SAĞLIK - 23 Haziran 2025 Pazartesi 09:52

Tedavi edilmeyen alerjik rinit işitme kaybına yol açabiliyor

A
A
A
Tedavi edilmeyen alerjik rinit işitme kaybına yol açabiliyor

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Asiye Merve Erdoğan, burun tıkanıklığı, öksürük ve kaşıntı gibi belirtilerle ortaya çıkan ve masum görünen alerjik rinitin, zamanında tedavi edilmediğinde uyku apnesinden işitme kaybına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabildiğini söyledi.


Alerjilere bağlı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çeken Acıbadem Adana Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Asiye Merve Erdoğan, açıklamalarda bulundu. Alerjik reaksiyonların vücutta doğuştan gelen bir duyarlılıkla oluşabildiğini ifade eden Dr. Erdoğan, "Bahar ve yaz aylarında ortaya çıkan alerjilerde vücut bazı çevresel maddeleri yabancı olarak algılar ve savunma mekanizmasını devreye sokar. Bu durum burun akıntısı, hapşırık, öksürük, burun ve boğazda kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösterir. Başta hafif seyreden bu şikayetler zamanla günlük yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyebilir" diye konuştu.


"Alerjenden uzak kalmak önemli"


Alerjik rinitin en doğru tedavisinin alerjen maddelerden uzak durmak olduğunun altını çizen Dr. Erdoğan, bunun her zaman mümkün olamadığını dile getirdi. Belirtileri kontrol altına almak için uygun ilaçların kullanılması gerektiğini vurgulayan Erdoğan, "Ağızdan alınan ilaçlar ya da burun spreyleri ile semptomlar hafifletilebilir. Ancak her ilacın potansiyel yan etkileri olabilir. Uyku hali, bulantı ve nadiren kusma gibi yan etkiler görülebilir. Bu nedenle ilaç kullanımının mutlaka hekim önerisiyle yapılması gerekir" ifadelerini kullandı.


Alerjik rinitin sadece burun tıkanıklığıyla sınırlı kalmadığını, tedavi edilmediğinde daha ciddi hastalıklara neden olabileceğini aktaran Erdoğan, "Alerji nedeniyle yaşanan sıkıntılar zaman içerisinde horlama, uyku apnesi, kronik sinüzit ve orta kulakta sıvı birikimi gibi sıkıntılara neden olabilir. Orta kulak tedavi edilmediğinde ise bu durum işitme kaybı gibi ciddi durumlarla hastayı karşı karşıya bırakabilir" uyarısında bulundu.


"Enfeksiyon ile karıştırılabilir"


Alerjinin bazı durumlarda üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabildiğini de ifade eden Dr. Erdoğan, "Alerjiler bazen geçmeyen burun tıkanıklığı ve geniz akıntısı ile kendini gösterdiğinde, enfeksiyon sanılarak gereksiz antibiyotik kullanımlarına yol açabilir. Bu da hastalığın aslında tedavisiz kamasına ve komplikasyonlara neden olabilir. Bu nedenle doğru tanı konulması önemlidir. Alerjiye erken dönemde tanı konulması hastaların yaşam kalitesini de artırıyor. Kısa ve uzun vadeli komplikasyonlardan kaçınmak ve yaşam kalitesini korumak için ilk belirtilerde hekime başvurmak çok önemlidir. Özellikle çocuklarda işitme ve konuşma gelişimi açısından bu tür alerjik tabloların göz ardı edilmemesi gerekir" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.