GÜNDEM - 27 Kasım 2024 Çarşamba 09:01

ATÜ, METU VTOL 2024 yarışmasına damga vurdu

A
A
A
ATÜ, METU VTOL 2024 yarışmasına damga vurdu

METU VTOL 2024 Yarışmasında, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) öğrencilerinden oluşan Pars İHA Takımı birinci ve Aşina İHA Takımı ise ikinci olarak büyük bir başarıya imza attı. ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, başarı elde eden takımları makamında kabul ederek tebrik etti.


Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi (ATÜ) KAAN Teknoloji Kulübü bünyesinde kurulan Pars İHA ve Aşina İHA takımları, Dünyanın en büyük havacılık firmalarından biri olan Boeing sponsorluğunda düzenlenen METU VTOL 2024’te finale kalan 15 takım arasında mücadele ettiler.


İTÜ, Koç, Gaziantep ve Gebze Teknik gibi üniversitelerin de aralarında bulunduğu yarışmada; Pars İHA birinci, Aşina İHA ise ikinci olarak büyük bir başarı elde etti. Yarışma hem inovatif tasarımları hem de uçuş performansıyla dikkat çeken ATÜ projelerine, ulusal ve uluslararası platformlarda bir kez daha değer kazandırdı.


Başarı elde eden öğrencileri makamında kabul eden ATÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, elde edilen başarıda emeği geçen öğrencileri tebrik etti. Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak öğrenci odaklı bir yönetim anlayışı benimsediklerini kaydeden Rektör Sözen, elde edilen başarılarda ATÜ’nün sunduğu çalışma ortamına dikkat çekti. Modern binaları ve laboratuvar imkanları ile ATÜ’de araştırma-geliştirme faaliyetlerinin yürütüldüğünü belirten Rektör Sözen, başarıları için öğrencilere her zaman destek vermeye devam edeceklerini söyledi.


KAAN Teknoloji Kulübü Başkanı Görkem Kemal Ermurat, elde edilen başarının KAAN Teknoloji Kulübü’nün yenilikçi yaklaşımı, özverili ekip çalışması ve teknik kabiliyetlerinin bir göstergesi olduğunu belirterek, “Yarışmaya katılan tüm ekip üyelerimizi, destekçilerimizi ve emeği geçen herkesi tebrik ediyoruz. KAAN Teknoloji Kulübü olarak hedefimiz, ülkemizi ve üniversitemizi uluslararası platformlarda temsil ederek teknoloji ve havacılık alanında öncü projeler geliştirmeye devam etmektir” dedi.



ATÜ, METU VTOL 2024 yarışmasına damga vurdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak BEUN’da AIRQUEST Uluslararası Sempozyumu gerçekleştirildi Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN), Avrupa Birliği tarafından Interreg NEXT Black Sea Basin Programı kapsamında desteklenen ve yürütücü partnerleri arasında yer aldığı "BSB00168-Know What You Breathe: Mobilizing Communities for Air Quality in the Black Sea Basin (AIRQUEST)" Projesi çerçevesinde düzenlenen Uluslararası AIRQUEST Sempozyumu’na ev sahipliği yaptı. 27-29 Nisan 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen sempozyumun açılış programı, BEUN Sezai Karakoç Kültür Merkezi fuaye alanında düzenlenen lansman ile gerçekleştirildi. Farklı ülkelerden akademisyenler, uzmanlar, kamu kurum temsilcileri, yerel yönetimler ve özel sektör paydaşlarının katılımıyla başladı. Sempozyumun açılış programına BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ile BEUN Rektör Yardımcısı ve Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Servet Karasu’nun yanı sıra Zonguldak Belediyesi, Kozlu Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü temsilcileri ile özel sektör çalışanları katılım sağladı. Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Proje Koordinatörü, BEUN Mühendislik Fakültesi akademisyenlerinden Doç. Dr. Gökhan Gürbüz, AIRQUEST Projesi’nin Karadeniz Havzası’nda hava kalitesine yönelik farkındalığı artırmayı, toplumları çevresel karar alma süreçlerine dâhil etmeyi ve ortak veri temelli çözümler geliştirmeyi amaçladığını ifade etti. Gürbüz ayrıca proje kapsamında geliştirilen çalışmaların, bölgesel çevre politikalarına katkı sunacak nitelikte önemli çıktılar ortaya koyduğunu belirtti. Doç. Dr. Gürbüz’ün ardından konuşmak üzere kürsüye gelen BEUN Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu ise Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin yalnızca akademik alanda değil, toplumsal sorunlara çözüm üreten ulusal ve uluslararası projelerde de etkin rol üstlendiğini belirterek çevre ve sürdürülebilirlik odaklı bilimsel çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini ifade etti. Program kapsamında AIRQUEST Projesi çıktıları arasında yer alan CleanAir Analiz Merkezi ile BSB AIRQUEST mobil uygulamasının tanıtımı da yapıldı. Hava kalitesinin izlenmesi, analiz edilmesi ve toplumsal farkındalığın artırılmasına katkı sunması amaçlanan proje çıktıları, katılımcılar tarafından ilgiyle karşılandı. Ayrıca çevre bilincinin genç nesillere aktarılması amacıyla ortaokul öğrencilerine yönelik düzenlenen öykü ve STEM yarışmalarının sonuçları da katılımcılarla paylaşıldı. Böylece proje kapsamında bilimsel ve teknolojik çalışmaların yanı sıra çocuklarda çevre farkındalığı oluşturulmasına yönelik eğitim temelli faaliyetler de ön plana çıktı. Rektör Özölçer "Çevre ve sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" AIRQUEST Uluslararası Sempozyumu kapsamında değerlendirmede bulunan BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Üniversitenin çevre alanında yürüttüğü uluslararası projelerle hem akademik görünürlüğünü artırdığını hem de toplumsal fayda üretmeye devam ettiğini belirterek şu sözleri ifade etti: "Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi olarak 2024 yılında Avrupa Birliği tarafından kabul edilen projemizin bir çıktısı olan bu anlamlı sempozyumu düzenlemenin gururunu yaşıyoruz. Çevre sorunlarına yönelik bilimsel çözümler geliştiren, uluslararası iş birliklerini güçlendiren ve toplumsal farkındalığı önceleyen projelerde yer almaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. AIRQUEST Projesi kapsamında Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirilen bu anlamlı sempozyum, yalnızca bilimsel bilgi paylaşımı açısından değil, sürdürülebilir bir gelecek vizyonunun güçlendirilmesi bakımından da son derece kıymetlidir. Proje kapsamında geliştirilen CleanAir Analiz Merkezi ve BSB AirQuest mobil uygulaması gibi çıktılar, Üniversitemizin araştırma kapasitesinin ve çözüm odaklı yaklaşımının somut göstergeleridir. Bu vesileyle başta proje koordinatörümüz Doç. Dr. Gökhan Gürbüz olmak üzere emeği geçen tüm akademik ve idari personelimize, proje ortaklarımıza ve katılım sağlayan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, sempozyumun hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum." Üç gün sürecek etkinlik kapsamında hava kalitesi, çevre politikaları, sürdürülebilir kalkınma, çevresel veri yönetimi ve toplumsal farkındalık konularında çeşitli oturumlar gerçekleştirilecek. Bölgesel ve küresel ölçekte çevresel sorunlara yönelik çözüm önerilerinin ele alındığı sempozyumda, uluslararası iş birliğinin geliştirilmesi ve bilimsel bilgi paylaşımının artırılması hedefleniyor.
