ASAYİŞ - 15 Ocak 2025 Çarşamba 09:32

Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi

A
A
A
Ölümlü kazada sürücünün yargılanmasına devam edildi

Adana’da önündeki araca makas attıktan sonra yolun karşısına geçmek isteyen kadına çarparak ölümüne neden olduğu iddia edilen sürücünün yargılanmasına devam edildi. Ölen kadının çocukları olayın cinayet olduğunu öne sürerken, avukatlar ise şüphelinin deliller toplanmadan apar topar tahliye edildiğini söyledi


Çukurova ilçesi Turgut Özal Bulvarı’nda 10 Ağustos’ta Kasım Yılmaz, kullandığı 01 AEY 213 plakalı otomobil ile iddiaya göre önündeki araca makas attıktan sonra direksiyon hakimiyetini kaybetmesi üzerine refüje çıktı. Savrulan otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Sevgi Akbaş’a (54) çarptı. Akbaş hayatını kaybederken sürücü Kasım Yılmaz ise tutuklandı. Kaza ile ilgili alınan kaza tespit tutanağı ve trafik bilirkişi raporunda, kazanın oluşumunda sürücü Kasım Yılmaz’ın kusurlu, Sevgi Akbaş’ın ise kusursuz olduğu belirtildi.


Yapılan soruşturma sonunda sürücü Kasım Yılmaz hakkında Adana 40. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Taksirle Ölüme Neden Olma’ suçundan açılan davanın ikinci duruşması yapıldı. Duruşmaya ev hapsi ile tahliye olan sanık Kasım Yılmaz, müştekiler ile tarafların avukatları katıldı.


Duruşmada kazada ölen Sevgi Akbaş’ın eşi ile çocukları dinlendi. Ali Akbaş, sanığın kullandığı araçla annesine çarpıp 23 metre sürüklediğini belirterek, “Sanık 70 kilometre hızla gittiğini söylüyor. Anneme yolun ortasında çarptığı söyleniyor. Anneme bu hızla çarpıp 23 metre sürüklemesi matematiğe ve hayatın olağan akışına uygun değil. Sanığın daha hızlı olduğu ortadadır. Sanık kendini kurtarmak için yalan söylüyor” dedi.


Annesinin ölümünün ardından üzüntüden gözlerinde kist oluştuğu belirtilen ve duruşmada gözyaşlarına hakim olamayan Cansu Şahin, arkadaşlarının kazayı gördüğünü belirterek, “Sanığın 70 kilometre hızında olduğunu söylemesi gerçeği yansıtmamaktadır. Çok hızlı olduğu ve anneme çarpıp fırlatması aşikardır. Tutuklanmasını istiyorum” dedi.



"Kaza değil kasten öldürmedir"


Onur Akbaş da, annesinin ölümünü esnaf arkadaşlarının araması ile öğrendiğini söyledi. Akbaş, “Kazada ölenin annem olduğunu bilen arkadaşlarım beni aradı. Kazadan öyle haberim oldu. Bilirkişi raporunda sanığın otomobili ile makas attığı net hızının 70 kilometreden fazla olduğu da belirtilmiştir. Bu bir kaza değil kasten öldürmedir. Annemi 23 metre sürüklemiştir. Annemin vücudunda kaç kırık, kaç darbe olduğu adli tıp raporunda belli” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını istedi.


Ramazan Akbaş ise sanığın tutuklanmasını isteyerek, “Cinayet gibi bir kaza. Zoruma gidiyor. Sanık çok süratli, drift attığı belli. Tutuklanmasını istiyorum” dedi.


Kazada ölen Sevgi Akbaş’ın çocuklarının avukatı, deliller toplanmadan sanığın sağlığı nedeniyle 1 ay cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilmesine dikkat çekerek, “Henüz eksik hususlar vardı. Rapor bile sanık tahliye edildikten sonra geldi. Sağlık durumu ise iyidir. Sanık esrarengiz şekilde tahliye edilerek ödüllendirildi. Bu kazaya kamuoyu taraf oldu. Sanığın otomobili ile makas atması bilinçli taksir değil olası kasıt vardır. Böylesi bir olayda sanık ilk celsede tahliye edilmiştir. Savcı bile tutukluluğunun devamını istemiştir. Sanık makas atarak can alıyorsa kasıt vardır, araç silah olarak kullanılmıştır. Tahliye kararından sonra ölen Sevgi Akbaş’ın yakınları kanser oldu. Cansu Şahin’in gözlerinde, annesinin ölümü ve sanığın tahliye kararı nedeniyle ağır üzüntü ve gözyaşlarından dolayı kist oldu. Olayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz. Deliller toplanmış gibi göz boyamak için sanığa ev hapsi verilmiştir. Karar vicdanları sızlatmıştır” diyerek sanığın tekrar tutuklanmasını talep etti.



