EKONOMİ - 24 Şubat 2020 Pazartesi 11:16

GED Başkanı Özden: “Girişimci kadın sayımızı artırmak zorundayız”

A
A
A
GED Başkanı Özden: “Girişimci kadın sayımızı artırmak zorundayız”

Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) Başkanı Esra Özden, Türkiye’de her 100 kadından sadece 34’ünün iş hayatında yer aldığını belirterek, “Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 52.

Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) Başkanı Esra Özden, Türkiye’de her 100 kadından sadece 34’ünün iş hayatında yer aldığını belirterek, “Gelişmiş ülkelerde bu oran yüzde 52. Bizim bu oranı yükseltmemiz şart. Ekonomik özgürlüğü olmayan kadın sorun yaşıyor. Her kadına kamuda iş veremeyiz ama önemli bölümünü girişimci yapabiliriz” dedi.


GED Başkanı Özden, kadının statüsünü geliştirme amacıyla kurulan Çukurova Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin (KADAUM) düzenlediği konferansta konuşmacı oldu.


Konferansın açılışında konuşan KADAUM Başkanı Prof. Dr. Nigar Yarpuz Bozdoğan, kadının genel ve yöresel sorunlarına ilişkin uygulamalı araştırmalar yapılmasını özendirme, destekleme, yayınlama ve geliştirme olanağı sağlayan KADAUM’un faaliyetleri arasında bilgilendirmeye yönelik konferansların da yer aldığını belirterek, “Girişimcilik temalı bir STK’nın başında yer alan, başarılı çalışmalara imza atan bir kadını sizlerle buluşturalım istedik. Kadın sorunlarının yaşanmamasında ve çözümde kadının ekonomik özgürlüğü çok önemli. Bu etkinliğin hepimize farklı bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum” diye konuştu.



"Sarmaldan kurtulmamız gerek"


‘Girişimcilikte Kadın Ruhu’ başlıklı konferansta çok sayıda dinleyiciyle bir araya gelen GED Başkanı Özden, “Türkiye’de kadının yaşadığı her problemin perde arkasında kadının ekonomik özgürlüğünü elde edememiş olması var. Türkiye ekonomisinin de en önemli problemlerinden biri kadının yeterince iş hayatında olmayışı. Dolayısıyla bir sarmalla karşı karşıyayız. Her kadınımızı kamuda ya da özel sektörde istihdam edebilme imkanımız yok. O yüzden girişimci kadın sayımızı artırmak zorundayız. Gelişmiş ülkelerde her 100 kadından 52’si iş hayatının içerisinde. Türkiye’de bu oran yüzde 34. Diğer taraftan Türkiye’de kadın girişimci oranı AB ortalamasının altında. Bu oranları gelişmiş ülkeler seviyesine ulaştırmadan ne ekonomimizin ne de kadınlarımızın yaşadığı sorunları çözebileceğiz” dedi.


Türkiye’nin yenilikçi, katma değeri yüksek üretime ihtiyaç duyduğunu anlatan Özden, girişimcilikte kadınların erkeklerden daha başarılı olduğunu savundu. Özden, kadının sezgi gücü, detaycılığı, estetik bakış açısı ve anne olmasından kaynaklı üretkenliğiyle erkeklerden üstün vasıfları bulunduğunu, bunların da başarılı girişimciliğin olmazsa olmazları arasında yer aldığını söyledi. Özden, dünya ve Türkiye’de girişimciliğin durumu, Girişimcilik Ekosistemi Derneği’nin işleyişi ve kendi girişimleriyle ilgili bilgi verdi.


