KÜLTÜR SANAT - 22 Eylül 2024 Pazar 10:51

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31. kez yarın start alacak

A
A
A
Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31. kez yarın start alacak

31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali yarın başlayıp 29 Eylül günü sona erecek.


İlki 1969 yılında yapılan ancak yaşanan ekonomik krizler, deprem ve darbe girişimlerinden dolayı bir çok kez sekteye uğrayan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31, kez yarın başlayacak. 23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında yapılacak 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nde bir çok sanatçı Adana’ya gelecek. Çok sayıda sanatsal etkinliğin planlandığı festivalde usta sanatçılara da ödüller verilecek. Orhan Kemal Emek Ödülleri, bu yıl; yönetmen, genel koordinatör, yönetmen yardımcısı, senarist, görüntü yardımcısı ve oyuncu yönetmeni Muzaffer Hiçdurmaz’a, oyuncu Güler Ökten’e ve oyuncu, tiyatro yönetmeni ve seslendirme sanatçısı Mazlum Kiper’e verilecek.


Üç değerli sinemacıya emek ödülü


Festival Yürütme Kurulu’nun yaptığı açıklamada “31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Orhan Kemal Emek Ödülleri’ni üç değerli sinemacıya vermekten büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz” dendi


Uluslararası Adana Altın Koza Onur Ödülleri bu yıl Demet Akbağ ve Uğur Polat’a


Festivali’nin Onur Ödüllerinin ise festival yürütme kurulunun kararıyla bu yıl; “Neredesin Firuze”, “Organize İşler”, “Vizontele”, “Eyyvah Eyvah”, “O Çocukları”, “Kurtuluş Son Durak”, “Hükümet Kadın”, “Kış Uykusu” filmleriyle tanıdığımız, 40 yılı aşkın süren oyunculuk kariyerinde sinemamızın unutulmaz güçlü kadın karakterlerine incelikle hayat vermiş oyuncu Demet Akbağ’a ve 1988’de “Sis” ile başlayan sinema kariyerinde “Suyun Öte Yanı”, “Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri”, “Karşılaşma”, “Salkım Hanımın Taneleri”, “Filler ve Çimen”, “Sis ve Gece”, “Devrim Arabaları” ve “Anadolu Leoparı”nın da aralarında olduğu klasikleşmiş birçok filmdeki tutkulu ve cesur oyunculuğuyla hafızalarımıza kazınmış usta aktör Uğur Polat’a verilecek. 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Onur Ödülleri, 26 Eylül Perşembe akşamı düzenlenecek özel bir gecede Demet Akbağ ve Uğur Polat’a sunulacak.


Adana Altın Koza’da yarışacak filmler belli oldu


Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda ise 11 film yarışacak. 10’u Türkiye’de ilk kez seyirciyle buluşacak filmlerden, 5’i de dünya prömiyerini festivalde yapacak.


16 kategoride Altın Koza Ödülleri’nin sahiplerini bulacağı Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nda yarışacak 11 film, Feride Çiçekoğlu, Janet Barış ve Mehmet Açar’dan oluşan seçici kurulun değerlendirmesi sonucu belirlendi.


Bu yıl jüri karşısına, Vuslat Saraçoğlu’nun “Bildiğiniz Gibi Değil”, Erkan Tahhuşoğlu’nun “Döngü”, Türker Süer’in “Gecenin Kıyısı”, Hikmet Kerem Özcan’ın “Hakkı”, Murat Fıratoğlu’nun “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Burak Çevik’in “Hiçbir Şey Yerinde Değil”, Ceylan Özgün Özçelik’in “On Saniye”, Doğuş Algün’ün “Ölü Mevsim”, Zeynep Köprülü’nün “Su Yüzü”, Orhan İnce’nin “Umut” (Hêvî) ve Gürcan Keltek’in “Yeni Şafak Solarken” adlı filmleri çıkacak ve sinemaseverlere Altın Koza heyecanı yaşatacaklar.


Türkiye’de ilk kez Adana’da


Eylül’de Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yapacak “Gecenin Kıyısı” ve “Hemme’nin Öldüğü Günlerden Biri”, Karlovy Vary Film Festivali’nde gösterilen “Hiçbir Şey Yerinde Değil” ve Locarno Film Festivali’nin Ana Yarışması’nda gösterilen “Yeni Şafak Solarken”, Türkiye’de ilk kez Adana’da izleyici karşısına çıkacak.


“Döngü”, “On Saniye”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hêvî) dünya prömiyerlerini Adana Altın Koza Film Festivali’nde yaparken, finalistlerden ayrıca, “Gecenin Kıyısı”, “Ölü Mevsim”, “Su Yüzü” ve “Umut” (Hêvî) da yönetmenlerin ilk uzun filmleri olarak festivalde seyirciyle buluşacak.


En İyi Film’e 1,5 milyon TL


En İyi Film Ödülü’nün 1 Milyon 500 Bin TL para ödülüyle destekleneceği Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması’nın Nuri Bilge Ceylan başkanlığındaki jürisinde, oyuncu ve yönetmen Mehmet Aslantuğ, oyuncu Serenay Sarıkaya, yazar ve senarist Nermin Yıldırım, yönetmen ve senarist Mustafa Kara, kurgucu Ayris Alptekin ile film eleştirmeni ve küratör Müge Turan yer alıyor.



Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali 31. kez yarın start alacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.