"Aileye başsağlığı dilerim"


Sanık Kasım Yılmaz da karşı tarafın sosyal medya gücünü kullanarak kendisini kötülemeye çalıştığını iddia ederek, “Benim 19 kez hızdan ceza aldığım ve ehliyetime el konulduğu yazılarak beni kötülemeye ve yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Ben ceza almadım ve ehliyetime de el konulmadı. Kanser raporumu 2 yıl önce aldım. Aileye başsağlığı dilerim, acıları var. Trafik kazası. Karşı tarafı tanımam, kasıtla öldürmemi gerektirecek bir şey yok” dedi.


Daha sonra kaza yerinde esnaflık yapan İ.Ç. tanık olarak dinlendi. Dükkanın bulunduğu yerdeki bankta otururken fren sesi duyduğunu belirten İ.Ç., “Fren sesinin ardından araç kaza yaptı sandım. Araç yolu karşıdan karşıya geçmek isteyen kadına çarptı. Kadın benim sol tarafıma düştü” dedi. Avukatların sorusu üzerine tanık İ.Ç., “Kadının refüjde olduğunu görmedim. Aracın refüjden çıkıp sağ tarafa döndüğünü gördüm” diye ifade verdi.



"Bu kazadan cinayet çıkmaz"


Sanığın avukatı da, kazada makas atma olayının olmadığını iddia etti. Karşı tarafın mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını öne süren avukat, “Bu bir kaza. Bu kazadan cinayet çıkmaz. Üzücü bir olay. Ev hapsinin dahi gereksiz olduğu kanaatindeyiz. İkili bilirkişi raporu istiyoruz. Müvekkilimin ev hapsinin imza atma yönünde adli kontrole çevrilmesini talep ediyoruz” dedi.


Mahkeme savcısı, sanığın ev hapsinin devamına ve eksikliklerin tamamlanmasını talep etti.


