ASAYİŞ - 03 Ağustos 2024 Cumartesi 09:08

Helikopterin düşme anına tanık olan köylüler dehşet anları anlattı

A
A
A
Helikopterin düşme anına tanık olan köylüler dehşet anları anlattı

Adana’nın Kozan ilçesinde helikopterin düşme anına an ve an tanıklık eden ve mürettebata yardımcı olan köy sakini Emin Ulutaş ve akrabası Sinan Hopur yaşadıkları korku ve panik anları anlattı.


Adana’nın Kozan ilçesinde bugün saat 15.45’te Kozan orman işletme müdürlüğü sınırları içerisinde yer alan Kızlarsekisi mahallesinde orman yangınına müdahale ederken kiralık olarak kullanılan Mİ 8 tipindeki helikopterin Gökdere barajından su alırken su aldığı esnada kırıma uğradığı anlara an ve an tanık olan Emin Ulutaş ve akrabası Sinan Hopur yaşadıkları o korku dolu anları aktardı. Jandarma, sağlık ekipleri AKOM ve Orman yangın söndürme ekiplerinin çalışması ile sudan çıkarılan pilotlara ilk iletişime geçen aile yaşadıklarını anlattı.


Helikopterde bulunan 3’ü Rus, 2’si Türk 5 kişilik mürettebatın kaza anını aktaran ve daha sonra mürettebat ile aralarında geçen diyaloğu aktaran Emin Ulutaş “ Biz aşağı baraja, oraya bizim zeytinlik için gitmiştik. Yukarıdan helikopter geldi. Barajdan su almaya çalıştı. Birinci de alamadı. İkinci denemesinde alırken tepesinin üstüne gitti. Bir anda kayboldu gitti. Beş tane vatandaş da sonra dışarı çıktı. Tam çıkarken görmedim. Düşerken gördüm. Yalnız beş arkadaş çıktı dışarı. Biz de yetiştik onlara. Biri yaralıydı kaşından. Ondan sonra aşağıdan barajdan bot geldi. Bota bindiler, onları barajın içine götürdüler. 5 dakika boyunca anında oldu. Vatandaşlar hep gitti diye korktuk, yine de çıkmışlar dışarı. Onları görünce kurtulduklarına çok sevindik. Hatta adamların, ayağında ayakkabısı gitmiş. Terlik vermeye çalıştım. Almadılar” dedi.


Helikopter gözleri önünde düştüğünü ve 112 çağrı merkezine ardından pilotları görünce baraj botuna ulaşarak hızla pilotların sudan alındığını aktaran Sinan Hopur ise ; “ Buraya kayın babamın yanına gelmiştik. Zeytinlik kontrolüne gidiyorduk. Kayınbabam bir helikopterin geldiğini söyledi. Helikopter öne geçti. Barajdan tam su almaya çalıştı. İlk defa alamadı. İkinci defa denedi. İkinci defada da bu sefer fazla yaklaştı suya dedim çok fazla yaklaştı, düşebilir. O esnada burnunun üstüne çakıldı. Kaza kırıma uğradı. Hemen kayınbaba dedim telefonla 112’yi ara O anda panikle arayamadı, ben aradım. İlk bilgiyi verdik. Hemen olay yerine, kaza anını, can kurtaranı istedik. Ondan sonra olay yerine uzak mesafe kaldığım için araçla hemen 2-3 dakika içinde olay yerine hızlı bir şekilde intikal ettik. Vardığımızda pilotlar ve personeller suyun yüzeyine çıkmışlardı. Dedik herhangi yaralı var mı? Yok, Sadece yaralıyız dediler. Ondan sonra tekrar 112’yi aradım. Jandarmaya bilgi verdim. Gökdere Barajı’nın güvenliğinden bot istedim. Oradan bot geldi. Ayrıca şahısların yaşadığının bilgisini verdim. Bir sıkıntı yaşanmasın, trafik kazası olmasın diye. Daha sonrasında da botlar vasıtasıyla şahısları baraj güvenlik bölgeye gönderdik. Pilotlarla konuştum. Bir tanesi Türk”tü. Olayı anlattı. Bize de sordu hatta olay nasıl yaşandı diye kendi çok farkında değildi. Üç tane de Rus 2 Türk vardı. Bize teşekkür ettiler. İşte iki tanesinin ayağında ayakkabı yoktu. Kayınbabam Terlik uzattık ama almak istemediler. Teşekkür ettiler. Biz pilotlarının yaşadığına sevindik. Çünkü ben hayatım ilk defa böyle bir olayla karşılaştım. Öldüler diye çok korktuk. Ama şükür ki Rabbime yaşıyorlar” dedi.


