GÜNDEM - 24 Eylül 2025 Çarşamba 10:13

Doç. Dr. Berat Akıncı: "İsrail’in zalimliği küresel vicdanı dile getirdi"

A
A
A
Doç. Dr. Berat Akıncı: "İsrail’in zalimliği küresel vicdanı dile getirdi"

Filistin’i son günlerde tanıyan ülkelerin artmasının ardından gözler ABD’nin vereceği karara çevrilirken, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nden Doç. Dr. Berat Akıncı, "Küresel vicdan artık dile geldi, bu çok önemli bir mesaj. Birleşmiş Milletler, artık görevini yerine getiremiyor. Bu sistemi yeniden düzenlemek lazım. ‘Dünya 5’ten büyüktür’ mottosu burada çok önemli" dedi.


New York’ta devam eden BM 80. Genel Kurul’unda "Filistin Sorununun Barışçıl Çözümü ve İki Devletli Çözümün Uygulanması İçin Yüksek Düzeyli Uluslararası Konferans" başlıklı toplantıda 11 ülke daha Filistin Devleti’ni resmen tanıdı. İsrail’in saldırısı altındaki Filistin’i tanıyan ülkelerin sayısı her geçen gün artarken, Doç. Dr. Berat Akıncı konuyla ilgili İhlas Haber Ajansı muhabirine açıklamalarda bulundu.



"Küresel vicdanın harekete geçirilmesi çok önemli"


İsrail’in zalimliğinin halkları bir araya getirdiğini vurgulayan Doç. Dr. Akıncı, "İsrail’in Filistin ve Gazze üzerinde yapmış olduğu zalimlik, bu abluka bütün toplumları bir araya getirmiş oldu. Bu birliktelikten dolayı da toplumlar kendi yöneticilerini bu noktada bir opsiyon almaya zorladı. Bu çok kıymetli. Küresel vicdanın harekete geçirilmesi, uluslararası hukukun, uluslararası sistemin tekrar canlandırılması ve bu meyanda hakkı elinden alınmış, güçlü diye her şeyi yapabileceğine inanan devletlerin de sınırlandırılması noktasında da aslında çok önemli" ifadelerini kullandı.



"Verilmek istenen mesaj, zalimliğe kapı aralayan bütün ülkelere yönelik"


Ülkelerin Filistin’i tanımaya başlamasıyla verilmek istenen mesajın İsrail başta olmak üzere zalimliğe kapı aralayan bütün ülkelere yönelik olduğuna değinen Doç. Dr. Akıncı, şunları söyledi:


"Bu mesaj aslında sadece İsrail’e değil, İsrail’in bu zalimliğinin aslında arkasında duran ve kapı aralayan, ön ayak olan ülkelere de verilen aslında çok güçlü bir mesaj. Bu mesajı aslında Birleşmiş Milletlere üye bütün ülkelerin hem yöneticilerinin hem de vatandaşlarının çok dikkatlice alması gerekiyor. Eğer bu mesajı doğru okuyamazsak küresel sistemin ve uluslararası toplumun nereye gideceğini kestiremeyiz. Bu sistem eğer İsrail ve Filistin arasındaki bu sorunu çözemezse yarın dünyanın başka noktalarında yaşanabilecek sorunları da maalesef çözemez. Bu sistemin başta İsrail ve Filistin olmak üzere bütün sorunları masasına alıp, etkili bir çözüm üretmesi gerekiyor."



"Birleşmiş Milletleri düzenlemek gerekiyor"


Birleşmiş Milletler’in artık sorunları çözüme kavuşturamadığını ve yeni bir küresel sisteme geçilmesi gerektiğine vurgu yapan Akıncı, "Birleşmiş Milletler aslında yeniden savaşlar olmasın diye kurulan bir sistem. Uluslararası barışı korumakla görevlendirilmiş bir sistemin uluslararası barışı tehlikeye atan, bölge ülkelerini tehlikeye atan bütün bu zalimlikleri veya hukuksuzlukları durduracak bir çözümü acil bir şekilde devreye alması gerekiyor. Bizim aslında Birleşmiş Milletleri yeni gelişen, değişen dünya düzenine göre düzenlememiz gerekiyor. Bu noktada Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Dünya 5’ten büyüktür’ mottosu çok önemli. Terazinin bir kefesine 5 ülkeyi, diğer kefesine kalan ülkeleri koymak çok adaletli bir sistem değil. Temsil açısından da çok büyük bir eşitsizlik var. Bakıldığında Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bu noktada bir üstünlüğü de söz konusu" şeklinde konuştu.



"Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz"


ABD’nin önümüzdeki süreçte Filistin’i tanımasını beklediğini belirten Doç. Dr. Akıncı, sözlerini şöyle tamamladı:


"Filistin’i son tanıyan ülkeler Amerika’nın müttefikleri olan İngiltere, Fransa ve Avrupa Birliği’nden başka ülkeler oldu. Dolayısıyla bu kritik ülkelerin Filistin’i tanıyor olması, Amerika Birleşik Devletleri’nin de bölgeye yönelik politikasını yeniden düşünmesine neden olacaktır. Cumhurbaşkanımız, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’la görüşecek. İsrail-Filistin konusu da iki ülke liderinin görüşeceği konuların en başında geliyor. Tabii ki Türkiye’nin bölgeye yönelik olarak temel tezleri de aslında çok önemli, çok kıymetli. Çünkü burada Türkiye’nin temel tezleri çok gizli değil. Çok açık bir şekilde Cumhurbaşkanımız ‘Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz’ diyor. Biz bu bölgeyi, Orta Doğu coğrafyasını bir barış havzasına, insanların refahının arttığı, zalimliklerin olmadığı bir barış havzasına dönüştürmek zorundayız."



Doç. Dr. Berat Akıncı: "İsrail’in zalimliği küresel vicdanı dile getirdi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Baba ve kız aynı kokpitte: 42 yıllık pilot gökyüzüne kızıyla veda etti Antalya’da yaşayan 65 yaşındaki kaptan pilot Ali Akman Sarıhan, 42 yıllık uçuş kariyerinin son seferini kızı Cemresu Sarıhan ile birlikte gerçekleştirdi. Antalya-Şanlıurfa seferinde baba ile kızın aynı kokpitte görev yaptığı uçuşta duygusal anlar yaşandı. Yolcuların alkışlarla eşlik ettiği uçuş, havalimanında geleneksel su takı töreniyle tamamlandı. 2003 yılında sivil havacılık sektörüne geçerek SunExpress bünyesinde uçmaya başlayan Ali Akman Sarıhan, yıllar boyunca on binlerce yolcuyu güvenle taşıdı. Sarıhan’ın kızı Cemresu Sarıhan da babasından ilham alarak pilot oldu. Eğitimlerini tamamlayan Cemresu Sarıhan’ın sivil havacılıktaki ilk uçuşu ise babasının emeklilik uçuşuna denk geldi. Antalya ile Şanlıurfa arasında gerçekleştirilen seferde kaptan pilot koltuğunda Ali Akman Sarıhan yer alırken, ikinci pilot koltuğunda kızı Cemresu Sarıhan oturdu. Baba ve kızın ilk kez birlikte görev yaptığı uçuşa aileleri ve yakınları da eşlik etti. "Hayatım boyunca bana ilham oldu" Uçuş öncesi yolculara anons yapan Cemresu Sarıhan, bu seferin kendisi ve ailesi için özel bir anlam taşıdığını belirterek şunları söyledi: "Bugünkü uçuşumuz benim ve ailem adına çok anlamlı. Kokpitte birlikte görev yaptığım kaptan pilotumuz Ali Akman Sarıhan, babam, bugün 42 yıllık uçuş kariyerinin son uçuşunu gerçekleştiriyor. Yaklaşık 50 yıl önce asker olarak başladığı havacılık hayatına, F-16 uçaklarından Boeing uçaklarına kadar birçok farklı uçakla binlerce saatlik gökyüzünde görev yaptı. Son 23 yıldır SunExpress ailesinde on binlerce yolcuyu da güvenle taşıdı. Hayatım boyunca bana ilham olan, gökyüzünü sevmeyi öğreten ve bugün büyük bir gururla yaptığım bu mesleğe adım atmamı sağlayan kişi kendisi. Benim için o sadece bir kaptan değil, aynı zamanda öğretmenim, yol göstericim ve en büyük destekçim. Bazı insanlar gökyüzüne bakar, bazıları ise hayatını orada geçirir. Benim babam da hayatını gökyüzüne adayanlardan biri oldu. Canım babam, iyi ki varsın, iyi ki benim babamsın, iyi ki doğdun." Uçuş sırasında yolculara seslenen Ali Akman Sarıhan ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygu dolu bir gün. Benim için 42 yıllık uçuş hayatımın son uçuşu. Kızım Cemresu’nun ise meslek hayatına, sivil havacılıktaki ilk uçuşu. Bu, dünyada nadir rastlanabilecek bir an. Aynı uçakta, aynı kokpitte olmak bizim için çok özel. 42 yıl boyunca bu mesleği severek yapma fırsatım olduğu için kendimi şanslı hissediyorum. Kızımı bir pilot olarak görmek ve birlikte uçmak, uçuş hayatımın bana verdiği en güzel hediye. Bugün bu defteri kapatıyorum ama hikaye kızımla devam ediyor." Anonsların ardından uçaktaki yolcular baba ve kızı alkışladı. Şanlıurfa GAP Havalimanı’na iniş yapan uçak, daha sonra yeniden Antalya Havalimanı’na döndü. Uçak, havacılık geleneği olan su takı töreni ile karşılanarak kaptan pilot Ali Akman Sarıhan’ın meslek hayatına veda uçuşu tamamlandı.
