EKONOMİ - 06 Kasım 2025 Perşembe 09:42

AOSB yönetimi, sanayicilerle üretim gücünü pekiştiriyor

A
A
A
AOSB yönetimi, sanayicilerle üretim gücünü pekiştiriyor

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi (AOSB) Yönetimi, üretim gücünü, sürdürülebilir büyümeyi ve istihdamı destekleyen firmalarla doğrudan temas kurup, sahadaki çalışmaları yakından takip ederek sanayicilerin ihtiyaç ve beklentilerine yerinde çözümler üretmeyi hedefliyor.


AOSB Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Sütcü, Başkan Vekili Ömer Kaya, Yönetim Kurulu Üyeleri Yusuf Kara, M. Nedim Büyüknacar, Mehmet Tosmur ile Bölge Müdürü Ersin Akpınar ve Yapım İşleri Direktörü Emre Ocak’ın katılımıyla gerçekleştirilen firma ziyaretlerinin, sanayicilerle yönetim arasındaki güçlü dayanışmanın en somut göstergesi olduğu bildirildi. Ziyaretlerde, üretim süreçlerinden ihracat kapasitesine, Ar-Ge çalışmalarından istihdama kadar birçok konu ele alınarak, bölgenin rekabet gücünü artıracak ortak adımlar değerlendirildi. AOSB Yönetimi’nin yaklaşımının, "sadece bir organize sanayi bölgesi değil, üretim odaklı bir aile" anlayışının en önemli yansıması olarak görüldüğü ifade edildi. Sanayicilerle kurulan bu samimi diyalogun, Adana sanayisinin gelişiminde sinerji oluşturarak bölgenin Türkiye’nin üretim üssü olma vizyonuna güç kattığı kaydedildi.


AOSB Yönetimi, Ofis Yem firması ziyaretinde, Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Cem Taşkaldıran tarafından konuk edildi. Ziyarette, firmanın faaliyet alanları, kalite standartları ve sanayicilere sunduğu katkılar değerlendirildi. Tür Var Group Ambalaj Makina Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ziyaretinde ise Yönetim Kurulu Başkanı Medine Türeyici ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mustafa Türeyici tarafından ağırlanan AOSB Yönetimi, samimi bir atmosferde karşılıklı görüş alışverişinde bulundu. AOSB Yönetimi, Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi listesinde yüzde 949 büyüme oranıyla 45. sırada yer alan Sami Trafo’yu ziyaretinde, Yönetim Kurulu Başkanı Noyan Yiğit Dağsuyu ve Yönetim Kurulu Üyesi Sami Dağsuyu tarafından konuk edildi. AOSB heyeti, firma yöneticilerini bu başarılarından dolayı tebrik ederek çalışmalarında başarılarının devamını diledi. Beyteks Ticaret ve Pazarlama Ltd. Şti.’ni de ziyaret eden AOSB Yönetimi, Yönetim Kurulu Başkanı Sefa Güzeldağ ile bir araya gelerek sektörün gelişimi ve iş birliği imkânları üzerine verimli görüşmeler gerçekleştirdi.


AOSB Yönetimi’nin, Türkiye’nin En Hızlı Büyüyen 100 Şirketi arasında yer alan Mazlum Mangtay Boru Sondajcılık İnşaat Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. ziyaretinde, Yönetim Kurulu Başkanı Şahin Mangtay ve Genel Müdür Yardımcısı Olgay Topçan ev sahipliği yaptı. AOSB Yönetimi, elde edilen bu başarıdan dolayı firma yönetimini tebrik etti.



AOSB yönetimi, sanayicilerle üretim gücünü pekiştiriyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.