ASAYİŞ - 09 Şubat 2012 Perşembe 22:55

ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ`NDE "SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASI

A
A
A
ADANA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ`NDE "SUÇ ÖRGÜTÜ" DAVASI

Adana Büyükşehir Belediyesi merkezli olarak gerçekleştirilen "suç örgütü" operasyonu kapsamında tutuklanan sanıklar, bugün ilk kez hakim karşısına çıktı. Aynı davada tutuksuz yargılanan Aytaç Durak’ın, 19 yıl 6 ay hapsi isteniyor.
İçişleri Bakanlığı tarafından, ’Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ görevinden uzaklaştırılan Aytaç Durak’ın da aralarında bulunduğu toplam 29 kişinin, "çıkar amaçlı suç örgütü yöneticisi ve üyesi olmak" suçlamasıyla yargılandığı dava, görülmeye başlandı. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmada tutuklu bulunan ve suç tarihinde Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili olan Mustafa Tuncel ile Ahmet Atma, Hacı Tepe, Orhan Alagöz, Orhan Yiğit, Yusuf Erbey, Muhammet Şu ve Murat Şu ile tutuksuz sanık
Şevki Oral hazır bulundu. Aralarında Aytaç Durak’ın da bulunduğu tutuksuz 18 sanık ise sonraki oturumlarda yargılanacakları için duruşmaya katılmadı.
"BEN ÖRGÜT LİDERİ OLSAM 10 BİN KİŞİLİK ÖRGÜTÜM OLUR"
"Örgüt kurmak, tehdit, ihaleye fesat karıştırmak, basit yaralama, rüşvet almak ve vermek, kamu malına zarar vermek" iddiasıyla toplam 71 yıl 6 aya kadar hapsi istenen Mustafa Tuncel, söz konusu suçlamaları kabul etmedi ve tahliyesini istedi. 23 yıldan bu yana belediye meclis üyeliği görevinde bulunduğunu hatırlatan Tuncel, "Türkiye’de benim kadar uzun meclis üyeliği yapan başka bir kişi yok. Belediyeye işi düşen herkes, meclis üyesini arar. Çünkü başkanı arayamazlar. Aytaç Durak cep telefonunu veriyordu
ama arayanı azarlayıp, bürokratlara yönlendiriyordu. Benim çevrem geniş, herkes beni arar. Ben de -halka hizmet Hakk’a hizmettir- diyerek herkese yardımcı olurum. Bu kime dokundu, anlayamıyorum. Bilmediğim bir bomba benim üzerimde patladı. İddianamede 3-4 kişinin örgütümün üyesi olduğu belirtiliyor. Ben örgüt lideri olsam, 10 bin kişilik örgütüm olur" dedi.
"ÇOK SİNİRLENDİM VE ’SENİ DÖVERİM’ DEDİM"
Adana Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürü Sabahattin Karabulut’un darp edilmesi olayını azmettirdiği suçlamasına karşı çıkan Tuncel, bir vinç sahibinin kendisini arayıp, söz konusu vinci Büyükşehir Belediyesi’ne kiralamak istediğini, ancak fiyat vermesine rağmen, belediyenin başka vinçleri kiralayıp kendisininkini kiralamadığını anlattığını dile getirdi. Tuncel, konuşmasını da şöyle sürdürdü:
"Bunun üzerine Karabulut’u aradığımda, bu konuda yetkinin Genel Sekreter Hasan Gülşen’de olduğunu söyleyince, ben de Durak’ı aradım. Durak da; ’Nasıl olur, ben hesap sorarım onlardan’ dedi. Ancak vinç sahibi arayıp halen kiralanmadığını söyleyince, tekrar Karabulut’u aradım. Durak’ın ona talimat verip vermediğini sorunca; ’Ben Durak’ı tanımam, Gülşen’i tanırım’ dedi. Bunun üzerine çok sinirlendim ve ’Seni döverim. Nerede olduğunu söyle’ dedim. Söylemeyince de; ’Yarın 08.30’da gelip seni döveceğim, polise
jandarmaya haber ver’ dedim. Ben kendim döveceğimi söyledim, kimseye bu konuda talimat vermedim. Zaten amacım da gerçekten dövmek değildi" ifadelerini kullandı.