Çukurova Üniversitesi Akif Kansu Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen etkinliğe, KADAUM Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Müge Kantar Davran, Prof. Dr. Nüket Elpeze Elgeç, Dr. Öğretim Üyesi Burcu Avcıbay Vurgeç, öğretim üyeleri ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’deki taksiciler müşteri memnuniyeti için eğitimden geçiyor İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası tarafından kent içi ulaşımda kalite standartlarını yükseltmek ve müşteri memnuniyetini artırmak amacıyla taksi şoförlerine yönelik kapsamlı bir eğitim programı hayata geçirildi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası’nda 11 Ocak tarihinde gerçekleştirilen genel kurulun ardından büyük bir destek ve yüksek oy oranıyla başkanlığa seçilen Erkan Özkan liderliğinde başlatılan dönüşüm süreci, oda bünyesinde her geçen gün daha belirgin şekilde hissedilmeye devam ediyor. Bir şoförün mesaiye başladığı ilk andan mesai bitiminde kontak kapattığı ana kadar gün içinde yaşayabileceği tüm detayları barındıran eğitim programı oldukça geniş bir müfredatı kapsıyor. Program çerçevesinde şoförlerin kişisel kılık kıyafet düzeninden başlayarak, yolcuyu araca alma ve güvenli bir şekilde indirme kuralları ile güler yüzlü müşteri karşılama gibi mesleki nezaket adımları titizlikle işleniyor. Seyahat esnasındaki iletişim süreçlerinin de aktarıldığı eğitim sürecini başarıyla tamamlayan şoförlere özel bir katılım belgesi takdim ediliyor. Bu belgeye sahip taksilerin, kent içi ulaşımda kalite standartlarını en üst seviyeye taşıyarak İzmirlilere daha güvenli, saygılı, huzurlu ve vizyoner bir seyahat deneyimi sunması, böylece kent ulaşımında yepyeni bir dönemin başlatılması amaçlanıyor. "Sektör üzerindeki kötü algı ortadan kalkacak" Taksicilik sektöründe bir ilki gerçekleştirdiklerini vurgulayan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "İzmir, ilklerin şehri olarak yine bir ilke imza atıyor. Bazı çıkar gruplarının son birkaç yıldır sektörümüze yönelik yürüttüğü negatif politikalara ve oluşturulan algıya rağmen, taksicilerin toplumun aynası olduğunu, eğitime ve yeniliklere açık olduklarını göstermek için bu çalışmayı başlattık. Amacımız, zedelenen taksici imajının yerine halkla ilişkileri kuvvetli, pozitif ve enerjik bir profil inşa etmektir. Anlaştığımız eğitim kurumu aracılığıyla esnafımıza müşteri diyaloğu, kişisel bakım ve araç temizliği gibi konularda 45 ve 45 dakika şeklinde dersler veriyoruz. Bu süreci kararlılıkla devam ettireceğiz. Temel gayemiz, hem müşteri memnuniyetini en üst seviyeye çıkararak olumsuz algıyı kırmak hem de taksici esnafımızın kazancını artırarak ekmeğini büyütmektir" dedi. "Tüm Türkiye’ye örnek olacak" Düzenlenen eğitimin İzmir’den bütün ülkeye örnek olacağını belirten eğitmen Mehmet Nur Yıldız ise, "2026 yılında başkanımız Erkan bey ile birlikte başladığımız eğitimle üyelerimizi geliştirmek, sahada daha etkin hale getirmek ve taksicilik hizmetinin ne kadar değerli bir sektör olduğunu herkese anlatmak için buradayız. Eğitimin içeriğinde taksimizin nasıl olması ve hangi kurallara uyması gerektiği, taksi şoförlerinin etik kuralları, müşterinin ağırlanması ve uğurlanması, hitabet, görünüm ile aracın temizliği yer alıyor. Yeni vizyon bütün Türkiye’deki taksi şoförü arkadaşlarımıza öncülük etmiş olacak. Herkes kendi prestijinin ve öneminin çok daha iyi farkında olacak ve bu eğitim taksicilik sektörünü daha da yükseltecektir" ifadelerini kullandı.
