EĞİTİM - 31 Mart 2026 Salı 12:22

Eğitim-Bir-Sen’den eğitimde şiddete ’şehitlik’ teklifi

A
A
A
Eğitim-Bir-Sen’den eğitimde şiddete ’şehitlik’ teklifi

Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, 67. Başkanlar Kurulu sonrası yaptığı açıklamada; emekli maaşlarındaki uçurumdan ek ders ücretlerine, 3600 ek göstergeden mülakata kadar eğitimcinin tüm sorunlarını masaya yatırırken; görevi başında şiddete kurban giden öğretmenlerin ’şehit’ sayılması için TBMM’ye resmi teklif sunduklarını duyurdu.


Eğitim-Bir-Sen Genel Merkezi geçtiğimiz hafta sonu Ankara Kızılcahamam’da yaklaşık 3 bin kişinin katılımıyla gerçekleştirilen ve eğitim dünyasının yol haritasının çizildiği 67. Başkanlar Kurulu Toplantısını gerçekleştirdi.


İki gün boyunca Türkiye’nin dört bir yanından Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanlarının katılımıyla düzenlenen toplantılarda; küresel krizlerden ekonomik darboğaza, öğretmenlik meslek kanunundan eğitimde artan şiddet olaylarına kadar geniş bir yelpazede görüşmeler gerçekleştirdiklerini vurgulayan Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın öncülüğündeki toplantılarla ilgili bilgilendirmelerde bulundu.


Sarıgeçili, 146 şubeden bin sendikacı kadın liderin katılımıyla düzenlenen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması ile entegre edilen 67. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın, sendikal mücadelenin yeni manifestosunu belirlediğini ifade etti.



"Sabit gelirliyi ezerek enflasyonla mücadele edilemez"


Eğitim çalışanlarının ekonomik sorunlarına değinen Başkan Sarıgeçili, kamu personel sisteminde köklü bir reformun artık ertelenemez olduğunu belirtti. Sarıgeçili, şöyle konuştu:


"Ücret dengesizliğinden gelir dağılımındaki adaletsizliğe, miadı çoktan dolan 4688 sayılı Sendikalar Kanunu’ndan çarpık vergi sistemine kadar çözüm bekleyen devasa sorunlarımız var. 8. Dönem Toplu Sözleşme masasında da net bir şekilde ifade ettiğimiz gibi; enflasyonla mücadele, sabit gelirlinin ve orta sınıfın sırtına yüklenerek, onları ezerek yapılamaz. Çalışırken aldığımız maaş ile emekli aylığımız arasındaki uçurum korkunç bir boyuta ulaştı. Ek ödemelerin emekliliğe yansımaması büyük bir haksızlıktır. Bu sorunlar artık pansuman tedbirlerle değil, sosyal paydaşların da masada olduğu bütüncül bir paketle tek seferde çözülmelidir."


Eğitim-Bir-Sen Adana Şube Başkanı Mustafa Sarıgeçili ayrıca; Öğretmenlik Mesleği Kanunu’ndaki (ÖMK) eksikliklerin giderilmesi, 3600 ek gösterge sözünün tutulması, uzman ve başöğretmenlik süreleriyle ilgili verilen vaatlerin yerine getirilmesi, ek ders ücretlerinin günün ekonomik şartlarına göre artırılması ve üniversitelerdeki akademisyenlere "akademik zam" yapılması konularındaki mücadelelerinin kesintisiz süreceğinin altını çizdi.



"Görevi başında öldürülen eğitimci şehit sayılmalı"


Eğitimde şiddet konusuna da geniş yer ayıran Sarıgeçili, Fatma Nur Çelik öğretmenin acısının hala yüreklerinde taze olduğunu belirterek, "Eğitimde şiddet karşısında sadece kınama mesajları yayımlayarak olayları geçiştirme dönemi artık kapanmalıdır. Şiddet yasası tavizsiz ve en ağır haliyle uygulanmalıdır. Bununla da yetinmiyoruz; uğradığı şiddet nedeniyle görevi başında hayatını kaybeden tüm kamu görevlilerinin yasal olarak ’şehit’ statüsüne alınması ve geride bıraktıkları ailelerinin şehit yakınlarına tanınan tüm haklardan yararlanması için hazırladığımız yasa teklifi talebimizi TBMM’ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü’ne resmi olarak ilettik. Bu haklı talebimiz yasalaşana kadar peşini bırakmayacağız" dedi.



