SPOR - 04 Temmuz 2024 Perşembe 09:15

Dedesi ve abisine özenerek güreşe başladı, şimdi hedefi dünya şampiyonluğu

A
A
A
Dedesi ve abisine özenerek güreşe başladı, şimdi hedefi dünya şampiyonluğu

Güreşçi dedesi ve abisine özenerek güreşe başlayan 17 yaşındaki Milli Güreşçi Fatih Aydın, Avrupa 3.’lüğünün ardından dünya şampiyonluğunu hedefliyor.


Aydın ailesinin 3’üncü ve en küçük güreşçisi olan 17 yaşındaki Milli Güreşçi Fatih Aydın, dededen gelen güreş geleneğini başarıyla sürdürüyor. Karakucak güreşlerinde başpehlivanlık yapan abisi Sevket Aydın’ı televizyonda izleyerek güreş sporuna ilgi duymaya başladığını anlatan Aydın, ilk katıldığı Türkiye şampiyonasında da şampiyon olduğunu söyledi.


Türkiye şampiyonluklarının ardından milli takıma seçilerek katılmaya hak kazandığı Sırbistan’da düzenlenen U17 Avrupa Güreş Şampiyonası’nda bronz madalya elde eden Aydın, gelecek ay Ürdün’de düzenlenecek U17 Dünya Güreş Şampiyonası’nda dünya şampiyonu olmayı hedefliyor.



"Abim ve dedem de güreşçiydi"


Güreşin Aydın ailesinde bir gelenek olduğunu anlatan 17 yaşındaki Milli Güreşçi Fatih Aydın, "Abim ve dedem de güreşçiydi. Onlar teşvik ettiler beni. Ben de küçük yaşlardan bu yana onlara özendim. Sürekli abimi televizyondan izliyordum. Abim karakucak güreşlerinde başpehlivanlık yaparak güreşiyordu. Heves ederek başladım. İlk girdiğim Türkiye şampiyonasında şampiyon oldum. Hedefim Avrupa’da şampiyon olmaktı ancak 3’üncü oldum. Şimdi dünya şampiyonasında şampiyon olmak istiyorum" dedi.


Fatih ile Türkiye Şampiyonasında tanıştıklarını anlatan Antrenörü Gökhan Yıldız, "Türkiye şampiyonasında göze batan bir başarı sergiledi. Ailesiyle iletişime geçtik ve Adana İsmet Atlı Güreş Merkezi’ne kayıt olmasını istedik. Sonrasında kademe kademe ilerleyerek başarı elde etti. Türkiye’deki başarılarının ardından Afyon Olimpiyat Hazırlık Merkezi’ni kazandı ve oraya yönlendirdik. Şu anda dünya şampiyonasına hazırlanıyor. Biz Fatih ile iletişimi kesmiyoruz. Sürekli iletişim halindeyiz. Milli takım antrenörlerine gerekli bilgileri vererek Fatih’in neler yapabileceği konusunda görüşmelerde bulunuyoruz. İnşallah dünya şampiyonasında şampiyonluk bekliyoruz kendisinden" şeklinde konuştu.


Fatih’in abisi ve antrenörlüğünü üstlenen Şevket Aydın ise, "Fatih’i güreşe kazandırdık. Buradaki hocalarımız da sağ olsunlar burada kendisini geliştirmesine fayda sağladılar. Avrupa’da kendisinden şampiyonluk bekliyorduk ancak kısmet 3.’lükmüş. Ağustos ayında dünya şampiyonası var. İnşallah orada telafi ederek altın madalya getirecek ülkemize. Rahmetli dedem de güreşçiydi. Beni de güreşçi olmam için o yönlendirdi. Ben de aile mirası olan güreşçiliğe Fatih’i yönlendirdim. Gelenek bu şekilde devam ediyor. O da bundan sonraki nesillere yönlendirecek inşallah" ifadelerine yer verdi.



