GÜNDEM - 02 Nisan 2025 Çarşamba 09:34

Hem yazar hem garson hem de gazi

A
A
A

Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde bölücü terör örgütü PKK’nın döşediği mayının patlaması sonucu gazi olan uzman çavuş bir restoranda garson olarak işe başlayıp, askerken başından geçenleri de iki kitap çıkararak okurlarıyla buluşturdu.

Mustafa Altıntop (46) 2002 yılında uzman çavuş olarak orduya girdi. 2010 yılında ise Hakkari’nin Şemdinli ilçesinde bölücü terör örgütü PKK’nın döşediği mayının patlaması sonucu yanındaki asker şehit olurken kendisi de şarapnel parçasının gelmesi üzerine ayağına platin atıldığı için gazi oldu. Malulen emekli olmak zorunda kalan Altıntop, baba mesleği olan kebapçılığa döndü. Daha önce babasının yanında çalışan kebap ustası Mustafa Dağoğlu’nun açtığı restoranda garson olarak işe başladı. Altıntop, garsonluk yaparken de bir taraftan çocukluk hayali olan kitap yazma işine başladı. Askerde yaşadığı olayları iki kitap çıkararak romanlaştırdı. Altıntop şimdi üçüncü kitabını çıkarmaya hazırlanıyor.

Hem yazar hem garson hem de gazi

Altıntop, çocukluğundan bu yana yazmayı çok sevdiğini söyleyerek, "Küçüklüğümden beri şiir yazıyordum ancak okuyan sayısı az olduğu için romana yöneldim. Eşimle beraber Güneydoğu’da yaşadığım olayları anlattım. Daha sonraki kitabımda kız çocuğum olmadığı için sıra dışı bir hikaye anlattım. Şu an iki kitabım var. Üçüncü kitabım bir ay sonra çıkacak. Üniversitede edebiyat okumadım ama çocukluğumdan beri gelen bir alışkanlık. Hem garsonluk hem de yazarlık zor oluyor. Yaklaşık 13 yıldır her akşam yarım saat kitap okurum. İzinli olduğum günler sabahlara kadar yazdığım olmuştur. Bu konuyla alakalı eşimle küçük münakaşalar da yaşadık. Zor oluyor ama zorluk ve çaresizlik insanı ayağa kaldırıyor" dedi.

Hem yazar hem garson hem de gazi

Altıntop, şöyle devam etti:

"Hüzün ve Kan kitabım 4 baskıyla oluştu ve her kitabım 50 bin adet, toplamda 200 bin satışa ulaştı. Adem’den Sonra Aşk kitabımın yeni baskısı yayınlandı. Onda da 50 bin baskı yapıldı şu an hala satış devam ediyor. Üçüncü kitabım da çıkmak üzere. O bir şiir kitabı olacak."

Hem yazar hem garson hem de gazi

Restorana kebap yemeye gelen Muhammed Ali Kaçmaz ise, "Buraya yemek yemeye geldik. Bize hizmet eden garsonun gazi ve yazar olduğunu sayenizde öğrendim. Gazi olup burada çalışmasına gururlandım ve mutlu oldum" diye konuştu.

