KÜLTÜR SANAT - 02 Ağustos 2024 Cuma 10:13

Adana’da kadınlar, 650 yıllık ’Tokat tahta baskı’ sanatını eserleriyle yaşatıyor

A
A
A
Adana’da kadınlar, 650 yıllık ’Tokat tahta baskı’ sanatını eserleriyle yaşatıyor

Adana’da 650 yıllık ’Tokat tahta baskı’ sanatını icra eden kadınlar, gelecek ve geçmiş arasında köprü niteliği taşıdığını belirttikleri sanatı, eserleriyle yaşatıyor.


Çukurova Belediyesi Tesisler Müdürlüğü’ne bağlı Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde açılan "Tokat tahta baskı" kursu büyük ilgi görüyor. 650 yıllık geleneksel el sanatlarından olan ve unutulmaya yüz tutan ’Tokat tahta baskı’ kursunda, tahta parçalarından model kalıpları oluşturan ve bunlarla renkli baskılar yapmayı öğrenen kadınlar çeşitli eserler ortaya çıkarıyor.



"Geleneği geleceğe aktarma sorumluluğu çok büyük"


Kurslara ilginin büyük olduğunu belirten Kültür Bakanlığı Sanatçısı Meltem Koyunoğlu, "Öğrenciler hem zamanlarını değerlendiriyorlar, hem de kendilerini yeni bilgiler öğrenerek geliştiriyorlar. Tokat tahta baskı kursu unutulmaya yüz tutmuş sanatlardan bir tanesi. Geleneksel kalıplar ile geleneksel desenleri basmayı öğretiyoruz. Bunları isterlerse çanta, peştemal ve tişörtlerinde kullanabiliyorlar. Hem gündelik hayatlarında değerlendirebiliyorlar hem de ürün haline getirerek satış yapabilir, gelir de elde edebilirler" dedi.


Tokat tahta baskı sanatının geçmişi hakkında da bilgi veren Koyunoğlu, "Geçmişteki ustalar kendileri ahşaptan kalıplarını oyarak kendilerine özel desenler oluştururlardı. Bir usta hem oymayı bilirdi, hem de dağlara çıkarak kök boyalarını toplar ve boyalarını yapardı. Dokumalarını bile kendisi yapan ustalar vardı. Yani bir ürünü çıkarırken tek elden çıkıyordu ürünler. Günümüzde teknoloji değişti, gelişti. Şimdi o kadar detaylı çalışmalar çok az. Bizler de halk eğitim aracılığı ile bunları kendi bilgimiz dahilinde gelecek nesillere aktarmak için çalışıyoruz" şeklinde konuştu.


Geleneği geleceğe aktarma sorumluluğu da üstlendiklerine dikkat çeken Koyunoğlu, "Sanatı insanların ruhlarına, zevklerine uygun şekilde dönüştürerek aksettirmeye çalışıyoruz. Bir öğrencinin ’bunu ben yaptım’ dediği nokta hem bizim hem öğrencinin en keyif aldığı nokta" ifadelerini kullandı.



"Bizler gelecek ve geçmiş arasındaki aracılarız"


Kendisini geçmişi geleceğe aktarmaya yönelik ’aracı’ olarak hissettiğini belirten Tokat tahta baskı eğitimi alan kursiyerlerden Maide Özhusun da, "Geçmişten bugünümüze gelen güzel bir sanatsal aktivite olduğunu düşünüyorum. Bir de bunları geleceği yansıttığımızı düşünüyorum. Bizler gelecek ve geçmiş arasındaki aracılar oluyoruz. Bunu geleceğe ne kadar modernize ederek aktarırsak gençlerin ona ilgisi daha farklı olur diye düşünüyorum. O yüzden eski birebir örnekler ile de çalışıyoruz, ayrıca onları modernize edip yeni bir tasarımla geleceğe aktarmak için de çalışmalarımızı Meltem hanımın sayesinde beraberce yapıyoruz. Şu anda ben kendimi geleceğe aktarım olarak aracı görüyorum. O yüzden çok daha iyi hissediyorum. Dünyada her şeyi yok ettiğimiz için bazı şeyleri de yaşatmamız gerekir diye düşünüyorum. Bizim bu işin ’yaşatan’ kısmında olmamız hakikaten gurur verici" diye konuştu.



"8 yılda 6 bin kadına eğitim verdik"


Atatürk Kadın Yaşam Köyü’nde önceliklerinin kadınlara istihdam sağlamak olduğunu belirten Merkez Yöneticisi Ayşe Atay ise "Burada kuruluş amacımız unutulmuş sanatları icra etmekti. 8 yıldır burada bunu yapıyoruz. Günlük 180-200 kadın merkezimizi ziyaret ediyor. Hem eğitim alıyorlar, hem üretim yapıyorlar. 8 yılda yaklaşık 6 bin kadına eğitim verdik. Bunlardan yaklaşık bin küsur kadınımıza istihdam sağladık. Bir kısmı usta öğreticilik yapıyor, bir kısmı ise evden çalışıyor. Şu anda 650 yıllık unutulmaya yüz tutmuş Tokat tahta baskı sanatını icra ediyoruz merkezimizde. Aslında çok eski yıllarda taş baskı olarak geçiyor. Bugünlerde taş ustaları kalmadığından dolayı ahşaptan kalıplar yaparak bunları ürüne çeviriyoruz. Şu anda kursiyerlerimiz bu eğitimi aldıkları için çok mutlular. Biz de çok mutluyuz elbette" diye konuştu.



