GÜNDEM - 16 Ocak 2026 Cuma 10:32

Milyonluk mal varlığını TSK’ya bağışlayan öğretmen "psikoz" çıkmadı, öğrencilerine koştu

A
A
A
Milyonluk mal varlığını TSK’ya bağışlayan öğretmen "psikoz" çıkmadı, öğrencilerine koştu

Adana’da babasıyla yaşadığı sorunlar nedeniyle iki ev, iki araç ve 2 milyon lira birikimini Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağışladığı için babasının açtığı vasi davasında "psikoz" teşhisi konulunca polis eşliğinde hastaneye yatırılan 30 yıllık tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 16 gün kaldığı hastanede kurul kararıyla sağlam raporu aldı. Rapor sonrası hastaneden çıkan öğretmen, okula giderek öğrencilerine karnelerini verdi.

Mersin’in Silifke ilçesinde ve Adana’da iki evi, iki aracı ve bankada yaklaşık 2 milyon lira birikimi bulunan 51 yaşındaki tarih öğretmeni Nevin Vurunbiği, 77 yaşındaki babası M.V. ile ciddi bir anlaşmazlık yaşadı. İddiaya göre baba, Silifke’deki evin kendi üzerine geçirilmesini istedi. Bu talebi reddeden öğretmen Vurunbiği, baskıların artması üzerine tüm mal varlığını Türk Silahlı Kuvvetlerine (TSK) bağışladı. Kızının bütün mal varlığını TSK’ya bağışladığını öğrenen baba tarafından vasilik davası açıldı. Dava nedeniyle öğretmenin banka hesaplarına bloke konuldu. Mal varlığını TSK’ya bağış yaptığı dönemde aynı hastaneden "Sağlıklıdır, mal alıp satabilir" ibareli rapor alan öğretmen Vurunbiği’ye aradan yalnızca bir yıl geçmesine rağmen bu kez aynı hastanede "psikoz" tanısı konuldu. Ayrıca öğretmenin mahkeme kararıyla hastaneye yatırılmasına ve gözlemlenmesine karar verildi. Hastaneye gitmeyen Nevin Vurunbiği, 30 Aralık’ta polis eşliğinde Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine yatırıldı.

Milyonluk mal varlığını TSK’ya bağışlayan öğretmen

Yeni yıla hastanede girdi ancak sağlam raporu aldı

Vurunbiği, 2026 yılına hastanede girdi. Yaklaşık 16 gün hastanede kalan öğretmeni doktorlar tek tek inceleyip, yaşadığı çevreden de bilgi aldı. Hastane kurulunda yapılan değerlendirmede öğretmenin "psikoz" olmadığı, kendi kararlarını kendisinin vereceğine dair rapor tutuldu. Bunun üzerine öğretmen 14 Ocak günü hastaneden taburcu edildi. Öğretmen taburcu olur olmaz öğrencilerine koştu.

"Benim için çok yıpratıcı ve zor bir süreç geride kaldı"

Nevin Vurunbiği, yaşadıklarını söyle anlattı:

"Ailemin bana attığı bir iftira üzerine bu süreci yaşadık. Nihayet süreci tamamlayıp öğrencilerime kavuştum. Benim mal varlığımı istemişlerdi ve ben bunu kabul etmemiştim. Vasiyet olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bırakmıştım. Bunu duyunca üzerime geldiler. Akli dengemin yerinde olmadığını iddia ederek mahkeme kararıyla beni hastaneye yatırma kararı aldırdılar. 16 gün hastanede kaldım ve sağlıklı raporu verildi. 16 gün burada kalmak anlatılamaz derecede çok zordu. Bir babanın bunları yapması çok üzücü ve içler acısı bir durum. Bu aşamaya gelmeden çözümler olabilirdi ama bu duruma gelmesi çok ağır ve üzücü oldu."

Milyonluk mal varlığını TSK’ya bağışlayan öğretmen

"Öğrencilerime kavuştuğum için çok mutluyum"

Vurunbiği, "Öğrencilerime kavuştuğum için çok mutluyum. Onları çok özlemişim. Bundan sonra o yaşadığım süreci unutmaya çalışacağım. Hastanede kaldığım 16 gün boyunca öğrencilerimi, okulumu ve arkadaşlarımı çok özledim" dedi.