Dedesi ve abisine özenerek güreşe başladı, şimdi hedefi dünya şampiyonluğu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tokat Tokat’ta köy girişindeki heyelan korkuttu Tokat’ın Kayasuyu köyünde meydana gelen küçük çaplı heyelan köy sakinlerini endişelendirdi. Kent merkezine 22 kilometre uzaklıkta bulunan Kayasuyu köyünde, son günlerde etkili olan yağışların ardından küçük çaplı helelanlar meydana geldi. Evlere yakın noktada yaşanan toprak hareketliliği nedeniyle vatandaşlar yetkililerden önlem alınmasını istedi. Bölgedeki yamaçta toprak hareketliliği görülürken, bazı alanlarda derin yarıklar oluştu. Dağ kademeli olarak hareket ediyor Kayasuyu köyü sakinlerinden Mithat Akkuş, toprak kaymasının her geçen gün ilerlediğini belirterek; "Burası köyümüzün girişi ve ikametlerimize çok yakın bir nokta. Ana yola yaklaşık üç metre mesafede toprak kayması oldu. 15 gün önce daha azdı. Şimdi üç kademeli olarak dağ yürüyerek geliyor. Burada bir an önce tedbir alınması gerekiyor. Önüne duvar örülmesi lazım. Baktığımız zaman hareket ettiği belli oluyor. Küçük çocuklar burada oyun oynuyor. Allah korusun zarar görebilirler" dedi. Can kaybı yaşanmadan destek bekliyoruz Köy sakinlerinden Dursun Akkuş ise bölgede daha önce de küçük çaplı göçükler yaşandığını ifade ederek; "Burada üç aile birlikte yaşıyoruz. Bu alanı tarım aletleri için kullanıyoruz. Daha önce birkaç kez küçük göçük oldu ve kendi imkanlarımızla temizledik. Şimdi daha büyük olduğu için devletimizin gelip burada inceleme yapmasını ve duvar örmesini istiyoruz. Çocuklarımız burada oynuyor. Bir can kaybı yaşanmadan destek bekliyoruz" diye konuştu.
Bursa Haksız hacze rekor tazminat Bankaların haksız haciz uygulamalarına yönelik mahkemeden emsal nitelikte bir karar çıktı. Bir arkadaşına kefil olan iş adamı, noter kanalıyla kefaletten çekildikten 3 sene sonra bankanın haciz takibiyle sarsıldı. Tam 12 sene süren davaya son noktayı koyan Mahkeme; özel bankayı kusurlu buldu ve itibar gaspına uğrayan iş adamına 5 milyon 428 bin munzam zarar ödemeye mahkum etti. İş adamı K.D., özel bankadan kredi çeken bir arkadaşına kefil oldu. Kısa süre sonra noter aracılığıyla çektiği ihtarname ile kefaletten rücu etti (çekildi). Aradan üç sene geçtikten sonra bankanın haciz işlemiyle sarsılan K.D., hukukçularla bankanın kapısını çaldı. Tüm görüşmelere rağmen banka; ekti. 2011’de kefaletten çekildiği halde K.D:’nın 2014’te 26 taşınmazına, dört şirketteki hisselerine ve banka hesaplarına haciz koymaktan geri adım atmadı. Mal varlığı fiilen donan K.D., 2015’te hacizlerin kaldırılması için icra dosyasına 416 bin TL nakit teminat yatırmak zorunda kaldı. Hem itibarını hem parasını haksız şekilde kaybeden iş adamını avukatı Recep Alptekin, ilk olarak 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde menfi tespit davası açtı. Mahkeme, haksız haciz sebebiyle bankayı mahkum etti. İstinafa gönderilen kararı Bölge Adliye Mahkemesi da yasaya uygun buldu. Banka son olarak Yargıtay’ın kapısını çaldı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2023’te kararı onadı. Banka, kötü niyetli bulunarak kötü niyet tazminatına da mahkum edildi. İcra dosyasında bloke kalan 416 bin TL ancak Ağustos 2023’te K.D.’nın hesabına geri yattı. Sepet yöntemi devreye girdi, rekor tazminat geldi Kararın ardından Avukat Recep Alptekin, aradan geçen 8 yılda TL’nin değer kaybettiğini, dolar kuru, altın ve enflasyonun katlandığını belirterek bir adım daha attı, Alptekin, uğranılan gerçek zararın tek bir göstergeyle hesaplanamayacağını öne sürerek USD kuru, Euro kuru, altın fiyatları, TÜFE, ÜFE, asgari ücret artışı, mevduat ve devlet tahvili faizi ortalamasından oluşan "sepet yöntemi" ile hesaplama yapılmasını talep etti. Asliye Hukuk Mahkemesi, 