EĞİTİM - 12 Mart 2026 Perşembe 09:42

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

A
A
A

Trabzonlu 10 yaşındaki Lina Saka, küçük yaşta keşfettiği matematik yeteneğiyle katıldığı ulusal ve uluslararası olimpiyatlarda elde ettiği derecelerle dikkat çekiyor. Amerikan Matematik Olimpiyatı’nda Türkiye birinciliği, Future Intelligence Students Olympiad’da gümüş madalya ve 153 ülkeden öğrencinin katıldığı STEM Olimpiyatları’nda dünya birinciliği elde eden ilkokul 4. sınıf öğrencisi Lina, Roma’da düzenlenecek uluslararası final yarışmasında Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor.

Trabzon’un Yomra ilçesinde yaşayan Mehmet Salih ve Ayça Saka çiftinin kızları Lina Saka, küçük yaşlardan itibaren matematiğe duyduğu ilgiyle ulusal ve uluslararası yarışmalarda dikkat çekmeye devam ediyor. Henüz ilkokul çağında olmasına rağmen farklı organizasyonlarda önemli dereceler elde eden Lina, başarılarıyla adından söz ettiriyor.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

Uğur Okulları Trabzon Kampüsü’nde eğitimini sürdüren 4. sınıf öğrencisi Lina Saka, geçtiğimiz yıl ABD’deki Southern Illinois University ile Singapore International Math Contests Centre iş birliğinde gerçekleştirilen Amerikan Matematik Olimpiyatı’nda tüm soruları doğru yanıtlayarak tam puan aldı. 40 ülkeden binlerce öğrencinin yer aldığı organizasyonda kendi kategorisinde Türkiye birincisi olan Lina, dünya sıralamasında da 310. sırada yer alarak Singapur’da düzenlenecek etkinliğe katılma hakkı kazandı. Genç öğrenci bu yıl ayrıca Future Intelligence Students Olympiad kapsamında düzenlenen olimpiyatlarda gümüş madalya elde etti ve Dubai’de yapılacak organizasyon için davet aldı. Başarılarına bir yenisini daha ekleyen Lina Saka, 153 ülkeden öğrencilerin katıldığı STEM Olimpiyatları’nın matematik kategorisinde tüm soruları doğru yanıtlayarak 100 tam puanla altın madalyanın sahibi oldu. Tüm sınıf seviyeleri arasında dünya birinciliğine ulaşan tek Türk öğrenci unvanını elde eden Lina, Temmuz ayında İtalya’nın başkenti Roma’da düzenlenecek final organizasyonunda Türkiye’yi temsil edecek.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

Uğur Okulları Trabzon Kampüsü’nde eğitimine devam eden 4. sınıf öğrencisi Lina Saka’nın başarı hikayesi, hem okulunda hem de Trabzon’da gurur kaynağı oldu.

"İleride nobel ödülü kazanmak ve adalet için savcı olmak istiyorum"

Matematikte dünya birincisi olan 10 yaşındaki Lina Saka, "Hobilerim arasında dans etmek ve kitap okumak var. Matematiği de çok seviyorum. Matematiği ve okumayı çok erken yaşta öğrendiğim için bu kadar sevdiğimi düşünüyorum. 3-4 yaşlarındayken toplama ve çıkarma gibi işlemler yapmaya başlamıştım. 3 tane olimpiyat sınavına katıldım. Amerikan Matematik Olimpiyatları sınavına girdim ve altın madalya kazanarak Singapur’da düzenlenecek yarışmaya katılmaya hak kazandım. Daha sonra FISO sınavına girdim ve gümüş madalya alarak Dubai’ye gitme hakkı elde ettim. Son olarak katıldığım STEM Olimpiyatları’nda ise altın madalya kazanarak dünya birincisi oldum ve İtalya’nın Roma kentinde yapılacak finallere katılmaya hak kazandım" dedi.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