Mersin Toroslar’da Yörük göçü başladı: Sarıkeçililer yayla yolunda Bin yıllık Orta Asya geleneğini Anadolu’nun sarp coğrafyasında yaşatmayı sürdüren Sarıkeçili Yörükleri, baharın gelişiyle birlikte yayla göçüne başladı. Kışı, Mersin’in Aydıncık ve Bozyazı ilçelerindeki sahil kesimlerinde geçiren Yörük aileleri, develerine yükledikleri çadır ve yaşam malzemeleriyle Toroslar’ın serin yaylalarına doğru yola çıktı. Nesilden nesile aktarılan göçer kültürünü yaşatmaya çalışan Sarıkeçili aileler, haftalar süren zorlu yolculukta sürülerini önlerine katarak ilerliyor. Göç kervanları, doğayla iç içe sürdürülen hayatın önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. "Aslımızı neslimizi kaybetmemek için yollardayız" Bölgede ’Kuş Ali’ lakabıyla tanınan Ali Uçar, atalarından miras kalan bu hayat biçimini sürdürmeye kararlı olduklarını belirterek, "Bu dağlar bizim evimiz. Doğma büyüme bu işin içindeyiz. Aslımızı, neslimizi kaybetmemek için bu hayatı sürdürüyoruz" dedi. "Zarar haramdır" Göç hayatının zorluklarına rağmen kimseye zarar vermemeyi ilke edindiklerini ifade eden Uçar, "Allah’ın kuluna zarar vermek haramdır, biz bundan sakınırız. Bu yolun yolcusuyuz" diye konuştu. Göç sürecinde ibadetlerini imkanlar ölçüsünde yerine getirdiklerini de dile getiren Uçar, samimiyet ve niyetin önemli olduğunu vurguladı. Müftülük ziyareti memnuniyetle karşılandı Öte yandan Anamur İlçe Müftülüğü ekipleri, göç güzergahında mola veren Sarıkeçili aileleri ziyaret etti. Obasında Anamur Diyanet Haber ve Diyanet TV temsilcisi Ahmet Tokdemir ile İlçe Gençlik Koordinatörü İbrahim Sağır’ı ağırlayan Uçar, atalarından miras kalan konargöçer kültürü yaşatmaya çalıştıklarını belirterek, "Bu dağlar bizim evimiz. Doğma büyüme bu işin içindeyiz. Aslımızı, neslimizi kaybetmemek için bu hayatı sürdürüyoruz. Devletimizin ve müftülüğümüzün buralara kadar gelip halimizi, hatrımızı sorması bize güç veriyor" ifadelerini kullandı. Ziyarette ailelerin ihtiyaç ve talepleri dinlenirken, çeşitli kitap ve dergiler de hediye edildi. Saha çalışması ve manevi hizmet incelemesi Anamur İlçe Müftülüğü koordinesinde, İlçe Gençlik Koordinatörü İbrahim Sağır rehberliğinde yürütülen saha çalışmasında, göçer ailelerin dini hizmetlere erişimi yerinde gözlemleniyor. Çalışma kapsamında elde edilecek verilerin, göçerlere yönelik planlanacak hizmetlere katkı sağlaması hedefleniyor. Yolculuk dron ile görüntülendi Deve sırtında sürdürülen göç yolculuğu dron ile de görüntülenirken, Toroslar’ın doğal dokusu içinde ilerleyen kervan ve keçi sürüleri görsel şölen oluşturdu. Daralan mera alanları ve değişen hayat şartlarına rağmen Sarıkeçili Yörükleri, konargöçer kültürünü yaşatmayı sürdürüyor. Bu kadim hayat tarzı, Anadolu’nun kültürel mirasının önemli unsurları arasında yer alıyor.
