ASAYİŞ - 28 Haziran 2019 Cuma 13:19

Muhtar, dereden su almak isteyen vatandaşa saldırdı

A
A
A
Muhtar, dereden su almak isteyen vatandaşa saldırdı

Adana’da bir muhtar, tarlasını sulamak için dere yatağından su almak isteyen vatandaşa küfredip saldırdı.

Adana’da bir muhtar, tarlasını sulamak için dere yatağından su almak isteyen vatandaşa küfredip saldırdı. Olay anı ise darp edilen kişinin cep telefonu kamerasına yansıdı.


Alınan bilgiye göre, merkez Çukurova ilçesi Şambayadı Mahallesi’nde gerçekleşen olayda, Savaş Özmen isimli vatandaş tarlasını sulamak için traktörüyle arazisine geldi. Muhtar Mustafa Kaltar, dere yatağından su almak isteyen Özmen’e izin vermeyince aralarında tartışma çıktı.


Suyu kullandırtmayacağını söyleyen muhtar da Özmen’e gözündeki mağduriyeti üzerinden küfürler etti, üzerine elindeki sopayla yürüdü. Muhtar Mustafa Kaltar, Özmen’e bir tas bile su vermeyeceğini söyleyerek, "Seni mermi manyağı yaparım” diyerek tehdit etti. Kaltar, daha sonra Özmen’e vurdu. Özmen, yaşananları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi. Özmen, Kaltar’ın kamu malı olan dere yatağının kepçe getirip düzenleme yapıp şahsi olarak kullanmaya başladığını kimseye de kullandırtmadığını iddia etti.


Yaşanan olay sırasında oradaki 2 çocuk da yaşanan tartışmayı şaşkın bakışlarla izledi.


Savaş Özmen, elindeki görüntülerle birlikte önce karakola ardından Adana Adliyesi’ne giderek şikayette bulunup dilekçe verdi. Özmen, verdiği dilekçede Cumhurbaşkanına hakaretten yargıda dosyası bulunan Mustafa Kaltar’ın, muhtarlık makamını kullanarak Milli Emlak’a ait hazine arazilerini de yalan beyan ile sattığını, köy halkını kaosa sürüklediğini iddia etti.


Şambayadı Mahallesi Muhtarı Mustafa Kaltar da bahsedilen suyun dere yatağının suyu olduğunu ancak dere yatağından kendi arazisine bir yol açarak suyu getirdiğini, Özmen’in de kendisine yakın olduğu için kendi oluşturduğu göletten suyu almak istediğini, bundan dolayı tartıştıklarını söyledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara TŞOF tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakalara cezai işlem uygulanmayacak Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılan ve mühürlenen plakalara kanunda belirtilen standartların dışında dahi olsa cezai işlem uygulanmayacak. İçişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, plaka değişim işlemleri sırasında yoğunluk ve kuyruk oluşması üzerine İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, denetimler 1 Nisan 2026 tarihine kadar rehberlik ve bilgilendirme çalışması şeklinde gerçekleştirilecek. Ayrıca bu kapsamda 27 Şubat’tan itibaren kesilen cezaların, Bakan Çiftçi’nin talimatlarıyla iptal edilecek. Yetkilendirilmiş kuruluş olan Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) tarafından basılmış ve mühürlenerek vatandaşlara verilmiş plakaların, kanunda belirtilen standartlar dışında dahi olsa cezai işleme konu edilmeyecek. Sadece vatandaşın, yetkili kuruluş tarafından basılmış ve mühürlenmiş plakayı aldıktan sonra plaka üzerinde ekleme veya değişiklik yapması durumunda 4 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanacak. Yetkili kuruluş olan TŞOF dışında, yetkisiz şekilde plaka basan yerlerden alınan gayriresmi, sahte plakaları araçlarında kullananlar için ise 140 bin TL idari para cezası ve diğer müeyyidelerin uygulanmasına devam edilecek. Ayrıca edinilen bilgilere göre bunun da kanunun açık amacı olan başta uyuşturucu, göçmen kaçakçılığı ve terör gibi suçlarla mücadele kapsamında kamu düzeninin sağlanması ve vatandaşlarımızın güvenliğinin temini açısından önemli bir gereklilik olduğu ifade edildi.
Ankara İletişim Başkanı Duran Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Ankara’da Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile iftarda bir araya geldi. Düzenlenen iftar programı hakkında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Duran, medyanın Ankara Temsilcileri ve Cumhurbaşkanlığı muhabirleri ile bir arada olmaktan memnuiyet duyduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iletişim gündeminde çok sayıda konuya vaziyet etmek durumundayız. Bu bir yönüyle bir devlet sorumluluğu ama diğer yönüyle baktığımızda hepimizi de içine alan çok genel bir kamu sorumluluğudur. Bu sorumluluğu yerine getirirken, bir ilke olarak, bir prensip olarak sürekli basın mensuplarıyla temas halinde olan, kapıları açık ve iletişimi güçlü bir konumda olmaya çalışıyoruz" ifadelerine yer verdi. Paylaşımında doğru bilginin önemine dikkati çeken Duran, "Dünyanın giderek daha kırılgan ve krizlere açık bir dönemden geçtiği bu süreçte, doğru ve teyitli bilginin önemi her zamankinden daha büyüktür. Kriz dönemlerinde yapılan en küçük hatanın dahi büyük yanlış anlamalara ve ciddi sonuçlara yol açabildiğini unutmamak gerekiyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye; diplomasiden güvenliğe, ekonomiden bölgesel ve küresel barış girişimlerine kadar pek çok alanda yoğun bir gündem yürütmektedir. Türkiye’nin küresel ölçekte artan etkisi, iletişim alanında da güçlü, koordineli ve etkin bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır" ifadelerini kullandı. Duran’ın yaptığı paylaşımda, İletişim Başkanlığı’nın amaçlarına değinilerek, "İletişim Başkanlığı olarak amacımız; devletimizin politikalarını ve faaliyetlerini hem milletimize hem de uluslararası kamuoyuna doğru, hızlı ve güvenilir şekilde aktarmaktır. Dezenformasyonla mücadele artık yalnızca medya alanının değil; aynı zamanda demokrasi, güvenlik ve toplumsal huzurun da önemli bir parçasıdır. Bu nedenle sorumlu, dengeli ve teyit edilmiş bilgiye dayalı habercilik her zamankinden daha kıymetlidir. Bu duygularla, gerçeğin peşinden ayrılmayan, sorumlu habercilik anlayışıyla görev yapan tüm basın mensuplarımıza teşekkür ediyor; her zaman yanlarında olmaya devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyorum" ifadelerine yer verildi.