POLİTİKA - 25 Mart 2024 Pazartesi 10:46

Zeydan Karalar: “Milliyetçiler, Ülkücüler benim her daim kardeşimdir”

A
A
A
Zeydan Karalar: “Milliyetçiler, Ülkücüler benim her daim kardeşimdir”

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, “Taş medresede yetişenler bizim kardeşimiz olamaz” dediği bir videonun yayılması üzerine, “Bir belediye başkanını kastederek söylediğim lafın önü ve arkası kesilerek sanki herkese söylemişim gibi yayınlıyorlar. Milliyetçiler, Ülkücüler benim her daim kardeşimdir” dedi.


Karalar’ın, seçim çalışması yaptığı sırada vatandaşlara seslenirken, “Taş medresede yetişenler bizim kardeşimiz olamaz. Kesin burayı yayınlamayın” dediği bir video sosyal medyaya düştü. Video sosyal medyada yayılınca milliyetçi ve Ülkücü camiadan Karalar’a tepki geldi. Karalar, bu tepkiler üzerine Kozan’da bir konser öncesi yaptığı açıklamada, “Sevgili Kozanlılar, ülküdaşlarım, milliyetçi kardeşlerim ‘söz konusu vatansa gerisi teferruat’ diyen Kozan halkı. Görüyorum ki Adana’ya kadar sesiniz geliyor. Kozan Kozan olalı benim yaptığım hizmetler gibi hizmet görmedi değil mi gençler? Her konuşmamın arkasını, önünü kesip yayınlamaya çalışıyorlar. Şimdi de gündüz bir belediye başkanını kastederek söylediğim lafı bütün sanki herkese söylemişim gibi yaymaya çalışıyorlar. Bakın benim en büyük mutlu olduğum şey ne biliyor musunuz? Burada yaptığım hizmetlerin ötesinde buraya gelip gittikten sonra bu Zeydan Karalar da bizim gibi milliyetçi, bizim gibi vatansever diyorsunuz. Bizi sarıyorsunuz ya en çok bundan mutlu oluyorum. Milliyetçiler, ülkücüler her daim benim kardeşimdir ve ben birleştirmek için yola çıktım, birleştirmek için. Türkiye’deki ayrılığı Adana’daki ayrılığı gayrılığı bitirmek için yola çıktık” dedi.


Karalar, şöyle devam etti:


“Adana Türkiye’ye örnek olsun diye yola çıktım ben. Türkiye’de herkesi buluşturduk mu? Sağcısı, solcusu, Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si, Ülkücüsü, milliyetçisi bir arada Zeydan Karalar’ı destekliyor mu? Hepimiz kardeşiz. Hepimiz için ‘söz konusu vatansa, gerisi teferruat.’ Bizim için, genel olarak taş medreseli de, Ülkücü de, solcu da, AK Partilisi de, her partilisi de bizim kardeşimizdir. Biz hizmet için yola çıktık, birlik için yola çıktık Türkiye için yola çıktık. Adana için yola çıktık. Kozan için yola çıktık.”



Zeydan Karalar: “Milliyetçiler, Ülkücüler benim her daim kardeşimdir”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.