GÜNDEM - 03 Mayıs 2026 Pazar 10:53

51 yıllık bıçak bileyicisi Kurban Bayramı mesaisine başladı

A
A
A

Kocaeli’de 12 metrekarelik dükkanında kaybolmaya yüz tutan bıçakçılık zanaatını yaşatmaya çalışan 80 yaşındaki Abdullah Kaya, mesleği devredecek çırak bulamamaktan şikayetçi. Yaklaşan Kurban Bayramı öncesi tezgahının başında yoğun mesai harcayan Kaya, "Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor" diyerek endişesini dile getirdi.

Meslek hayatının 25 yılını mobilya atölyesinde makine bıçakları bileyerek geçiren, son 26 yıldır ise 12 metrekarelik dükkanında vatandaşlara hizmet veren Abdullah Kaya, ilerleyen yaşına rağmen tezgahının başından ayrılmıyor. Doğal yöntemlerle yaptığı üç aşamalı bileme işlemiyle terzilerden berberlere, lokantalardan çevre ilçelerden gelen vatandaşlara kadar geniş bir müşteri kitlesine hitap eden Kaya, yaklaşan Kurban Bayramı öncesi artan iş yüküne hazırlanıyor.

"Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor"

Bugün itibarıyla 27 Mayıs’taki Kurban Bayramı’na çok az bir zaman kaldığını hatırlatan Kaya, vatandaşların hazırlıklarını erkenden yapması gerektiğini vurguladı. Bayram dönemlerinin kendisi için çok ağır geçtiğini belirten Kaya, "Özellikle Kurban Bayramı öncesinde yoğunluk çok artıyor. 26 senedir müşterileri erken gelmeye alıştıramadım. ’Erken gelin, erken gelin’ diyorum ama herkes işi son bir haftaya sıkıştırıyor. O dönemde yapabileceğim kadarını alıyorum, yetiştiremeyeceğime de ’Güle güle’ diyorum. Sabah 07.30’da dükkana geliyorum, gece 23.00’te çıkıyorum. Buna rağmen yine de yetiştiremiyorum. Müşterilerden tek isteğim, Kurban Bayramı yaklaşınca biraz daha erken gelmeleri" dedi.

"Üç aşamalı doğal bileme yapıyorum"

İşin sırrının yetenek ve emekte saklı olduğunu dile getiren yarım asırlık usta, hızlı bileme yapan makineleri tercih etmediğini söyledi. Kaya, "Bıçak bilemenin çok aşaması var. Çok hızlı bileme yapan makineler de var ama müşteriler onları tercih etmiyor. Ben üç aşamalı, doğal bileme yapıyorum. Müşteriler de çok memnun kalıyor, bu yüzden müşterim hiç eksik olmuyor. Önce zımparayla bıçağın yanaklarını iyice açıyorum. Ardından keçeli zımparadan geçiriyorum. En son sıfır keçeli zımparayla işlemi tamamlıyorum. Yağ taşından çıkmış gibi oluyor. Terziler, berberler, lokantalar benim daimi müşterim. Kandıra’dan, Dilovası’ndan, Gölcük’ten ve köylerden gelen müşterilerim var. Müşterim hiç eksik olmuyor" diye konuştu.

"Zincirin halkası koptu, geriden kimse gelmiyor"

Kaybolmaya yüz tutan mesleğini devredecek kimse bulamadığı için bıçakçılığın geleceğinden endişe eden Kaya, şöyle konuştu:

"Bıçak işleri güzel ama geriden gelen yok. Zincirin halkası koptu, artık kimse gelmiyor. Çırak yetiştirme konusunda kimse ilgi göstermiyor. Mesela Büyükşehir Belediyesi, ’Gel şurada iki saat ders ver’ dese para istemem. Yeter ki bu sanat devam etsin, geriden birileri yetişsin. Ama bunlarla ilgilenen yok. 3 kız evladım var, onlar da bu meslekle alakalı değil. Okudular, mesleklerini yaptılar. Bende de hiç çırak olmadı. Torunlarım daha küçük; biri 4 yaşında, biri 2 aylık. Bu yüzden mesleğin geride devamı yok. Meslekler artık sönmeye başladı. Terzilik bitti, bıçakçılık bitti, kalaycılık bitti. Sayamadığım birçok meslek bitme aşamasına geldi. Çünkü geriden kimse gelmiyor. Buna birilerinin el atması lazım, yetkililerin bu konuda çalışma yapması gerekiyor. Belediyeler bu işe destek verse en azından gençler için bir kapı olur. İşsiz kalmaktansa bir haneyi geçindirecek meslek öğrenmek daha iyi. Bıçakçılık, terzilik, kalaycılık eskiden gelen meslekler. Bunların desteklenmesi lazım. Ben genç olsam imalatına da girerim, işi daha büyük çapta yaparım ama yaş olmuş 80. Bundan sonra sadece bilemeyle uğraşıyorum."

