesyon


Geçmişin hastalığının depresyon, geleceğin hastalığının anksiyete, bugünü kafaya takmanın obsesif bozukluk olduğunu ifade eden Dr. Atilla Birdir, şöyle devam etti:


“Obsesyon; o an aklımızdan gelen şeylerden kurtulamama durumudur. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım kovamayız. Obsesyon, yani kişilerin zihinlerinden uzaklaştıramadıkları fikir, dürtü ve düşünceler, kişilerin istemleri dışında gelişmektedir. Bu hastalığa sahip olan kişi bunları mantık dışı olarak görse de düşünmekten kendisini uzaklaştıramadığı için ciddi olarak sıkıntı yaşar ve huzursuzluğun beraberinde kaygı yani anksiyeteye sahip olurlar. Kaygı çalışma için gerekli olan bir şey. Kaygılı insanlar gelecekle ilgili önlemler alırlar. Belli seviyenin üzerine çıkmayan kaygı gereklidir. Belli seviyenin üzerine çıkınca nefes alıp vermemize, uykumuza kadar olumsuz etkileri varsa önlem almak gerekir. Ya daha çok uyuyor, ya da daha az uyuyorsak, nefes alışverişlerimiz zorlaştıysa buna kaygı bozukluğu yani anksiyete diyoruz.”


Psikiyatrist Dr.Atilla Birdir, birçok psikolojik rahatsızlığın kökeninde kaygı ve korkunun yer aldığını belirterek, “Bu sebeple ikisi arasındaki ayrımı iyi yapmak önemlidir. Kaygı beklenen bir duruma dair endişe duyma halidir. Korku ise mevcut bir tehlikeli duruma karşı verilen tepkidir” dedi.


Uygun düzeyde kaygının bir durum gerçekleşmeden önce potansiyel sorunlar hakkında düşünmeyi ve muhtemel bir tehlikeye karşı hazırlıklı olmayı sağladığını ifade eden Dr. Atilla Birdir, uygun düzeyde kaygı bu şekilde uyum sağlayıcı iken yüksek düzey kaygının ise uyum bozucu olduğuna dikkati çekti. Dr. Atilla Birdir, kaygının hiç olmaması da bir sorun olduğunun unutulmaması gerektiğini bildirdi.


Dr. Birdir, kaygı ile mücadele stratejileri geliştirmenin kişinin çalışma motivasyonunu arttıracağı bu sayede kişilerin daha verimli çalışmalarına yardımcı olacağını anlattı. Kaygıyla baş etme stratejileri ve verimlilik arasında direkt bir korelasyon olduğunu aktaran Dr. Birdir, kaygının hayatın farklı alanlarını negatif etkilediğini anlattı.



Kaygıyla baş etmenin yolları


Kaygı düzeyi normalin üzerinde olan insanların iş yerlerinde de başarılı olamadıklarına dikkati çeken Dr. Atilla Birdir, bununla nasıl baş edilmesi gerektiği konusunu ise şöyle özetledi:


“Sürekli oturarak çalışıyorsanız hareket edin, sürekli hareketli bir işiniz varsa oturup nefes alın. Çok gürültülü bir yerde çalışıyorsanız sakin bir yerde dinlenin. Çok sakin yerde çalışıyorsanız sosyal hayata karışın. Yani mevcut durumunuzun tersini yaptığınızda kendinize kalan boş vakitlerde kaygının belli bir seviyeye indiğini göreceksiniz. Bazen size negatif etki yapan bir iş arkadaşınız da olabilir. Bu nedenle motivasyonunuzu düşüren kişilerden uzak durmaya çalışın. Motivasyon içerden de gelebilir dışarıdan gelebilir. İçerden gelen motivasyonda insanlar hırslı oluyor. Çünkü bir şeylere ulaşmak için ne kadar kaygı gerekiyorsa hırs da gerekiyor. Çok hırslı olan da mükemmeliyetçi oluyor, obsesif olabiliyor. Uyku bozukluğunuz varsa bunu düzene koyun. Çünkü, uykusunu düzgün alamayan huysuz olur. Size sürekli istemediğiniz işler veriliyorsa hayır demeyi öğrenin. Sevmediğiniz işi ise sevdiğiniz işten önce yapın ki sonrasında rahatlayın.”


Psikiyatrist Dr. Atilla Birdir, konuşmasının ardından katılımcıların sorularını da yanıtladı.