Adana Orman Bölge Müdürü Tahsin Etli ve ekibi de bölgeye gelerek tedbir amaçlı hastaneye kaldırılan pilotları yalnız bırakmadı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Üniversitesi’nde ulaşımın yeni adı: GAZİBİS Gaziantep Üniversitesi kampüsünde öğrencilerin ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen ücretsiz bisiklet kiralama hizmeti Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. tarafından hayata geçirildi. Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’in "Öğrenci Dostu Şehir" vizyonu yönünde yürütülen çalışmalara bir yenisi daha eklendi. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi mikromobilite hizmetlerinden biri olan Gazibis, yenilenen bisiklet filosu ve altyapısıyla başlatılan proje kapsamında Gaziantep Üniversitesi kampüsünde ücretsiz bisiklet kiralama hizmeti öğrencilerin kullanımına sunuldu. Belediyenin toplu taşıma şirketi Gaziulaş Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş. tarafından hayata geçirilen "Gazibis" uygulaması ile öğrenciler, kampüs içerisinde ulaşımını hızlı ve pratik bir şekilde sağlayabilecek. Uygulamadan yararlanmak isteyen öğrenciler, Google Play ve App Store’da yer alan Gazibis mobil uygulaması üzerinden kayıt oluşturduktan sonra, bisikletler üzerindeki QR kodu okutarak kiralama işlemini gerçekleştirebiliyor. Kampüs genelinde belirlenen 15 farklı noktadan temin edilebilen bisikletler sayesinde öğrencilerin kampüs içi ulaşımda zamandan tasarruf etmesi ve çevre dostu bir ulaşım alternatifine yönelmesi hedefleniyor. "Öğrenciler için çok güzel bir hizmet" Ücretsiz bisiklet hizmetinin öğrenciler için çok güzel olduğunu söyleyen Ersin Gündoğan, uygulamanın nasıl işlediğini aktararak, "Bu hizmet öğrenciler için oldukça faydalı. Çünkü Gaziantep Üniversitesi kampüsü oldukça geniş ve özellikle yurt ile hukuk fakültesi arasındaki mesafe oldukça uzun. Fakülteler arasındaki uzaklık nedeniyle yürümek zaman zaman zorlayıcı oluyordu. Gazibis’in kampüse gelmesi, farklı noktalarda hizmet vermesi ve en önemlisi ücretsiz olması bizler için büyük bir kolaylık sağladı. Uygulamanın kullanımı da oldukça basit; uygulamayı indirip QR kodu okuttuğumuzda bisiklet anında aktif hale geliyor. Sunulan bu hizmetten dolayı Gazibis’e ve Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin’e teşekkür ederiz" diye konuştu.
Gaziantep Yılmaz’dan Anneler Günü mesajı Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, annelerin toplumun temel taşı olduğunu belirterek tüm annelerin gününü kutladı. Yılmaz, annelerin sevgi, fedakarlık ve merhametin en güçlü temsilcisi olduğunu ifade ederek, "Hayatımızın her anında yanımızda olan, sevgisiyle bizlere güç veren annelerimiz, sadece ailelerin değil toplumun da en kıymetli değeridir. Geleceğe umutla bakabiliyorsak bunda annelerimizin emeği, duası ve özverisi vardır" dedi. Annelerin toplumun birlik ve beraberliğinin en önemli yapı taşı olduğunu kaydeden Yılmaz, özellikle zor zamanlarda gösterdikleri sabır ve mücadeleyle herkese örnek olduklarını söyledi. Yılmaz, annelerin her şartta evlatları için ayakta duran