Malatya "Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" çalıştayı tamamlandı İnönü Üniversitesi ev sahipliğinde Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde 28-30 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilen Demografik Gelecek Zirvesi’nde "Türkiye’de Doğurganlık Çöküşü ile Mücadele" Çalıştayı, üç gün süren yoğun programın ardından sona erdi. Akademisyenler, kamu kurum temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve farklı disiplinlerden uzmanların katılımıyla gerçekleştirilen çalıştayda, Türkiye’nin nüfus yapısı, doğurganlık oranları, aile, değerler, göç, istihdam ve sosyokültürel dönüşüm konuları çok boyutlu olarak ele alındı. "Demografik yapı Türkiye’nin beka meselesidir" Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. İsmet Koç, demografik konuların son yıllarda Türkiye açısından daha kritik hale geldiğini belirtti. Koç, "Özellikle son iki yılda nüfus meselesi Türkiye’de çok önemli bir hale geldi ve giderek bir beka sorununa dönüştü. Bugüne kadar çok fazla çalışmaya katıldım ama ilk kez meseleye tüm boyutlarıyla böyle bütüncül bir şekilde bakan bir çalıştaya katılmış oluyorum" dedi. Çalıştayın çok yönlü yapısına vurgu yapan Koç, "Meselenin millî güvenlik boyutu, istihdam boyutu, barınma boyutu, eğitim boyutu ve sağlık boyutu tüm yönleriyle ele alındı. Alanında uzman isimlerle doğurganlığın azalmasının arkasında yatan tüm faktörleri tartışma imkanımız oldu ve çok önemli politika öncelik alanları belirlendi." şeklinde konuştu. Koç, ortaya çıkan politika başlıklarının kamu kurumları açısından yol gösterici olacağını ifade etti. "Çalıştay çıktıları ülkemizin sorunlarının çözülmesine büyük katkılar verecek" Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Feyziye Çetinkaya da çalıştayın en verimli kısmının tematik gruplar halinde yürütülen tartışmalar olduğunu belirtti. Çetinkaya, "Çalıştayın asıl verimli olan aşaması, gruplara ayrılarak farklı başlıklar altında konuyu tartışmamızdı. Farklı alanlarda hizmet veren akademisyenler, sahadan gelen uzmanlar, Aile Bakanlığından sosyal hizmet uzmanları, psikologlar, iktisadi alanda ve nüfus konusunda çalışanlar gibi çok farklı sektörleri bir araya getirerek ülkemiz açısından sorun alanı oluşturan demografik dönüşümle ilgili konuları tartıştık" dedi. Çetinkaya, ortaya çıkan sonuçlarla politika geliştirilmesinin önemli olduğunu ifade etti. Jeopolitik Öngörü Enstitüsü Başkanı, Emekli Tümgeneral ve Akademisyen Doç. Dr. Güray Alpar, çalıştayın kapsamına dikkat çekerek, "Nüfus yapısıyla ve doğurganlıkla ilgili birçok konunun yanı sıra, yaşlı nüfus ve göç olayı da bu işin içerisinde değerlendiriliyor. Bu çalıştay, nüfus konularında Türkiye’deki en geniş kapsamlı çalışmalardan birisi oldu. Üç gün devam eden süreç içerisinde konuyu birçok yönüyle inceleme ve bu konulardaki uzmanların görüşlerini dinleme fırsatı bulduk. Sağlam bilgilere ve gerçek verilere sahip olmak bundan sonraki planlamalar için bizlere ışık tutuyor; bir altyapı sağlıyor." dedi. Demografik yapının güvenlik boyutuna da değinen Alpar, "Konunun birçok boyutu yanında güvenlik boyutu da oldukça önemli. Sağlam