ASAYİŞ - 22 Nisan 2026 Çarşamba 10:37

İş hayali kuran 120 vatandaşı, numaralarını muhtarlardan alarak tuzağa düşürdüler

A
A
A

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda, 34 ilde iş hayali kuran 120 vatandaşın bilgilerini muhtarlardan alarak kamuda iş vaadiyle insanları arayan ve dolandıran karı koca çiftin, 3 buçuk milyon TL para temin ettiği belirlendi.

"Nabız-Check-Up" ismi verilen operasyonda gözaltına alınan 8 şüpheli şahıstan 3'ü mahkemece tutuklandı ve bir yakını dolandırıcıların tuzağına düşerek 12 bin TL dolandırılan muhtar Celal Sarı, muhtarların vatandaşlar üzerindeki güvenlerini kullanan dolandırıcıların, insanları bu yöntemle tuzağa çektiğini söyledi.

Hatay Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü, Dolandırıcılık Büro Amirliği tarafından; İzmir, İstanbul, Diyarbakır, Kocaeli, Malatya, Bursa, Kayseri, Adana, Gaziantep, Ankara, Osmaniye, Antalya, Çanakkale, Samsun ve deprem bölgesi başta olmak üzere 34 ilde 120 vatandaşı iş vaadiyle 3 buçuk milyon TL dolandıran şahısların yakalanmasına yönelik çalışma gerçekleştirildi. Nitelikli şekilde muhtarları arayarak çevrelerinde işe ihtiyacı olan vatandaş olup, olmadığını soran ve ardından sağlık belgelerini tamamlamak için iş hayali kuran vatandaşlara "Check-Up" sağlık raporu adı altında ödeme yapmaları gerektiğini söyleyen karı ve koca dolandırıcı çiftin insanları bu yöntemle dolandırdığı tespit etti.

İş hayali kuran 120 vatandaşı, numaralarını muhtarlardan alarak tuzağa düşürdüler

Polis ekipleri, şüpheliler hakkında MASAK hareketlerini inceleyerek müracaatların bulunduğu illerde gerekli bilgi, belge ve kamera kayıtlarını tespit etti. Çalışmalar kapsamında olayla ilgili 8 şüpheli tespit edildi. Dosyanın sonlandırılması aşamasında; suça karıştıkları tespit edilen 8 şüphelinin yakalanması ve suç unsurlarının ele geçirilmesi amacıyla, 16 Nisan günü Adana'da 7 eve eş zamanlı operasyon yapıldı. Operasyonda 8 şüpheli şahıs yakalanarak cumhuriyet savcısı talimatıyla gözaltına alındı ve gerekli işlemler için Hatay Asayiş Şube Müdürlüğüne intikal ettirildiler.

Polis ekipleri tarafından 17 Nisan günü adli mercilere sevk edilen 8 şahıstan 3 ü savcılıkça serbest bırakılırken, mahkemeye sevk edilen 5 şahıstan 2'si adli kontrol ile serbest bırakıldı ve 3 kişi tutuklandı. Tutuklanan şahıslardan 1'inin 15 yıl kesinleşmiş hapis cezasının, 10 bin TL idari para cezasının ve 60 aranma kaydının olduğu anlaşıldı. Tutuklanan diğer şahsın ise farklı konulardan dolayı 13 aranma kaydının olduğu tespit edildi.

İş hayali kuran 120 vatandaşı, numaralarını muhtarlardan alarak tuzağa düşürdüler

Dolandırıcılar mahalle muhtarlarının numaralarına internet üzerinden ulaştılar

Muhtar bir arkadaşının dolandırıcılarla kendi yakınını iletişime geçirdiğini ifade eden Emek Mahalle Muhtarı Celal Sarı, "Muhtar arkadaşlarımızdan biri bizi aradı. İşe ihtiyacı olan kadın biri varsa numarasını istediler. Ben de bir yakınımızın eşinin numarasını verdim. Dolandırıcı burada devlet hastanesinin eczane deposunda bir açık olduğunu söylemişlerdi. Açık olduğunu söyleyince biz de yakın akrabamızın numarasını verdik. Akrabamızın numarasını verdikten sonra dolandırıcılar evraklar için ilk önce 8 bin TL para istediler. Bunların sağlık raporları gibi belgeler için olduğunu ve bir an önce toplayıp evrakları göndermemizi istediler. Aradan 2 ila 3 saat geçtikten sonra 4 bin TL daha para istediler. Bizden tekrardan 4 bin TL para isteyince biz de durumdan şüphelenmeye başladık. Tekrardan 4 bin TL dolandırıcılara gönderdik. Yine aradan birkaç saat geçtikten sonra 2 bin TL daha para isteyince dolandırıldığımızı anladık. Öğrendiğimiz kadar bu şekilde dolandırıcılar, 120 mağduru dolandırdıklarını duyduk. Dolandırıcılar mahalle muhtarlarının numaralarına internet üzerinden ulaştılar. Muhtarların güvenlerini kullanarak dolandırıcılar insanları dolandırmışlar. Buradan Türk polis ekiplerine çok teşekkür ediyorum. Polis ekiplerimizden Allah razı olsun. Bizi hiçbir şekilde yalnız bırakmadılar. Bu işin de takipçisi oldular. Dolandırıcıların hepsini de yakaladılar ve hepsinin emeğine sağlık. Bu zamanda işe girmek isteyen insanların hayalleri var. İnsanların hayallerini bu şekilde suistimal eden kişiler var. Bunları kullanıp da insanları mağdur ediyorlar. İnsanlar, bu tür gelen aramalara ve söylemlere hiçbir şekilde kanmasınlar ve kandırılmasınlar. Bu dolandırıcılara inanmayın. Gerçekten bizim arkadaşımız mağdur oldu" ifadelerini kullandı.