en büyük güç olduğunu ifade ederek, vatan uğruna evlatlarını toprağa veren şehit annelerinin milletin gönlünde ayrı bir yere sahip olduğunu vurguladı. Yılmaz, "Bu vatan için en kıymetli varlıklarını feda eden şehitlerimizin emanetleri olan annelerimizin her zaman başımızın üstünde yeri vardır. Aynı şekilde gazilerimizi yetiştiren fedakâr annelerimize de minnet borçluyuz. Karşılıksız sevginin adı olan annelerimizin hakkını ödemek mümkün değildir. Başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve mutluluk diliyorum. Hayatta olmayan tüm annelerimizi ise rahmet ve minnetle anıyorum" ifadelerini kullandı.
Mersin Mersin’de şehit annelerine özel program Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından Anneler Günü dolayısıyla şehit anneleri, şehit eşleri ve gazi yakınlarına yönelik Tarsus’ta özel program düzenlendi. Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen programa, Mersinden Kadın Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Meral Seçer de katıldı. Katılımcılar ilk olarak Büyükşehir Belediyesi Tarsus Doğa Parkını ziyaret ederek çeşitli hayvanları yakından görme fırsatı buldu. Daha sonra Tarsus Gençlik Kampında tüm şehitler için Kur’an-ı Kerim okunup dualar edildi. Programda konuşan Meral Seçer, şehit anneleri ve eşlerinin büyük fedakarlıklar yaptığını belirterek, "Sizlerin emaneti hepimizin emaneti" dedi. Büyükşehir Belediyesinin şehit aileleri ve gazilere yönelik çalışmalarına önem verdiğini ifade eden Seçer, tüm şehitleri rahmetle andıklarını söyledi. Şehit Aileleri ve Gazi Hizmetleri Şube Müdürü Nilgün Buz ise şehit ve gazi ailelerinin her zaman yanında olmaya devam edeceklerini belirterek, tüm annelerin ’Anneler Günü’nü kutladı. Programa katılan şehit anneleri ve şehit eşleri de etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Şehit annesi Gülbeyaz Öztürk, düzenlenen etkinliğin kendilerine moral olduğunu ifade ederken, Ayşe Yıldırım ise böyle anlamlı bir günde hatırlanmanın kendilerini onore ettiğini söyledi. Şehit eşi Fatma Kurumuş ve şehit annesi Ümmü Kaya da etkinlik dolayısıyla Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’e teşekkür etti.
Sakarya Hayatını 3 engelli oğluna adadı: Şair, ressam ve tiyatrocu kardeşler Sakarya’nın Hendek ilçesinde annelerini bir yıl önce kaybeden doğuştan engelli 3 kardeş, fedakar babalarının desteğiyle yaşama sanatla tutunuyor. Diyaliz hastası Murat şiir yazarken, kas hastası Yusuf resim çiziyor, yatağa bağımlı Abdulmutalif ise tiyatroyla ilgileniyor. Hendek ilçesinde ikamet eden Murat, Yusuf ve Abdulmutalif Sarıoğlu kardeşler, doğuştan gelen engellerini sanatın gücüyle aşıyor. Kronik böbrek yetmezliği bulunan ve yüzde 99 engelli olan şair Murat (30), kas hastası ressam Yusuf (18) ve yatağa bağımlı yaşam sürmesine rağmen tiyatro tutkusundan kopmayan Abdulmutalif (26), fiziksel kısıtlamalarına rağmen hayallerinden vazgeçmiyor. Bir yıl önce annelerini kaybeden kardeşlerin en büyük destekçisi ise onlara hem babalık hem de arkadaşlık yapan 59 yaşındaki Bünyamin Sarıoğlu. "13 yaşından sonra yürüme yetilerini kaybettiler" Haftanın 3 günü diyaliz tedavisi gören Murat Sarıoğlu, sağlık sorunları nedeniyle örgün eğitime devam edemeyince eğitimini dışarıdan tamamladı. 