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul "Kurtlar Vadisi" ile hafızalara kazınan yalı satışta İstanbul Boğazı’nda yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla gündeme geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çeken tarihi yapı dron ile görüntülendi. İstanbul Boğazı’nın Üsküdar Kandilli sahilinde yer alan ve bir döneme damga vuran Kurtlar Vadisi dizisiyle hafızalara kazınan Abud Efendi Yalısı satışıyla tekrar gündem geldi. Yalının yüzde 15,23’lük hissesinin 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Tarihi yapı, Boğaz’ın mavi sularıyla çevrili konumuyla dikkat çekti. Boğaz yalıları arasında özgün mimarisiyle öne çıkan yapı, 1835 ile 1855 yılları arasında Osmanlı saray mimarisinin önemli isimlerinden Garabet Balyan tarafından inşa edildi. Boğaz’ın seçkin yalıları arasında gösterilen yapı, iki katlı ahşap mimarisi, beyaz cephe kaplaması ve kırmızı kiremitli çatısıyla dikkat çekiyor. Yalı, 1900 yılında Mehmet Abud Efendi tarafından satın alınarak Abud Ailesi’nin ikameti olarak 1981 yılına kadar kullanıldı. Yaklaşık 1 bin 500 metrekarelik arsa üzerinde bulunan yapı, 270 metrekare taban alanına ve toplam 540 metrekare kullanım alanına sahip. Kâgir olarak inşa edilen alt katta iki ayrı kayıkhane yer alırken, üst kat yarı dikdörtgen formda bir sofa etrafında şekilleniyor. Dronla havadan çekilen görüntülerde yalının denize sıfır konumu ve geniş rıhtımı net şekilde görüldü. Üst açıdan yapılan çekimlerde simetrik pencere düzeni, cumbalı bölümleri ve Boğaz’a açılan geniş terası dikkat çekti. Yalının hemen yanında bulunan müştemilat ve arka bahçedeki ağaçlık alan da görüntülere yansıdı. Sahil hattı boyunca uzanan iskele ve mermer rıhtım bölümü ise yapının tarihi kimliğini gözler önüne serdi. Dizilerle özdeşleşen yalı Yalı, özellikle Kurtlar Vadisi dizisinde geçen sahnelerle geniş kitleler tarafından tanındı. Dizide güç ve otoriteyi simgeleyen konsey sahnelerine ev sahipliği yapan yapı, yıllar içinde televizyon tarihinin simge mekanlarından biri haline geldi. Hisselerinin satışa çıkarılmasıyla yeniden gündeme gelen yalıda yüzde 15,23’lük payın 170 milyon TL bedelle satışa sunulduğu öğrenildi. Boğaz hattındaki tarihi yapıların yatırım değeri her geçen gün artarken, söz konusu yalının hem tarihi geçmişi hem de televizyon hafızasındaki yeri nedeniyle farklı bir konumda bulunduğu belirtiliyor. Havadan çekilen görüntülerde Boğaz’daki dalga hareketleriyle birlikte yalının suya yansıyan silueti dikkat çekerken, çevresindeki tarihi ağaç dokusu ve sahil şeridi de kadraja yansıdı.
Erzurum Azerbaycan Tıp Üniversitesi ile akademik iş birliği görüşmesi gerçekleştirildi Atatürk Üniversitesi, uluslararasılaşma vizyonu ve küresel akademik iş birliklerini güçlendirme hedefi doğrultusunda önemli bir akademik temasa daha ev sahipliği yaptı. Bu kapsamda, Azerbaycan Tıp Üniversitesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Doç. Dr. Kamandar Yaqubov, Doç. Dr. Gülbeniz Hüseynova ve Doç. Dr. Aydın Aliyev ile Pato-Fizyoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Sevinç Hacıyeva, Atatürk Üniversitesini ziyaret ederek bir dizi görüşmede bulundu. Ziyaret programı çerçevesinde konuk akademisyenler, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hacımüftüoğlu ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede; iki üniversite arasında bilimsel iş birliğinin geliştirilmesi, ortak araştırma projelerinin hayata geçirilmesi, akademik personel ve öğrenci değişim programlarının artırılması ile disiplinler arası çalışmaların teşvik edilmesi gibi başlıklar ele alındı. Oldukça verimli bir atmosferde gerçekleşen toplantıda, özellikle farmakoloji ve patofizyoloji alanlarında yürütülebilecek ortak bilimsel çalışmaların stratejik önemi vurgulandı. Taraflar, bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, uluslararası fon kaynaklarına yönelik projelerde birlikte yer alınması ve sürdürülebilir akademik iş birliklerinin tesis edilmesi konusunda karşılıklı mutabakat sağladı. Rektör Hacımüftüoğlu, nazik ziyaretlerinden dolayı Azerbaycan Tıp Üniversitesi heyetine teşekkür ederek, iki köklü kurum arasında tesis edilen bu temasların, önümüzdeki süreçte somut iş birliklerine dönüşeceğine olan inancını ifade etti. Ziyaret, iyi niyet temennilerinin ardından sona erdi.