Eğitim-Bir-Sen’den eğitimde şiddete ’şehitlik’ teklifi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Uzmanından vertigoyu azaltan besin önerileri Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Akbeyaz Özger, vertigo hastalığına değinerek; "Paketli gıdalar katkı maddesi ve yüksek oranda tuz içermesinden kaynaklı vertigoyu tetikleyebiliyor. Yüksek tuz, iç kulaktaki sıvı dengesini bozarak vertigo semptomlarını artırıyor" dedi. Acıbadem Kayseri Hastanesi Diyetisyeni Burcu Akbeyaz Özger, Ramazan ayı dolayısıyla ve yaz aylarının yaklaşmasıyla vatandaşların vertigoyla karşı karşıya kalabileceklerini söyledi. Vertigonun belirtilerine değinen Özger, semptomların daha az görülmesi ve vertigodan korunmak için beslenme önerilerinde bulundu. Paketli gıdalar ve dondurulmuş ürünlerin tüketilmemesi gerektiğini ifade eden Özger; "Ramazan süreci ve yazın gelmesiyle birlikte vücudumuzdaki sıvı oranı azalmaya başlıyor. Bununla birlikte vertigo ile karşılaşabiliyoruz. Vertigo ile beraber baş dönmesi, denge kaybı, bulantı ve kulak çınlaması gibi semptomlarla karşılaşabiliyoruz. Bunun sebebi, iç kulaktaki denge mekanizmasının bozulmasından kaynaklanıyor. Vertigonun tedavisinde beslenme büyük bir önem taşıyor. Bu süreçte vertigonun beslenme ile ilgili olan tedavisini konuşacağız. Dondurulmuş gıda ürünlerini bu süreçte sodyum içerdiğinden dolayı önermiyoruz. Sodyum içeriği yüksek olan besinler vertigoyu tetikleyebiliyor. Paketli gıdalar ise katkı maddesi ve yüksek oranda tuz içermesinden kaynaklı vertigoyu tetikleyebiliyor. Yüksek tuz oranı, iç kulaktaki sıvı dengesini bozarak vertigo semptomlarını artırıyor. Bu yüzden olabildiğince tuzlu gıdalardan uzak durmamız gerekiyor. Vertigo için kolesterol seviyesi yüksek olan gıdalara da dikkat etmemiz gerekiyor. Kırmızı et ve dışarıdan aldığımız işlenmiş etler, kolesterol seviyesi yüksek olan gıdalar sınıfına giriyor. Bunların tüketimini azaltmamız gerekiyor. Kolesterol seviyesi yüksek olan gıdalar aynı şekilde kan dolaşımını etkileyerek vertigo semptomlarını artırabiliyor" şeklinde konuştu. "Bu süreçte alışkanlıklarımızın değişmesi gerekiyor" Bu süreçte alışkanlıkların değişmesi gerektiğinin altını çizen Diyetisyen Özger, kafein ve alkollü içeceklerden uzak durulması gerektiğini belirterek; "Bizler günde 2-2,5 litre kadar su tüketiminin artırılmasını istiyoruz. Akdeniz tipi beslenmeyi öneriyoruz. Akdeniz tipi beslenmede meyve tüketimi çok önemlidir. C vitamininden zengin meyveleri tüketerek; çilek, yaban mersini, ananas, narenciye, kayısı ve üzüm gibi besinlerin tüketimini artırabiliriz. Bu besinlerle vertigonun semptomlarını azaltmaya yardımcı olabiliriz. Kuru yemiş olarak fındık, badem ve ceviz tüketimi de vertigonun semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilir. Sebze tüketimi olarak kuşkonmaz, ıspanak ve diğer yapraklı sebzelerden faydalanabiliriz. Brokoli ve biber gibi C vitamininden zengin sebzelerle birlikte bu süreci daha rahat bir şekilde atlatabiliriz. Ayrıca ne kadar az yağlı protein tüketirsek o kadar iyi olur. Derisiz tavuk, balık ve kinoa gibi besinlerle birlikte vertigonun oluşturduğu baş dönmesi azaltılabilir. Bu süreçte alışkanlıklarımızın değişmesi gerekiyor. Kafein ve alkol tüketimini olabildiğince kısıtlamalarını istiyoruz. Bunların yerine daha fazla taze meyve ve sebze tüketiminin artması, evde yapılan fırın yemeklerinin tercih edilmesi, tam tahıllı gıdaların tüketilmesi ve omega-3 açısından zengin beslenmek oldukça fayda sağlayacaktır. Evde kullandığımız dondurulmuş gıdaların tüketimini azaltalım. Kızartılmış ve paketli gıdalardan uzak duralım. Trans yağlı yiyeceklerden de uzak durmak vertigonun semptomlarını azaltmaya yardımcı olacaktır" ifadelerini kullandı.
