GÜNDEM - 03 Mart 2026 Salı 11:32

Gaziantep’te AB tescilli lahmacun sarımsaklı ve sebzeli yapılıyor

A
A
A

Gastronomi şehri Gaziantep’in önemli lezzetlerinden olan ve Avrupa Birliği (AB) tarafından coğrafi işaret alarak tescillenen ‘Antep Lahmacunu’ kentte kıyma, maydanoz, sarımsak, domates, biber ve çeşitli baharatlarla hazırlanıyor.

Çok eski bir Anadolu yiyeceği olan ve yaklaşık 300 yıldır da sevilerek tüketilen lahmacun Gaziantep’te günlük yemeklerde, törenlerde, cenazelerde, pikniklerde ve Ramazan ayında iftar sofralarında sıklıkla tüketilen yiyeceklerin başında geliyor.

Gaziantep’te AB tescilli lahmacun sarımsaklı ve sebzeli yapılıyor

Lahmacuna soğan yerine sarımsak konulur

Gaziantep’in vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alan, diğer lahmacun çeşitlerinden farklı olarak soğan içermeyen ve en önemli özelliği ise sarımsaklı olması ‘Antep Lahmacunu’ içeriğinde kullanılan sebze, baharat ve sunum açısından diğer lahmacunlardan ayrılıyor. Koyun eti, domates, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber ile farklı bir tada ulaşan lahmacun, lokantalarda ya da mahalle fırınlarında pişiriliyor.

Gevrek olarak tüketiliyor

Gastronomi dalında UNESCO’nun "fark oluşturan şehirler ağına" dahil edilen ve Türkiye’nin en zengin mutfaklarından birine ev sahipliği yapan Gaziantep’in AB tescilli lezzeti lahmacun merdane ile açılmış hamurun üzerine zırh ile kıyma haline getirilen kuzu eti ve diğer sebzelerle hazırlandıktan sonra taş fırınlarda pişiriliyor ve gevrek olarak tüketiliyor. Antep Lahmacunu için kuzu etinin döş ve kaburga kısımları kullanılırken, taş fırında 4-5 dakikada pişen lahmacun tüketime hazır hale geliyor. Sıcak olarak servis edilen, ayran ve çeşitli yeşillikler ve limon ile servis edilen lahmacunun tanesi ise 100 TL’den satılıyor.

Gaziantep’te AB tescilli lahmacun sarımsaklı ve sebzeli yapılıyor

İftar sofralarının vazgeçilmez lezzeti

Antep lahmacununa konulan sarımsak, lahmacunu daha lezzetli hale getirirken, Ramazan ayında iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetleri arasında yer alıyor. Gaziantep mutfağının dünyaca tanınan lezzetlerinden biri olan lahmacunun Avrupa Birliği tarafından tescillenmesi ise kentin gastronomi turizmi açısından da büyük önem taşıyor.

"Gaziantep’te lahmacun sarımsaklı yapılır"

Lahmacunun yapımıyla ilgili bilgi veren restoran işletmecisi Şükrü Savun, "Gaziantep’te biz lahmacunu bol sarımsakla yaparız. Gaziantep’te lahmacunu sarımsak, maydanoz, kırmızı ve yeşil biber, domates, kuzu etinin döş ve kaburga kısımları ile yaparız. Bazı illerde lahmacunu soğan ile yapıyorlar ve farklı sebze koyuyorlar. Gaziantep’te lahmacun atalarımızdan bu yana sarımsaklı yapılır. Gaziantep’te biz lahmacunun sebzesini zırhta çekeriz. Sonra da etini çekeriz. Et ile sebzeyi birbirine karıştırırız. Güzel bir karışım olur ve bu karışımın sonrasında ‘Antep Lahmacunu’ olur" dedi.

"Zırhla çekilen et ve sebze suyunu bırakmaz"

Zırhta çekilen lahmacun malzemesinin daha lezzetli olduğunu belirten Savun, "Çünkü zırhla çekilen et ve sebze suyunu bırakmaz. Etin suyu ve sebzelerin suyu içerisinde kalır. ‘Antep Lahmacun’u Avrupa Birliği tarafından tescillenen bir lezzettir. Gaziantep’te lahmacuna büyük bir ilgi var. Öğle veya akşam yemeklerinde her yemekten önce lahmacun yenilir. Ramazan ayında da lahmacun sofralardaki yerini alır" ifadelerini kullandı.