bir nüfus yapısına sahip olmak bir ülkenin geleceği ve bekası açısından oldukça büyük bir önem taşıyor" ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Fikret Genç de özellikle göç ve iş gücü konularının çalıştayda öne çıktığını belirtti. "Demografik Gelecek ile ilgili olan bu çalıştay, elde edilen sonuçları itibarıyla politika yapıcılara ve yürütücülere gerçekten yol gösterecektir." diyen Genç, "Türkiye’nin özellikle yeni iş gücüne ihtiyacı olduğu göz önüne alındığında, farklı politikalarla Türkiye’den dışarıya doğru olan beyin göçünün azaltılması konusu çok önemle değerlendirildi. Ülkemizdeki misafirlerin bir kısmı dönecek; bir kısmı ise kalacak. Kalacak olan kişilerin nitelikli hale getirilmesi, meslek sahibi yapılması ve Türk toplumuna entegre edilmelerinin sağlanması önerildi" şeklinde konuştu. "Bir milli güvenlik sorunuyla karşı karşıyayız" İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat ise doğurganlık hızındaki düşüşün oluşturduğu tehlikeye dikkat çekti. Akpolat, "Dünyada olduğu gibi ülkemizde de derin bir demografik krizin eşiğinde bulunuyoruz. Bir ülkenin nüfusunu sürdürebilmesi için gerekli olan yenilenme eşiği 2,1 olarak tanımlanmaktadır. Oysa ülkemizde doğurganlık hızı 1,48’e inmiş durumdadır. Cumhurbaşkanımızın da sık sık ifade ettiği şekliyle bu durum, bu gidişat bir varoluşsal tehdit, bir felaket hatta bir milli güvenlik sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Genç nüfus avantajımızı kaybediyoruz. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. Tedbir almak için zamanımız daralıyor ve bu sürece seyirci kalma lüksümüz yok" dedi. Akpolat, üniversitelerin toplumsal sorunların çözümünde önemli sorumlulukları olduğunu belirterek bu doğrultuda yürütülen tüm çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini belirtti. Çalıştay kapsamında oluşturulan tematik masalarda, demografik dayanıklılık, aktif yaşlanma ve teknoloji entegrasyonu, barınma, kentleşme ve aile dostu yerel yönetimler, uluslararası göç, nüfus ikamesi ve uyum, medikal demografi, biyolojik riskler ve üreme sağlığı, kamu maliyesi, iktisadi sürdürülebilirlik ve istihdam, sosyokültürel dönüşüm, değerler ve aile dinamikleri, erken çocukluk bakımı ve kapsayıcılık gibi başlıklar detaylı şekilde ele alındı. Prof. Dr. Ali Özer başkanlığında çalıştay genel kurul toplantısı gerçekleştirildi. Genel kurul toplantısında, düzenleme kurulu üyeleri, masa başkanları, raportörler ve uzmanlar çalıştay süresince hazırladıkları sonuç raporlarını paylaştı. Çalıştay sonunda Rektör Yardımcısı ve Çalıştay Başkanı Prof. Dr. Ali Özer, çalıştayın gerçekleşmesinde güçlü desteklerini, teşviğini ve vizyoner yaklaşımını esirgemeyen İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat’a şükranlarını sundu ve bu başarılı organizasyonun parçası olan tüm paydaşlara teşekkür etti.