"Bu zanaat beceri isteyen bir iş"

Kaya, meslekte yarım asrı geride bıraktığını da hatırlatarak, "Ben 25 sene mobilya atölyesi çalıştırdım. Bileme işi de oradan geliyor. Mobilya makinelerinin bıçaklarını kendim bileyordum. Sadece bu 26 senelik süreç değil, ondan önce de 25 yıl makine bıçakları biledim. Toplamda 51 senedir bıçak işleriyle uğraşıyorum. Hem makine bıçaklarından hem normal bıçak bilemeden anlıyorum. Bu biraz da yetenek meselesi. Allah’ın bana verdiği bir yetenek. Bazı insanlara 10 sene eğitim göstersen yine de bu işi beceremez çünkü bu zanaat, beceri isteyen bir iş" ifadelerini kullandı.

Recep Barış Aksu - Cihan Atik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 200 şehit yakını tatile uğurlandı Sivas’ta düzenlenen program kapsamında 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını, moral ve motivasyon amaçlı 6 günlük tatil için Alanya’ya uğurlandı. Sivas’ta şehit aileleri, gaziler ve gazi yakınları için moral ve motivasyon olması amacıyla anlamlı bir tatil programı hazırlandı. Sivas Şehit Aileleri ve Gazileri Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öncülüğünde düzenlenen organizasyon kapsamında, 200 şehit ailesi, gazi ve gazi yakını Alanya’ya uğurlandı. Şehit aileleri, gaziler ve yakınları Sivas’ta ilk defa organize edilen böylesi bir tatil programına dahil olmaktan memnuniyet duyduklarını dile getirdi. "Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir" Organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür eden Vali Şimşek, "Devletimiz tüm imkânlarıyla şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanındadır. Onların huzuru, mutluluğu ve refahı bizler için her şeyden önce gelir. Bu anlamlı programda emeği geçen herkese teşekkür ediyor, ailelerimize hayırlı ve güzel bir tatil diliyorum" diye konuştu. "Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" Her zaman şehit ailelerinin ve gazilerin yanında olmaya devam edeceklerini belirten Dernek Başkanı Deveci, "Şehit ailelerimiz ve gazilerimiz için düzenlediğimiz bu program, onların moral ve motivasyonuna katkı sunmak adına önemli bir çalışmadır. Bu süreçte bizlere destek olan başta Sayın Abdullah Güler ve Sayın Valimiz Yılmaz Şimşek’e özellikle bizleri Alanya’da ağırlayacak olan Alanya Kaymakamımız Şakir Öner Öztürk’e şehit ailelerimiz ve gazilerimiz adına teşekkür ediyorum. Onların yanında olmaya, her zaman destek olmaya devam edeceğiz" dedi.
Mersin Atıklar oyuncağa dönüşüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Mersinden Kadın Kooperatifi iş birliğinde yürütülen ‘Evimiz Atölye’ projesi, çevre duyarlılığı ile kadın emeğini bir araya getirerek dikkat çeken bir dönüşüm hikayesi oluşturuyor. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Gönüllüler Şube Müdürlüğü koordinasyonunda sürdürülen projede, tekstil sektöründe atık olarak değerlendirilen malzemeler geri dönüşüm sürecinden geçirilerek yeniden ekonomiye kazandırılıyor. Kadınların üretim gücüyle şekillenen bu süreç, hem doğal kaynakların korunmasına katkı sağlıyor hem de kadınların sosyal ve ekonomik hayatta daha aktif rol almasına imkan tanıyor. Mersinden Kadın Kooperatifi Tekstil Şube Müdürü Gülten Çavuş, projenin yaklaşık 5 yıldır sürdürülen ‘Evimiz Atölye’ çalışmalarıyla temellendiğini belirterek, başlangıçta firmalardan piyasaya sürülmeyen çorapların toplanarak geri dönüşüme kazandırıldığını söyledi. Süreç içerisinde tekstil atıklarından elyaf üretimi fikrinin ortaya çıktığını ifade eden Çavuş, "Çünkü