Eğitim çerçevesinde, Adana Ruh Sağlığı Atölyesi psikologlarından Günay Özkurt ise “Süreç Verimliliği, Operasyonel Verimlilik, Enerji Verimliliği, İşgücü Verimliliği ve Finansal Verimlilik“ üzerinde sunum yaptı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Hakan Safi projelerini Bodrum’da anlattı Fenerbahçe’nin başkan adaylarından Hakan Safi, Bodrum’daki sarı-lacivertlilerle bir araya geldiği toplantıda projelerini anlattı. Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, Bitez Mahallesi’ndeki bir otelde düzenlenen toplantıda sarı-lacivertli kongre üyeleri ile taraftarlarla bir araya geldi. Hakan Safi, burada yaptığı açıklamada, kısa vadede şampiyonluk hasretini sona erdirmek için yola çıktıklarını ifade ederek, "Biz adaylık sürecine koşulsuz, şartsız bir şekilde adım attık. Aylardır Fenerbahçe’nin hem kısa vadede şampiyonluk hasretini gidermek hem de kulübümüzü 2050 yılına hazırlamak için projelerimizi geliştiriyoruz. Kısa vadede yapacağımız çok net. Fenerbahçe’nin nakit akışına zarar vermeden tarihin en iddialı kadrolarından birini kuracağız ve Fenerbahçe’yi şampiyon yapacağız. Bunun için ben ve arkadaşlarım finansal güce sahibiz" dedi. "Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferi yüzünden ceza aldı deniyor, bu doğru değil" "Kimsenin Fenerbahçelileri asılsız ve dayanaksız iddialarla tedirgin etmesine izin vermeyeceğiz" diyerek konuşmasına devam eden Safi, "Son dönemde ortaya atılan asılsız bir iddiayı da burada netleştirmek isterim. Fenerbahçe, Kerem Aktürkoğlu transferi yüzünden ceza aldı deniyor, bu doğru değil. Kerem transferinde kurumlar gereken incelemeleri yaptı ve herhangi bir usulsüzlük olmadığı net bir şekilde ortaya konuldu. Fenerbahçe, bunu üzülerek söylüyorum, geçtiğimiz sezon içerisinde kaynak girişini doğru zamana yetiştiremediği için UEFA harcama limitini aştı ve bir cezayla karşı karşıya kaldı. Peki Fenerbahçe Kulübü kaynak girişini neden zamanında yetiştirmedi? Bunu da sanırım hatırlatmak gerekiyor. Geçtiğimiz eylül ayında kongrede 11, 12 ve 13. maddeler oy çokluğuyla reddedildi. Fenerbahçe Spor Kulübü halihazırdaki projelerini hayata geçirmek için bir mali kongre daha düzenlemek zorunda kaldı ve kulübe yapılacak kaynak girişi gecikti. O gün, seçim stratejisi nedeniyle, bu maddeleri onaylatmam diyenler bugün bu cezanın sorumluluğunu da taşımalı diye düşünüyorum. Kongre üyelerinin de bu konuda doğru bilgilendirilmesi çok önemli" şeklinde konuştu. "Fenerbahçe’nin orta vadede şahıslara bağımlılıklarından kurtulması gerek" Kulübe sürekli gelir kaynağı oluşturacaklarını da anlatan Hakan Safi, şöyle devam etti: "Fenerbahçe’nin orta vadede şahıslara bağımlılıklarından kurtulması gerek. Bunun için sağlam bir mali yapı inşa etmemiz lazım. Biz Fenerbahçe’ye yeni kaynak üretmek için Fenerbahçe GYO projesi üzerinde çalışıyoruz. Bunu vaat ettiğimiz 1 milyon metrekare arazi alımıyla birleştirerek kulübümüze sürekli gelir kaynağı oluşturma peşindeyiz. Fenerbahçe’nin mevcut şirketlerinin halka arz meselesi de çok ciddi şekilde değerlendirilmeli. Mevcut durumda Fenerbahçe’nin bir kaynak problemi yok bunun altını çizmek isterim. Bugün 350 milyon Euro seviyelerinde olan gelirlerimizi önce 500 milyon ardından da 1 milyar Euro seviyelerine çıkartmamız lazım" "Biz stadı yapacağız ancak bunu gerçekçi adımlarla hayata geçireceğiz" Stadyumun kapasitesinin arttırılması projesine de değinen Hakan Safi, "Biz, geçen sene hazırladığımız projeyle, stadımızın kendi yerinde, 64 bin 500 kişilik kapasiteye çıkartacağımızı ortaya koymuştuk. Bu projenin beğenilmesi hatta başkaları tarafından sahiplenilmesi de hoşumuza gitti. Ancak yine Fenerbahçelilerin kandırılmasına izin vermemek