POLİTİKA - 08 Ağustos 2023 Salı 17:31

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 75. Yıl Sanat Galerisi’nin yıkımı gündeme geldi

A
A
A
Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 75. Yıl Sanat Galerisi’nin yıkımı gündeme geldi

Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Ağustos ayının ilk oturumunda, depremde zarar görmesi sonucu dün kontrollü yıkımı gerçekleştirilen 1948 yılında yapılan 75. Yıl Sanat Galerisi’ni gündeme getiren MHP Grup Başkanvekili Cemal Demirdağ, “Yıkılan bir bina değil kentin tarihi, sosyal, kültürel bir hafızasıydı” dedi.


Adana Büyükşehir Belediye Meclisi, Meclis 1. Başkanvekili Mustafa Akgedik tarafından açıldı. Gündem dışı konuşmalarda söz alan MHP Grup Başkanvekili Cemal Demirdağ, 75. Yıl Sanat Galerisi’nin yıkımını gündeme getirdi. Demirdağ, “75. Yıl Sanat Galerisi dün Büyükşehir Belediyesi ekiplerince sessiz sedasız yıkıldı. 1948 yılında mimar Jansen’in önerisiyle yanındaki eklentilerle birlikte Şehir Oteli olarak planlanıp inşa edilmişti. Zor sosyo-ekonomik şartlarda Cumhuriyet döneminin Adana’ya bir kazanımıydı. Değerini ancak kendini Adanalı hissedenler bilebilir. Yıkılan bir bina değil, kentin tarihi, sosyal, kültürel bir hafızasıydı” dedi.


“O hafıza bize şunları anlatıyor” diyen Demirdağ, “ Giriş bölümünde 1950-1960 arasında düğünler, balolar düzenlenirdi. Yapı proje gereği Atatürk Parkı’nı geniş göstermesi amacıyla salon olarak konumlandırıldı. Eski bir mimari olması vesilesiyle yüksek tavanlıydı. Bugün bile örneğine rastlamak kolay değil. Eklentileriyle birlikte 1963’de Çukurova Koleji olarak hizmete girdi. Daha sonra Adana İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’ne dönüştürüldü. AİTİA, 1973 yılında kurulan Çukurova Üniversitesi’nin ‘ana’sıydı. Ters L şeklindeki mimariden geriye sadece bu yapı kalmıştı. Yerli-yabancı tanınmış sanatçıların sergi ve etkinliğine sahne oldu. Yakın tarihte yıllarca sanat galerisi ve konservatuar olarak hizmet verdi. Depremde zarar gördüğü gerekçesiyle yıkıldı. Topu topu tek katlı bir binaydı; güçlendirilip restore edilerek yaşatılamaz mıydı? Yerine yenisi yapılsa dahi kent tarihindeki boşluğunu doldurmaya yetecek mi? Maalesef dün Adana’nın ruhundan bir parça daha eksiltildi. Biz buna cahil cesareti de diyoruz. 1972’de yapılan Balcalı Hastanesi için kıyameti koparanlar buna ne diyecekler?”ifadelerini kullandı.


Yapılan diğer gündem dışı konuşmalardan sonra gündemlere geçildi. Toplam 15 maddeden oluşan Adana Büyükşehir Belediye Meclisi Ağustos ayı gündemindeki tekliflerden oluşan ilk dört madde ilgili komisyonlara oy birliğiyle havale edildi.



