ASAYİŞ - 27 Ekim 2025 Pazartesi 10:24

Katile ve azmettiriciye ceza indirimi, anneyi gözyaşlarına boğdu

A
A
A
Katile ve azmettiriciye ceza indirimi, anneyi gözyaşlarına boğdu

Adana’da 5 yıl önce bir kişiyi öldüren sanığa ve azmettiricisine verilen ömür boyu hapis cezasının istinaf mahkemesinde indirime gidilmesine, öldürülen kişinin annesi tepki gösterip, "Evladı ölen bir anne her gün ölüyor" diyerek gözyaşı döktü.


Olay, 25 Kasım 2021’de gece Çukurova ilçesi Karslılar Mahallesi Adnan Menderes Bulvarı’nda meydana geldi. İddiaya göre, Ulaş Çelikten (22), Mehmet Şükrü C. tarafından öldürüldü. Mehmet Şükrü C. yakalanıp tutuklandı. Olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen Abdullah C. de yakalanıp tutuklandı. Sanıklar 9. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandı. Yargılama sonucunda iki sanığa da mahkeme ömür boyu hapis cezası verdi. Sanıkların yakınları olayı istinaf mahkemesine taşıyarak yerel mahkemenin kararına itiraz etti. Yapılan itiraz sonucunda istinaf mahkemesi Mehmet Şükrü C.’nin ezasını haksız tahrik indirimi uygulayarak ömür boyu hapis cezasından 18 yıl hapis cezasına indirdi. Olayın azmettiricisi olduğu öne sürülen Abullah C.’nin cezasını ise istinaf mahkemesi olayın azmettiricisi olmadığını cinayete yardım ettiğini öne sürerek ömür boyu hapis cezasını 13 yıl hapis cezasına düşürdü. Bunun üzerine Ulaş Çelikten’in ailesi karara itiraz etti. İstinafın bu kararı Yargıtay’da görüşülmeye başlandı.



"O gün kalbim durdu"


Ceza indirimi kararını duyunca kalbinin durduğunu söyleyen anne Fatma Çelikten, "Evladı ölen bir anne her gün ölüyor. Beşinci yıla giriyoruz ama her gün bu acıyı yaşıyorum. İstinaf mahkemesi ödül verdi. Bir evlat hangi emeklerle büyüyor. Benim çocuğum çok duyarlı biriydi ama artık yok. Her gün uyurken diyorum ki, ’Ulaş, yine sensiz bir gün yaşadım.’ Yapanların en ağır cezayı almalarını istiyorum. Çünkü Ulaş gibi gençlerin ölmesini istemiyorum. Keşke onun yerine ben ölseydim. Evlat acısı görmeyen bir anne, en mutlu anneymiş" diyerek gözyaşlarına boğuldu.


Avukat Emre Kargaoğlu ise azmettirici Abdullah C.’nin, 17 Ekim 2021 yılında merhum Ulaş’a doğru hareket halindeyken polis çevirmesine takılarak silahıyla birlikte yakalandığını belirtti. Kargaoğlu, "Gece saat 02.00 civarında Ulaş’ın annesine attığı bir mesajda, ’anne, bunlar beni vuracak’ ifadeleri yer alıyor. Ulaş’ın öldürülmesiyle sonuçlanan olayda sanıklardan Abdullah ilk eylemi başlatıyor ancak gerçekleştiremiyor. Olay günü silahı kullanan Mehmet Şükrü C.nin, sanık Abdullah ile telefon görüşmesi yaptığı tespit ediliyor. Şahısların dayısı konumundaki Mikail ile yapılan görüşmede ise Abdullah’ın ’Ulaş’ın kafasına sık’ dediği dosya kayıtlarında yer alıyor. Söz konusu videolar incelendiğinde, ’gördüğün yerde Ulaş’ın kafasına sık’ şeklindeki ifadelerin geçtiği de görülüyor. Bu hususlar yerel mahkeme tarafından dikkate alınıyor. Anlatılan hususlar ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yerel mahkemece sanık Abdullah C.’nin azmettirici, Mehmet Şükrü C.’nin ise kasten öldürme suçunu işleyen kişi olduğu sabit bulunarak müebbet hapis cezasına hükmediliyor. Dosya istinaf aşamasına taşındığında ise bu kararların gerekçesi açıklanıyor ve her iki sanık hakkında da ceza indirimi uygulanıyor" diye bilgi verdi.



Katile ve azmettiriciye ceza indirimi, anneyi gözyaşlarına boğdu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.