Adana’da kadınlar, 650 yıllık ’Tokat tahta baskı’ sanatını eserleriyle yaşatıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gökyüzünü uçurtmalar renklendirdi Manisa’nın Gördes ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde bu yıl 21’incisi düzenlenen Geleneksel Uçurtma Şenliği ve Köy Hayrı, binlerce kişinin katılımıyla coşku içerisinde kutlandı. Gördes’in Kıranköy Mahallesi Davulcukıran mevkiinde gerçekleştirilen etkinliğe Gördes Kaymakamı Sercan Sakarya, İlçe Jandarma Komutanı Jandarma Üsteğmen Ramazan Çetin, Gördes Belediye Başkanı İbrahim Büke, İlçe Emniyet Amiri Serdar Kılıç, kamu kurum amirleri, Gördesli yazar Ahmet Büke, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, siyasi parti temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Program, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Kıranköy Mahalle Muhtarı Zeynel Demir yaptığı konuşmada, uçurtma şenliğinin 21 yıl önce merhum Hüseyin Ataman tarafından başlatıldığını belirterek, "Bu güzel geleneği yaşatmak ve gelecek nesillere aktarmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Destek veren başta Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Besim Dutlulu, Gördes Belediye Başkanımız İbrahim Büke ve tüm mahalle halkımıza teşekkür ediyorum" dedi. Etkinlik kapsamında vatandaşlara pilav, kuru fasulye, ayran ve irmik helvası ikram edildi. Şenlikte yöresel kıyafetlerle halk oyunları gösterileri sergilenirken, yerel sanatçıların seslendirdiği türküler de vatandaşlardan büyük ilgi gördü. Programın ilerleyen saatlerinde sahne alan sanatçı Uğur Önür, söylediği türkülerle katılımcılara unutulmaz anlar yaşattı. Festival sonunda uçurtma yarışmalarında dereceye giren katılımcılara plaket ve çeşitli ödüller verildi. Renkli görüntülere sahne olan festival, vatandaşların memnuniyetiyle sona erdi.
Aydın Aydın Valisi Varol’un Anneler Günü mesajı Aydın Valisi Dr. Osman Varol Anneler Günü dolayısıyla mesaj yayımladı. Vali Varol, "Sevgi, şefkat ve merhametin dünyadaki en anlamlı yansıması, hayat boyu ilk öğretmenimiz, sığınağımız ve sönmeyen kandilimiz olan kıymetli annelerimizin Anneler Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyorum" dedi. Aydın Valisi Dr. Osman Varol Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, "Bizler, ’Cennet, anaların ayakları altındadır’ buyruğunu baş tacı eden, anneyi sadece bir aile ferdi değil, toplumun temeli ve medeniyetin kurucusu gören bir inanç ve köklü bir kültürün mirasçılarıyız. Annelerimiz; iyiliği, dürüstlüğü ve güzel ahlakı bizzat yaşayarak öğreten, evlatlarını yarınlara hazırlarken hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan, varlıklarıyla hayatımızı anlamlandıran hazinelerimizdir. Toplumun huzuru, aile kurumunun sağlamlığı ve güçlü nesillerin yetişmesi noktasında annelerimizin üstlendiği sorumluluk her türlü takdirin üzerindedir. İstiklal ve istikbal mücadelesiyle yoğrulmuş bu mukaddes topraklarda, bin yıldır başı dik ve onurlu bir şekilde yaşamamız; vatanına sevdalı, milli ve manevi değerlerine bağlı evlatlar yetiştiren annelerimiz sayesindedir. ’Dünyada paha biçilemeyen tek duygu anne sevgisidir; zira o, hiçbir karşılık beklemeden sunulan yegane şifadır.’ Bu anlamlı gün vesilesiyle; Başta, vatanımızın bekası ve bayrağımızın ebediyen dalgalanması için en değerli varlıklarını toprağa veren, metanetleriyle bizlere rehber olan şehit annelerimiz olmak üzere; ömrünü ailesine ve evlatlarına vakfeden, sevgisi okyanuslar kadar engin tüm annelerimiz ile yüreğinde anne şefkati taşıyan tüm kadınların Anneler Günü’nü en içten dileklerimle kutluyor; sevgi, sabır ve fedakârlıklarıyla milletimizin geleceğine ışık tutan annelerimize sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum" ifadelerine yer verdi.