"Aslında çok fazla çalışmaya gerek kalmadan, disiplinli çalışmaya özen gösteriyorum" diyen Lina Saka, "Böyle olunca çok fazla çalışmaya da gerek kalmıyor. Daha çok kitap okuyorum. Matematik soruları çözerken bir şey hissetmiyordum. Singafur’daki olimpiyatlardan altın madalya kazanınca yapabileceğime daha çok inandım. Sonrasında daha istekli çalıştım. Çalışırken daha mutlu hissediyorum. İleride nobel ödülü kazanmak ve adalet için savcı olmak istiyorum. Olimpiyatlardan sonra okuluma geri döndüm. Trabzon Uğur Okulları Kampüsü’nde şu anda dördüncü sınıf öğrencisiyim. Ailem ve öğretmenlerim elde ettiğim başarılardan dolayı çok mutlu olduklarını söylüyorlar. Bu da beni daha çok motive ediyor. Sınıf öğretmenim Hayriye öğretmenimi çok seviyorum. Bana çok yardımcı oluyor" ifadelerini kullandı.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

Cihan Kayar: "Lina’yı dört senedir fark ediyoruz"

Uğur Okulları Trabzon Kampüsü Genel Müdürü Cihan Kayar, dördüncü sınıf öğrencileri Lina’nın başarısından duydukları gururu dile getirerek, "Lina’yı dört senedir fark ediyoruz. Bu süreçte özellikle sınıf öğretmenimiz Hayriye hocamızın üstün gayretleri ve Lina’dan sık sık bizlere bahsetmesi sayesinde aslında tüm okulun Lina’nın başarısından haberi var. Lina gerçekten gayretli, zeki ve her gün kendini geliştirerek ilerleyen bir öğrencimiz. Çok güzel başarılar elde ediyor. Bu noktada ailesini ve öğretmenlerini tebrik ediyorum. Lina’ya şimdiden ileriki yıllar için başarılar diliyorum. Trabzon’umuzun ve Türkiye’mizin böyle bir evlada sahip olmasından büyük gurur duyuyoruz. Lina, Amerikan Matematik Olimpiyatları’na katıldı ve burada Türkiye birincisi olarak Singapur’da düzenlenecek yarışmaya katılmaya hak kazandı. Daha sonrasında STEM Olimpiyatları’na girerek 153 ülke arasında dünya birinciliğini elde etti. Şimdi ise İtalya’nın Roma kentinde yapılacak finallere katılmaya hak kazandı. Bu gerçekten çok büyük bir başarı. Biz bu başarıya sadece okul bazında bakmıyoruz, Lina ülkemizi temsilen yarışıyor ve finallerde de aynı şekilde ülkemizi temsil edecek" şeklinde konuştu.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

"Lina’nın elde ettiği bu başarı da okulumuz için önemli bir gurur kaynağı oldu"

Roma’da düzenlenecek final yarışmasına katılacak olan Lina’nın çalışmalarına devam ettiğini kaydeden Kayar, "STEM olimpiyatları akademik, bilim ve teknolojiyi gibi bir çok alanı kapsayan bir çalışma. Burada özellikle matematik zekasının güçlü olması gerekiyor. Lina’da da bu özellikler fazlasıyla var. Rabbim bahtını açık eylesin. Biz çok gururluyuz. Bu gururun Trabzon Uğur Okulları’na ait olması da ayrıca mutluluk verici. Bizler Lina’ya öğretmenleri olarak her zaman destek vermeye hazırız. Eminim ki Lina yarışmaya gittiğinde başarısını daha da ileri taşıyarak dönecek ve ülkemizi en iyi şekilde temsil edecektir. Çalışmalarımız da tüm hızıyla devam ediyor. Bu nedenle çok fazla detay vererek sürprizi bozmak istemiyoruz. Trabzon Uğur Okulları olarak sadece akademik alanda değil sosyal ve sportif alanlarda da aktif bireyler yetiştirmeye çalışıyoruz. Amacımız sadece akademik olarak başarılı değil, aynı zamanda spor ve sosyal faaliyetlerde de etkin bireyler yetiştirmeye çalışıyoruz. Lina’nın elde ettiği bu başarı da okulumuz için önemli bir gurur kaynağı oldu. Trabzon olarak Türkiye’de adımızdan söz ettirmek, hatta dünyaya adımızı yazdırmak bizim için artık bir alışkanlık. Bu başarıyla da buna bir yenisini eklemiş olduk. Bu yüzden çok gururluyuz" ifadelerini kullandı.