Adana Büyükşehir Belediye Meclisi’nde 75. Yıl Sanat Galerisi’nin yıkımı gündeme geldi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Musullu’nun Antakya’daki yeni şubesi açıldı: Kurdele işçilerle birlikte kesildi Hatay’ın ulusal markalarından Musullu, Antakya Güzelburç’ta açtığı yeni konsept mağazayla hizmet vermeye başladı. Açılış törenine firma yetkilileri, çalışanlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Adil Bulur, Mustafa Kemal Atatürk’ün "Köylü milletin efendisidir" sözüne atıfta bulunarak, "İşçi, sanayinin efendisidir" dedi. Üretimin temelinde emekçilerin bulunduğunu vurgulayan Bulur, Musullu’nun bugünlere gelmesinde en büyük payın sayısı 110’a ulaşan çalışanlara ait olduğunu ifade etti. Yeni şubenin açılış amacına da değinen Bulur, "Bu şubemizi açmamızdaki amaç, Musullu ürünlerinin tamamını müşterilerimizin bir arada görebilmesini sağlamak ve ihtiyaçlarında markamızı tercih etmelerine katkı sunmaktır. Hatay’da 15 yıldır üretim yapıyoruz. Tüm müşterilerimizi mağazamıza bekliyoruz" diye konuştu. Saffet Bulur da 15 yıldır Hatay’da üretim yaptıklarını belirterek, yeni açılan konsept mağazada tüm ürünlerin bir arada sunulduğunu ifade etti. Açılışa özel olarak mağazada yüzde 10 indirim uygulanırken, ziyaretçilere yönelik çekiliş kampanyası da düzenleniyor. Konuşmaların ardından açılış kurdelesi, protokol üyeleri yerine üretim hattında görev yapan işçilerle birlikte kesildi. Bu anlamlı anlar katılımcılar tarafından alkışlarla karşılandı. Öte yandan Musullu’nun Türkiye genelinde bayi satış ağının 700 noktaya ulaştığı, ayrıca Mısır, Suudi Arabistan ve Irak gibi ülkelere ihracat yapmaya başladığı bildirildi. Yerli marka, uluslararası bir marka olma yolunda ilerliyor.
Kahramanmaraş TasteAtlas listesi Kahramanmaraş’ta tartışma başlattı Dünyaca ünlü gastronomi platformu TasteAtlas tarafından açıklanan 2025 yılı "Dünyanın En İyi 100 Tatlısı" listesi, dondurma sıralamasıyla dondurmanın başkenti Kahramanmaraş’ta tepki çekti. TasteAtlas tarafından 2025 yılı "Dünyanın En İyi 100 Tatlısı" açıklandı. Listede tatlılar arasında İngiltere’nin kaymaklı dondurması ikinci, İtalya’nın gelatosu ise üçüncü sırada yer aldı. Avrupa’ya özgü dondurmaların üst sıralarda bulunması dikkat çekerken dondurmanın İngiltere ile anılması Kahramanmaraşlıları şaşırttı. Geleneksel yöntemlerle keçi sütü ve sahlep kullanılarak dövme tekniğiyle hazırlanan Kahramanmaraş dondurmasının listede yer almaması kentte hayal kırıklığına neden oldu. Her yıl gastronomi çevrelerinde yakından takip edilen liste, bu yıl özellikle dondurma sıralamasıyla gündeme geldi. Yerel esnaf ve vatandaşlar, Maraş dondurmasının dünya çapında hak ettiği değeri görmesi gerektiğini ifade etti. "Dondurma denince akla Kahramanmaraş gelir" Kahramanmaraşlı Ali Şahin, Maraş dondurmasının eşsiz lezzetine vurgu yaparak, "Dondurma denince akla Kahramanmaraş gelir. Kahramanmaraş’tan başka bir yerde gerçek dondurma olduğunu düşünmüyorum. Bizim sahlebimiz, yaylalarımız ve sütümüz özeldir. Yediğiniz anda lezzetinden bunu anlarsınız. Ünvanı, tadı ve kalitesiyle bu dondurma Kahramanmaraş’a aittir. Biz süt tozuyla dondurma yapmayız" dedi. Kapalı Çarşı esnafından Mesut Balık ise "Maraş dondurmasının dışında başka bir dondurma tanımayız. İtalya’nın da, İngiltere’nin de dondurması olabilir, ancak dünyanın en iyi dondurması Maraş dondurmasıdır. Bu açık ve nettir" ifadelerini kullandı. Sıla Çolak ise, "Dünyada dondurma denince akla Türkiye gelir, Türkiye’de dondurma denince ise Kahramanmaraş gelir" diye konuştu. Alpedo Dondurma İşletme Müdürü Yaşar Kireşçi ise bazı ülkelerde dondurmanın farklı şehirlerle anıldığını belirterek, "Dondurma denildiğinde İtalya’da Roma, İngiltere’de ise kaymak dondurması akla gelebilir. Ancak dondurma denince Kahramanmaraş ve dövme dondurması dünyada ilk sırada yer alır" şeklinde konuştu.