"İHALEYE FESAT KARIŞTIRMADIM, KONUDAN HABERİM BİLE YOK"
Tuncel, bir yediemin otoparkı için belediye arazisinin kiralanmasına ilişkin ihaleye fesat karıştırmadığını ve kiralayan şirketin perde arkasındaki sahibinin kendisi olmadığını savunarak, Nobel Tıp Merkezi’nin imar düzenlemesi için rüşvet aldığı iddiasının doğru olmadığını söyledi. Söz konusu merkezin sahibinden borç aldığını, ardından da geri ödediğini anlatan Tuncel, Nakliyatçılar Sitesi Otoparkı ile ilgili ihaleye fesat karıştırmadığını ve konudan haberi dahi olmadığını, Merkez Otogar’daki dükkanların
ucuza satışıyla da ilgisi olmadığını ve sadece bir arkadaşı için konuyla ilgili yetkililerden bilgi aldığını da sözlerine ekledi.
Duruşmada mahkeme, oturuma yarına kadar ara verdi.
AYTAÇ DURAK’IN 19 YIL 6 AY HAPSİ İSTENİYOR
Öte yandan, hazırlanan iddianame kapsamında Aytaç Durak’ın, "cebir ve şiddet kullanarak suç işlemek amacıyla kurulan örgütün yöneticisi olmak, özel hayatın gizliliğini ihlal, kamu kurum ve kurumunu zarara sokmak için dolandırıcılık yapmak, mermi bulundurmak" suçlarından 19 yıl 6 ay hapis cezası isteniyor.
Aynı iddianamede Mustafa Tuncel’in, "Durak ile araları bozulduktan sonra belediyede ayrı bir suç örgütü oluşturduğu ve örgütün yöneticisi olduğu" gerekçesiyle ’örgüt kurmak, tehdit, ihaleye fesat karıştırmak, basit yaralama, rüşvet almak ve vermek, kamu malına zarar vermek" suçlamalarından toplam 71 yıl 6 aya kadar hapsi isteniyor. Aralarında iki gazetecinin de bulunduğu diğer sanıklar hakkında da "ihalelere fesat karıştırmak, yağma, dolandırıcılık, şantaj ve rüşvet" gibi çeşitli suçlardan 3 yıldan
başlayan hapis cezaları talep ediliyor.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Adalet Bakanı Akın Gürlek Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini Bakanlıkta kabul etti. Türk Hukuk Enstitüsünün kökleri, tarihi ve gelenekleri olan bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "İnşallah biz de beraber çalışacağız. Sizin fikirleriniz, çalışma planlarınız bizim için önemli. Biliyorsunuz şu an yargıda bir reform stratejisi bir reform hamlesi yaptık. Özellikle yargının sorunlarına ilişkin, yargının hızlandırılmasına ilişkin bir kısım önemli adımlar daha atmayı düşünüyoruz" dedi. "Avukatlarımıza biz yardımcı olmak istiyoruz" Avukatların son zamanlarda yaşadıkları sorunları çok iyi bildiklerini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Biz adalet ailesiyiz. Bu adalet ailesinde 209 bin avukatımız, 212 bin hakim, savcı ve adliye personelimiz var. Burada hep birlikte bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle avukatlarımızın son zamanlarda yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Düzenleyeceğimiz paketlerde hem hukuk yargılamasını hızlandırmak istiyoruz, hem de bir anlamda avukatlarımıza maddi anlamda dokunmak istiyoruz." Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin tüm dünyada kaliteli, nitelikli, elit bir meslek olduğunu ifade etti. "Hukuk mesleği giriş sınavında kalite arttı" Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kalitesinin arttığını dile getiren Bakan Gürlek, "Biliyorsunuz hukuk mesleklerine giriş sınavı yapıldı. Biraz zor bir sınav. Evet barajları da yüksek ama bu kesinlikle bu mesleğin nitelikli ve elit bir meslek haline gelmesi gerektiriyor" diye konuştu. "Avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz" Bakan Gürlek, hukuk fakültelerine giriş başarı sıralamasının 125 binden 100 bine çekildiğini belirterek, bu rakamı daha da düşürmek istediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin elit bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Savunma makamının kutsal olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Burada zaten üç tane sacayağı birlikte işlerse yargıda başarı sağlanır. Burada elbette avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz. Uygulamadaki mahkeme kalemlerinde çektiği sorunları da biliyoruz" dedi. E-Duruşma ile daha etkin adli süreçler Adli süreçleri daha etkin ve hızlı hale getiren e-Duruşma uygulamasının özellikle hukuk davalarında önemli ölçüde kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, e-Duruşmada da kapsamı genişletmeyi düşündüklerini kaydetti. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde e-duruşma yoluyla ön inceleme duruşmasına katılabilme imkanı getirmeyi planladıklarını söyledi.