Fatih Keçe - Serkan Çetinkaya

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Serdal Adalı: "1 hafta içinde transferleri bitirmiş oluruz" Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, ihtiyaç olan bölgeler için gerekli olan transferleri 1 hafta içinde bitirmeyi planladıklarını söyledi. Beşiktaş Kulübü Başkanı Serdal Adalı, Tüpraş Stadyumu’nda düzenlenen basın toplantısında siyah-beyazlı camianın gündemiyle ilgili açıklamalarda bulundu. Geçen kış da transferlerin son günlere kaldığını hatırlatarak sözlerine başlayan Başkan Adalı, "Kış sezonunda transfer yapmak zor. Boşta kalan, bize teklif edilen oyuculardan çok bizim istediğimiz, ihtiyaçlarımıza karşılık verecek futbolculara yoğunlaştık. Bizden de oynayan futbolcu istendiğinde kolay cevap vermiyorsak karşı taraftan da cevabı almak süre alıyor. 1-1.5 aydır teknik ekip çalışma içinde. Tahmin ediyorum 1 hafta içinde sonuç alırız. Bu iki bacaklı bir süreç. Futbolcuyla anlaşma yaptıktan sonra kulübü kalıyor. Biraz süre alıyor. Bunun sebebi kış sezonunda transfer yapmak zor ve maliyetli. Bu konulara çok dikkat ederek transfer yapacağız. 1 hafta içinde ihtiyacımız olan bölgelerin transferlerini bitirmiş oluruz" ifadelerini kullandı. "Transferlerin gecikmesinin mali tarafından kaynaklanan bir sebep yok" "Transferlerin gecikmesinin mali tarafından kaynaklanan bir sebep yok" diyen Adalı, sözlerine şöyle devam etti: "Evet 1-2 ay önce mazbatayı aldık. 1 yıldır maalesef ne kurumsal ne de futbol takımın işleyişi olarak düzgün bir şey bulmadık. Bu 1 sene içinde kurumsal yapıyı düzeltip, futbol takımını ayağa kaldırmak kolay değil. Camiamızın zaten morali yerlerde. Enkaz edebiyatı yapmaktan da uzak durmaya çalışıyorum. Düzelecek, camianın içi rahat olsun. Tünelin ucundaki ışığı gördük. Aydınlık günlere hep beraber çıkacağız. Mali olarak transferlerin üstünde çalışıyoruz ama gecikmesinin parayla alakası yok." "Demir Ege ve Abraham’a gelen bir teklif var" Serdal Adalı, Tammy Abraham ile Demir Ege Tıknaz’a teklifler geldiğini de belirterek, "Gidecek futbolcular arasında teklif gelen Demir Ege var, görüşüyoruz. O da gitmek istiyor. Bir de çok konuşmak istemesem de Rafa Silva var. Abraham’a gelen bir teklif var. Ne ben ne teknik ekip gitmesine sıcak bakmıyoruz. Onun haricinde teklif gelen futbolcu yok" değerlendirmesinde bulundu. "Dikilitaş Projesi, Beşiktaş’ın finansal olarak kurtuluşunun reçetesi" Dikilitaş Projesiyle ilgili son gelişmeleri aktaran siyah-beyazlı kulübün başkanı, "Rezerv alan ilanı bizim arazimizle ilgili. Maalesef o da sosyal medyada saptırıldı. Abartılacak bir konu yok. Rezerv alan ilan edildikten sonra imar değişikliğinin çalışmaları yapılacak. Planladığımız şekilde gidiyor. İhaleye girecek firmalar belirlendi. İhaleye büyük firmalar giriyor. İstanbul’un en güzel yerinde gerçekleşecek bir proje. Buraya taliplerin olması doğal. Dikilitaş Projesi, Beşiktaş’ın finansal olarak kurtuluşunun reçetesi. İnşallah bundan sonrası da planladığımız gibi gider. İyi bir sonuç alırız ve bu mali kaostan da kurtulmuş oluruz" dedi. "Teknik ekibin savunma hattına istekleri var" ’Hücum hattına transfer yapmayı düşünüyor musunuz?’ şeklinde gelen soruya Serdal Adalı, şu cevabı verdi: "Teknik ekibin savunma hattına istekleri var. Üstüne Paulista ve Jurasek gitti. Jurasek kiralıktı zaten, onu da belirtmek isterim. Hem gidenlerin yerine hem de bu oyuncular gitmeden önce teknik kadronun istediği bölgeler burasıydı. Şu an bir forvet alalım diye hocanın bir isteği yok. Sol kanat, stoper ve emin odluğumuz bir 6 numara bakıyoruz. Kış transfer döneminde istediğimiz oyuncuları bulmak zor. Bunları tamamlarsak takım iyi şekilde yol alacaktır. Bu takım, iyi bir takım. Yapılan transferlerin de arkasındayım. İyi oyuncular, karakterli oyuncular. Geçen sene hepimizin dert yandığı ’Bu takımın ruhu yok’ sohbetlerini unuttunuz. Şu an sahada mücadele eden, kavga eden bir takım var ve oluşturmaya da devam edeceğiz. Olması gereken de bu. Eksiklerimizi tamlayarak bu takım yukarılara doğru gidecek." "Tammy ile İngiltere’den başka bir takım daha ilgileniyor" Tammy Abraham ile İngiltere’den Aston Villa’nın dışında başka bir takımın daha ilgilendiğini aktaran Adalı, "Ama şu an Tammy’i yollayalım diye bir düşüncemiz yok. Onun yerine birini bulmak kolay değil. Önümüzdeki günler neler gösterecek göreceğiz. Bize gelen teklifte bir oyuncu önerilmesi yok. Sadece ilgilendiklerini belirten bir girişimleri var. Aston Villa’da teknik kadronun istediği oyuncular var. Onları da ilettik. Cevabını bekliyoruz. Ama Tammy’e gelen teklifler içinde o teklif yok" dedi. "Benfica, Rafa Silva ile ilgili girişimde bulundu" Benfica’nın, Rafa Silva ile ilgili bir girişimde bulunduğunu sözlerine ekleyen Başkan Serdal Adalı, "Onlara da isteğimizi ilettik. O mertebede bir çizgiye gelirse Rafa gider, Benfica’da oynar. O çizgiye gelmedikten sonra burada kalır. Bizim için de maaşına ödeyeceğimiz para önemli değil. Burada kalır, Beşiktaş futbolcusu olarak hayatına devam eder" şeklinde konuştu. Jörgensen ve Agbadou transferleri hakkında Filip Jörgensen ve Emmanuel Agbadou transferlerindeki son durumu da paylaşan Adalı, "Filip Jörgensen gelmek istiyor. Oradaki sıkıntı kulübün kiralama limitlerinin dolu olması. Onu bekliyoruz. Kolay bir transfer değil. Biraz zaman alacak. En son gelebilecek oyunculardan biri. Emmanuel Agbadou için de teklif yapıldı. Futbolcu gelmek istiyor. Kulübü ile görüşüyorlar. Kulübü tamam dediğinde 1 saat sonra da 1 hafta sonra da bitebilir" diye konuştu. "Beşiktaş’ta hiçbir zaman yabancı sayısı bu sayılara düşmemişti" Serdal Adalı, yabancı futbolcu sayısında ciddi bir azalma yaşadıklarını aktararak, "Beşiktaş’ta hiçbir zaman yabancı sayısı bu sayılara düşmemişti. 30’a yakın futbolcu gitti. Halihazırda iyi de oynuyoruz. Azaldıkça performansları da yükseliyor. Kış sezonunda maksimum 3 transfer, sonrasında fırsat transferi olabilir" değerlendirmesinde bulundu. "Nuno Tavares transferinde futbolcu tarafında sıkıntı yok" Nuno Tavares transferinde oyuncu tarafında sıkıntı olmadığına değinen siyah-beyazlıların başkanı, "Kulüp ile görüşülüyor. Olmayacak gibi görünmüyor ama bu transferdir, olmaya da bilir. Olmazsa alternatifleri de hazır. Her bölge için 2 alternatif oluşturduk" dedi. "Seçimler beni ürkütmez" Özellikle sosyal medyada yer alan seçim söylemlerinin Beşiktaş’a zarar verdiğine değinen Adalı, "Beşiktaş’ta ne zaman bir şeyler iyi gitse sosyal medya seçim yapıyor, yönetim değiştiriyor, yeni yöneticiler atıyor. Bir şeyler iyi giderken bunu yaptıran arkadaşlar bir parça daha sabırlı olsunlar. Önce bu tüzüğü değiştireceğiz. Faizli borçları ödeyeceğiz. Sonra çok isteyen varsa seçim yapalım diye istedikleri zaman yaparız. Ama bugünkü ortamda Beşiktaş’ta seçim lafı etmek Beşiktaş’a zarar vermekten başka bir şey yapmaz. Çok uyumlu çalışan yönetim kurulumuz var. Herkes elinden geldiği kadar maddi ve manevi çalışıyor. Çok güzel bir aile ortamımız var. Geçmiş yönetimlerdeki gibi ikiye üçe bölünmüş değiliz. Büyük bir aile gibi Beşiktaş ailesinin işlerini yürütmek için parçalanan bir yönetim kurulu var. Çok acele etmesinler. Beşiktaş camiası sosyal medya ile bir kere başkan seçti. 