GÜNDEM - 23 Nisan 2026 Perşembe 10:06

Çukurova Belediye Başkanı Kozay, makam koltuğunu çocuklara devretti

A
A
A
Çukurova Belediye Başkanı Kozay, makam koltuğunu çocuklara devretti

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında düzenlenen özel programda, Çukurova Belediye Başkanı Emrah Kozay makam koltuğunu temsili olarak çocuklara devretti.


Belediye başkanlık makamında gerçekleşen etkinlikte Ali Deniz Çelikten ve Derin Sayılkan, gün boyunca başkanlık koltuğuna oturarak hem heyecanlarını hem de gelecek hayallerini paylaştı. Çocukların makamda sergilediği özgüven, mutluluk ve sorumluluk duygusu dikkat çekti.


Temsili başkan Ali Deniz Çelikten, şehirde daha fazla yeşil alan oluşturulması gerektiğini vurgulayarak yeni parklar yapmak istediğini ifade etti. Bununla birlikte, bazı evlerde oluşan çatlakların onarılması ve yolların daha temiz hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.


Derin Sayılkan ise konuşmasında sokak hayvanlarına dikkat çekerek onlar için güvenli barınaklar yapılmasının önemine değindi. Sayılıkan, hayvanların korunması ve daha iyi koşullarda yaşamaları için çalışmalar yapılması gerektiğini belirtti.


Kozay, çocukların sadece yarının değil, bugünün de söz sahibi bireyler olduğunu ifade ederek, "23 Nisan, sadece bir bayram değil; çocuklarımızın geleceğe dair umutlarını, hayallerini ve bakış açılarını dinlediğimiz çok özel bir gündür. Bugün makamımızı emanet ettiğimiz evlatlarımızın dile getirdiği her fikir, aslında daha yaşanabilir bir şehir için hepimize yol gösteriyor. Onların gözlerindeki ışık ve sorumluluk duygusu, geleceğimiz adına büyük bir güven veriyor. Bizler de bu bilinçle çalışmaya devam edeceğiz" diye konuştu.



