EKONOMİ - 27 Eylül 2024 Cuma 09:04

Organize saniyeden elektronik atık toplama kampanyası

A
A
A
Organize saniyeden elektronik atık toplama kampanyası

Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu’nun desteği ile 2016 yılında kurulan ve bugüne kadar başta eğitim olmak üzere birçok sosyal sorumluluk projesini başarıyla tamamlayan AOSB Kadın Sanayiciler Platformu, bu kez hem çocukların eğitimi hem de çevre için elektronik atık toplama kampanyası başlattı. Bu çerçevede protokol AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Adana Birim Yöneticisi Hakan Kaya tarafından imzalandı.


Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı ile elektronik atıkların toplanması konusunda iş birliği yapılmasını içeren ve AOSB Bölge Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen ‘Atma Bağışla E-Atık Projesi’ protokolü imza törenine; AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, TEGV Adana Birim Yöneticisi Hakan Kaya, AOSB Kadın Sanayiciler Platformu Başkanı Ayça Gözek Çelik, Sosyal Sorumluluk ve Etkinlikler Komitesi Üyeleri Ecem Büyüknacar, Elif Tosmur, Melike Meryem Salcan ile Platform Üyelerinden Elmas Ersoy ve Neriman İçer katıldı.


AOSB Bölge Müdürü Ersin Akpınar, burada yaptığı konuşmada, çevreye olumsuz etki oluşturan atıkları, geri dönüştürerek, hem sürdürülebilir çevre hedeflerine hem de çocukların nitelikli eğitimle desteklenmesine katkı sağlaması planlanan projeyi hayata geçiren Kadın Sanayiciler Platformu ile anlamlı işbirliğine katkı sunan TEGV yetkililerini tebrik etti.


Kadın sanayicilerin bugüne kadar birçok projeyi başarıyla hayata geçirdiğini belirten Bölge Müdürü Ersin Akpınar, bu projenin de başarıya ulaşacağına inandığını belirterek, Bölge Müdürlüğü olarak bu konuda başta projenin tanıtımı olmak üzere tüm desteği vermeye hazır olduklarını ifade etti.


TEGV Adana Birim Yöneticisi Hakan Kaya ise projenin hayırlı uğurlu olması temennisinde bulunarak, toplanacak elektronik atıkların içeriği konusunda bilgi paylaşımında bulundu.


Proje kapsamında bağışlanan elektronik atıkların Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kuruluş TÜBİSAD tarafından bakanlık denetiminde yasal mevzuata uygun şekilde geri dönüştürüldüğünü ve elde edilen ekonomik değer ile hem çocukların eğitimine katkıda bulunup, hem de yeşil bir gelecek için geri dönüşüme destek sağlanacağını belirten Kaya şunları kaydetti:


“Atma Bağışla” projemizin amacı bir yandan TEGV’e alternatif kaynak yöntemi oluşturarak daha fazla çocuğumuzun nitelikli eğitimle buluşmasına katkı sağlarken diğer yandan e-atıkların çevreye verdiği zararı azaltarak sürdürülebilir çevre faaliyetlerini destek olmaktır.


Ev veya iş yerlerimizde bulunan masaüstü-dizüstü-tablet bilgisayarlar, monitör ve televizyonlar, cep telefonları, yazıcı/tarayıcı ve fotokopi makineleri, modem ve switch gibi ağ ürünleri, ütü, fön makinesi ve mutfak robotu gibi elektronik ev aletleri, her çeşit kablo ve adaptörler e-atık kapsamında değerlendirilebilir.”


Kadın Sanayiciler Platformu adına açıklama yapan Ayça Gözek Çelik ise bir yıl sürecek kampanya kapsamında toplayacakları elektronik atıkların hurda değerinin TEGV’e bağışlanacağını belirtti.


Ayça Gözek Çelik platformun üye sayısının 100’e ulaştığını, altı ayrı komiteden oluşan güçlü bir yapılanmasının bulunduğunu ve platformun kuruluşundan bu yana geçen süreç içinde yürütülen faaliyetleriyle giderek zenginleşen etkinliklerin yapıldığını belirtti. Platformun sosyal sorumluluk projeleri başta olmak üzere birçok projeyi hayata geçirmeye hazırlandığını belirten Çelik sözlerine şöyle devam etti;


“Türkiye’de sanayi bölgelerine ve kadın sanayicilere örnek teşkil eden yapıya kavuşmuş olmamız gurur verici. OSB’mizin fark yaratan değerleri ile ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğine inanıyorum. Bu vesile ile AOSB Yönetim Kurulu Başkanımız Bekir Sütcü başta olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerimiz ile Bölge Müdürümüz Ersin Akpınar’a desteklerinden dolayı teşekkür ediyorum.


Platformumuz ilerleyen dönemde, oluşturduğumuz komiteler vasıtasıyla doğayı ve çevreyi korumaya yönelik projeler de dahil olmak üzere toplumumuza fayda sağlayacak projeler hazırlayarak hayata geçirmeyi hedefledi.


Platformumuz için emek veren komitelerimizin değerli üyelerine, tüm etkinliklerimize büyük ilgi gösteren üyelerimize, desteğini esirgemeyen paydaşlarımıza ve ‘Atma Bağışla E-Atık Projesi’ kapsamında yapılan işbirliğinden dolayı TEGV yetkililerine teşekkür ederim.”



Organize saniyeden elektronik atık toplama kampanyası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."