Van Van Gölü’nün sessiz kahramanları için yol temizliği Van Gölü’nün endemik türü olan İnci Kefali’nin (Van Balığı), üreme dönemi öncesi gerçekleştireceği göç yolculuğu için dere yataklarında kapsamlı temizlik çalışmaları başlatıldı. Dünyada sadece Van Gölü havzasında yaşayan ve her yıl akıntıya karşı zıplayarak verdiği mücadeleyle bilinen İnci Kefali için "büyük göçü" devam ediyor. Havaların ısınmasıyla birlikte gölün tuzlu ve sodalı sularından tatlı sulara göç etmeye başlayan milyonlarca balığın geçiş güzergahları, belediye ekipleri ve çevre gönüllüleri tarafından titizlikle temizleniyor. Balıkların 15 Nisan itibarı ile başlayan üreme yolculuğunda herhangi bir engelle karşılaşmaması için akarsu ağızlarındaki atıklar, plastik kirliliği ve doğal tıkanıklıklar gideriliyor. Özellikle şehir merkezinden Van Gölü’ne dökülen Akköprü Deresi gibi kritik noktalarda yoğunlaşan ekipler, balıkların oksijen seviyesi yüksek sulara güvenle ulaşmasını hedefliyor. "Van’da üreme göçüne başlayan İnci Kefali için dereler temizleniyor" Her yıl olduğu gibi bu yıl da İnci Kefali’nin üreme dönemini kapsayan 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında avlanması yasaklandı. Bu süreçte balıkların korunması amacıyla denetimler artırılırken, kaçak avcılıkla mücadele kapsamında jandarma ve ilgili ekipler sahada aktif görev yapıyor. Öte yandan, İnci Kefali’nin önemli göç güzergâhlarından biri olan Akköprü Deresi’nde de temizlik çalışmaları hız kazandı. Dere yatağında biriken atıklar, çamur ve su akışını engelleyen unsurlar ekipler tarafından temizlenerek balıkların geçişi kolaylaştırılıyor. "Van Gölü’ne dökülen irili ufaklı 111 adet dere var" Van Gölü’ne dökülen akarsuların temizliği büyük bir öneme haiz olduğunu ifade eden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Su Ürünleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Van Gölü 3 bin 712 kilometrekare yüzey alanıyla beraber ülkemizin en büyük gölünü oluşturuyor. Göl kapalı bir göl. Dışarıya hiçbir su akıntısı yok. Bu nedenden dolayı Van Gölü’ne giren her bir damla kirlilik, her bir tane çöp yani pet şişesi, plastik atık, bunların hepsi adeta Van Gölü’nde hapsoluyor. Bu nedenden dolayı Van Gölü’ne dökülen akarsuların temizliği büyük bir öneme haiz. Bugün Van Gölü’ne dökülen irili ufaklı 111 adet dere var. Özellikle bu yıl yağışların bol olmasıyla beraber kuru olan dere yatakları tamamen suyla doldu. Bu sevindirici bir durum. Fakat buradaki birikmiş çöpler maalesef pet şişeler, atıklar hepsi Van Gölü’ne doğru harekete başladı" dedi. "Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarlarıdır" Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarı olduğunun altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Akkuş, "Akarsular Van Gölü’nün adeta can damarlarıdır. Çünkü etraftaki besin maddelerini toplayarak Van Gölü’ne getirirler ve buradaki biyoçeşitliliğin sürmesini sağlarlar. Van Gölü’nün bu can damarlarından göle çöp atmasına izin vermememiz lazım. Şu anda Van merkezden geçerek göle dökülen bir akarsuyun kenarındayız. Sevindirici bir manzara var. Çünkü belediye ekipleri Van Gölü’ne dökülen derenin üzerindeki bütün kirliliklerini temizliyor. Yani bir tane ızgaranın önünde yüzlerce, binlerce çöp, aklımıza gelebilecek her şey var. Pet şişelerden, şırıngalara kadar, kutulara kadar her şey var. Bu yüzden belediye Çevre Koruma ve Kontrol Şubesi ekiplerine sonsuz teşekkür ediyoruz. Ümit ediyoruz ki derelerden Van Gölü’ne tek bir damla kirlilik, tek bir tane çöp karışmaz ve Van Gölü pırıl pırıl olur. Şayet Van Gölü’nü korumazsak göle akarsulardan giden kirlilik her geçen yıl artar ve adeta gölü çöplerle doldururuz" diye konuştu.