Hatay Tabutunun üzerine damatlığı konuldu: İran’da hayatını kaybeden tır şoförü son yolculuğuna uğurlandı Afganistan dönüşünde İran’ın Tebriz şehrinde tırına füzenin şarapnel parçasının isabet etmesiyle hayatını kaybeden Hataylı tır şoförü Hüseyin Fırat, memleketi Reyhanlı ilçesinde damatlığının üzerine konulduğu tabutuyla kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğunu uğurlandı. Saldırı anına tanık olan babası Coşkun Fırat, "Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı" dedi. Reyhanlı ilçesi Bağlar Mahallesi’nde yaşayan 29 yaşındaki Hüseyin Fırat, askerlik mesleğini bıraktıktan sonra baba mesleği olan tır şoförlüğünü sürdürerek ekmek parasını kazanıyordu. İstanbul’dan aldığı yükle Afganistan’a doğru yola çıkan Fırat, dönüş yolunda İran’ın Tebriz şehrine geldiği esnada düşen füzenin şarapnel parçalarının tıra isabet etmesiyle ağır yaralandı. Ağır yaralanan tır şoförü Fırat, İran’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Fırat, İran’da hastanede 6 gün süren hayat mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Fırat’ın cenazesi diplomatik işlemlerin ardından İran’dan Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde baba ocağına getirilerek helallik alındı. Genç tır şoförünün cansız bedeni Reyhanlı Mezarlık Kompleksi’nde göz yaşları içerisinde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Fırat’ın tabutunun üzerinde yer alan damatlığıysa yürekleri dağladı. "İran’da bir güvence yok, cesetler dolu ve masum insanlar rast gele öldürülüyor" Evladının tırına şarapnel parçası isabet ettiği anları anlatan baba Coşkun Fırat, "İsrail ve Amerika’yı kınıyorum. Oğlumla peş peşe gidiyorduk, aramızda sadece 30 metre vardı. Bir gümleme sesi geldi, ben lastik patladığını düşünmüştüm ve aynaya baktığımda oğlumun aracı alev almıştı. Şu an da İran’da bir güvence yok, masum insanlar rastgele öldürülüyor. Allah kimseye böyle acı yaşatmasın. Bize İran’da hastanede güzel baktılar" dedi. "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde" Evladının damatlığını ceketini bağrına basarak acı dolu anlar yaşayan Hayriye Fırat, "Bu oğlumun damatlığı, daha çiçeği üstünde. Mekanın cennet olsun Hüseyin’im. Kahrolsun İsrail, oğlumu aldı elimden" dedi.
Aydın Köşk’te İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenirliği Eğitimi gerçekleşti Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü Toplantı Salonunda "İncir Yetiştiriciliği, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği Eğitimi" gerçekleşti. Avrupa Birliği coğrafi işaret tesciline sahip Aydın İncirinde kalite ve verimliliği artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında üreticilerle buluşmalar devam ediyor. Aydın İl genelinde gerçekleştirilen üretici toplantılarının bir diğer durağı Köşk ilçesi oldu. Köşklü incir üreticileri ile gerçekleştirilen toplantıda ilçenin incir üretim potansiyeli, üretimde kaliteyi artırmaya yönelik uygulamalar ve teknik konular ele alındı. Gerçekleşen bilgilendirme toplantısına Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü Bitkisel Üretim ve Bitki Sağlığı Şube Müdürü Armağan Tanrıkulu, Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Selahattin Serdar Aykut, İl ve İlçe Müdürlüğü teknik personeli, Köşk Ziraat Odası personeli ve tarım danışmanları, incir depo ve ihracatçıları ve incir üreticileri katıldı. Üreticilere yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmaları Erbeyli İncir Araştırma Enstitüsü ile Aydın İl Tarım ve Orman Müdürlüğü işbirliği ile bilimsel veriler ve teknik bilgi temelli olarak gerçekleştirildi. Gerçekleşen toplantıda, Bilimsel üretim teknikleri ve sürdürülebilir incir yetiştiriciliği, Kurutma sürecinde ürün kalitesinin korunmasına yönelik uygulamalar, Hastalık ve zararlılarla mücadelede doğru yöntemler, Verim ve kaliteyi artırmaya yönelik güncel teknik yaklaşımlar hakkında üreticilere detaylı bilgiler verildi. Kaliteli incir üretiminin en önemli aşamalarından biri olan ilekleme sürecinin doğru uygulanması konusuna da özellikle değinildi. Son iki yılda, incirde sürdürülebilir ve kaliteli üretim materyali sağlanması amacıyla Aydın Valiliği destekleriyle ilimizde iki adet ilek bahçesi tesis edildi. Gerçekleştirilen toplantıda üreticilerle bilgi paylaşımı yapılarak, bilimsel üretim yöntemlerinin sahada yaygınlaştırılması ve Aydın İnciri’nin kalite standartlarının daha da güçlendirilmesi hedeflendi açıklandı. Köşk İlçe Tarım ve Orman Müdürü Aykut toplantı sonrası; "Değerli uzmanların anlatımıyla ’İncir Yetiştiriciliği, Hastalık ve Zararlıları, Depolama, Muhafaza ve Gıda Güvenilirliği’ konularında verimli geçen toplantımızı gerçekleştirdik. Yoğun katılım sağlayan ve emeği geçen tüm herkese teşekkür ederiz. Ürününüz bol ve bereketli olsun" açıklamasında bulundu.