Matematikte dünya birincisi olan Trabzonlu Lina’nın hayali Nobel ödülü

Ozan Köse - Tolga Şahin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini öğrencilerle paylaştı İstanbul Gelişim Üniversitesi, gastronomi dünyasından Danilo Zanna’yı öğrenciler ve akademisyenlerle buluşturan özel bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Üniversite bünyesinde düzenlenen Gastrotalks etkinliği, gastronomi alanına ilgi duyan öğrenciler için ilham verici bir söyleşiye sahne oldu. Yoğun katılımla gerçekleşen etkinliğin moderatörlüğünü, İstanbul Gelişim Üniversitesi Genel Sekreteri Doç. Dr. Serdar Egeli üstlendi. Samimi ve dinamik atmosferde gerçekleşen söyleşide Danilo Zanna, gastronomi kariyerine dair deneyimlerini, mutfak kültürüne bakışını ve genç şef adaylarına tavsiyelerini paylaştı. Gastronomi söyleşisi öğrencilerden yoğun ilgi gördü Etkinliğe İstanbul Gelişim Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Abdülkadir Gayretli, İGÜ akademisyenleri, MasterChef 2025 şampiyonu Sezer Dirican ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. MasterChef 2025 şampiyonu ve İstanbul Gelişim Üniversitesi mezunu Sezer Dirican’ın etkinlikte yer alması öğrenciler için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu. Gastronomi alanında kariyer hedefleyen öğrenciler, sektörün önde gelen isimlerinden biri olan Danilo Zanna’yı dinleme fırsatı buldu. Dalino Zanna’dan öğrencilerle sohbet ve ilham veren mesajlar Etkinlik kapsamında, ünlü şef Danilo Zanna iyi bir aşçının dikkat etmesi gereken püf noktaları vurgulayarak, mutfağın sadece teknik bilgi değil aynı zamanda tutku, disiplin ve kültür gerektirdiğini ifade etti. Şef Zanna, gastronominin farklı kültürleri bir araya getiren evrensel bir dil olduğunu belirterek genç şef adaylarına sürekli öğrenmenin önemini hatırlattı. Söyleşinin keyifli anlarından biri ise Danilo Zanna’nın Türk mutfağına dair düşüncelerini paylaşması oldu. Ünlü şef, en sevdiği Türk yemeğinin Cağ Kebabı olduğunu belirterek Türk mutfağının zenginliğine olan hayranlığını dile getirdi.
Ankara Pursaklar’da minikler camileri tanıyor Pursaklar Belediyesine bağlı Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Pursaklar’da Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında Merkez Nezaket Okulu öğrencileri Yavuz Sultan Selim Camii’ni ziyaret etti. Minikler, caminin bölümlerini incelerken Ramazan’ın manevi atmosferini de yakından deneyimledi. ‘‘Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetli’’ Çocukların küçük yaşlardan itibaren cami kültürünü öğrenmesi, ibadet mekânlarına saygı duyması ve toplumsal değerleri benimsemesi gelecek adına büyük önem taşıdığını belirten Pursaklar Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, ‘‘Ramazan ayı; paylaşmanın, birlik ve beraberliğin, manevi değerlerimizi hatırlamanın en güzel zamanlarından biridir. Çocuklarımızın küçük yaşlardan itibaren camilerimizi tanıması, ibadet kültürünü öğrenmesi ve manevi değerlerimizle büyümesi bizim için çok kıymetlidir. Merkez Nezaket Okulumuzda eğitim alan evlatlarımızın hem ahlaki hem de kültürel açıdan gelişimini destekleyen bu tür etkinlikleri sürdürmeye devam edeceğiz’’ dedi. Ramazan ayının ruhuna uygun gerçekleştirilen bu etkinlikte öğrenciler hem camiyi yakından tanıdı, hem de cami adabı hakkında bilinç kazandı. Manevi atmosferi yerinde deneyimleyen çocuklar, ziyaret boyunca merak ettikleri soruları sorarak keyifli ve öğretici bir gün geçirdi.