Mersin Mersin’de ‘Çevresin’ uygulaması hizmete sunuldu Mersin Büyükşehir Belediyesinin geliştirdiği ‘Çevresin’ mobil uygulaması, vatandaşların çevresel sorunları anlık bildirmesine imkan sağlarken, iklim değişikliğine karşı farkındalığı artırmayı hedefliyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi, iklim değişikliğinin etkilerine karşı kent genelinde farkındalık oluşturmak ve vatandaşların sürece aktif katılımını sağlamak amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen, Avrupa Birliği projesi ‘İklim Değişikliğine Uyum Hibe Programı’ dahilinde, ‘İklim Değişikliğine Adaptasyon İçin Harekete Geç’ projesi kapsamında geliştirilen ‘Çevresin’ mobil uygulaması, vatandaşların kullanımına sunuldu. Her yaş grubuna hitap edecek şekilde tasarlanan ‘Çevresin’ mobil uygulaması, yalnızca bilgilendirme sunan bir platform olmanın ötesine geçerek, kullanıcıların aktif katılımını teşvik eden zengin içerikler de barındırıyor. Uygulama, her yaş grubuna hitap eden zengin bir içerik sunuyor Uygulama içerisinde animasyon filmleri ile eğitici anlatımlar, oyunlar ile öğrenmeyi destekleyen içerikler, anketler ile kullanıcı görüşlerinin alınması, acil durum rehberleri ile kriz anlarında yol gösterici bilgiler, hava durumu ve aşırı iklim olaylarına yönelik uyarılar yer alıyor. Mobil uygulama içerisinde yer alan ‘Yeşil Uyarı’ butonu, vatandaşların çevresel sorunları hızlı ve kolay şekilde bildirebilmesine imkan sağlıyor. Kullanıcılar aşırı sıcaklık, sel riski, su taşkınları, çevre kirliliği veya iklim kaynaklı diğer olumsuzluklara ilişkin gözlemlerini anlık olarak iletebilecek. Bu sayede yerel yönetimlerin hızlı aksiyon almasına katkı sağlanırken, şehir genelinde erken uyarı mekanizması da güçlendirilmiş olacak. "Bu uygulamayla vatandaşlarımız, çevresel kötü etkileri bize anında bildirebilecek" Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığında görev yapan çevre mühendisi Serel Aşçıoğlu, ‘Çevresin’ uygulaması sayesinde vatandaşların çevresinde gördükleri çevresel kötü etkileri anında bildirebileceklerini belirterek, "Vatandaşlarımız, yetki alanımız dahilinde olan çevresel felaketleri, iklim değişikliği alanında yaşadıkları sıkıntıları veya iyi uygulamaları bize bu yolla bildirebilecekler. Uygulamamız içerisinde bir yeşil uyarı butonumuz bulunuyor. Buraya tıklayarak ileti yazabiliyorlar. İleti yazarken de bulundukları konum, fotoğraf veya video da ekleyebiliyorlar" dedi. Uygulamada, özellikle çocuklar için birçok eğitici içerik bulunuyor Uygulamanın içerisinde eğitici birçok içeriğin olduğunu da anlatan Aşçıoğlu, "Her yaş grubuna yönelik eğitici bilgiler, iklim değişikliğine adaptasyon için yapılabilecekler, iklim değişikliği hakkında gündelik hayatta karşımıza çıkan kelimelerin içerikleri ve eğitici videolar bulunuyor. Çocuklar ekrana baktıklarında, faydalı ve yararlı bilgilere erişsinler istiyoruz. Bu maksatla uygulama içerisinde çocuklara yönelik bilgilendirici sorularımız ve anketlerimiz de bulunuyor" diye konuştu.
İstanbul İstanbul’da 2 hırsız metro ve tramvaylarda turistlerin paralarını çaldı: O anlar kamerada İstanbul Şişli ve Fatih’te 2 hırsız, metro ve tramvayda gözüne kestirdikleri 3 turistin cüzdan ve paralarını çaldı. Şüphelilerin hırsızlık yaptığı anlar güvenlik kamerasına yansırken, 2 şüpheli kısa sürede yakalanarak gözaltına alındı. İlk olay 21 Mart Cumartesi günü Şişli’de bulunan metroda meydana geldi. Mısır’dan turist olarak Türkiye’ye gelen M.T.’nin içerisinde bir miktar para, kredi kartları, kimlik, ehliyet ve pasaportunun bulunduğu cüzdanı çalındı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı. Ekipler, şüphelilerin metrodaki hırsızlık anlarına dair güvenlik kamerası görüntülerine ulaştı. Polis ekipleri çalışmalarını devam ettirirken, 4 Nisan Cumartesi günü Şişhane metro istasyonunda Hindistanlı K.M.’nin cüzdanı, 15 Nisan Çarşamba günü Fatih T1 Tramvay Hattı Gülhane Durağında Libya uyruklu E.J.E.Q.’nun 7 bin 500 dolar parası çalındı. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri yaptığı çalışmalar sonucunda 3 hırsızlık olayını da aynı şüphelilerin yaptığını tespit etti. Kimlikleri belirlenen şüpheli R.C. (46) ile Y.M. (46), 21 Nisan Çarşamba günü ekiplerin Fatih’te yaptığı operasyon sonucunda gözaltına alındı. Gözaltına alınan şüphelilerin suç kayıtları olduğu öğrenilirken, emniyetteki işlemlerinin ardından 2 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüpheliler çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Ankara Ankara’da 2026 karabuğday ekim çalışmaları başladı Ankara Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından geçtiğimiz yıl kırsal kalkınmayı desteklemek ve yerel ekonomiyi güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen karabuğday projesinin, 2026 yılı ekim süreci başladı. Gölbaşı Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, katma değeri yüksek ve gluten içermeyen özelliğiyle çölyak hastaları için önemli bir besin kaynağı olan karabuğday tohumlarının 2026 yılı ekim süreci başladı. Bahçelievler, Ballıkpınar, Karaoğlan ve Hacılar mahallelerinde toprak hazırlıklarının tamamlanmasının ardından, iklim şartları dikkate alınarak başlatılan çalışmalarla karabuğday tohumları toprakla buluşturuldu. Proje kapsamında üretim alanları arttırılırken daha fazla üreticiye ulaşılması hedefleniyor. Karabuğday üretiminin yaygınlaştırılmasıyla birlikte arıcılığa da önemli katkı sağlanması planlanıyor. Yaklaşık 55 gün boyunca çiçekli kalan bitki, arılar için zengin bir nektar kaynağı sunarak bal üretimini destekliyor. Bu durum, özellikle düşük maliyetli yapısıyla dikkat çeken arıcılık faaliyetlerinin yaygınlaşmasına da katkı sağlıyor. Öte yandan karabuğday, yalnızca insan beslenmesinde değil; hayvancılıkta kaba yem olarak da kullanılabiliyor. İşlenen ürünlerin kabukları ise kanatlı hayvancılıkta değerlendirilerek üreticilere ek fayda sağlıyor. "Kırsal kalkınmayı desteklemeye ve toprağın bereketini artırmaya devam edeceğiz" Gölbaşı Belediye Başkanı Yakup Odabaşı kırsal kalkınmaya verdikleri önemi vurgulayarak, "Gölbaşımızın ekonomik kalkınmasında tarım ve hayvancılığı stratejik bir alan olarak görüyoruz. Kırsalda yaşayan vatandaşlarımızın refahını artırmak, üretimi teşvik etmek ve yerel ekonomiyi daha güçlü hale getirmek adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Karabuğday üretimi de bu vizyonumuzun önemli bir parçasıdır. Karabuğday, sadece bir tarım ürünü değil; aynı zamanda arıcılık faaliyetlerini destekleyen, hayvancılığa katkı sağlayan ve üreticimize çok yönlü fayda sunan değerli bir bitkidir. Özellikle arıcılık açısından sunduğu nektar kaynağı ile bal üretimini artırırken, doğal dengeyi koruyan önemli bir unsuru da bünyesinde barındırmaktadır. Arılar sayesinde gerçekleşen tozlaşma, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından hayati bir rol oynamaktadır. Tarımda modern, verimli ve sürdürülebilir yöntemleri desteklemek; üreticilerimize yeni gelir kapıları açmak ve ilçemizin tarımsal potansiyelini en iyi şekilde değerlendirmek önceliklerimiz arasındadır. 2026 yılı itibarıyla karabuğday ekim alanlarımızı genişleterek daha fazla üreticimizin bu imkândan faydalanmasını sağlıyoruz. Bahçelievler, Ballıkpınar, Karaoğlan ve Hacılar mahallelerimizde başlattığımız ekim çalışmalarıyla birlikte hem üretim kapasitemizi artıracak hem de arıcılık başta olmak üzere birçok alanda katma değer oluşturacağız. Gölbaşı Belediyesi olarak üreticimizin yanında olmaya, kırsal kalkınmayı desteklemeye ve toprağın bereketini artırmaya devam edeceğiz." dedi. Odabaşı, gluten içermeyen, besin değeri yüksek ve kuraklığa dayanıklı yapısıyla dikkat çeken karabuğdaydan elde edilen unların, çölyak hastalarına geçen yıl olduğu gibi ücretsiz dağıtılacağının altını çizdi.