Düzce Düzce Belediyesi’nden öğrencilere ve ailelere akademik destek Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi, ilkokul öğrencileri için Başarı Destek Atölyesi açmaya hazırlanıyor. Çocukların ödevlerini yapabilecekleri ve ders tekrarlarını gerçekleştirebilecekleri atölye için başvurular devam ediyor. Düzce Belediyesi, öğrencilerin akademik gelişimlerine destek olmak amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Çocukların sanatsal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmak amacıyla müzikten sanata, spordan bilime uzanan geniş bir etkinlik yelpazesiyle her yaş grubuna hitap eden atölyeler düzenleyen Çocuk Üniversitesi, şimdi de akademik başarıyı desteklemek için Başarı Destek Atölyesi’ni açmaya hazırlanıyor. Çocukların okul dışı zamanlarını en verimli şekilde değerlendirmelerini amaçlayan Çocuk Üniversitesi’nde; 7-14 yaş grubuna yönelik gitar, piyano, mutfak sanatları, ritim, keman, görsel sanatlar, kanun, doğa bilimleri, fiziksel gelişim, İngilizce, modern dans, çocuk yogası, robotik kodlama, oyun tasarımı ve zeka oyunları olmak üzere toplam 15 farklı branşta atölye bulunuyor. 5-6 yaş grubundaki çocuklar için ise doğa bilimleri, ritim, jimnastik, çocuk yogası, zeka oyunları, sanat ve beceri, minik şefler, İngilizce ve oyun tasarımı alanlarında eğitimler veriliyor. Yeni açılacak Başarı Destek Atölyesi’nde 1, 2, 3 ve 4. sınıf öğrencileri, görevli öğretmenler eşliğinde ödevlerini yapacak ve ders tekrarlarını gerçekleştirecek. Ücretsiz olarak 15.00-17.30 saatleri arasında hizmet verecek olan atölye için başvurular Düzce Belediyesi Çocuk Üniversitesi’ne yapılabilecek.
İstanbul Şekerbank’ın dijital bankacılık uygulamalarına üç uluslararası ödül Şekerbank, geliştirdiği dijital bankacılık projeleriyle üç uluslararası ödüle layık görüldü. Banka, Global Banking & Finance Awards 2026’da; ‘En İyi Bankacılık Süreci’, ‘En İyi Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) Girişimi’ ve ‘İnovasyonda Mükemmellik’ kategorilerinde ödüllerin sahibi oldu. Dijital bankacılık uygulamalarını uçtan uca tüm değer zincirinin finansmanını kapsayacak şekilde zenginleştiren Şekerbank, dijital bankacılık çözümleri ile dünyanın önde gelen ekonomi yayınlarından ‘Global Banking & Finance Review’ tarafından üç farklı kategoride ödüle layık görüldü. ‘Global Banking & Finance Awards 2026’ kapsamında, ‘En İyi Bankacılık Süreci’ kategorisinde ödül alan ‘Yerinde Kredi’ platformu ile Şekerbank, çiftçilerin tarımsal girdi ihtiyaçlarına yönelik finansman desteğine şubeye gitmelerine gerek kalmadan, anlaşmalı satış mağazalarında hızlı ve kolay bir şekilde erişebilmelerine olanak sağlıyor. Banka, ‘En İyi Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) Girişimi’ ödülüne layık görülen ‘Carbonmap’ platformu ile işletmelerin karbon emisyonlarını ve su tüketimlerini ölçümlemelerine, izlemelerine ve raporlamalarına imkân tanıyan bütüncül yapısıyla müşterilerinin sürdürülebilirlik hedeflerine veri odaklı katkı sunuyor. Banka, ‘İnovasyonda Mükemmellik’ kategorisinde ödüle layık görülen ‘Uzaktan Müşteri Edinimi’ projesi ile dijital bankacılık yatırımlarında üretimi desteklemeyi önceliklendirerek, esnaf ve çiftçilerin şubeye gitmelerine gerek kalmadan hızlı, güvenli ve kesintisiz şekilde bankacılık hizmetlerinden yararlanabilmelerine olanak tanıyor.