Yozgat Doç. Dr. Mustafa Özalp: "ABD, Orta Doğu bataklığında duvara tosladı" Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşla ilgili olarak Amerika’nın büyük bir hesap hatası yaptığını söyledi. ABD-İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın geldiği son durumu değerlendiren Bozok Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümü Öğretim Üyesi Doç.Dr. Mustafa Özalp, ABD’nin evdeki hesabının çarşıya uymadığını belirtti. Özalp, "Trump ilk etapta 2001 yılında Afganistan’a gidip işgal ettiği gibi veya 2011 yılında Libya’da Kaddafi’yi, Suriye’de Esad’ı, Venezuela’da Maduro’yu etkisiz hale getirip ardından ucuz çok kolay ve maliyetsiz şekilde zafer elde ederek benzerini İran’da yapabileceğine yönelik yorumlar yürüttü. Hamaney’i öldürüp daha sonra İran halkının Amerika’ya teslim olabileceğini hesapladı. Geldiğimiz süreçte sonuç Trump’ın istediği gibi neticelenmedi. Hamaney’in ölümünün sonucunda İran halkında rejim yanlısı olarak birlik beraberlik arttı. Hamaney’in ölümü sonrasında rejimin çökmemesi Amerikan ekonomisine ağır yükler getirmekte. Askeri anlamda Orta Doğuda Amerika büyük kayıplar vermekte. Trump Orta Doğuda büyük bir hesap hatası yapmıştır ve Orta Doğu bataklığında duvara toslamıştır. Trump’ın istediği neticeyi alması şu konjonktürde mümkün gözükmemekte" dedi. "Enerjinin güvenli kaynak ve güzergahlardan temin edilmesi lazım" Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının petrol fiyatlarına etki edeceğini ifade eden Özalp, "Hürmüz Boğazı’nın kapanması petrol fiyatlarının tavan yapmasına belki de önümüzdeki haftalarda 200 dolara çıkmasını göreceğiz. Dünyada tüketilen enerjinin yüzde 50 ile 55 arası petrol ve doğalgazdan sağlanmakta. Biz dünyalılar olarak tüketmiş olduğumuz enerjinin yaklaşık olarak yüzde 80-85’ini kömür, petrol ve doğalgaz gibi fosil yakıtlardan karşılamaktayız. Toplumların refah seviyelerinin yükselebilmesi için enerjinin kesintisiz sürdürülebilir bir şekilde çeşitliliğini arttırarak depolama kapasitesinin yükseltilerek makul fiyatlarda enerjinin tedarik edilmesi lazım. Enerjinin güvenli kaynak ve güzergâhlardan temin edilmesi lazım" diyerek enerji kaynaklarının geçiş noktalarının önemine değindi. "Amerika’nın savaşı kazanabilmesi Hürmüz Boğazı’nı ele geçirmesine bağlı, bu da mümkün değil" Dünya petrolünün yaklaşık yüzde 20’si Hürmüz Boğazı’ndan geçtiğini söyleyen Özalp, "Dünyada toplamda yaklaşık olarak 100 milyon varil üretilip tüketilmekte. Ayrıca Hürmüz Boğazı’ndan 300 milyon metreküp doğalgaz taşınmakta. Bu da dünya enerji ticaretinin yüzde 20’sine tekabül etmekte. Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerjinin yaklaşık yüzde 80’i Asya Pasifik ülkelerine yani Çin, Güney Kore, Hindistan, Japonya, Malezya gibi ülkelere akmakta. Diğer yüzde 20 ise Avrupa ülkelerine doğru gitmekte. Burada Amerika’nın bu savaşı kazanması mümkün değil. Amerika’nın İran Savaşı’nı kazanabilmesi için mutlaka Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirmesi lazım, bu da mümkün değil" ifadelerini kullandı. "Hürmüz Boğazı’nda ABD uçak gemisinin batması ABD kamuoyunda infiale sebep olur" Hürmüz Boğazı’nda ABD kontrolünün gerçekleşme ihtimalini değerlendiren Özalp, "Trump geçtiğimiz günlerde askeri gemileriyle Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü sağlayacağını söyledi. Fakat ABD’nin askeri gemileri Hürmüz Boğazı’na tam yaklaştığında İran füzelerinin hedefi olacaktır. Hürmüz Boğazı’nda bir veya birden fazla ABD uçak gemisinin batması Amerika iç kamuoyunda büyük bir infiale sebebiyet verecektir. Petrol fiyatlarının yükselmesi Amerika’da hayat pahalılığını beraberinde getirmekte. Türkiye’de Avrupa’da Çin’de Hindistan’da Asya Pasifik ülkelerinde olduğu gibi dolayısıyla petrol fiyatlarının Amerikan iç kamuoyunda yüksek seyretmesi hayat pahalılığının artması ve önümüzdeki Kasım ayında ABD’de ara seçimler var, bu seçimlerde Trump’ın kaybetmesi yüksek ihtimal dahilinde. Savaşın seyrinin henüz nereye evrileceğini kestirmek mümkün olmamakla birlikte bu savaş üzerinden dünyada hegemonya savaşları yürütülmekte. Devletler birbirlerine karşı üstünlük sağlamaya çalışmakta. Yani 20.yüzyılda kurulan o denge çökmüş durumda. 21.yüzyılda henüz bu denge kurulmadığından dolayı savaş yürütülmekte" şeklinde konuştu.