çok fazla atık değerlendirilmeden çöpe gidiyordu" dedi. Çukurova Kalkınma Ajansına sunulan projenin kabul edilmesiyle üretimin hız kazandığını kaydeden Çavuş, "Gelen atığa göre günde ortalama 200 kilogram elyaf üretebiliyoruz. Makinelerimizi kurmamızın üzerinden yaklaşık 1,5 ay geçti. İlk etapta deneme yanılma sürecimiz oldu. Hangi malzemeden daha iyi elyaf elde edileceğini bu süreçte öğrendik. Elyaf üretimine uygun olmayan atıkları ise minder yapımında değerlendiriyoruz" diye konuştu. Projenin yalnızca çevresel değil, sosyal ve ekonomik faydalar da sağladığını vurgulayan Çavuş, kadın emeğinin daha görünür hale gelmesiyle birlikte katılımcıların kazançlarının artacağını belirtti. Proje kapsamında verilen eğitimlerle katılımcılara çevre dostu yaşam alışkanlıkları da kazandırılıyor. Su tasarrufu ve sürdürülebilir yaşam bilincinin yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade eden Çavuş, atıkların yeniden değerlendirilmesinin özellikle yeni nesiller açısından önemli bir farkındalık oluşturduğunu dile getirdi. Çavuş, "Amacımız hem su tasarrufu sağlamak hem çevre kirliliğini önlemek hem de ekonomiye katkı sunmak. Katılımcılara tasarruflu su kullanımı ve çevre dostu yaşam konusunda eğitimler veriyoruz. Bu proje, atıkların dönüşümle yeniden ekonomiye kazandırılmasını anlatmak açısından yeni nesil için büyük bir destek" ifadelerini kullandı.
Bursa Eşrefoğlu Rumi vefatının 557. yılında yad edildi İznikli mutasavvıf Eşrefoğlu Abdullah Rumi İznik’teki kabri başında yad edildi. Program, Eşrefzade Camii bahçesinde sela okunması ve Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan "Bazı kişiler, evliyaların kabrinde ’ne buluyorsunuz diye’ bizleri tenkit ediyor. Biz büyüklerin kabirlerinde türbelerinde Allah’a halimizi arz ediyoruz. Onlardan feyz alıyoruz. Büyüklerin kılıcı kabre girdikten sonra daha keskin oluyor. Onun için biz Allah’a olan halimizi arz etmek için onun sevgililerini vesile kılıyoruz. Bugün Çin’de yaşayan Kadiriler Türkiye’ye, Bursa’ya, İznik’e gelip Eşrefzade Abdullah Rumi, Abdülkâdir Geylânî’nin izlerini sürüyor, onların türbelerini arıyor" dedi. Her dönemde insanları ilahi aşka kavuşturan Eşrefoğlu Abdullah Rumi gibi zâtların mevcut olduğuna dikkat çeken Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, "Buraya gelen davetliler, 6 asır önce onun beyitleriyle sözleriyle buraya çağrıldılar. Onlar Allah dostları aşkı, yaradanı anlattılar. Onun için burada olanlar özel davete icabet edenlerdir" dedi. İznik Kaymakamı Arif Karaman konuşmasında etkinliğin önemine dikkat çekerken her yıl geleneksel olarak gerçekleşmesinde emeği geçen İznik Belediyesi’ne teşekkür etti. İznik Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte gerçekleştirdiği konuşmasında, "2015 yılından bu yana devam eden anma programlarımızda bizleri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ediyorum. Niyet edip buraya gelen herkes, isimlerinin önünde ne unvan olursa olsun buraya gelerek bu güzel ortamın bereketinden nasiplenmek istiyoruz" diye belirtti. Programda ayrıca İznik Belediyesi tarafından günün anlam ve önemine binaen hazırlanan köfteli çorba katılanlara ikram edildi. Programa İznik Kaymakamı Arif Karaman, Belediye Başkan Vekili Zeliha Peşte, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kara, Eşrefoğlu Rumi’nin 14’üncü kuşaktan torunu Safiyüddin Erhan, belediye başkan yardımcıları, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve çok sayıda misafir katıldı.