ASAYİŞ - 12 Mayıs 2026 Salı 16:47

Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı

A
A
A

İzmir’in Karabağlar ilçesinde, boğazından bıçaklanarak gasp girişimine maruz kalan ve ölümden dönen taksi şoförü, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Talihsiz sürücü, "Oraya geldiğine göre bunu mutlaka tasarlayarak yaptı. Bileğinden yakalamasaydım bugün burada olmayabilirdim" dedi.

İzmir’de dün akşam saatlerinde Karabağlar ilçesinde taksiye müşteri olarak binen E.B., ineceği esnada sürücüye para verme bahanesiyle yaklaştı. Bu sırada aniden elindeki bıçağı taksi şoförü Çetin Bulut’un boğazına dayayan saldırgan gasp girişiminde bulundu. Yaşanan arbedede boynundan bıçak darbesi alan sürücü, panikle araçtan inerek saldırganı kendinden uzaklaştırmaya çalıştı. Ardından taksiyle olay yerinden uzaklaşan yaralı sürücü, durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, bıçaklı gasp girişiminde bulunan E.B.’yi yakalayarak gözaltına aldı. Yaşanan kan donduran gasp girişiminin ardından, saldırganı kendi imkanlarıyla uzaklaştırmayı başaran taksi şoförü Çetin Bulut, yaşadığı dehşet anlarını anlattı. Konak’tan Uzundere’ye gitmek isteyen şüpheliyi aracına alan Bulut, şahsın özellikle ıssız noktaları seçtiğini ve saldırıyı önceden planladığını vurguladı.

"Seni kesmeye, öldürmeye geldim dedi"

Bıçaklı saldırıya uğrayan taksici dehşet anlarını anlattı

Saldırganın kendisini özellikle ıssız bir bölgeye çektiğini vurgulayan taksi şoförü Çetin Bulut, o anları şu sözlerle aktardı:

"Konak serisinden aldım. Uzundere’ye gideceğini söyledi. Sonra ’otobandan gidelim, Eski İzmir yoluna hiç girme, daha çabuk gideriz’ gibi laflar etti. Tamam dedim. Yolda giderken bana ’bir sigara içebilir miyim?’ dedi. Ben de ’buyur iç abim’ dedim. Başka herhangi bir tartışmamız veya kötü bir sözümüz olmadı. Uzundere’de bir inşaat şantiyesinin önüne geldik. ’Beni orada görmesinler, biraz geride dur’ dedi. Durduğumda arka koltuktaki çantasından bıçağı çıkardı ve direkt gırtlağıma saldırdı. Hemen bileğinden yakaladım, ’Beni mi öldüreceksin?’ dedim. ’Zaten niyetim o, seni kesmeye geldim, öldürmeye geldim’ dedi. Onunla biraz itişince bıçak göğsüme geldi, tişörtümü yırttı ve göğsümde yara açtı."

"Beni bıçakla kovalamaya başladı"

Aracın içindeki mücadeleden sonra saldırganın kendisini dışarıda da takip ettiğini belirten Bulut, "Onu bileğinden tuttum ve o anda ondan kurtuldum. Bu sefer o da aşağı indi ve arabanın etrafında beni bıçakla kovalamaya başladı. Bir boşluğunu bulup hemen arabaya bindim ve olay yerinden uzaklaştım. Dışarıda beni öldürebilirdi. Eğer bileğinden yakalamasaydım o benim gırtlağımı kesecekti. Bunu kesinlikle tasarlayarak yaptı çünkü kendine ıssız bir yer arıyordu. Beni öldürseydi belki paramı ve her şeyimi alacaktı. Allah’tan araçta kamera ve ses kaydı var. Hemen 112’yi aradım, yunuslar 2 dakika geçmeden geldi. Daha ben karakola gitmeden emniyet güçlerimiz şahsı otobüste yakalayıp getirdiler" dedi.

