ASAYİŞ - 15 Ekim 2025 Çarşamba 09:41

63 kişinin öldüğü apartmanın davasında aileler, karar duruşması öncesi enkaz alanında toplandı

A
A
A
63 kişinin öldüğü apartmanın davasında aileler, karar duruşması öncesi enkaz alanında toplandı

Adana’da 6 Şubat 2023’teki depremlerde 63 kişinin öldüğü, 12 kişinin de yaralandığı Tutar Yapı Sitesi C Blok davasına ilişkin karar duruşması öncesi yakınlarını kaybeden aileler enkaz alanında toplandı. 3 sanığın tutuklu bulunduğu davaya ilişkin mağdur aileleri, "Savcı, en son davada mütalaasını sunarken bir şahsın yurt dışı çıkış yasağı ile ev hapsiyle cezalandırılmasını istedi. 63 canın karşılığı tatil yapar gibi ceza olmamalı" dedi.


Asrın felaketinde Adana’nın Çukurova ilçesinde bulunan Tutar Yapı Sitesi C blok yıkıldı ve 63 kişi hayatını kaybederken 12 kişi ise yaralandı. Depremin ardından binanın teknik uygulama sorumlusu ve inşaat mühendisi Cüneyt Akkaya tutuklandı. Kolon betonlarından yapı uzmanlarınca alınan karotlar incelenmek üzere yapı ve zemin denetimi laboratuvarına gönderilmiş, çalışmalar sonucunda apartmanın söz konusu blokunun deprem dayanıklılık testini geçemediği belirlenmişti. Binanın zemin katındaki dairede tadilat yaptıkları ve bu tadilatın binaya zarar verdiği iddia edilen Bekir Baloğlu ve oğlu Osman Baloğlu savcılık talimatıyla gözaltına alınmış, taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olma suçundan tutuklanmıştı. Geçtiğimiz hafta Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları istenen tutuklu sanıklar davaya cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Sanıklar haklarındaki suçlamaları kabul etmeyerek beraatlarını istedi.



Savcıdan ’adli kontrol’ mütalaası


Savcı, sanık Bekir Baloğlu’nun tutuklulukta kaldığı süre dikkate alınarak konutu terk etmeme ve yurt dışı çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol kararı ile tahliyesi, diğer sanıkların ise mevcut hallerinin devamına karar verilmesi yönünde görüş sundu. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, esas hakkında mütalaaya karşı savunma hazırlanmasına ve eksik hususların giderilmesine karar verip karar duruşmasını 17 Ekim’e erteledi.



"Bu şahsın evinde tatil yapar gibi ceza çekmesini istemiyoruz"


Karar duruşması öncesi apartmanda yakınlarını kaybeden aileler, enkaz alanında toplandı. Depremde ablası, eniştesi ve 2 yeğenini kaybeden Hatice Güçlü, "3 Ekim’de görülen mahkememizde savcı mütalaasını verdi ve mütalaasında sanık Bekir Baloğlu’nun ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağıyla cezasını çekmesini, diğer 2 sanığın ise tutukluluk hallerinin devamını uygun gördü. Heyet bunu kabul etmedi ancak karar duruşmasında kabul etmeyeceği anlamına gelmiyor. Bizler bu şahsın evinde tatil yapar gibi ceza çekmesini istemiyoruz" diye konuştu.



"Benim canlarımın evleri başlarına yıkıldı"


’Benim canlarımın evleri başlarına yıkıldı’ diyerek üzüntüsünü dile getiren Güçlü, "Bekir Baloğlu’nun Hepatit B hastalığı olduğu söylendi ama bu cezaevinde kalmaya engel bir durum değil. İnsanlar başlarına bir şey geldiği zaman evlerine sığınır, benim canlarımın evleri başlarına yıkıldı. Bunun karşılığı evinde tatil yapar gibi bir ceza olmamalı, bunu kabul etmiyorum" ifadelerini kullandı.



"Adalet, depremde bütün hayatını kaybedenler için olmalı"


Kardeşini, kardeşinin eşini ve 2 yeğenini kaybeden İsmet Kocalar adalet beklediklerini anlatarak, "Son karar duruşmasında bu şahısların en ağır şekilde cezalandırılmalarını ve olası kast ile yargılanmalarını istiyoruz. Son karar duruşmasında savcı, Bekir Baloğlu hakkında ev hapsi istedi. Ev hapsi cezası ödül verilmiş gibi bir cezadır. Biz bu şahısların hafif bir ceza ile cezalandırılmalarını istemiyoruz. Adalet bekliyoruz ve adalet sadece bizim için değil, bütün depremde hayatını kaybedenler için olmalı" dedi.



"Müebbet hapis cezası almalarını istiyoruz"


Annesini, babasını ve ablasını kaybeden Akın Turus ise, "Beklentimiz bu 3 sanığın da yargılanması ve hak ettikleri cezayı alması. Kasten adam öldürme suçundan müebbet hapis cezası almalarını istiyoruz. Burada 63 kişi hayatını kaybetti ve bu apartmanda belki onların aileleriyle 164 veya 264 kişinin hayatı değişti" şeklinde konuştu.



63 kişinin öldüğü apartmanın davasında aileler, karar duruşması öncesi enkaz alanında toplandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.