Gaziantep’te AB tescilli lahmacun sarımsaklı ve sebzeli yapılıyor

"Ramazan ayına özel olarak fındık lahmacun yapıyoruz"

Gaziantep’te lahmacunun pide ekmek boyunda yapıldığını belirten Savun, Ramazan ayına özel olarak ise "fındık lahmacun" olarak tabir edilen yuvarlak ve normal lahmacuna göre daha küçük yapıldığını bildirerek, "Fındık lahmacunu bir lahmacunun yarım yumağından yapıyoruz. Fındık lahmacun bu ayda tadımlık oluyor. İnce ve gevrek bir şekilde fındık lahmacun yapıyoruz ve Ramazan ayında lahmacun iftar sofralarının vazgeçilmez lezzetlerindendir" şeklinde konuştu.

"Sarımsak lahmacuna ayrı bir lezzet ve tat verir"

Vatandaşlardan Şevki Yılmaz ise, "Bir lahmacun sevdalısı olarak lahmacunu çok seviyoruz. Kebap, içli köfte, yuvalama ve diğer yemeklerimiz güzel ama lahmacunu ayrı seviyorum. Lahmacunu sevdiren en büyük özelliği ise sarımsakla yapılması. Lahmacuna soğan girmez. ‘Antep Lahmacunu’ sarımsaklı olur. Sarımsak lahmacuna ayrı bir lezzet ve tat verir. Soğanlı lahmacun biraz fazla kaldığında koku yapar ama ‘Antep Lahmacunu’ sarımsakla yapıldığı için 1-2 günde kalsa koku yapmaz" diye konuştu.