"Bu eylem kasten öldürmeye teşebbüstür"

Olayın hukuki boyutunu takip eden İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası avukatı Alptuğ Eyüpoğlu ise saldırının planlı olduğunu belirterek şu açıklamalarda bulundu:

"Öncelikle Çetin abime geçmiş olsun diyorum. Son dönemlerde ne yazık ki taksici arkadaşlarımızın başına çeşitli kötü olaylar geliyor, Oğuz Erge ve Deniz Örer bunların sadece birkaç örneği. Müvekkilimi ıssız bir bölgeye götürerek bu suçu işlemesi, olayın planlı ve tasarlayarak yapıldığını gösteriyor. Arabanın içinde boğaza bıçak dayanması ve ardından ’Seni gırtlağını keseceğim, zaten öldürmeye geldim’ beyanları, failin öldürme kastını açıkça ortaya koyuyor. Video kayıtlarında da her şey sabit. Biz hem İzmir Şoförler Odası hem de Çetin Bey’in avukatı olarak dosyaya müdahil olduk. Buradaki eylem kasten öldürmeye teşebbüstür. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın dosyayı bu yönde yürüteceğinden eminiz. Failin en yüksek cezayı alması için tüm hukuki savunmaları yapacağız."

"Kamera sistemi hayat kurtarıyor"

Araç içi kameraların güvenliğin en önemli parçası olduğunu hatırlatan Eyüpoğlu, "Taksi içerisindeki kameraların önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Kamera taktırmak sadece yolcu güvenliği için değil, taksici arkadaşlarımızın can güvenliği için de son derece önemli. Bu kayıtlar müvekkilimin kendisini mahkeme önünde daha düzgün ifade edebilmesini sağlıyor. İzmir Şoförler Odası olarak her zaman bu sistemi savunduk. Gönül ister ki bu sadece ticari araçlarda değil, tüm resmi ve hususi araçlarda olsun" ifadelerini kullandı. Saldırganın emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildiği ve tutuklama talebiyle mahkemeye çıkarıldığı öğrenildi.