Elazığ "Oğlumu bıçakladığı için öldürdüm" iddiasına mağdur aileden yalanlama Elazığ’da bir kişi, oğlunu bıçakladığını iddia ettiği şahsı av tüfeğiyle vurarak öldürmüştü. Bıçaklanma olayının gerçek dışı olduğunu dile getiren Avukat Muhammet Kaya, tutanaklarda ise söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı ve aynı zamanda hastaneye yapılan başvuru neticesinde tutulan raporlarda ise herhangi bir iz bulunmadığını ifade etti. Olay, 5 gün önce Maden ilçesine bağlı Gezin köyünde bir lokantada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ertuğrul Koç (45) ile bir şahıs arasında başlayan tartışmaya lokanta sahibi A.K. de dahil oldu. Henüz nedeni bilinmeyen tartışmanın büyümesini engelleyen vatandaşlar tarafları ayırdı. Ardından gece saatlerinde yaşanan olaylarda A.K., oğlunu bıçakladığını iddia eden Koç’u tüfekle vurarak öldürdü. Olayın ardından açıklamalarda bulunan Koç ailesinin avukatı Muhammet Kaya, bıçaklanma olayının gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bıçaklandığı iddia edilen şahsın hastaneye yapmış olduğu başvuru neticesinde tutulan raporlarda da herhangi bir kavga izinin bulunmadığını aktaran Kaya, karşı tarafın Koç’a bizzat araçla çarparak sendelettiklerini ardından sırtından silahla 2 el ateş ettiklerini ifade etti. "Söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı sabittir" Söz konusu olayın gerçeği yansıtmadığını dile getiren Avukat Muhammet Kaya, "Olay bağlamında oğul, bıçaklandığını iddia etmektedir. Ancak bu durum gerçek dışıdır. Oğul bıçaklandığını iddia ettikten sonra, söz konusu bıçağı kendi lokantasına götürmüştür. Ardından ilgili bıçağı bizzat kendi eliyle jandarmaya teslim etmiştir. Jandarmaya teslim edildikten sonra tutulan tutanaklarda ise söz konusu bıçakta herhangi bir kan izinin bulunmadığı sabittir. Aynı zamanda bıçaklandığını iddia eden oğulun hastaneye yapmış olduğu başvuru neticesinde tutulan raporlarda da herhangi bir kavga izinin bulunmadığı sabittir" dedi. "Aracıyla çarparak ilk başta sendelettiriyor, ardından sırtından silahla 2 el ateş ediyor" Avukat Kaya, "Olay yaşanmadan bir gün önce doğrudan doğruya ilgili aile tarafından değil, müvekkilimin bir başka 3. kişi ile tartışması sonucu söz konusudur. Bu tartışma sadece sözlü düzeyde kalıyor. Ardından karşı taraf bu tartışmaya dahil oluyor. Durum sadece bundan ibaret. Doğrudan doğruya karşı tarafa yansıyan herhangi bir müdahale yok. Müvekkilimin yaşamış olduğu tartışmadan sonra aile büyükleri bizzat karşı taraf ile iletişime geçmiştir. Gerekli özürler dilenmiş olup, karşı taraf tarafından müvekkilimin ailesine birlikte iftar yapma teklifi gelmiştir. Ardından yaklaşık 2-3 saat sonra söz konusu bu olay meydana gelmiştir. Karşı tarafın evinin ve işletmesinin bulunduğu konum itibariyle müvekkilimin evinin konumu birbirine tamamen zıttır. Uzaklık bakımından çok ciddi mesafeler söz konusudur. Müvekkilim akşam teravih namazına gitmek amacıyla yola çıkıyor. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre karşı taraf camiye gidip müvekkilimi arıyor. Ardından araca binip camiden uzaklaşıyorlar. Daha sonrasında karşı taraf, müvekkilimi bizzat aracıyla çarparak ilk başta sendelettiriyor, ardından sırtından silahla 2 el ateş ediyor. Dosya kapsamında elde edilen bilgilere göre karşı tarafın arabasının da çeşitli yerlerde silahların ve bıçakların bulunduğu mevcuttur" diye konuştu.