Hakim, sanığın ev hapsinin devamına karar verirken sanık avukatının ikili bilirkişi raporu talebini daha önceki raporların uyumlu olması nedeniyle reddetti. Duruşma eksikliklerin tamamlanması için ileri bir tarihe ertelendi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Samsunspor’dan ‘Atilla Karaoğlan’ tepkisi SAMSUN (İHA) – Süper Lig ekiplerinden Samsunspor, Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasına Atilla Karaoğlan’ın atanmasına tepki göstererek, "kabul edilemez" olarak nitelendirdi. Süper Lig’de 2 hafta önce oynanan Çaykur Rizespor-Samsunspor maçını yöneten ve tartışmalı kararlara imza atan hakem Atilla Karaoğlan, yarın oynanacak Samsunspor-Trabzonspor Türkiye Kupası çeyrek final mücadelesine atandı. Samsunspor, yazılı bir açıklama yaparak hakem atamasına tepki gösterdi. Kırmızı-beyazlı kulüpten yapılan duyuruda duyuruda şu ifadelere yer verildi: "Daha iki hafta önce Çaykur Rizespor ile oynadığımız karşılaşmada, Teknik Direktörümüz Thorsten Fink’e tartışmalı bir kararla gösterdiği kırmızı kart sonrası 3 maç ceza almasına neden olan hakem Atilla Karaoğlan’ın, Trabzonspor ile oynayacağımız Türkiye Kupası çeyrek final müsabakasına yeniden atanmasını kabul edilemez buluyoruz. Teknik Direktörümüzün cezası henüz devam ederken, bu karara sebep olan hakemin sahada görev alacak olması futbolun adalet duygusuyla örtüşmemektedir. Geniş bir hakem havuzu bulunmasına rağmen, böylesine kritik bir karşılaşma öncesinde aynı ismin tekrar maçımızda görevlendirilmesini doğru bulmadığımızı kamuoyunun bilgisine sunarız. Türkiye Futbol Federasyonu ve Merkez Hakem Kurulu’nun, hatalı olduğunu düşündüğümüz bu kararı yeniden gözden geçirmesini bekliyoruz. Kulübümüz, Türk futbolunda daima adalet ve eşitlik ilkesine sahip çıkmakta olup, futbolumuzu yönetenlerin de bu hassasiyetimizi anlamalarını beklemekteyiz." Atilla Karaoğlan’ın 9 Nisan’da yönettiği karşılaşmayı Samsunspor, Rizespor karşısında 4-1 kaybetmişti.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan-Rutte görüşmesinin detayları belli oldu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde kabul etti. Yaklaşık 1 saat süren kabulde Ankara’da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi hazırlıkları, İttifak’ın gündemindeki başlıklar, bölgesel ve küresel konular ele alındı. İletişim Başkanlığı tarafından görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgemizdeki istikrarsız ortamın NATO müttefikleri arasındaki yardımlaşma ve dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdiğini, Ankara Zirvesi’nde müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirecek ve İttifak’ın krizlere karşı her daim hazırlıklılığını destekleyecek kararlar alınmasını beklediklerini ifade etti. Cumhurbaşkanımız, Türkiye’nin hava savunma sistemleri başta olmak üzere savunma sanayii alanında kapasitesini her geçen gün artırdığını, müttefik ülkelerle bu alanda iş birliğini daha da geliştirmeyi hedeflediğini belirtti. Cumhurbaşkanımız, Trans-Atlantik bağın muhafazasının vazgeçilmez önemde olduğunu, Türkiye olarak İttifak’ın Avrupa ayağının daha fazla sorumluluk üstlenmesini beklediğimizi, bu noktada Avrupa Birliği üyesi olmayan Avrupalı müttefiklerin Birliğin savunma girişimlerinden dışlanmasının amaca hizmet etmeyeceğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılarla başlayan süreçte kendini barışın ve diplomasinin tarafında konumlandırdığını belirtti. Cumhurbaşkanımız görüşmede Türkiye olarak Ukrayna-Rusya Savaşı’nın da barışla neticelenmesi için devrede olduğumuzu, müzakerelerin yeniden canlandırılması ve liderler düzeyinde görüşmelere başlanabilmesi için gayret gösterdiğimizi ifade etti. Görüşmede Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Genel Sekreter Rutte, NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlıklarını kapsamlı bir şekilde değerlendirdiler."
Kayseri Kösedağ: "Kayseri’nin çifte başarısı gurur kaynağımız oldu" Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Metin Kösedağ, Kayseri’nin 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti olmasından dolayı mutlu olduklarını söyleyerek, "Kayseri’nin çifte başarısı gurur kaynağımız oldu" dedi. Kösedağ açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Marka şehir Kayseri’nin uluslararası alanda elde ettiği büyük başarılar, kentimiz adına gurur verici bir tablo ortaya koymuştur. Kayseri’nin kısa süre içerisinde önce 2029 Dünya Spor Başkenti olma yolunda büyük bir başarı elde etmesi, ardından da TÜRKSOY tarafından "2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti" ilan edilmesi, şehrimizin vizyonunu, potansiyelini ve yükselen değerini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Tarihi, kültürü, ekonomisi ve spor altyapısıyla her geçen gün adından daha