SAĞLIK - 23 Haziran 2025 Pazartesi 10:01

Korkularını aştı geçirdiği operasyonla sağlığına kavuştu

A
A
A
Korkularını aştı geçirdiği operasyonla sağlığına kavuştu

Adana’da yaşayan 67 yaşındaki Cemile Yenilmez, belindeki şiddetli ağrılara rağmen yakın çevresinin ’engelli kalırsın’ uyarıları ve riskler nedeniyle ameliyat olmaktan korktu. Sonunda cesaretini toplayarak ameliyat olan Yenilmez, sağlığına kavuştu.


67 yaşındaki Cemile Yenilmez, 5 sene önce yürüme bozukluğu şikayetiyle hastaneye gitti. Belinde fıtık olduğu tespit edilen Yenilmez, doktorların riskleri anlatması ve yakınlarının uyarılarıyla hep ameliyat olmaktan korktu. 5 yıldır bir çok doktora giden Yenilmez, en son Adana’da Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen’e başvurdu. Geçtiğimiz ay ameliyat olan Yenilmez, sağlığına kavuştu.



"Soyadım Yenilmez ama yenildiğimi sanmıştım"


Cemile Yenilmez, "Bir ay önce buraya çok kötü bir halde gelmiştim. Hep beni korkuttular. ‘Boydan boya kesileceksin, çok riskli, felç kalabilirsin’ dediler. Bu yüzden ameliyatı hep erteledim. Buraya iki kişinin yardımıyla gelmiştim. Burada ameliyat oldum ve şimdi çok iyiyim. Benim soyadım Yenilmez, yenildiğimi sanmıştım ama doktorumu buldum ve şimdi çok iyiyim" dedi.



"Hastamız artık sağlığına kavuştu"


Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Orhan Şen ise hastasının çok korktuğunu ancak başarı oranının riskten daha yüksek olduğuna dikkat çekti. Şen "Elbette biz de riskleri anlatıyoruz. Ancak yüzde 10 komplikasyon riski varsa ve yüzde 80 başarı ihtimali söz konusuysa, hastaya bardağın dolu tarafını da göstermek gerekir. Ameliyattaki komplikasyonları mutlaka açıklamalıyız ama kazanımları da doğru şekilde aktarmalıyız. Hastamızı bir ay önce mikrocerrahi yöntemiyle torakal bölgeden ameliyat ettik. Şimdi kendi ifadesiyle ayakta durabiliyor ve yürüyebiliyor. Bu, insan için çok büyük bir nimet. Çünkü yatalak bir hastanın bakımı hem kendisi hem de yakınları için gerçekten büyük bir yük ve zorluk" diye konuştu.



"Riskleri net bir şekilde belirtelim"


Meslektaşlarına da çağrıda bulunan Prof. Dr. Şen, "Bu vesileyle özellikle genç meslektaşlarıma seslenmek istiyorum. Riskleri mutlaka belirtelim, komplikasyonları açıkça anlatalım. Ancak başarı oranlarını da gerçekçi ve doğru şekilde ifade ederek, hastaya hem kazanımları hem de kayıpları net bir şekilde sunmamız gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı.



Korkularını aştı geçirdiği operasyonla sağlığına kavuştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.