Çukurova Belediye Başkanı Kozay, makam koltuğunu çocuklara devretti

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon İntihar ettiği söylenen genç kadının cinayete kurban gittiği ortaya çıktı Afyonkarahisar’da geçtiğimiz yıl silahla vurulmuş halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden kadının dosyasını yeniden açan JASAT timi genç kadının intihar etmediğini, cinayete kurban gittiğini ortaya çıkardı. Olay, geçtiğimiz 18 Ekim 2025 tarihinde Çay ilçesine bağlı Yeşilyurt köyünde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, o dönem 112 Acil Çağrı merkezine gelen bir ihbarda bir kadının silahla vurulduğu söylenerek yardım istendi. İhbar üzerine bölgeye gelen sağlık ekipleri ismi Alev Karagöz (26) olan genç kadını kanlar içinde buldu. Ardından ambulansla hastaneye kaldırılan kadın burada hayatını kaybederken Karagöz’ün ölümü kayıtlara ‘intihar’ olarak geçti. Ancak kadının ölümünde şüpheli bilgilere tespit eden jandarmanın dedektifleri Jandarma Suç Araştırma Timi (JASAT) ekipleri dosyayı yeniden açtı. İlk etapta intihar olarak değerlendirilen olayın peşini bırakmayan Afyonkarahisar İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı JASAT timi teknik ve fiziki takibin ardından şüpheli işaretlere ulaştı. Derinleştirilen soruşturmada olayın intihar değil cinayet olduğu yönünde güçlü delillere elde edildi. Bunun üzerine ekipler aralarında Karagöz’ün kocasının da bulunduğu G.K. ve O.K. ile birlikte bir şahsı daha gözaltına aldı. Kadının kocası cinayet zanlısı olarak tutuklandı Cinayet suçlamasıyla gözaltına alınan şahısların sorgusunu yapan JASAT timi şüphelileri işlemlerinin ardından adliyeye sevk etti. Şahıslardan Karagöz’ün eski kocası çıkarıldığı mahkeme tarafından ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklanırken, O.K., isimli şahıs ise ‘delil karartma’ suçlamasıyla tutuklanarak Bolvadin Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. Diğer şahıs ise adliyedeki sorgusunun ardından serbest bırakıldı. JASAT yürüttükleri soruşturmayla intihar olarak kayıtlara geçen olayı aydınlatmayı başardı.
Konya Özenti davranışta süreklilik kişilik bozukluğunun habercisi olabilir Çocuklarda özellikle erken yaşlarda görülen özenti davranışlarının gelişim sürecindeki yeri ve risklerine ilişkin uyarıda bulunan uzmanlar, özenti davranışının belirli bir seviyeye kadar normal, durumun ileri düzeye ulaşması ve süreklilik göstermesi halinde önlem alınması gerektiğine dikkat çekti. Özenti davranışının erken yaşlarda gelişimin doğal bir parçası olduğunu ancak hayranlık ya da aşağılık kompleksinin sürekli olması durumunda çocuklarda kişilik bozukluğunun habercisi olabileceğini belirten Rehberlik Uzmanı Özcan Aladağ, ebeveynlerin ve öğretmenlerin dikkatli olması gerektiğine dikkat çekti. Aladağ, özentinin çocukların özellikle 15. aylarından itibaren karşılaştığı bir durum olduğunu belirterek, "Öncelikle baktığımız zaman özenti bir çocuğun gelişim için çevreyi öğrenmesi için olumlu bir durumdur. Çocuk öğrenme davranışlarını çevreyi keşfedebilmesi için öncelikle insanları taklit etmesi, bazılarına özenti duyması ve bu şekilde davranışlarını geliştirmesi gerekiyor. Model aldığı insanlar, çevredeki insanlar bu davranışların temel nedenidir. Çocukta bu özenti davranışının birkaç nedeni olabilir. Bu nedenlerden biri öğrencilerin ve çocukların çevreyi anlamak istemeleri ve kendi dünyalarına göre anlamlandırmak istemeleridir. Bazı çocuklarda da bu duygu bir aşağılık kompleksinin sonucu da olabilir. Bu nedenle öğrencilerin ve çocukların bu davranışları eğer belli bir seviyede ise bu oldukça normal bir durumdur" dedi. "Anne ve babalar çocuklarına örnek olmalılar" Özenti, hayranlık ya da aşağılık kompleksi ileri düzeyde ise kişilik bozukluğunun habercisi olabileceğine dikkat çeken Rehberlik Uzmanı Aladağ, "Özenti, bir süreklilik gösteriyorsa artık burada çocukta, öğrencide bir kişilik bozukluğunun habercisi olabilir. Bu nedenle anne ve babaların çok dikkatli olması gerekiyor. Okuldaki öğretmenlerimizin çok dikkatli olması gerekiyor. Anne ve babalar çocuklarına bolca vakit ayırmalılar ve örnek olmalılar. Davranışlarını kontrol etmeliler ve çocukların alabilecekleri model alabilecekleri olumlu ya da olumsuz davranışları gözden geçirerek kendi hayatlarına bir çeki düzen vermeleri gerekiyor. Ebeveynler çocuklarına ilgi ve sevgide belli ölçüde yoksunluk göstermemeliler. Bununla beraber öğrencilerin kendi duygularını ifade edebilmeleri için onlara bir fırsat vermeleri gerekiyor. Onların duygularını anlamaları ve bu duyguların dış dünyadaki bir karşılığının olup olmadığını fark etmeleri gerekiyor. Ancak anne ve babalık duygusu çocuklarındaki bazı olumsuz davranışları, olumsuz düşünceleri görmemesi benzerlikten gelmelerine neden olabilir. Bu nedenle anne ve babalar eğer çocuklarında olumsuz bir durum varsa bu duygu bu olumsuzluğu görmelerini engelliyorsa mutlaka bir uzmandan destek almalarında fayda vardır" şeklinde konuştu. "Anne ve babalar çocuklarını iyi görmeliler, iyi tanımlamalılar, sınır koymalılar" Özenti davranışında önlem alınmazsa meydana gelebilecek sorunlara dikkat çeken Aladağ, "Öğrencide bir süreklilik gösterirse bu bir davranış bozukluğuna neden olacaktır. Bu nedenle öğrenciler aşağılık kompleksine kapılacaklar ve ilerleyen yaşlarda davranış bozukluklarına girecekler. Öğrenciler toplumda davranışları bozuk, düşünceleri bozuk bireylerin ortaya çıkmasına neden olacak. Okuldaki davranışların çevredeki arkadaşların etkilenmesi bir anlamda bir bulaşıcı hastalık gibi diğer çocuklarda da görülmesine neden olacaktır. Anne ve babalar çocuklarını iyi görmeliler, iyi tanımlamalılar, bir sınır koymalılar" diye konuştu.