amacıyla, stadın, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunun olmazsa olmazı sezonunda mayıs ayına yetiştirilmesi tamamen hayal satmaktır. Bunu bilmenizi ve bizi şampiyonluk konsantrasyonundan hiçbir şeyin uzaklaştırmasına izin vermeyeceğimizi anlamanızı rica ederim. Biz stadı yapacağız ancak bunu gerçekçi adımlarla hayata geçireceğiz" dedi. "5 pilot takım satın alacağız" "Uzun vadede sportif başarılarımıza katkı sunması için Türkiye’nin farklı bölgelerinde 5 pilot takım satın alacağız" sözleriyle konuşmasını sürdüren Fenerbahçe Başkan Adayı Hakan Safi, Avrupa’daki bir takım alma planından bahsederek, şu ifadeleri kullandı: "Bu hem o bölgelerdeki yetenek havuzuna daha yakın olmamızı hem de rekabetçi ortama sokmakta zorlandığımız gençlerimize oynama süresi sunmamızı sağlayacak. Biz aynı zamanda Avrupa’dan da bir takım alma planı üzerinde çalışıyoruz. Bu konuda yaptığımız incelemeler sonrasında yoğunluğumuzu 3 farklı ülkeye verdik. Avrupa’da yapacağımız bu işbirliği hem oyuncu hem de teknik adam gelişimi konusunda bize büyük avantajlar sunacak. Değerli kongre üyeleri sınırları aşmamız ve kulübümüzü uluslararası seviyede projelerle yan yana getirmemiz gerek. Bu bağlamda, bugün birçok Avrupa kulübünün yaptığı gibi, Batı Afrika’daki bir akademi ile işbirliği oluşturmak istiyoruz. Birçok farklı akademiyi ve farklı modeli inceledik. Bu konuda da en kısa sürede somut adım atacağız." "Fenerbahçe’nin önemli değerlerinden birinin yıpratılması doğru değildir" Sözlerinin devamında Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Aykut Kocaman ile ilgili de parantez açan Hakan Safi, "Gençler yönetsin bizim zamanımız geçti diyenlerin genç isimler aday olunca tecrübesizlik vurgusu yapmasının ilginç bir ironi olduğunu düşünmeden edemiyoruz. Geçmişte Fenerbahçe’ye Ramos, Benzema yakışır diyenlerin, bugün yıldız oyuncuyla olmaz 1 yıldız 10 asker demesi garip bir çelişkidir. 19 şampiyonluk diyerek Fenerbahçeliyi üzenlerin şimdi de 1959 öncesi şampiyonluk demeçleri hepimizi şaşırtmıştır. Şerif kim, Nene’yi kim aldı demeçleri sonrasında her oyuncu değerli, bunları değer görmek lazım denmesi acaba basit bir iletişim hatası olarak mı değerlendirilmelidir? Geçmiş seçimlerde Fenerbahçe’nin artık bizim çocuğumuz diyerek antrenör getirmesi yanlıştır diyenlerin bugün tam tersini savunması sanırım herkesin dikkatini de çekmiştir. Bu konuda bir parantez açıp, bir rahatsızlığımı da dile getirmek isterim. Seçim sürecinde herkesin kendine has bir stratejisi vardır saygı duyarım. Biz şeffaf olup kafalardaki soru işaretlerini gidereceğiz dedik. Belki açıklarız, belki de açıklamayız demek de bir tercihtir. Fakat, bizim teknik adam planlamalarımızda olmasa da Aykut Kocaman üzerinden bir seçim stratejisi yürütmek, oy kaybederiz diyerek Fenerbahçe’nin önemli değerlerinden birinin yıpratılması doğru değildir. Bu tutum birleşmeye değil Fenerbahçe’nin değerleri üzerinde ayrışmaya yol açmaktadır. Biz bunu kabul edemeyiz, etmemeliyiz. Özetle şunu net bir şekilde ifade etmek isterim Fenerbahçe başkanlığı yarım kalmış hırsların değil, büyük hedef ve hayallerin yeridir. Sadece kendi Fenerbahçe’sini sevenlerden olmayacağız, saf Fenerbahçe sevgimiz için her gün mücadele edeceğiz. 8 yıl boyunca gözlerini yuman, kulaklarını kapatanlar gibi davranmayacağız" şeklinde konuştu. Transfer konusuna da değinen Hakan Safi, "2 tane yerli ve milli yıldız getireceğiz. 2 veya 3 tane de dünya yıldızı getireceğiz. Rakiplerimizle kalitemizi aynı seviyeye getirmek bizlerin namus borcudur. Bizler, Fenerbahçe’yi şampiyon yapmaya geliyoruz" dedi. Safi’nin konuşmasının ardından bazı yönetim kurulu üyeleri de söz alarak hedeflerini anlattı.