İstanbul L’Oréal, Kadınların Güçlendirilmesi Fonu’na 50 milyon euro ek kaynak ayırıyor Dünyanın önde gelen güzellik şirketlerinden L’Oréal, Kadınların Güçlendirilmesi Fonu’na 50 milyon euroluk ek kaynak ayıracağını duyurdu. Pandemiyle artan sosyal acil durumlara yanıt vermek amacıyla 2020 yılında kurulan fonun, 2026-2030 dönemini kapsayacak şekilde beş yıl daha uzatılmasına karar verildi. Bu girişimle L’Oréal, 2030 yılına kadar 5 milyon kadının refahını, güçlenmesini ve dayanıklılığını artırmayı hedefliyor. L’Oréal Kadınların Güçlendirilmesi Fonu, kırılgan durumdaki kadınların ve kız çocuklarının yaşamlarını dönüştürmeyi amaçlıyor. Bu taahhüt ile kritik önemde olan sivil toplum kuruluşlarını güçlendirmeyi de hedefleyen L’Oréal; etkisini büyütmek ve mevcut zorluklara çözüm üretmek amacıyla uzman dernekler ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği içinde ekonomik güçlenme, eğitim, şiddetle mücadele ve cinsel ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimden oluşan dört temel etki alanına odaklanıyor. L’Oréal CEO’su Nicolas Hieronimus, "Bir asırdan uzun bir süredir kadınlar, L’Oréal’in toplumsal taahhütlerinin merkezinde yer alıyor. Kadınlar için giderek daha zorlaşan bir ortamda, kadınların güçlendirilmesinin herkes için daha adil ve sürdürülebilir bir geleceğin anahtarı olduğuna inanıyoruz. Bu inancımız, L’Oréal Kadınların Güçlendirilmesi Fonu’na beş yıl boyunca 50 milyon euroluk bir kaynakla yenilememize vesile oldu. Bu adım, değerlerimize ve dünyayı harekete geçiren güzelliği oluşturma misyonumuzla tamamen örtüşüyor" ifadelerini kullandı. L’Oréal Kurumsal Sorumluluk Direktörü Ezgi Barcenas ise şunları ekledi: "L’Oréal olarak kadınlar için faaliyetlerimizi yoğunlaştırmaktan gurur duyuyor; bunun toplumsal ilerleme için temel bir kaldıraç olduğuna inanıyoruz. 2020’den bu yana Kadınların Güçlendirilmesi Fonu, dünya genelinde 500’den fazla dernekle iş birliği içinde 6 milyondan fazla kadına destek sağladı. Kadınlara olan güçlü bağlılığımızı daha da pekiştirmenin, kurumsal sorumluluğumuzun derin bir parçası olduğuna inanıyoruz" dedi. Türkiye’den iki sivil toplum kuruluşu da fondan yararlandı Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının da başvurarak destek alma fırsatına sahip olduğu L’Oréal Kadınların Güçlendirilmesi Fonu’nda geçtiğimiz dönemdeki faydalanıcılar arasında Türkiye’den iki sivil toplum kuruluşu da yer aldı. KAMER Vakfı, dezavantajlı kadınların sosyal ve ekonomik olarak güçlendirilmesini ve mülteci kadınların desteklenmesini amaçlayan kapsamlı projesiyle fon desteği almaya hak kazandı. Fondan yararlanmaya hak kazanan bir diğer kurum olan İmece İnisiyatifi Derneği ise yürüttüğü "Solar Age" ve "Basmane’de Okula Dönüş" projeleri için hibe desteği aldı. L’Oréal Türkiye’nin, L’Oréal Kadınların Güçlendirilmesi Fonu aracılığıyla KAMER ve İmece iş birliğiyle 33 binden fazla kadına doğrudan ulaştığı belirtildi.