Bursa Bursa’da Bozbey’in gözaltına alınmasına CHP’den sert tepki "Halkın iradesi yok sayılamaz" Bursa’da Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından, Cumhuriyet Halk Partisi Bursa İl Örgütü’nün çağrısıyla çok sayıda partili Bursa Büyükşehir Belediyesi binası önünde toplandı. Ellerinde pankartlarla belediye önüne gelen kalabalık, sloganlar eşliğinde karara tepki gösterdi. Toplanan kalabalığa hitap eden Nihat Yeşiltaş, gözaltı sürecinin hukuki değil siyasi olduğunu savunarak, yaşananların doğrudan halkın iradesine yönelik bir müdahale olduğunu söyledi. Sandıkta ortaya çıkan iradenin yok sayıldığını ifade eden Yeşiltaş, hukukun siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemeyeceğini dile getirdi. Bozbey’in halkın oylarıyla göreve geldiğini hatırlatan Yeşiltaş, kaçma şüphesi bulunmayan bir belediye başkanına yönelik bu tür bir işlemin kabul edilemez olduğunu belirtti. Gözaltı kararının zamanlamasına da dikkat çeken Yeşiltaş, 31 Mart seçimlerinin yıl dönümüne denk gelmesini eleştirerek bunun manidar olduğunu ifade etti. Açıklama sırasında sık sık "Halkın iradesi engellenemez" ve "Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz" sloganları atıldı. Partililer, belediye binası önünde uzun süre bekleyerek tepkilerini sürdürdü. Basın açıklamasının ardından partililer bir süre daha belediye önünde bekleyişini sürdürürken, CHP İl Örgütü’nün gün içerisinde ve ilerleyen süreçte kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceği öğrenildi.
İstanbul Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasında savcı 7 sanığın tahliyesini talep etti ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının 13. oturumunda cumhuriyet savcısı tutukluluğa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcı 7 sanığın tahliyesini mütalasında talep etti. Ayrıca, İmamoğlu’na el altından ulaştırılmak istenen gizli bir not damga vurdu. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 13. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada tutuklu sanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. Duruşmada İstanbul 1 No’lu Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu hukuki değerlendirmelerde bulundu. Ardından mahkeme başkanı dün duruşma bittikten sonra salonda bir not bulunduğunu ve kendisine getirildiğini aktararak "Sayın Başkan diye başladığı için bana yazıldığını düşünerek arkadaşlar notu bana getirdi" dedi. Notun içeriğinde "cumhurbaşkanlığı adaylığı, Dilek Hanım" gibi ifadeler olduğunu söyleyen mahkeme başkanı, notun Ekrem İmamoğlu’na yazıldığını ifade etti. Mahkeme başkanı notu okuduktan sonra İmamoğlu’na ‘bazı ifadeleriniz, Dilek Hanım’ın cumhurbaşkanı adayı olarak hazırlanması üzerine algılanmış. Size birisi bunu iletmek istemiş, sahibini bilmiyoruz gelirse veririz’ dedi. Ekrem İmamoğlu ise notu alabileceğini söyledi. Başkan "Not alışverişine izin veremeyiz, ‘örgüt iddiası’ söz konusu" şeklinde cevap verdi. Ardından duruşma savcısı, tutukluluğa ilişkin mütalaa vermek için süre talep etti. Mahkeme heyeti, mütalaanın açıklanması için duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardından mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanıklardan CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş. çalışanı Fatih Yağcı, iş insanları Ali Üner, Evren Şirolu ile Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Birlik ve Ekrem İmamoğlu’nun özel kalem müdürü Kadriye Kasapoğlu yönünden mevcut delil durumu, sanıkların tutuklu kaldıkları süre ve üzerlerine atılı suçun vasıf ile mahiyeti gözetilerek bu aşamada tahliyelerine karar verilmesini diğer sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini istedi.