Ramazan İlın - İlayda Korkmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adıyaman Başkan Çadır’dan 23 Nisan mesajı AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. 23 Nisan, demokrasi ve cumhuriyetin temellerinin atıldığı önemli ve anlamlı bir tarihtir olduğunu dile getiren AK Parti Adıyaman İl Başkanı Ekrem Çadır, TBMM, bağımsızlık ve egemenliğin 23 Nisan Çocuk Bayramı ise geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın teminat altına alındığının bir nişanesi olduğunu vurguladı. Başkan Çadır, "23 Nisan 1920, vatanı, bayrağı, ezanı ve özgürlüğü için yılmadan mücadele eden aziz milletimizin yeniden dirilişinin ve şahlanışının yazıldığı tarihin adıdır. 23 Nisan 1920, milli iradeyi her türlü gücün üstünde tutan milletimiz için, milli iradenin dışında ve üstünde hiçbir gücün, hiçbir yönetimin, hiçbir vesayetin tanınmayacağının ve tam bağımsızlık yolunda ilerleyişimizin ilanıdır. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı çocuklara hediye eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisini açarak, millet iradesini her şeyin üzerinde tutmuştur. Yeni nesillere verebileceğimiz en büyük miras eğitimdir. Bindiği üzere 6 Şubat depremi sonrası devletimiz bir yandan şehrin inşası ve ihyası için seferberlik başlatmış bu süreçte yine yavrularımızın yaşadıkları travmaların etkilerini azaltmak için yaklaşık 80 bin çocuğumuza psikososyal destek verilişti. Bugün geldiğimiz noktada ise çocuklarımız kendi okullarında güvenle eğitimlerine devam ediyor. Çocuklarımızın eğitimleri AK Parti olarak en büyük önceliğimizdir. Bizler de daha iyi bir Türkiye için, evlatlarımız için anaokulundan liseye kadar tüm eğitim öğretim sahalarında hizmet etmeye devam ediyoruz. Şehrimizin ve ülkemizin yarınlarını inşa etmek için çıktığımız bu yolda, çocuklarımızın yanında olmaya devam edecek ve onlar için tüm imkânlarımızı yine seferber edeceğiz. Türkiye Yüzyılı, eğitim, gençlik ve teknolojiyi bir araya getirerek ülkenin geleceğini parlak bir şekilde aydınlatıyor. Bu dönem, Türkiye’nin küresel arenada rekabet edebilmesi ve daha iyi bir gelecek inşa etmesi için büyük bir fırsat sunuyor. Yavrularımız, bu vizyonun merkezinde yer alarak Türkiye’yi yeni başarılarına taşıyacaktır. İnşallah Türkiye Yüzyılı’nda; daha iyi nesiller yetiştirmeye devam edeceğiz. Elbette bir yandan dünya çocukları bayramı kutlarken bir yandan da İsrail’in Filistin’de katlettiği binlerce çocuklarımızın yasını tutuyor, onların hüznü ile acımız daha derinleşiyor. Üzerlerine yağan bombalarla birlikte bir de açlıkla boğuşan Filistin’de ki kıtlık maalesef en çok çocukları vuruyor. Filistinli çocukların bedenlerinin geldiği hal, İsrail acımasızlığının boyutunu gözler önüne seriyor. En kötüsü de dünyanın bunu izlemeye devam etmesi. Cumhurbaşkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi hayatı boyunca Filistin konusundaki hassasiyeti herkesçe bilinmektedir. Tüm manipülasyonlara ve katliamcı İsrail’in engellemelerine rağmen binlerce ton ihtiyaç malzemesini Gazze’ye gönderdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın dili, dini , ırkı ne olursa olsun öldürülmediği, katledilmediği bir dünyanın barışına ve huzuruna vesile olmasını diliyorum. İstiklal Harbimizin Başkomutanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk Başkanı, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmetle, minnetle yad ediyorum. Tüm çocuklarımızın, tüm dünya çocuklarının bu müstesna bayramını gönülden tebrik ediyorum. Ayrıca 6 Şubat depreminde yaşamını yitiren çocuklarımıza Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine sabırlar diliyorum" ifadelerini kullandı.