güçlü söz ettiren Kayseri’nin bu prestijli unvanlara layık görülmesi, sadece yerel değil, ulusal ve uluslararası ölçekte de önemli bir kazanımdır. Bu gelişmeler, Kayseri’nin artık küresel ölçekte marka şehir kimliğini pekiştirdiğinin açık bir göstergesidir. Bu önemli başarıda emeği geçen başta Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ve Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç olmak üzere tüm kurum ve kuruluşlara, paydaşlara ve katkı sunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Kayseri’nin spor, kültür ve turizm alanlarında üstlendiği bu büyük misyonun, şehrimizin tanıtımına, ekonomisine ve sosyal hayatına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte gerçekleştirilecek organizasyonların Kayseri’yi uluslararası arenada daha da görünür kılacağı açıktır. Gazeteciler Cemiyeti olarak, şehrimizin elde ettiği bu çifte başarıdan dolayı büyük bir memnuniyet ve gurur duyduğumuzu ifade ediyor, emeği geçen herkesi bir kez daha tebrik ediyoruz."
Erzurum YÖREX 2026’da Erzurum rüzgarı: Dadaş kültürü ve gastronomisine yoğun ilgi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin desteğiyle bu yıl 17’ncisi gerçekleştirilen Yöresel Ürünler Fuarı, 22-26 Nisan 2026 tarihleri arasında ANFAŞ Expo Center’da ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Türkiye’nin dört bir yanından gelen yöresel değerlerin buluştuğu fuar, hem kültürel mirasın tanıtımı hem de ticari iş birliklerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform sunuyor. Türkiye genelinde 81 ilden yüzlerce oda ve borsa, kalkınma ajansı, kooperatif ve firmanın katılım sağladığı organizasyonda; coğrafi işaret tescilli ürünler başta olmak üzere çok sayıda yöresel lezzet ve geleneksel ürün sergileniyor. Fuar, ziyaretçilere Anadolu’nun zengin mutfak kültürünü ve el sanatlarını yakından tanıma fırsatı sunarken, üreticiler için de yeni pazarlara açılma imkânı oluşturuyor. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin’in yanı sıra, Dünya Odalar Federasyonu Başkanı ve TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanı Zeki Durak ile çok sayıda oda ve borsa başkanı, kamu temsilcisi ve sektör paydaşı katıldı. Açılışta yapılan konuşmalarda, coğrafi işaretli ürünlerin korunması, markalaşması ve uluslararası pazarlarda daha güçlü yer edinmesi konuları ön plana çıktı. Fuarın en çok ilgi gören alanlarından biri ise Erzurum standı oldu. Gastronomi alanında Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri olarak öne çıkan Erzurum; köklü kültürü, zengin mutfağı ve tescilli ürünleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da dikkatleri üzerine çeken Erzurum standı, fuarın en çok ziyaret edilen ve beğeni toplayan bölümlerinden biri olarak öne çıktı. Program kapsamında, Erzurum Büyükşehir Belediyesi halk oyunları ekibi tarafından sahnelenen Erzurum barı gösterisi, izleyicilerden büyük alkış aldı. Dadaş kültürünün önemli unsurlarından biri olan bar oyunları, fuar alanında görsel bir şölen sunarak Erzurum’un kültürel zenginliğini etkileyici bir şekilde yansıttı. Açılışın ardından protokol üyeleri stantları ziyaret ederek katılımcılarla bir araya geldi. Erzurum standını ziyaret eden misafirlere; coğrafi işaret belgeli Erzurum su böreği, kadayıf dolması, pekmezli baklava ve cağ kebabı başta olmak üzere birçok yöresel ürün ikram edildi. Sunulan lezzetler, ziyaretçiler tarafından ilgiyle karşılanırken Erzurum mutfağının tanıtımına önemli katkı sağladı. Erzurum Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı ve TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi Hakan Oral, fuara ilişkin yaptığı değerlendirmede Erzurum’un gastronomi alanındaki gücüne dikkat çekti. Oral, şehirde tescil edilmiş 61 coğrafi işaretli ürün bulunduğunu belirterek, bu ürünlerin hem ekonomik değer oluşturduğunu hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağladığını ifade etti. Erzurum’un sahip olduğu bu zenginliği daha geniş kitlelere tanıtmak için çalışmaların aralıksız sürdüğünü vurguladı. YÖREX’in yalnızca bir tanıtım organizasyonu olmadığını belirten Oral, aynı zamanda ticari iş birliklerinin gelişmesine katkı sunduğunu ifade ederek, yerel üreticilerin ulusal ve uluslararası alıcılarla buluşmasının önemine değindi. Erzurum standının yoğun ilgi görmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Öte yandan fuar kapsamında oluşturulan B2B görüşme alanı da katılımcılara önemli fırsatlar sunuyor. Yerel üreticiler; perakende zincirleri, büyük alım grupları ve e-ticaret platformlarıyla birebir görüşmeler gerçekleştirerek yeni iş bağlantıları kurma imkânı buluyor. Bu yönüyle YÖREX 2026, Türkiye’nin yöresel ürünlerini sadece tanıtmakla kalmayıp ekonomik değere dönüştüren önemli bir organizasyon olarak dikkat çekiyor.