EKONOMİ - 13 Haziran 2025 Cuma 10:19

ADASO Meclis Başkanı Uçurum: "İhracat Türkiye’nin en önemli çıkış kapısıdır"

A
A
A
ADASO Meclis Başkanı Uçurum: "İhracat Türkiye’nin en önemli çıkış kapısıdır"

ADASO Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, ihracatın Türkiye ekonomisinin en önemli çıkış kapısı olduğunu vurgulayarak, "İhracatın sürdürülebilirliği için finansman kritik önemdedir. Türk Eximbank, bu alanda sanayicimizin en güçlü destekçilerinden biridir" dedi.


Adana Sanayi Odası (ADASO) ile Türk Eximbank iş birliğinde, ihracatçı firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve risk yönetimini güçlendirmek amacıyla "Türk Eximbank Destekleri Bilgilendirme Toplantısı" düzenlendi. Sakıp Sabancı Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sanayicilere Eximbank’ın sunduğu kredi ve sigorta imkanları hakkında kapsamlı bilgiler verildi.


Toplantının açılış konuşmasını yapan ADASO Meclis Başkanı İsrafil Uçurum, ihracatın Türkiye ekonomisinin en önemli çıkış kapısı olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "İhracatın sürdürülebilirliği için finansman kritik önemdedir. Türk Eximbank, bu alanda sanayicimizin en güçlü destekçilerinden biridir. Geçtiğimiz zorlu dönemlerde hep yanımızda oldular, teşekkür ediyoruz. Ancak ihracatımızı daha yukarı taşımak için Eximbank’ın sermayesinin artırılmasını bekliyoruz. Kaynakların genişletilmesiyle birlikte, desteğe ihtiyaç duyan her ihracatçımıza ulaşılabileceğine inanıyoruz".


Açılışın ardından Türk Eximbank Adana Şube Müdürü Ali Can, detaylı bir sunumla katılımcılara bilgilendirmelerde bulundu. 2024 yılı itibarıyla Türk Eximbank’ın ihracatçılara toplamda 48,7 milyar dolarlık destek sunduğunu belirten Can, bu rakamın 20 milyar dolarlık kısmının sadece Mayıs ayı itibarıyla gerçekleştiğini ifade etti. Adana özelindeki verilere de değinen Can, "2025 yılı Mayıs ayına kadar Adana’dan gerçekleştirilen 1,2 milyar dolarlık ihracatın yaklaşık 681 milyon dolarlık kısmına Eximbank olarak destek verdik. Bu da Adana ihracatının yüzde 55’ine tekabül ediyor. Bu oran oldukça güçlü bir destek seviyesini gösteriyor" ifadelerini kullandı.


Adana’daki sektör dinamiklerine de değinen Can, "Adana’da tekstil ve konfeksiyon sektörü öne çıkıyor. Ardından kimyevi maddeler, bakliyat ve otomotiv sektörleri geliyor. Bu sektörlerde faaliyet gösteren ihracatçılarımıza aktif biçimde destek sağlıyoruz" dedi.


Sunumun devamında ihracatçıların en çok faydalandığı kredi türlerine de değinen Can, "Reeskont kredisi, sevk sonrası reeskont kredisi, işletme ve yatırım kredileri gibi pek çok ürünümüz mevcut. Ayrıca, ihracata hazırlık kredisi, marka kredisi ve uzun vadeli yatırım destekleri de sunuyoruz. Firmalarımıza başvurularından kredi tahsisine, ihracat taahhüdü kapatılmasına kadar tüm süreçlerde danışmanlık veriyoruz. Kredi kadar önemli olan bir diğer konu da verdiğimiz kaynağın karşılığında ihracat taahhüdünün yerine getirilmesi. Bu bizim temel çalışma prensibimiz" diye konuştu.


Toplantıda, kadın girişimciler ve çevre dostu projeler için geliştirilen özel programlara da dikkat çeken Can, "TİM Wings Projesi kapsamında kadın girişimci belgesi olan firmalara düşük faizli kredi sağlıyoruz. Ayrıca, yenilenebilir enerji, enerji ve su verimliliği gibi alanlarda yapılan yatırımları destekleyen yeşil finansman programlarımız da var. Amacımız, sürdürülebilir ihracat hedeflerine katkı sağlamak" ifadeleriyle sunumunu tamamladı.


Toplantı soru cevap oturumu akabinde son buldu.



ADASO Meclis Başkanı Uçurum: "İhracat Türkiye’nin en önemli çıkış kapısıdır"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında faciadan önce işçiden dikkat çeken söz: "İçimde kötü bir his var" Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.