Denizli Denizli’deki firari maymunların sırrı çözüldü Denizli’de ardı ardına yaşanan firari maymunların hikayesi ortaya çıktı. Bakımı yasak ırklardan olan ve Çivril’de doğa terk edildikten sonra tedavi altına alınan maymunlardan birisinin il merkezinde koruma altına alındığı barınağın fırtınada zarar görmesi sonucu ikinci kez firar ettiği belirlendi. Denizli’nin Çivril ilçesinde geçtiğimiz günlerde bir vatandaşın bulduğu iki maymun, ihbar üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) ekipleri tarafından yakalanarak tedavi altına alındı. Olayın ardından kent merkezindeki Çamlık bölgesinde mantar toplamak için ormana giden bir vatandaş, karşılaştığı maymun dikkatlerden kaçmadı. Vatandaşın ekipler gelene kadar simitle oyalamaya çalıştığı anlar ise sosyal medyada geniş yankı buldu. Yapılan incelemelerde, ormanlık alanda görülen maymunun Çivril’de yakalanarak koruma altına alınan maymunlardan biri olduğu öğrenildi. Hafta sonu kentte etkili olan fırtınada, maymunun bulunduğu kafes üzerine ağaç dalı düşmesi sonucu hasar oluştuğu ve maymunun oradan kaçtığı tespit edildi. "DKMP ekiplerini tanımış sanırım, görünce hemen kaçtı" Maymunla ormanda karşılaştığı anda tedirginlik yaşadığını ifade eden Nizamettin Yiğit, "Pazar günü gezmek amaçlı aynı zamanda hobi amaçla kuzugöbeği mantarı toplamak için Çamlık Parkı Orman bölgesine çıktım. Bir anda karşıma maymun çıktı. Zaten hayvanat bahçesinden kaçmış. Bir gün öncesinde yaşanan fırtınada ağacın düşmesi sonucu yuvasındaki bir noktasında oyuk oluşmuş ve oradan kaçmış. Zaten hayvan 2 gündür açmış. Benimde yanımda simit vardı. Simidi paylaştım onunla. Bayağı yakınlaştı ve ben ilk başta baya ürkmüştüm. Sonrasında gayet iyi anlaştık. Bende gereken kurumlara ihbarda bulundum. Milli Parklar geldi. Milli Parklar da yakalamak için çalışma başlattı. İlk başta ürkerek yaklaşıyordum ama baktığımda o benden kaçmıyor ve bana bir tepkide vermiyor. Belki acıkmıştır diye ilk başta simit attım. O da hiç düşünmeden attığım simitleri yedi. Milli Parklara ihbarda bulundum ve sanırım hala yakalama çalışmaları devam ediyor. Milli Parklar gelene kadar maymunu oyalamaya çalıştım. Milli Parklardan ekipler geldiği görünce maymun, sanırım artık tanımış. Çok zeki bir hayvan. Ekipleri görünce direkt kaçtı. Olay yerinden anında uzaklaştı. Denizli’de zaten böyle bir olayla karşılaşmak çok zor. Tropik ormanda yetişen ve yaşayan bir hayvan. Denizli’de görünce ilk başta çok şaşırdım zaten. Ondan sonra da insanlık görevimi yaptım" dedi. Türkiye’de beslenmesi yasak olan türler arasında yer alan maymunların, muhtemelen bir kişi tarafından sahiplenildikten sonra yasağı öğrenilmesi üzerine doğaya bırakıldığı değerlendiriliyor. Denizli’de koruma altına alınan iki maymunun, gerekli işlemlerinin tamamlanmasının ardından Konya’nın Karatay ilçesindeki hayvanat bahçesine teslim edilecekleri öğrenildi.