Malatya MESOB Başkanı Şevket Keskin’den 23 Nisan mesajı: "Çocuklarımıza güvenli bir gelecek sağlamak zorundayız" Malatya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (MESOB) Başkanı Şevket Keskin, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılış yıl dönümü dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Keskin, 23 Nisan’ın yalnızca kutlama günü olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların karşı karşıya kaldığı sosyal tehlikelere dikkat çekti. MESOB Başkanı Şevket Keskin, mesajında 23 Nisan’ın gerçek anlamının çocuklara güvenli bir gelecek hazırlamak olduğunu vurguladı. Çocukların suç, çete, mafya özentisi, uyuşturucu ve ahlaki yozlaşma gibi tehditlerden korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğunu ifade eden Keskin, bu konuda toplumun bütün kesimlerine görev düştüğünü kaydetti. Keskin, son dönemde yaşanan bazı olayların çocukların ciddi tehditlerle karşı karşıya olduğunu açık biçimde gösterdiğini belirterek, "23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlamak, sadece iyi dilekler paylaşmak ve coşkulu cümleler kurmak değildir. 23 Nisan’ı gerçek anlamda kutlamak; çocuklarımızı korumak, onların güvenliğini sağlamak ve ülkemizin geleceğini tehdit eden unsurlara karşı hep birlikte sorumluluk almaktır. Bugün çocuklarımızın karşı karşıya olduğu tehlikeleri görmezden gelerek 23 Nisan’ın ruhunu yaşatamayız. Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar, çocuklarımızın çete ve mafya kültürü gibi son derece tehlikeli bir yapının etkisi altına girebildiğini açık biçimde göstermektedir. Ne yazık ki ülkemizde yayımlanan bazı televizyon dizileri ve dijital içerikler, çocuklarımıza emeğin, alın terinin ve ahlaki değerlerin değil; şiddetin, mafya özentisinin, kolay yoldan güç ve para elde etmenin propagandasını yapmaktadır. Aile yapımıza, toplumsal değerlerimize ve çocuklarımızın ruh sağlığına zarar veren bu içeriklerin artık daha fazla görmezden gelinmemesi gerekmektedir. Buradan başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye, ana muhalefet partisi CHP’ye ve tüm siyasi partilere çağrıda bulunuyoruz. Yayında olan ve toplum yapımıza, aile kültürümüze, çocuklarımızın gelişimine zarar veren çete, mafya ve ahlaksızlık içerikli diziler ile benzeri yapımlar derhal yayından kaldırılmalı, dijital ve sosyal medya arşivlerinden de çıkarılmalıdır. Siyaset kurumunun ve görev makamında bulunan herkesin sorumluluğu, olaylardan sonra sadece geçmiş olsun dileklerini iletmek değildir. Asıl sorumluluk, sorunlara kalıcı çözüm üretmektir. Çocuklarımızı çete kültüründen, mafya özentisinden, uyuşturucudan, suça yönlendiren yapılardan ve ahlaksızlığın propagandasından korumak hepimizin görevidir. Bir başka çağrımız da cezai yaptırımların güçlendirilmesi yönündedir. Çocuklara uyuşturucu satanlara ve sattıranlara en ağır cezalar verilmelidir. Çocukları cinayet, çete, hırsızlık ve benzeri adi suçlara yönlendiren, onları bu suçlarda kullanan kişiler hakkında da caydırıcı ve en üst düzey cezai yaptırımlar uygulanmalıdır. Ayrıca toplumda silaha erişimin bu kadar kolay olması kabul edilemez. İster kamu görevi olsun, ister seçilmiş görev olsun, kim olursa olsun silah ve mühimmatın bu kadar rahat dolaşıma girmesi engellenmelidir. Nasıl ki terörle mücadelede silahsızlandırma hayati bir konuysa, toplumun içinde kontrolsüz biçimde bulunan silahların toplanması da aynı derecede önemlidir. 23 Nisan’ı aslına uygun şekilde kutlamak istiyorsak, çocuklarımıza sadece bayram coşkusu değil; güvenli bir çevre, temiz bir toplum, sağlıklı bir gelecek ve umut dolu yarınlar bırakmak zorundayız. Ülkemizin istikbali ve istiklali için çocuklarımızı korumak, onları güvenli bir geleceğe taşımak hepimizin ortak görevidir. Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin Kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, kurtuluş ve kuruluş mücadelesi kahramanlarımızı, tüm aziz şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, tüm çocuklarımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının yıl dönümünü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bütün çocuklarımızın güven içinde, huzur içinde ve umutla büyüyeceği bir Türkiye diliyorum" ifadelerini kullandı. MESOB Başkanı Şevket Keskin, açıklamasında 23 Nisan’ın anlamına uygun şekilde yaşatılmasının, çocukların güvenliği, sağlıklı gelişimi ve ülkenin geleceği açısından doğrudan önem taşıdığını vurguladı.