EKONOMİ - 30 Mayıs 2025 Cuma 09:56

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

A
A
A

Adana’da son günlerde ele geçirilen ve tespit edilen at, eşek etleriyle ilgili çıkan haberler, hem kasapları hem kebapçıları hem de vatandaşları rahatsız ediyor. Adanalılar, denetimlerin daha sık yapılmasını istedi.

Tarım ve Orman Bakanlığı hile yapan firmaların listesini belirli periyotlarda güncelliyor. En son 23 Mayıs’ta yayınlanan listede hile yapan firmalar ve ürünleri tek tek paylaşılırken, mide bulandıran detaylar da yer aldı. Adana’nın Seyhan ilçesinde hizmet veren "Can Et" adlı işletmenin ’dana’ diye ’at ve eşek eti’ sattığı belirtildi. Ayrıca geçtiğimiz hafta İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Yüreğir ilçesinde tek tırnaklı hayvana ait olduğu belirlenen 3 ton bozulmuş ve mühürsüz kırmızı et ele geçirdi. İl Tarım Müdürlüğü ekiplerince, at eti olduğu değerlendirilen ete el konulurken, 2 şüpheli hakkında işlem başlatıldı.

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

Mart ayında da at, eşek eti kemikleri bulunmuştu

Kebabın başkenti Adana’da geçtiğimiz mart ayında ise Yüreğir ilçesine bağlı Bahçelievler Mahallesi’nde dere yatağında çok sayıda at ve eşek kemiği bulunmuştu. Ancak bazı işletmelerin yaptığı yanlışlar nedeniyle kentteki birçok esnafın işi kötüye gitti ve vatandaşlar kebapçılara, kasaplara karşı ön yargılı davranmaya başladı.

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

"Adana’nın ismini kötülemeye kimsenin hakkı yok"

İhlas Haber Ajansı’na konuşan Adana Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, "Maalesef bütün olumsuzluklar Adana’nın Yüreğir ilçesinde çıkıyor. Zabıtanın görevini yapmasını istiyoruz. Zabıta eğer görevini yapamıyorsa bize devretsin, Tarım İl Müdürlüğü’ne devretsin. Bu operasyonları sadece Tarım İl Müdürlüğü’nün, jandarmanın veya polisin yapmasıyla olmuyor. Bir grup kurulmalı ve Adana’yı tertemiz hale getirmeliyiz. Kebap denildiği zaman akla gelen yer Adana’dır. Adana’nın ismini kötülemeye kimsenin hakkı yok" dedi.

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

"At etinin rengi pembe olur"

At etinin pembe ve sulu olduğuna vurgu yapan Yağmur, "Vatandaşlarımızdan özellikle mühürsüz et almamalarını istiyoruz. Kasapta mühürsüz et varsa bize bildirilmeli. Bizim turistleri Adana’ya çekmemiz lazım ama bu çıkan görüntülerle Adana hiç hoş karşılanmıyor. Vatandaşların at, eşek etini gözle ayırt etmeleri zor. Mutlaka etlerini tanıdığı bildiği yerlerden almalılar. Kebabı bilindik yerlerde yesinler. At etinin rengi pembe olur ve o et sulu olur. Pişerken dahi ateşi söndürür" diye konuştu.

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

"Bu işten çok mağduruz, şok baskın yapılsın istiyoruz"

Kebapçı esnafından Güngör Güler ise şehirdeki çoğu kebapçının bilindik kasaplardan et aldığını söyledi. Güler, "Bu tarz haberlerden biz çok mağduruz. Biz esnaflarımızın her gün denetlenmesini istiyoruz. Depolara şok baskın yapılsın istiyoruz. Bu işten çok mağduruz. Hem işimizi düşürüyor hem de Adana’nın ismi kötüleniyor. Bizler kebapçıyız ama dışarıda yemeğe gittiğimizde bizlerin dahi aklında soru işareti oluyor. Biz bunu düşünüyoruz, müşteriler de bunu düşünüyor. Bu baskınlar, denetimler sıklaştırılmalı" şeklinde konuştu.

At ve eşek eti haberleri Adanalıları rahatsız etti

"Adana et ile kebap ile meşhur"

Almanya’dan Adana’ya gelen Ertan Çiftçi ise, "Bu tarz haberler çıktığında üzülüyoruz. Denetimlerin arttırılmasını istiyoruz. Almanya’dan kebap yemeğe geldik, Adana et ile kebap ile meşhur ama bu haberler bizi üzüyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlardan İbrahim Kayıran da, "Ben bildiğim yerlerden et alıp bildiğim yerlerden kebap yiyorum. Yetkililer sık sık denetim yapmalı. Bu haberler herkesi etkiliyor. Bu tarz olayların önüne ancak denetimler sıklaşırsa geçilir" diyerek düşüncelerini aktardı.

Umutcan İşledici - Elif Ayşenur İşledici 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.