Denizli Serinhisar’a özgü yöresel ürünler Leader zirvesinde beğeniye sunuldu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen Leader Projesi Lansmanında sergilenen serinhisar leblebisi, yatağan bıçağı, kızılhisar bardağı ve yatağan kemik tarağı gibi yöresel ürünleri beğeni topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen "IPARD III Programı Leader Projesi Tanıtım Programı" Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 YEG Derneği’ni buluşturdu. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı dev organizasyonda Kızılhisar YEG Derneği sergilediği performansla zirvenin parlayan yıldızı olmayı başardı. Serinhisar Tanıtım Standı Etkinlik kapsamında ilçe tanıtım standı kuran 7 YEG Derneği’nden biri Kızılhisar YEG Derneği oldu. Kurulan tanıtım standında Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi Serinhisar’a has ürünler sergilendi. Stant ziyaretçilerine Leader Projesi kapsamında geliştirilen Leblebi Çorbası ikram edildi ve Yatağan Çakısı hediye edildi. Tarım ve Orman Bakanı’na Yatağan Kılıcı Takdimi Etkinliğin açılışında yaşanan ve katılımcıların büyük ilgisini çeken sembolik anlarda da derneğimizin imzası vardı. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız’ın, Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’ya takdim ettiği ve Serinhisar’ın 850 yıllık kadim demircilik mirasını simgeleyen Yatağan Kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından özel olarak temin edildi. Kırsal kalkınmanın yereldeki yeni modelini başarıyla uygulayan Kızılhisar YEG Derneği, sunduğu projelerle Bakan düzeyinde tam not aldı. Bakan Yumaklı, derneğimizin bölgeye kattığı katma değeri ve stratejik önemini şu sözlerle takdir etti: "Denizli’de Kızılhisar Yerel Eylem Grubu özellikle Serinhisar’ın adeta nişanesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleri ile katma değerini artırdı. Derneğimizin başarılarını Türkiye gündemine daha fazla taşıyacağımızı ifade etmek isterim. Yerelin gelişmesine katkı koyan başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli. Bu başarılar üreticilerimizin kendine güvenini de üst düzeye taşıyacaktır." Konuşmaların ardından temsili çek takdimine geçildi. Kızılhisar YEG Derneği yönetici İlker Özmen temsili sözleşme çekini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’nın elinden teslim aldı. Gelecek 5 yılın temelleri atıldı Etkinliğin ikinci gününde IPARD II döneminde faaliyet gösteren YEG Derneklerinin deneyimlerini paylaştığı "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumu yapıldı. Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, tecrübe ve bilgi birikimini paylaşmak üzere bu prestijli oturuma davet edilen 5 panelistten biri olarak oturumdaki yerini aldı. Özmen, yaptığı açıklamada; "Bu başarılarla birlikte önümüzdeki 5 yıllık uygulama dönemine güçlü bir giriş yapan Kızılhisar YEG Derneği, yerel dinamikleri harekete geçirmeye ve Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmeye devam edecektir. Ankara’da tescillenen bu başarı, sadece Kızılhisar YEG Derneği’nin değil, tüm Serinhisar halkının ve üreticilerimizin ortak gururudur. ‘Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı’ vizyonuyla, bölgemizin değerlerini dünya standartlarında projelerle taçlandırmayı sürdüreceğiz" dedi.