12 yıl süren hukuk savaşının sonunda özel bankayı rekor seviyede tazminata mahkum etti. Mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin soyut zarar kriterini benimseyen emsal kararına atıfla bu yöntemi kabul etti. Mahkeme; geçen günlerde verdiği emsal kararla bankayı 3 milyon 167 bin 701 TL munzam zarar ve 50 bin TL manevi tazminata, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödemeye mahkum etti. Davalı banka ayrıca vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinden de sorumlu tutuldu. Yasal faizle birlikte 5 milyon 428 bin TL’nin bankaca ödenmesi için icra takibi başlatıldı. Paranın iadesi yetmez, değer kaybı da ödenmeli Karara ilişkin değerlendirmede bulunan Avukat Recep Alptekin, davanın yalnızca müvekkilini değil, benzer mağduriyetler yaşayan binlerce kişiyi ilgilendirdiğine dikkat çekti. Alptekin şöyle devam etti: "Sekiz yıl boyunca icra dosyasında bloke kalan 416 bin lira, sekiz yıl sonra iade edildiğinde artık aynı 416 bin lira değildi. Türkiye’nin ekonomik gerçekleri ortada. Tek bir göstergeyle yapılacak hesap, gerçek zararı yansıtmaz. Bu nedenle dolar, euro, altın, TÜFE, ÜFE, asgari ücret, mevduat ve tahvil faizinden oluşan sepet yöntemini ileri sürdük; mahkeme bu yöntemi benimsedi. Bu karar, parasına haksız yere el konulan herkes için bir emsaldir. Devletin icra dosyasında uzun yıllar bekletilen paranın, sadece nominal olarak iade edilmesi adalet değildir. Adalet; o paranın satın alma gücünün de iadesidir. Mahkemenin verdiği bu karar, haksız hacizle yıllarca parası bloke edilen herkes için emsaldir. Müvekkilim 2011’de noter ihtarnamesiyle kefaletten çekilmişti. Yargıtay’a kadar giden süreçte bankanın kötü niyetli olduğu da hüküm altına alındı. Ortada bir hata değil, ısrarla sürdürülen bir haksız takip vardı."
Manisa Sevgi yollarında kameralı denetim başlıyor Manisa Büyükşehir Belediyesi, yayaların huzur ve güvenliğini korumak amacıyla Sevgi Yolları’nda yeni bir güvenlik sistemini hayata geçirdi. 1 Haziran itibarıyla başlayacak uygulama kapsamında, Sevgi Yolları’na giren motosikletler kameralarla tespit edilerek cezai işlem uygulanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi, şehir merkezindeki yayalaştırılmış alanlar olan Sevgi Yolları’nda yaya güvenliğini en üst seviyeye çıkarmak için düğmeye bastı. Özellikle yayaların yoğun olduğu saatlerde giriş yasağına rağmen bu alanları kullanan motosiklet sürücülerine karşı, giriş ve çıkış noktalarına yüksek çözünürlüklü kamera sistemlerinin montajı tamamlandı. Sevgi yollarına 35 adet kameranın montajı tamamlandı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı koordinesinde yürütülen çalışma ile Sevgi Yolları’nın tüm giriş ve çıkışları mercek altına alındı. Yeni nesil izleme sistemi sayesinde yaya bölgesine kural dışı giriş yapan motosikletler anlık olarak tespit edilecek. Bu sayede hem olabilecek kazaların önüne geçilmesi hem de yayaların güvenliğinin sağlanması hedefleniyor. Cezai işlem uygulaması 1 Haziran’da başlıyor Belediyeden yapılan açıklamada, sürücülerin mağduriyet yaşamaması adına uygulamanın 1 Haziran itibarıyla resmen başlayacağı duyuruldu. Bu tarihten itibaren Sevgi Yolu’na girdiği tespit edilen motosiklet sürücülerine, trafik kurallarını ihlal ettikleri gerekçesiyle 5326 Sayılı Kabahatler Kanunu maddesine göre cezai işlem uygulanacak. Manisa Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, vatandaşların, çocukların ve yaşlıların bu alanlarda güvenle, kaza riskiyle karşı karşıya kalmadan vakit geçirmeleri için motosiklet sürücülerinden Sevgi Yolları’nı kullanmamaları istendi. 1 Haziran’da başlayacak olan kameralı denetimler öncesinde uyarıların yapıldığı ve 1 Haziran sonrasında ise cezai işlemlerin başlayacağı bilgisi verildi.