İbrahim Koçyiğit

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Ramazan’ın bereketi Büyükorhan’da da paylaşıldı Ramazan ayının manevi iklimini kentin tümüne yayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, Büyükorhanlıları da aynı sofra etrafında buluşturdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Büyükorhan Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen programa, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, Büyükşehir iştiraklerinin yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, meclis üyeleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. İftar programı samimi bir ortamda gerçekleşirken, akşam ezanıyla birlikte vatandaşlar oruçlarını açtı. Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in selamlarını ileterek konuşmasına başladı. Birlik beraberlik, dayanışma ve paylaşma ayı olan Ramazan’da aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirten Saldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra Büyükorhan’a yatırımlarını sürdüreceğini dile getirdi. CHP Büyükorhan İlçe Başkanvekili Ömer Günhan ve Büyükorhan Muhtarlar Derneği Başkan Yardımcısı Mesut Korkmaz, Ramazan ayında aynı sofrayı paylaşmaktan büyük mutluluk duyduklarını belirterek Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftar programının ardından esnafla ve vatandaşla bir araya gelerek sohbet eden Başkanvekili Mehmet Aydın Saldız ve beraberindekiler, teravih namazının ardından Orhan-ı Kebir Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.
İstanbul Ümraniye’de akran zorbalığı iddiası: Çelme takılan öğrencinin kolu kırıldı, okul yönetimi ambulans çağırmadı Ümraniye’de 7 yaşındaki ilkokul öğrencisi, arkadaşının çelme takması sonucu düşerek kolunu kırdı. Okul yönetiminin yaşanan olayın ardından hiçbir şekilde ambulans çağırmadığını dile getiren baba Canpolat Gezen, ’Sokakta bir kedi yaralansa merhamet edilir, biz evladımızı emanet ediyoruz’ diyerek ihmal iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Ümraniye Can Gür İlkokulu’nda meydana gelen olayla birlikte akran zorbalığı konusu da dikkat çekmeye devam ediyor. İddiaya göre E.S.G. (7), 11 Şubat günü arkadaşı tarafından kasıtlı olarak çelme takılarak yere düşürüldü. Düşmenin etkisiyle E.S.G.’nin kolu kırıldı. Okul yönetiminin ise yaşanan olay üzerine aileyi bilgilendirmesine rağmen bu süre zarfında hiçbir şekilde ambulans çağırmadığı ve tedavi için harekete geçmediği öne sürüldü. Baba Canpolat Gezen, meydana gelen olay nedeniyle oğlunun büyük bir korku ve mağduriyet yaşadığını ve eğitimine evde devam etmek zorunda kaldığını belirtti. "Öğretmen bize haber veriyor fakat ambulansı aramıyor" "Oğlum okulda sınıftayken bir çocuk maalesef çelme takıyor ve oğlum düşüyor. Düşer düşmez de kolunu kırıyor maalesef. Kaldı ki çocuk o gün okula yarım kollu bir tişörtle gitmişti; yani kolunun kırıldığı ve şiştiği çok belli oluyor. Çocuk orada dakikalarca ağlıyor, bir süre sonra da öğretmeni bize haber veriyor; fakat bize haber verdikten sonra ambulansı aramıyor. Ben oraya vardığım zaman çocuğumun kolu çok fazla morarmış ve şişmişti, diğer koluyla da zaten net ayırt edilebiliyordu. Ve ağlamaktan çocuğun gözleri şişmişti, alelacele hemen acile götürdüm. Oğlum yolda giderken bana dedi ki, ’Baba ben yarım saattir ağlıyorum, öğretmen bana hiçbir şey yapmadı.’ Bu çocuğun direkt kendi beyanı. Acile götürdüm hemen film çekildi, alçıya alındı. Sonrasında da Ümraniye Devlet Hastanesi’nde ameliyata aldılar." Öğretmen ambulansı aramadı, sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi Oğlunun kolunun kırıldığının fark edilmesine rağmen ambulansın çağrılmadığını öne süren Gezen, şu şekilde konuştu: "O öğretmen bir ambulans çağırabilirdi. Arayıp ’Alo’ diyorsun 5 dakikaya ambulans geliyor. Şurada bir kedi yaralansa merhamet ediyoruz değil mi? Benim derdim sadece kendi çocuğum değil; başka okullarda da böyle şeyler olmasın istiyoruz. Biz onlara bir can emanet ediyoruz ve veliye sadece haber verip sorumluluğu üzerinden atamazlar. CİMER’e yazdım, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gittim dilekçelerimi verdim, bu okuldan davacıyım. Çünkü öğretmen bana sadece ’Çocuğunuz kolunu tutuyor, ağlıyor, gelin’ dedi, bu kadar. ’Akran zorbalığı’ diyemiyorum ama ’Bana bilerek çelme taktı’ diyor. Biz çocuktan davacı değiliz tabii ki sonuçta 7 yaşında, böyle şeyler olabilir. Sadece annesinin babasının onu ikaz etmesi lazımdı." "Okula gittiği zaman çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum" Oğlunun eğitimine ara vermek durumunda kaldıklarını belirten Gezen devamındaki süreçle alakalı ise, "Karşı tarafın ailesinden beni arayan olmadı, onlara da ayrıca kırgınız. En azından hastaneye gelebilirlerdi ya da sorabilirlerdi değil mi? Sanki olay tamamen örtbas edildi. Evet çocuk bir hata yapıp çelme takmış, çocuğumu düşürmüş ve kolu kırılmış ama esas ondan sonraki sorumluluk okulda ve büyüklerde değil mi? Böyle bir şey asla olmadı. Oğlum iki ay okula gidemeyecek. Şu anda evde, eğitimine de ara vermemiz gerekecek mecburen. Ama işte sonrasında o okulda nasıl devam edebilecek? Okula gittiği zaman ben çocuğumun o sınıfta olmasını istemiyorum, öğretmeni görmesini de istemiyorum" ifadelerini kullandı. "Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere" Son olarak Gezen, okul yönetimlerine yönelik bilinçlendirme ve farkındalık çalışmaları yapılmasını talep ederek, "Elbette ki öğretmenlerimize saygı duyuyorum, bu herkes için geçerli değil. Mutlaka vicdanlı ve rahmetli binlerce öğretmenimiz vardır, onlardan Allah razı olsun. Sözüm sadece bu ihmali yapan kişilere. Belki bundan sonrasında okullarda bununla alakalı bir bilinçlendirme yapılabilir. Yani böyle bir şey olmuş, bakın müdahale edilmemiş ve ambulans çağırılmamış gibi, okullarımızda böyle bir eğitim verilmesi ve farkındalık oluşturulmasını talep ediyorum, faydalı olacaktır" dedi.
Antalya Tarım Lisesi öğrencilerinden özel eğitim okuluna çiçekli destek Antalya’nın Aksu ilçesinde Aysel Akın-Klaus Wagner Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, emekle yetiştirdikleri mevsimlik çiçekleri özel eğitim öğrencileriyle birlikte toprakla buluşturdu. Mart ayının gelmesiyle birlikte Aysel Akın-Klaus Wagner Tarım Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi bahçesinde yetiştirilen çiçekler hasat edilerek, Aksu Özel Eğitim Uygulama Okulu bahçesinde oluşturulan çiçek parterlerine dikildi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrenciler, hem üretmenin hem de paylaşmanın mutluluğunu yaşadı. Programa İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Kürlü, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Dilek Boğatımur ve okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Protokol üyeleri ve öğrenciler el ele vererek dikim çalışmalarını birlikte gerçekleştirdi. Aksu Milli Eğitim İlçe Müdürü Hasan Kürlü, "Özel eğitim öğrencilerini toprakla buluşturmayı ve tarımı sevdirmeyi en büyük değerlerden biri olarak görüyoruz. Üretmenin ve birlikte başarmanın verdiği mutluluk, hem okul bahçesini renklendirdi hem de gönüllerde kalıcı izler bıraktı" dedi. Okul Müdürü Tülay Ateş ise etkinlikte yaptığı açıklamada, "Okulumuz olarak ‘Tarım bizim geleceğimiz’ diyoruz. Toprağın iyileştirici ve bereketli gücünü her öğrencimize hissettirmeye, umut ekmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.