1 senedir düzeltmeye çalışıyoruz. Beşiktaş camiası da nasıl, kim tarafından yönetilmek istiyorsa ona karar verecek yer genel kuruldur. Ama şu an bu kulübe yapılacak en büyük kötülük seçimden konuşmaktır. Ben Beşiktaş tarihinde en fazla seçime giren kişiyim. Seçimler beni ürkütmez. Beşiktaş’ın işleri bir yoluna girsin sonra koyarız sandığı" dedi.
Erzurum Kotanlı; "Kamu çalışanları göstermelik tepkiler değil, masada gerçek kazanımlar istiyordu" Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu (AL-KON) Genel Başkan Yardımcısı ve Demokrat Büro Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Mehmet Zülfikar Kotanlı, kamu çalışanları göstermelik tepkiler değil, masada gerçek kazanımlar istediğini söyledi. Kotanlı yaptığı açıklamada; Toplu sözleşmelerin üzerinden 6 ay gibi bir süre geçtiğini, kamu çalışanlarının iki yılını ipotek eden yetkili sendikaların 6 ay sonra meydanlarda boy göstermelerine anlam veremediklerini belirterek, "Ülkemizin ekonomik koşulları ve enflasyonist baskılar altında ezilen milyonlarca memur ve emeklinin gözü kulağı 8. dönem toplu sözleşme görüşmelerindeydi. Masada bir uzlaşı sağlanamadığı açıklandı. Ancak gelinen noktada, yetkili sendika ve paydaşlarının masada sergilediği tutum ile bugün meydanlara taşıdıkları eylemler arasındaki derin çelişkiyi üzülerek takip etmekteyiz. Masadaki pasiflik, meydanda sloganlara dönüşemez. Toplu sözleşme masası, bir "itiraz makamı" değil, bir "çözüm ve kazanım masasıdır. Haftalarca süren görüşmeler boyunca masada hak alamayan yetkili sendikaların memurun taleplerini somut birer kazanıma dönüştürmek yerine; süreci belirsizliğe sürükleyerek bugün meydanlarda "mağduriyet" rolü üstlenmeleri inandırıcı olmaktan uzaktır" dedi. Kotanlı yaptığı açıklamada daha sonra şunları kaydetti; "Kamu çalışanları adına şu soruları sormak zorundayız, yetki sizdeydi. Masada milyonları temsil etme yetkisi elinizdeyken, neden hükümetin tekliflerine karşı daha dirayetli ve sonuç odaklı bir duruş sergilemediniz? Anlaşmazlık tutanağı tutulurken Hakem Heyeti’ne üye vererek sistemin devamlılığını sağlayanlar, bugün meydanlarda sistemi eleştirerek neyi amaçlamaktadır? Masadan son dakikada çekilmek, bir mücadele yöntemi değil; masada elde edilemeyen başarının üzerini örtme çabası mıdır? Kamu çalışanları gerçekçi bir mücadele bekliyor. Meydanlara inmek, demokratik bir haktır ve saygıdeğerdir. Ancak bu eylemler, masadaki eksiklikleri unutturmak için bir "halkla ilişkiler çalışması" olarak kullanılıyorsa, bu durum en başta hak mücadelesine zarar verir. Kamu çalışanları ve emeklileri artık; enflasyon karşısında erimeyen, refah payı içeren gerçekçi maaş artışları istiyor. 