Kayseri Melikgazi’de kurban pazar yerleri için kayıtlar başlıyor Yaklaşan Kurban Bayramı için kurban pazarı hazırlıklarına başlayan Melikgazi Belediyesi, pazarda yer alacak esnaf için ön kayıt ve kesin kayıt tarihlerini belirledi. Kurban satış yerlerinden faydalanmak isteyen esnaflar için, 4-8 Mayıs tarihleri arasında ön kayıt alınırken kesin kayıt işlemleri ise 11-12 Mayıs tarihlerinde yapılacak. Yaklaşan Kurban Bayramı için hazırlıkların başladığını söyleyen Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu; "Vatandaşlarımızın rahat ve huzurlu bir ortamda kurbanlık alışverişlerini ve kesim işlerini yapması için kurban pazar yerlerimizde tüm hazırlıklarımızı tamamlamak üzere çalışmalara başladık. Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesinde 100 bin metrekare büyüklüğündeki kurban pazarımızda 5 yıldır vatandaşlarımız, temiz, konforlu ve nitelikli hizmet alıyor. Bu pazar yerimizde bir düzen, organize ve disiplin hâkim. Kurban Bayramı vesilesiyle, Mimarsinan Organize Sanayi Bölgesi ve Beştepeler bölgesinde kuracağımız kurban satış yerlerinde yer almak isteyen esnaflarımızın bazı hususlara dikkat etmeleri gerekiyor. Kurban satış yerlerinden faydalanmak isteyen esnafımızın ön kayıt işlemleri için 4-8 Mayıs tarihleri arasında, 09.00 - 17.00 saatleri arasında 0352 252 18 90 numaralı telefonu arayarak kayıt yaptırmaları gerekiyor. Ön kayıt sürecinde en fazla 2 yer talep edilebilecek olup, başvuru yapan esnaflarımıza verilen ön kayıt sırasına göre çağrılarak kesin kayıt işlemleri gerçekleştirilecek. Kesin kayıt işlemlerimiz ise 11 Mayıs Pazartesi günü saat 09.00’da Mimarsinan Kurban Pazar Yerinde, işgaliye ücretlerinin yatırılması suretiyle ön kayıt sırasına göre çağrılarak yer teslimi yapılacak. Beştepeler Kurban Pazar Yeri için ise, 12 Mayıs Salı günü, Belediyemiz veznelerine şahsen başvurarak işgaliye ücreti yatırılması gerekiyor. Ardından saat 10.00’da Merkez Zabıta Amirliğinden ön kayıt sırasına göre çağrılarak kesin kayıt işlemleri tamamlanacak. Ayrıca Mimarsinan Kurban Satış Yerinde büyükbaş kesim kayıtları 0352 252 13 33 numaralı telefondan yapılacak" dedi.
Denizli HPV aşısını erken yaşta yaptırmak hastalıklardan korunma oranını yükseltiyor Özel Denizli Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Ertürk, HPV’nin genital siğiller ve rahim ağzı kanserinin en önemli nedenlerinden biri olduğunu belirterek, özellikle 9’lu HPV aşısının yüzde 90’a varan koruma sağladığını söyledi. Dr. Ertürk, HPV aşısında erken yaşın önemine de dikkat çekti. Özel Denizli Tekden Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Ertürk, HPV aşısının önemine dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. HPV’nin hem genital siğillerin hem de rahim ağzı kanserinin en büyük nedenlerinden biri olduğunu ifade eden Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Derya Ertürk, her 10 kadından 8’inin yaşamı boyunca bu virüsle karşılaştığını belirtti. Bu kadar yaygın görülen bir enfeksiyondan korunmanın en etkili yollarından birinin HPV aşısı olduğunu vurguladı. Özellikle 9’lu HPV aşısının hem genital siğillere hem de rahim ağzı kanserine yol açabilen HPV tiplerine karşı yüzde 90’a kadar koruma sağladığını kaydeden Dr. Derya Ertürk, aşının koruyuculuğunun yaşa göre değiştiğini söyledi. Aşının 9-14 yaş arasında uygulandığında yüzde 90’ın üzerinde koruma sağladığını belirten Dr. Ertürk, 14-21 yaş arasında bu oranın yüzde 80-90 seviyelerinde olduğunu, ilerleyen yaşlarda ise koruyuculuğun giderek azaldığını ifade etti. Ertürk, HPV aşısının 45 yaşına kadar uygulanabildiğini de sözlerine ekledi. Dr. Ertürk, "Ne kadar erken yaşta yapılırsa o kadar güçlü koruma sağlanır. HPV aşısı, geleceğiniz ve sağlığınız için çok önemli bir yatırımdır. Bu nedenle geç kalmadan yaptırılmalıdır" dedi.