Ali İhsan Çiftçi - Sinan Yeniçeri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsun Valiliği: "Havza’daki su taşkınlarına ivedilikle müdahale edildi, can kaybı yok" Samsun Valiliği, il genelinde etkili olan kuvvetli sağanak yağışların ardından Havza ilçesinde meydana gelen su taşkınlarına ilişkin açıklama yaptı. Valilik, taşkınlara ivedilikle müdahale edildiğini, herhangi bir can kaybı veya yaralı ihbarının bulunmadığını bildirdi. Valilikten yapılan açıklamada, 12 Mayıs Salı günü Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından Samsun geneli için meteorolojik uyarı yapıldığı, ihbarın ulaştığı andan itibaren ilgili afet gruplarının Samsun Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde toplandığı ve 17 ilçe AFAD Merkezi’nin aktif hale getirildiği belirtildi. Ayrıca Samsun Büyükşehir Belediyesi, ilçe kaymakamlıkları ve belediyelerin teyakkuz durumuna geçirildiği ifade edildi. Açıklamada, il genelinde etkili olan kuvvetli yağışlar sonucu Havza ilçesindeki Hacı Osman Deresi’nin taşmasının ardından Valilik koordinasyonunda AFAD, DSİ 7. Bölge Müdürlüğü, Karayolları 7. Bölge Müdürlüğü, Havza Belediyesi, İl Emniyet Müdürlüğü, İl Jandarma Komutanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin bölgeye sevk edildiği kaydedildi. Can kaybı veya yaralı ihbarı yok Gelen ihbarların ağırlıklı olarak ev ve iş yerlerinde yaşanan su baskınlarına ilişkin olduğu belirtilen açıklamada, herhangi bir can kaybı veya yaralı ihbarının bulunmadığı vurgulandı. Çalışmaların kamu kurumları ve belediyelerin tüm imkanlarıyla aralıksız sürdüğü ifade edilirken, vatandaşların acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurmaları istendi. Valilik açıklamasında, su taşkınlarından etkilenen vatandaşlara ’geçmiş olsun’ dilekleri iletilerek, ekiplerin yaptığı uyarılara dikkat edilmesi çağrısında bulunuldu.
İstanbul İstanbul Valisi Gül: "Son üç senede sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik" İstanbul Valiliği tarafından "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesi kapsamında, İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün koordinasyonunda düzenlenen "Aileler Yarışıyor" kitap okuma yarışmasında ödüller sahiplerini buldu. İstanbul Valiliği tarafından okuma alışkanlığını aile bireyleri arasında yaygınlaştırmak amacıyla 39 ilçede düzenlenen "Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor" projesinin ödül töreni yapıldı. "Aileler Yarışıyor" Kitap Okuma Yarışmasına toplam 5 bin 43 veli katıldı. Necip Fazıl Kısakürek’in "İstanbul’a Hasret" adlı eserini okuyan velilere yönelik ilçe finalistlerinin belirlendiği yarışma, şubat ayında 39 ilçede yapıldı. İlçelerinde derece yapan velilerin katıldığı il sınavı ise Beşir Ayvazoğlu’nun "Dersaadet’in Kalbi" adlı eserinden 14 Nisan’da Cağaloğlu Anadolu Lisesinde yapıldı. Bahçelievler’de düzenlenen ödül programına Vali Davut Gül, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Necip Fazıl Kısakürek’in torunu Emrah Kısakürek, yarışmada derece alan aileler ve çok sayıda davetli katıldı. Vali Gül, yarışmada derece alıp birinci olan Tuba Öztürk, ikinci olanlar Durmuş Demir, Kayhan Çay, üçüncü olanlar Cevdet Çelik, Merve Mahan, Tuğçe Şahin ve Ramazan Zerenay’e ödüllerini takdim etti. Programda konuşan Vali Gül, "Sayın Cumhurbaşkanımızın bir talimatı var. Bunu zaman zaman dile getiriyoruz. Her toplantıda il valilerine ‘Kendi çocuğunuz için istediğiniz her şeyi, bütün çocuklar için isteyin’ diyor. Dolayısıyla da bizim İstanbul’da yaklaşık 3 milyon öğrenciye bakış açımız tamamen bu ölçüde. Kendi çocuğumuz olarak görüyoruz. Kendi çocuğumuzun iyiliği için ne düşünüyorsak bütün öğrencilerimiz için onu yapmak istiyoruz. Bağımlılıktan koruduğumuz çocuklarımızın özgüveninin geliştiği, spor yapan, kitap okuyan, yeteneğine göre bir enstrüman çalan, öğrenci meclislerimiz aracılığıyla karar süreçlerine katılan, ‘Hayır’ diyebilen, ruhen, bedenen gelişmiş çocuklar olsun istiyoruz. Bunu nasıl yapacağız? Sihirli değneğimiz yok. Bir şekilde sizlerle birlikte, veliler olarak, öğretmenlerimiz olarak, idareciler olarak herkesin kendi açısından bir tarafından tutarak bu meseleyi çözebiliriz" ifadelerini kullandı. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ projesiyle ilgili Vali Gül, "Bunun için de öncelikle kitap sayımızda başladık. İstanbul’umuzda yaklaşık 6 buçuk milyon kitap vardı. Ve ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, yeni temin ettiğimiz kitaplarla yaklaşık 7 milyon 300 bin kitap temin etmiş olduk. Bu şu demek, yaklaşık 100 yılda biriktirdiğimiz 6 buçuk milyon kitap vardı. Son üç senede hep birlikte sizlerin de destekleriyle 7 milyon 300 bin ilave kitap temin ettik. Yani kitap sayımız yüzde yüzden daha fazla artmış oldu. Kitapları temin ettik. Öğrencilerimiz okumaya başladılar. Bu sefer şöyle bir ihtiyaç ortaya çıktı. Çocuklarımız yazarlarla buluşmak istedi. Kitap fuarlarına gitmek istedi. İstanbul’umuzda her yıl büyük kitap fuarları yapılıyor. Ama şehir çok büyük. 16 milyon insan yaşıyor. Bir yerden bir yere gitmenin her anlamda zorlukları var. ‘Ben Okuyorum, İstanbul Okuyor’ kitap okuma projemizle, her ilçemizde kitap fuarı yapmaya başladık. Bazı ilçelerimizde yaptık. Günün sonunda 39 ilçemizin 39’unda da yapmış olacağız. Dolayısıyla da çocuğun kitap fuarını gezmesi, yazarını görmesi, okuduğu kitabın şairiyle, yazarıyla hemhal olması, onun bir söyleşisini dinlemesi çok kıymetli. Bir diğer yaptığımız iş, kitabın ailecek okunmasını istedik. Her akşam 21.00’de yarım saat telefonun, tabletin kapandığı sadece çocuğun değil, herkesin kitap okuduğu bir fotoğraf olsun istedik. Burada da iş sizlere düşüyordu. İnanıyorum ki hangi anne, babaya sorsak çocuğu için biraz önce saydığım özelliklere kavuşmasını ister ama kendimiz yapmadan, kendimiz yaşamadan, kendi hayatımızda tatbik etmeden çocuğumuza rol model olma şansımız yok. Onun için burada herkesin çok önemli katkısı var. En büyük katkı bu yarışmaya katılan, çocuklarıyla birlikte bizim bu projemizde kitap okuyan velilerimizdir. Velilerimize teşekkür ediyorum" dedi.