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken ilk şiir kitabını çıkaran Sarıoğlu, bugüne kadar 26 operasyon geçirdiğini ifade etti. Murat Sarıoğlu, "Türk dili ve edebiyatı son sınıf öğrencisiyim, açık öğretim fakültesinden okuyorum. Aynı zamanda yüzde 99 bedensel engelliyim, kardeşlerimde benim gibi genetik bir hastalığa sahipler. 13 yaşlarına kadar her şeyleri normaldi, o yaştan sonra yürüme yetilerini kaybettiler, bazı uzuvlarını kullanmayı bıraktılar. O yaşlardan sonra babamız bizimle ilgilenmeye başladı" dedi. "Hayata 1-0 geride başladım" İlk şiir kitabını 2016 yılında lise birinci sınıf öğrencisiyken çıkardığını belirten Sarıoğlu, edebiyat dünyasına adım atma sürecini şöyle anlattı: "Vuslat-I Dem adlı şiir kitabım var. Eserimiz, Erzurum Büyükşehir Belediye Başkanımızın desteğiyle bir araya topladığımız eserlerimin birleştirilmiş halidir. Şiir yazmayı ve kitap okumayı çok seven birisiyim. Tabii sosyal faaliyet olarak dışarıda insanlarla birebir vakit geçirmeyi de seviyorum. Kardeşimin de yapmış olduğu resimlerde görüldüğü gibi; kendi iç dünyasında, hayal dünyasında, kurduklarını olmasını istediği ya da arzuladığı şeyleri dışa vuruyor. Hayat serüvenim bu. İmtihanım biraz zorlu başladı. Hayata 1-0 geride başladım. Hayal kurmaktan ve mücadele etmekten hiç bir insan vazgeçmemeli. Yaşama tutunmayı bilmeli insan. Bazen tabii ki bir el arıyoruz, bu el benim için ailemin eli oldu." "Resimlerim, ben hayatta olmasam da beni hatırlatacak" Resim yapmayı çok sevdiğini dile getiren 18 yaşındaki tekerlekli sandalyeye bağlı Yusuf Sarıoğlu, "5 senedir resim yapıyorum. 13 yaşıma kadar ayakta duruyordum. Hastalık ilerledikçe böyle oldu. Günlük hayatımda ders çalışırım, dersten sonra dışarıya çıkarım. Resimlerimi sergilemek istiyorum, satmayı düşünmüyorum. Emeklerimi seviyorum. Resimlerim ben hayatta olmasam da beni herkese hatırlatacak. En çok deniz manzarası çizmeyi seviyorum. Gemi, kuş, sıra dağlar gibi şeyler çiziyorum. Bu resimleri istediler satmadım. Hepsinde bir anım var ancak sergilemek istiyorum. Herkes gibi benimde resimlerim sergilenirse çok memnun olurum. Bu resimler beni anlatıyor, ben gidersem hatıralarım kalacak" diye konuştu. "Para kazanmamız değil, onların huzurlu olmaları önemli" Çocuklarının her ihtiyacına koşarak onlara kol kanat geren baba Bünyamin Sarıoğlu ise toplumun engelli bireylere karşı daha duyarlı olması gerektiğini vurguladı. Çocuklarının tedavisi için birçok hastane gezdiğini ve hayatını onlara adadığını dile getiren fedakar baba, duygularını şöyle ifade etti: "3 çocuğum var, onlara engelli demiyorum, asıl kendimi engelli olarak görüyorum. Toplumun bazı şeyleri hor görmemesini istiyoruz. Çocuklarımı yalnız bırakamıyorum. Benim için para kazanmak hiç önemli değil, asıl olan onların huzuru. Biz burada bir lokma ekmek yer, mutlu oluruz. Bir beklentimiz yok. Sadece şu dünyada misafir olduğumuzu biliyoruz ve yaşantıya bu gözle bakıyoruz."