7. Toplu sözleşme maddeleri içerisinde var olan 3600 ek gösterge gibi yarım kalan vaatlerin tamamlanmasını istiyor." Kamu çalışanlarının vergi dilimi adaletsizliğinin giderilmesini ve mülakatların kaldırılması gibi yapısal reformları beklemektedir. Yetkili sendikalara sesleniyoruz: Sendikacılık, masada imza atarken veya Hakem Heyeti’ne üye verirken gösterilen uyumu ve meydanlarda sadece sloganlar atarak basın açıklamaları yapmak değildir. Kamu görevlileri, sizin kapalı kapılar ardındaki pazarlıklarınızın ve bu günlerde sergilenen bu meydan sahnelerinin farkındadır. Tiyatro sahnelerini andıran "son dakika itirazları" memurun tenceresine aş, cebine para koymamaktadır. Kredi borçlarını ödememektedir kira, eğitim, ulaşım, haberleşme giderlerini karşılamamaktadır. Gerçek sendikal duruş; tribünlere oynamak değil, masa başında kararlılıkla durarak hakkı söke söke almaktır. Memurun ve emeklinin geleceği, kimsenin kişisel ikbali veya siyasi hesaplaşması için basamak yapılamaz. Adalet ve Liyakatli Sendikalar Konfederasyonu AL-KON ve bağlı sendikalar olarak Gerçek kazanımların elde edileceği, samimi ve güçlü bir sendikal iradenin tesis edilmesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bizler, kamu çalışanlarının gerçek sorunlarının; hamasetle değil, rasyonel ve kararlı bir duruşla çözüleceğine inanıyoruz. Yetkili sendikaları göstermelik çıkışlar yerine, kalıcı ve somut kazanımlar için gerçekçi bir mücadele vermeye davet ediyoruz. Kamu çalışanları ve Emeklileri meydanlarda süslü cümlelerden ziyade cebine yansıyacak refah payını ve hakkı olanı beklemektedir."
Diyarbakır Tıbbi Aromatik Bitki Atölyesi kursiyerlerine sertifikaları verildi Diyarbakır Büyükşehir Belediyesinin 5 kadın yaşam merkezinde başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesine katılan 150 kadına katılım belgeleri verildi. Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığının, kadınların doğayla kurduğu kadim bağı hatırlatmak amacıyla başlattığı ve 3 ay süren Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiriciliği Atölyesi sona erdi. Kadın Yaşam Merkezlerinde 8 grup halinde düzenlenen atölyelere 150 kursiyer katıldı. Eğitimlerde kadınlara, tıbbi ve aromatik bitkilerin önemi, kullanılan kısımları ve yetiştiriciliği konularında bilgi verildi. Atölye sonunda Ali Emiri Konferans Salonunda düzenlenen törende kursiyerlere katılım belgeleri takdim edildi. Açılışta konuşan kurs eğitmeni Sinem Akyol, bu süreçte kadınlarla birlikte bitkileri tanıdıklarını, faydalarını ve zararlarını öğrendiklerini belirtti. Akyol, "Sirkeler yaptık, fide diktik, toprağı öğrendik, doğayla bağımızı yeniden güçlendirdik. Kadın ürettiğinde toplum kazanır, kadın, birçok alanda olduğu gibi sürdürülebilir üretimin de en güçlü parçasıdır" dedi. Etkinlikte, kadınların kurs boyunca yaptıkları üretimlere dair görüntülerin yer aldığı sinevizyon gösterimi de yapıldı. ‘Bağımızı ve dayanışmayı sürdüreceğiz’ Ardından konuşan Kadın Politikaları Dairesi Başkanı Özden Gürbüz Sümer, "Bu çalışma, kadın politikaları alanında en değer verdiğimiz çalışmalarımızdan biri. Bin yıllar öncesinden gelen şifacı kadınların hafızasını günümüze taşıyor. Bugün kadınlar evlere hapsedilmeye, kamusal alandan dışlanmaya çalışılıyor. Biz bu alanlarda müdahale etmeye kararlıyız. Bu çalışma burada bitmeyecek; sahada, tarlada ve ürünlerin satıldığı alanlarda da sonuçlarını görmek istiyoruz. Yakın zamanda tesisimiz kurulacak, elde ettiğiniz becerileri orada da aktarmanızı istiyoruz. Bu bir son değil bugün katılım belgesi alacaksınız ama bağımızı ve dayanışmamızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. DBB Meclis Sözcüsü Demet Ceylan ise "Bugün bir arada olmak bizim için çok kıymetli. Emeğiniz için teşekkür ederiz. Kadınların yaşamın her alanında var olması için çabalıyoruz. Kadınlar, doğanın içinde yeni bir yaşamı hep birlikte inşa edecek" diye konuştu. Konuşmaların ardından kadınlara katılım belgeleri takdim edildi.